|
|
|
Hareket Güçlüğünün Önlenmesi |
Fiziksel gücü olumsuz yönde
etkileyen ve kısıtlayıcı durumların oluşmasına yol açan birçok
neden vardır. Bunlar fiziksel hastalıklar ya da ruhsal sorunlar
olabilir. Hareket güçlüğüne hemen müdahale etmek ortaya
çıkabilecek sorunları çözmede vazgeçilmez koşuldur.
İleri yaşlarda bazı sistemlerin çalışmasında aksamalar ortaya
çıkarken, vücudun doğru bir konumda tutulması belirgin
olabilecek biçimde zorlaşabilir. |
|
|
Bu tür kısıtlılıklar ilgili
sistemlerin işleyişim aksatan bozukluklardan, vücut işlevlerinde
görülen genel bir düşüşten ya da daha önce var olan ve yaşlanma
süreciyle birlikte ağırlaşan bir durumdan kaynaklanabilir.
Söz konusu olumsuz gelişmelerden en çok etkilenen sistemler
iskelet, kaslar ve sinirlerdir. |
|
Nedenlerin Belirlenmesi |
Belirli bir bozukluğa bağlı olarak
ortaya çıkan sorunların ortadan kaldırılması ya da en aza
indirilmesi ve yukarıda sözü edilen sistemlerin işlevlerini en
iyi biçimde yerine getirebilmesi için her hastanın durumuna göre
özel olarak belirlenmiş bazı girişimler gereklidir.
Rehabilitasyon, yani işlevleri eski haline döndürme amacıyla
yapılan egzersiz çalışmaları, kısıtlılığın nedenlerinin doğru
bir biçimde belirlenmesinden sonra uygulanmaya başlar.
Hareket güçlüğünün temelinde çoğu zaman kişinin bir hastalık
nedeniyle uzun süre yatağa bağlanması ve bu süre içinde hareket
yeteneğinin giderek azalması yatar. Ayrıca hasta istemli olarak
hareket etmeyi reddedebilir.
Bu bakımdan özellikle yatalaklarda ve hareket güçlüğü çeken
yaşlılarda "duruş" (postür) biçimleri ve "durum" (attitüd) büyük
önem kazanır.
Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için bu maddede sık sık geçecek
olan duruş ve durum terimlerinin tıpta kullanım biçimleriyle
tanımını yapmak yararlı olacaktır.
Duruş vücudun bütünüyle ya da belirli bölümlerinin aldığı
biçimdir. Türkçede durum olarak karşılanabilen attitüd ise
hareket ederken ya da hareketsiz kalındığında vücudun
belirlenmiş bir konuma getirilmesidir. Özellikle belli bir
hastalık ya da ruhsal bozukluğu göstermek üzere kol ve
bacakların duruşuna bağlı olarak vücudun aldığı biçimi belirtmek
için kullanılır. |
|
|
Vücudun uzun süre doğru olmayan bir
durumda kalmasıyla ortaya çıkan kısıtlılık durumlarını ve
kontraktürleri (kas kütlesinin belli bir duruşu devamlı koruması
sonucu kasılarak yol açtığı biçim bozukluğu) önlemede ya da
düzeltmede vücudun doğru bir duruma getirilmesi temeldir.
Kısıtlılığın kaynağı belli nedenlerle uzun süre yatağa bağlanma,
küçük bir etkiyi dengeleme ya da ağrıyı hafifletmek için özel
bir durumda kalma olabilir.
Bazen temel neden ya da nedenler oldukça sıradanmış gibi
görünebilir. Örneğin hastanın hareket etmesine izin verilmemesi
ya da tırnak batması ve pençe parmak ameliyatı gibi ayağa
yönelik bir tedavinin eksik bırakılması kısıtlılığa yol
açabilir. Genel sağlık kurallarına gereken önem verilirse,
hareketsizlik durumlarının oluşması önlenebilir ve kas-sinir
sistemi uygun biçimde uyarılabilir.
Çeşitli organ sistemlerinde ortaya çıkabilecek olası
komplikasyonların önüne geçilmesi ve böylece hareketsizlik
durumuna bağlı kısıtlanmaların ya da yanlış duruş ve
kontraktürlerin oluşmaması için hastanın dinlenme durumunda
fizyolojik açıdan en doğru duruşa getirilmesi ve belirli
aralıklarla etkin ya da edilgen egzersizler yaptırılarak eklem
hareketliliğinin korunması gerekir.
Yaşlanma sürecinde kişinin yanlış durumlar almasına yol açan
etkenler yalnızca uzun süreli hastalıklar değildir. Hareket
kısıtlılığıyla sonuçlanan tek taraflı felç (hemipleji), belden
aşağısını etkileyen felç (parapleji), artroz, akciğer
hastalıkları, kalp hastalıkları ve kaşeksi (şiddetli zafiyet)
gibi çeşitli gelişmeler, ayrıca kısa süreli hastalıklar ve
sürekli aynı durumda kalma da benzer sonuçlar doğurabilir.
Yatakta, koltukta ya da ayakta doğru duruşu korumak, günlük
işlerin yapılmasını belirgin biçimde kolaylaştırdığı gibi
kas-sinir işlevlerine de olumlu etkide bulunur. |
|
Doğru Konum ve Davranışlar |
Kendi kendine yetmekle birlikte
hareket yeteneği sınırlı olan yaşlıların vücudunu doğru bir
konuma getirmede fizik tedavi ve uygun jimnastik programlarından
yararlanılmalıdır. Yapılacak egzersizler eklem ankilozlarını
(donma), kas, kiriş, bağ ve eklem kapsüllerinin kontraktürlerini
ve iskeletteki biçim bozukluklarını önler. Ayrıca, zayıflamış ya
da bütünüyle yitirilmiş bazı işlevlerin yeniden kazandırılmasına
yardımcı olur.
