Sağlık web sayfamıza hoşgeldiniz !!!!

Kategoriler

 Ana Sayfa
 Hastalıklar
 İncelemeler
 Çocuk Sağlığı
 Sağlıklı Yaşam
 Tedavi Önerileri
 Yaşlılık
 Psikoloji
 İlkyardım
 Tıp Sözlüğü
 Sağlık Bilgileri
 Sağlığımız
İlaçlar
 Şifalı Bitkiler
Hastaneler
 Sağlıklı Yemek Tarifleri

Sağlık

 İnsan ve Çevresi
 Sağlık Bilgisi
 Beslenme
 Vitaminler
Zayıflama
 Egzersiz
Beden Bakımı
 Ağız Sağlığı
 Uyku
 Kötü Alışkanlıklar
 Tütün
Alkol
Uyuşturucular
Uyarıcılar

Başlıca Hastalıklar

Doğuştan Hastalıklar
Enfeksiyöz Hastalıklar
Ruhsal Hastalıklar
Depresyon
Nevroz
Psikoz
Ateş
İltihaplanma
Yaralar
Urlar
Kanser
Ödem
Mide-Bağırsak Hastalıkları
Damar Hastalıkları
Kan Hastalıkları
Böbrek ve İdrar Yolu
Sinir Hastalıkları
Beyin Hastalıkları
Solunum Sistemi Hastalıkları
Omurilik Hastalıkları
Kemik ve Eklem Hastalıkları
Kas Hastalıkları
Deri Hastalıkları
Kalp Hastalıkları
Kulak Hastalıkları
Cinsel Hastalıklar

Tedavi

İlk Yardım
Doktor
Muayene
Radyolojik Muayene
İlaçlar
Ağrının dindirilmesi
Ruhsal Etkili İlaçlar
Antibiyotikler
Hastane
Ameliyat
Doku ve Organ Nakli
Radyoterapi
Diş Tedavisi
Psikiyatrik Tedavi
Doğal Tedavi
Homeopati
Akupunktur

 
Doğacak Çocuk
2 aylık olan doğmamış bir çocuğa dölüt (fetus) denir. 2 aylık bir dölütün organlarının ve dokularının çoğu oluşmuştur ve bundan sonra çocuk yalnızca büyür. Ancak kan dolaşımı sistemi doğumdan sonra alacağı biçimden hala oldukça farklıdır. Tek bir döllenmiş yumurtanın bölünmesinden eş ikizler ya da aynı iki yumurtanın döllenmesinden eş olmayan ikizler oluşur. Birinci durumda, hücrenin bölünmesi tamamlanmazsa Siyam ikizleri doğabilir. Üçüz, dördüz vb. gibi her iki yolla yani bir ya da daha çok yumurtanın döllenmesiyle oluşurlar.
  
 

Doğmamış bir çocuğa başlangıçta embriyo (cenin) denir, ancak döllenmeden sekiz hafta sonra dölüt (fetus) adını alır. Embriyo evresinde çocuğun hemen hemen tüm organları ve dokuları oluşur. Sekiz haftadan sonra artık yeni organ ya da doku gelişmez. Bebek büyür ve orantıları değişir. Üçüncü ayda özellikle baş, küçücük bedenin diğer kısımlarına oranla çok büyüktür. Çocuk çok incedir. Cinsel organlar daha embriyo devresinde ilk biçimlerini alırlar, ancak bir cinsiyet farklılığı göstermezler. Üçüncü ayda dişi ve erkek cinsiyet bezleri (yumurtalıklar ve erbezleri) gelişir. Bu bezlerin salgıladığı hormonların etkisiyle dış cinsel organlar oluşur. Kadındaki klitoris ve üreme organının büyük dudakları ile erkeğin üreme organı ve erbezi torbası (Stroktum) aynı dokulardan oluşur. El ve ayakların biçimi incelir ve tırnaklar ortaya çıkar. Başlangıçta başın biraz aşağısında (alt kısmında) olan kulaklar şimdi göz düzeyine yükselir. Gözler kapalıdır. Başlangıçta yalnız kıkırdaktan oluşan kemik çatısında kemik dokuları oluşmaya başlar. Dördüncü aya kadar bütün bebekler birbirine benzer, ancak bundan sonra çocuk kendi özelliklerini geliştirmeye başlar. Beşinci ayda bedeni ince tüyler (ayva tüyleri) kaplar, başında da saç çıkmaya başlar.

