|
|
|
Radyoterapi (Işın Tedavisi) |
|
Radyoterapi ya da ışın tedavisi
başlıca hızla büyüyen urların tedavisinde kullanılır. Bazen ışın
tedavisiyle bir urun bütünüyle yok edilmesi olanaklıdır. Urun
özelliklerine ve bedenin neresinde olduğuna göre farklı
radyasyon teknikleri ve farklı ışın türleri kullanılır. Birçok
durumda sağlıklı doku da etkilendiği için, ters bazı yan etkiler
ortaya çıkar. Işın tedavisi fizyoterapide de kullanılır. Ancak
fizyoterapide uygulanan ışın bedene çok fazla nüfus etmez.
Enerjisinin büyük bir kısmı ısıya dönüşür. |
|
|
|
Işın tedavisinde iyonlarına ayıran ve iyonlarına ayırmayan
radyasyondan yararlanılır. İyonlarına ayırmayan radyasyon
genellikle bedenin çok derinine nüfuz etmez ve bu nedenle
enerjinin önemli bir bölümü ısıya dönüşür (diyatermi). Bu tür
ışın genellikle fizyoterapide kullanılır. Ortaya çıkan ısı
derideki kan dolaşımına ve derinin hemen altındaki dokuya iyi
gelir. Bu her tür kas ve eklem rahatsızlıklarının tedavi
edilmesine yardımcı olur, ayrıca bedenin masaja hazırlanmasında
da kullanılır. İyonlarına ayıran radyasyon ise bedene daha çok
nüfuz eder ve enerji canlı dokuların hücrelerine iletilince,
zararlı bir etki yaratır. Bu radyasyon bazı önemli biyolojik
süreçleri kesintiye uğratarak hücrede bir dizi kimyasal
değişikliğe yol açar. Bu hücre bölünmesi için de geçerlidir ve
büyük önem taşır. Özellikle urları iyonlaştıran radyasyon ile
tedavi ederek, bunların gelişimini önlemek olanaklıdır, çünkü
urların büyümesi hücrelerin bölünme kapasitesine bağlıdır. Bazen
habis bir dokuyu tümüyle yok etmek olanaklı olur. İyonlarına
ayıran radyasyon radyoaktif maddeler tarafından çıkarıldığı için
sağlığa bu denli zararlıdır.
|
|
Radyasyon fiziksel olarak elektromanyetik radyasyon ve zerre
radyasyonu olarak ikiye ayrılır. Elektromanyetik radyasyon
iyonlarına ayırıcı olabileceği gibi, iyonlarına ayırmayan
radyasyon da olabilir; oysa zerre radyasyonu her zaman
iyonlarına ayırır. Elektromanyetik radyasyon genellikle dalga
boyuna göre sınıflandırılır. Dalga boyu ne denli kısa olursa,
radyasyonun enerjisi o denli büyük ve canlı dokular üzerindeki
etkisi o denli çok olur. Ayrıca bunlar çok az enerji
iletebilirler. Ultraviyole ışınlarının ise daha kısa bir dalga
boyu vardır ve derinin yanmasına neden olabilir. Gamma
radyasyonunda ise (X-ışınlama) dalga boyu çok daha kısadır ve
etkileri korkunç olabilir. Enerji iletiminin yanı sıra
radyasyonun en önemli etkileri nüfuz etme kapasitesi ve dokunun
ışınlara karşı duyarlılığıdır. Nüfus etme kapasitesi dalga
boyuna bağlıdır. Elektromanyetik kapasitenin dalga boyu ne denli
kısa olursa, nüfuz etme kapasitesi o denli büyük olur. Kısa bir
dalga boyu olan radyasyon belirli bir dokuya girebilir ve bunu
çok az etkiler. Gamma radyasyonu, örneğin, deriyi çok ciddi bir
biçimde zedelemeden deriye nüfus edebilir; oysa daha derindeki
dokular büyük ölçüde etkilenirler. Zerre radyasyonunun hemen
hemen her zaman az bir nüfuz etme kapasitesi vardır. |
|
|
|
Dokuların tepki derecesi (radyasyon duyarlılığı) büyük ölçüde
değişkenlik gösterir. İyonlarına ayıran radyasyon her şeyden
önce hücre bölünmesini etkilediği için, büyüme süreçlerinin yer
aldığı dokular çoğalmayan hücrelerden çok daha fazla
etkilenirler. Kemik iliği, cinsiyet bezleri, embriyonik dokular
ve urlar bu nedenle çok duyarlıdır, oysa sinir dokuları ve kemik
dokusu daha az duyarlıdır. Sinir dokularında ve kemik dokusunda
çok az büyüme süreci gerçekleşir.