Yaşlıda doğru davranış ve konumların, hareket yeteneğinin
zayıfladığına ilişkin belirtilerin ortaya çıkmasıyla birlikte
uygulamaya başlanması gerekir. Belirlenen yanlış bir konumun
kişide alışkanlık haline gelmesini, ayrıca dokularda olumsuz
beslenme bozukluklarına ve kaslarda dengesizliklere yol açmasını
önleme açısından bu nokta çok önemlidir.
Doğru davranışlar ve bunlara alışmak için en uygun yöntemler,
kişinin yatakta ne biçimde yattığının, oturur durumda nasıl bir
konum aldığının ve yürüme biçiminin gözlemlenmesinden sonra
belirlenmelidir.
Yatakta özellikle kalça hareketinin kısıtlanmasını önlemek
önemlidir. Bunun yolu da hastanın yeterince sert bir yüzeyde
yatmasını sağlamaktır. Özellikle baş ve gövdenin doğru bir
konumda olması, yastığın en uygun biçimde düzenlenmesi gerekir.
Yatak örtüsü ve yorgan aşırı ağır olmamalıdır. Kas-sinir
sistemindeki bozukluklardan etkilenen kalça ve uyluğun dışa
doğru dönmesi, kalça ve diz eklemlerinin bükülü durması
engellenmelidir. Bu amaçla yapılmış çeşitli aletlerden
yararlanılabilir. |
|
Küçük Önlemler |
Ayağın engelleyici konumlar
almasını, özellikle "atayağı" da denen ekinizmi (ayağın ön
kısmının bilekten tabana doğru frene basar gibi bükülü halde
olması) engellemek için, ayağın bilekle dik açı yapacak biçimde
tutulmasını sağlayan aletler kullanılır. Bu konuda büyük
titizlik göstermek ve yatakta uzun süre kalmaya bağlı olarak
açılabilecek yaralara karşı hastayı sürekli denetim altında
tutmak gerekir.
Toplardamar sistemiyle ilgili bir bozukluğu olan hastalarda
sırtüstü yatma, özellikle bacaklarda kan göllenmesine yol açar.
Bu gibi durumlarda uygun olmayan giysilerle ek baskı uygulamak
kanın geri dönüşünü daha da zorlaştıracağından son derece
sakıncalıdır. Ayrıca hastanın esnek bandaj ya da varis çorabı
kullanması önerilir. Gene kanın bacaklardan kalbe dönüşünü
kolaylaştırmak için bacakları destekleyerek yükseltmek yerinde
bir davranıştır.
Kalp hastaları solunumu kolaylaştırmak için baş ve gövdeyi
yüksekte tutacak biçimde yatmalıdırlar. Bu yatış biçiminde boyun
omurlarının olağandışı konumlar almasını önlemek gerekir. Yüksek
yastıklar yerine yatağın başucunu olduğu gibi yükseltmek daha
etkili olabilir.
Eklem hastalığına yakalanmış ve kas-sinir sistemi komplikasyonu
gelişmiş kişilerde hareketleri büyük ölçüde kısıtlayacak ankiloz
(eklem donması) oluşumunu engellemek için özel dikkat
gösterilmelidir.
Genel olarak en çok etkilenen ve hatalı bir durum alan eklem
grupları aşağıda belirtilmiştir:
• Kalça eklemi: En sık dışa dönüklük ve öne bükülme kontraktürü
gelişir.
• Diz eklemi: Bükülme kontraktürü sık görülür.
• Ayak bileği eklemi: Ekinizm oldukça sık görülür.
• Dirsek eklemi: Bükülme kontraktürü gelişebilir. Vücut
bölümlerini uygun biçimde tutmaya dikkat edilmelidir. Bacaklarda
ortaya çıkan bükülü durumu gidermek için, metal kemerlerden ya
da traksiyon (çekme) tedavisinden, felç olmuş eklemin dış
bölümüne yerleştirilen ve eklemin dışa dönmesini engelleyen
sünger desteklerden, kum torbalarından ya da diz kapağının
üzerine yerleştirilen bir kum torbasından yararlanılabilir.
Kolları felçli bir hastada ise kolun doğal durumunda tutulması,
yani elin ve önkolun bükülmeden sarkıtılması gerekir. Bu
uygulamada özellikle el bileği ekleminin ve parmaklarının doğru
konumda bulunmasına dikkat edilmelidir.
Yatalak hasta en kısa zamanda önce yarı oturma, sonra tam oturma
konumuna geçmeye dayanan egzersizler yapmaya özendirilmelidir.
Zamanla hareketleri kısıtlayıcı duruşlara dönüşmesi olası
durumları engellemek için değişik alet ve önlemlere
başvurulmalıdır. Bunların bazıları ortopedik, bazıları basit ama
çok yararlı araçlardır. Pantolon askıları ya da üçgen biçimli
bez parçalan felç olmuş kolları destekleyebilir. Böylece denge
sağlamada kol ağırlığı bir engel oluşturmaz. Ayrıca ellerde
olumsuz değişikliklerin ve sakat bırakıcı konumların oluşmasını
engellemek için elleri uygun biçimde tutacak sert eldivenler,
ateller kullanılır. Ortopedik ayakkabılar ya da ateller ayak ve
bilek eklemlerinin olumsuz konumlar almasını engellemede yararlı
olabilir.
Söz konusu olağandışı konumlara ağrı eşlik ediyorsa, önce bu
durumu düzeltmek ve ardından düzeltici atelleri kullanmak
gerekir. |
|
Hareket güçlüğünün
önlenmesi konusunun devamı için
tıklayın >> |
|
|