Altıncı aydan sonra kaş ve kirpikler gelişir. Bu dönemde bebek küçük bir ihtiyara benzer. Kırmızı, buruşuk derisi beyaz, yağlı bir maddeyle (verniks tabakası) örtülüdür. Çocuk şimdi gözlerini açar. Yedi aylık bir bebek doğarsa yaşayabilir ancak çok iyi bir bakım gerekir.

Sekizinci ayda, bebek erkek olması halinde o zamana kadar karında bulunan erbezleri üreme organının yanına inmeye başlar. Dokuzuncu ayda derinin kırmızılığı, buruşukluklar ve çoğu durumda ayva tüyleri yok olur. El ve ayak parmaklarının uçlarında tırnaklar belirir.

  
 
Bebeğin Kan Dolaşımı

Plasenta aracılığıyla anne karnından alınan gerekli besinler ve oksijen göbek kordonu ile bebeğe gelir. Göbek toplardamarı kanı göbekten çocuğun karaciğerine nakleder. Kan buradan alt boşluk toplardamarına gelir. Burada bedenin diğer kısımlarından gelen kan karıştıktan sonra kalbin sağ odacığına gider.

Doğumdan sonra kan buradan akciğerlere ve akciğer dolaşımı başlar. Ancak, doğmamış çocuk nefes almaz; ciğerler katlanmış bir biçime göğsün içinde yattığı için çok az bir miktarda ciğerlere girebilir. Buna karşın, kanın akciğer dolaşımına girebilmesini sağlamak için bebek iki bağlantıdan yararlanır. Bunlardan birincisi kalptir. Kan kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasında bulunan boşluktan geçerek kalbin sağ yarısından sol yarısına akar. Kanın bir kısmı da kalbin sağ karıncığından akciğer atardamarına girer. Buradan, akciğer atardamarını aşağı inen büyük orta damarla birleştiren kan damarına (Botalli kanalına) girer.

Doğumdan sonra göbek kordonu kesilince, ciğerler kıvrımlarını açar yayılırlar. Kalp kulakçıkları arasında bulunan boşluk bir kapakla kapanır. Bunu Botalli kanalının kapanması izler. Botalli kanalından geriye ince bir bağdokusundan başka hiç bir şey kalmaz. Çok ender olarak kulakçıklar arasındaki delik ya da Botalli kanalı açık kalır (kalp kulakçıkları arası bölme bozukluğu ve açık Botalli kanalı).

Bebeğin artıkları göbek kordonunun atardamarları ile plasentaya gelir ve buradaki kılcal damarlara süzülür.

Çoğul Gebelik

Tek bir gebelik döneminde birden çok yavrunun gelişmesi diğer memelilerde çok yaygın olduğu halde, insanlarda oldukça enderdir. 80 gebelikten yalnız biri ikizle, 6400 gebelikten yalnız biri üçüzle ve 512000 gebelikten yalnız biri dördüzle sonuçlanmaktadır.

Çift Yumurta İkizleri

İki yumurtanın ayrı ayrı birer spermatozoit ile birleşmesi halinde çift yumurta ikizleri (eş olmayan ikizler) oluşur. Bu yumurtalar ya aynı anda ya da hemen birbirinin arkasından yumurtalıktan ayrılmışlardır (aynı adet dönemi içinde). İkinci durumda yumurtalar, çoğunlukla aynı cinsel birleşme sırasında üretilen spermler tarafından döllenir. Gebelik döneminde ovülasyon (yumurtlama) süreci hemen hemen hiç gerçekleşmediği için bir sonraki adet döneminde ikinci bir yumurtanın döllenmesi de olanaksızdır. Dış görünüşleri de dahil olmak üzere kalıtsal özellikleri açısından çift yumurta ikizleri aynı anne babanın diğer çocuklarının birbirine benzediğinden daha fazla birbirlerine benzemezler. Ortalama olarak çift yumurta ikizi olan çocukların yarısı aynı cinsiyete (iki erkek ya da iki kız), diğer yarısı ise farklı cinsiyetlere sahiptir. Çift yumurta ikizleri doğurma olasılığı kalıtsal etmenlere bağlıdır. Anne yaşlandıkça olasılık artar.

Tek Yumurta İkizleri

Döllenmiş tek bir yumurtanın iki eşit parçaya bölünmesi halinde tek yumurta ikizleri (eş ikizler) oluşur. Her bir parça normal bir insan halinde gelişir. Bu olayın nedeni bilinmemektedir. Bu çocuklar aynı kalıtsal özelliklere sahip olurlar ve bu nedenle de cinsiyetleri, saç ve göz renkleri her zaman aynı olur. Bunlar arasında yalnızca dışsal etmenler bir farklılık yaratabileceği için bu çocuklar kalıtsal özellikler ile çevre arasındaki ilişkileri inceleyen araştırmalar açısından büyük önem taşırlar.

Bu çocuklar aynı zamanda organ nakli açısından da son derece elverişlidirler. Bazen eş ikizler birbirine yapışık olarak doğarlar (Siyam ikizleri). İkizler arasındaki organik bağlantı, basit

bağlantılardan tümüyle yapışık olmaya kadar değişebilir. Örneğin bazen ciğerler ya da yemek borusu gibi önemli organlar ortak olabilir. Bu durumda ikizleri ayırmak genellikle olanaksızdır.

İkiden Çok Bebeğin Doğması

Bir ya da daha çok yumurtanın döllenmesi sonucu ikiden de fazla çocuk oluşabilir. Örneğin tek yumurta, çift yumurta ya da üç yumurta üçüzleri olabilir. Bazı kısırlık durumlarında belirli ilaçların (özellikle hormonları) kullanılması birkaç çocuğun birden doğrulmasını (çoğul doğum sayısını) arttırmıştır.

Eğitim

İkiz, üçüz, vb. çocukların bakımının ve daha sora eğitiminin de kendine özgü yönleri ve güçlükleri vardır. Bu çocukların bakımı ve beslenmesi özellikle pratik sorunlar yaratır. Çünkü yapılması gereken birçok işin (yıkama, yedirme gibi) olanaklı olduğu ölçüde aynı anda mı yoksa peş peşe mi yapılması gerektiği sorunu ona çıkar. Örneğin bir anne ikizlerine aynı anda meme verebilir ama bu başlangıçta çok sabır ve eğitim gerektirir. Herkes bundan hoşlanmaz, ayrıca iki bebeğin birden emzirilmesi halinde bebeklerin hiç birinin yeterince bakım ve ilgi görmeyeceği korkusu vardır. Uzmanlar bu konularda genel kararlar vermekten çekinirler. İkizlerin eğitimi konusunda ise daha çeşitli görüşler vardır ve bunların tek bir görüş etrafında toparlanması olanaksızdır. Çoğunlukla ikizleri özellikle çok küçükken ve diğer çocuklar gibi kendileri ile başkaları arasındaki farklılığı henüz bilmedikleri dönemde, iki ayrı insan olarak ele almak gerektiği vurgulanır. Çocukların sürekli olarak birbirleriyle karıştırılması halinde, bu ayırımı öğrenmeleri daha da güçleşir. Bu nedenle bu çocukların eş giysiler giymemelerinin ve benzer adlara sahip olmamalarının daha iyi olduğu kanısı yaygındır.

Röntgenle Muayene

Gerek görülürse anne karnındaki bebek röntgen filmi ile izlenebilir. Bu yola, bebeğin güvenliği açısından gebeliğin son zamanlarında başvurulur. Böylece bebeğin büyüklüğü, pozisyonu ve doğum kanalının genişliği hakkında bilgi edinilir.

Ultrasonografik Muayene

Son zamanlarda birçok organın muayenesinde olduğu gibi gebelik muayenesinde de kullanılan bir yöntem olmuştur. Bu yöntemde ses dalgaları veren ve yansıyan dalgaları toplayarak ekranda gösteren bir aygıt kullanılır. Verilen ses dalgaları bebeğin vücuduna çarpar ve geri dönerek ekranda görülür bu yöntemle bebeğin duruşu, boyu, kafasının çapı, kilosu ve ender olarak da cinsiyeti hakkında bilgi verir.

Doğuma Doğru

Bebeğin biçimi yedinci ayda kesinleşir; organlar uyumlu bir şekilde çalışmaktadır. Sekiz ve dokuzuncu aylar boyunca daha da etkinleşir, hareketlenir, yutkunur, hatta bazen hıçkırır. Boyu yaklaşık 50cm, ağırlığı 3.5 kg 'dır. Gebeliğin son zamanlarında dölyatağı 8-10cm aşağı iner; bebek baş aşağı durumda doğum kanalına yerleşir. Her şeyiyle dünyaya gelmeye hazırdır. Beslenmek ve oksijen sağlamak için anneye bağımlı olmasına karşın tüm bedensel işlevlere sahiptir. Sinir sistemi ve duyular doğumdan hemen sonra çevresinde olup bitenleri algılamasına yardım edecek derecede gelişmiştir.

Yaşam Devresi

 Doğacak Çocuk
 Doğacak Çocuk 2
 Düşük ve Kürtaj
 Doğum
 Yeni Doğmuş Bebek
Yeni Doğmuş Bebek Hastalıkları
 Bebek
 Bebeğin Beslenmesi
 Yuva Öncesi Dönem
 Yuva Dönemi
 Okul Çağındaki Çocuk
 Sorunlu Çocuklar
Ergenlik
 Cinsellik
 Kadın ve Erkek
 Üretken Dönem
 Doğum Kontrolü
 Gebelikte Kadın
Çocuksuzluk
 Yaşlılık
 Ölüm

İnsan Bedeni

 Baş ve Boyun
 Göğüs
 Karın
 Sırt
Kol ve Bacaklar
 Hücre, Doku ve Organlar
 Kalıtım
 Metabolizma
 Solunum
 Konuşma
 Konuşma Bozuklukları
Sindirim Sistemi
 Sindirim
 Sindirim Bozuklukları
 Dişler
 Kan Dolaşımı
 Kan
Kalp
 Dolaşım Bozuklukları
 Lenf Sistemi
 Bağışıklık
 Bağışıklık Bozuklukları
 Böbrekler ve İdrar Yolları
 Sinir Sistemi
Beyin
Bilinç Bozuklukları
 Omurilik
 Hormonlar
 Hormon Bezleri
 Hormon Bozuklukları
 Kemik ve Eklemler
 Kas Sistemi
Deri
 Göz
 Göz Bozuklukları
 Kulak
 Koku ve Tat Alma
 Cinsel Organlar
 Cinsel İlişki
 Cinsel İlişki Sorunları

Doktorlar

 Dr.Haydar Dümen
 Doç.Dr.Teoman Kadıoğlu
 Prof.Dr. Derin Kösebay
 Dr.Mehmet Öz

       Copyright © 2009-2012  www.saglikweb.com iletişim : admin@saglikweb.com

Sitemizde yayınlanan konular kesinlikle tedavi amaçlı değildir. Bilgilendirme amaçlıdır.

Bu site en iyi 1024x768 çözünürlükte görüntülenmektedir.

Sitemap / robot