Duyarlılıkları nedeniyle urların
tedavisi ışın tedavisinin en önemli alanını oluşturur. |
| Radyasyon
miktarının (radyasyon dozunun) yeterince yüksek olması halinde
ilke olarak her habis urun yok edilmesi olanaklı olduğu halde,
uygulamada urun çevresindeki sağlıklı dokunun da zedelenme
olasılığı vardır. Bu nedenle köklü (radikal) radyasyon ya da
tedavi edici radyasyon denen bu tür radyasyon yalnızca ağız
boşluğu, gırtlak, deri ve dölyatağı gibi kolayca ulaşılabilen
urların tedavisinde uygulanabilir. Bu durumlarda temas radyasyon
en iyi yöntemdir. Eğer yalnızca urun büyümesinin engellenmesi ve
belirtilerinin hafifletilmesi amaçlanıyorsa, bu durumda palyatif
(hafifleştirici) radyasyon uygulanır. Eğer bir urun ameliyat
edilebilmesi amacıyla büyümesinin geçici olarak durdurulması
isteniyorsa, ön radyasyon uygulanır. Ön radyasyon metastaz
olasılığını ve ameliyattan sonra etkin dokunun bedende kalma
olasılığını azaltır. Ön-radyasyon bazı kemik tümörlerinde, Wilms
böbrek urunda ve habis melanomda uygulanır. Tüm urun ameliyatla
alınamaması halinde, ameliyat sonrası radyasyon uygulanır.
Yüzeysel ve hafifçe derinde olan urların tedavisi için belirli
bir mesafeden dışsal radyasyon (teleterapi) olanaklıdır. Bu
durumda gamma radyasyonu ve radyum ve radyoaktif kobalttan
çıkan, zerre radyasyonu uygulanır. Deriyi çok fazla zedelemeden
daha derindeki urlara ulaşmak için, megavolt radyasyondan
yararlanılır. Bu, l'den 20 megavolf a kadar değişen (1 megavolt
=1 milyon volt) elektrik -alanlarından ortaya çıkan radyasyon
türüdür. Temas radyasyon deri urları dâhil olmak üzere
kolaylıkla ulaşılabilen urların tedavisinde kullanılır. Bir
radyasyon kaynağı Urun yakınına yerleştirilir. Bu tür bir
radyasyona kaynak, örneğin, radyoaktif malzeme ile dolu kurşun
bir kap olabilir. Kurşun, ışınların önemli bir bölümünü engeller
ve ışınlar ancak ura yönlendirilmiş olan özel deliklerden çıkış
yolu bulur. Temas radyasyon ayrıca bir iğne kullanılarak
radyoaktif tozun organa sokulması biçiminde de uygulanabilir.
İzotopik radyasyonda ise bazı kimyasal maddelerin, bazı dokular
tarafından büyük ölçüde emilebilmesi, bazı dokular tarafından
çok az emilmesi olgusundan yararlanılır. Günümüzde bu kimyasal
maddelerin radyoaktif biçimleri de gelişmiştir; bunlarda
radyoaktif izotoplar bulunmaktadır. Bu radyoaktif kimyasal
maddeler kullanılırsa, hasta dokuda birikebilir ve bu dokuyu
yoğun bir biçimde radyoaktif hale getirebilir. Nüfuz etme
kapasitesi az olan radyoaktif izotopların kullanılması halinde,
hasta dokuyu çevreleyen dokular hemen hemen hiç zarar görmez.
Bazı kemik iliği hastalıklarını kemikte biriken fosforlu
bileşimler kullanarak bu şekilde tedavi etmek olanaklıdır.
Tiroid bezinin aşırı çalışması halinde, radyoaktif iyot
bileşimleri tiroid hücrelerinin faaliyetinin yavaşlatılabilmesi
için kullanılabilir. Tiroid bezinin aşırı çalışmasının nedeninin
bir ur olması gerekmez. |
| Radyoterapi
yapıldığı zaman sağlıklı dokuların bütünüyle korunması olanaksız
olduğu için bazı yan etkiler ortaya çıkacaktır. Örneğin hemen
her zaman derinin kızarıklığı radyasyondan sonraki iki hafta
boyunca sürer. Birçok durumda pigment birikmesi nedeniyle deri
kahverengi olur. Verilen radyasyonun dozu yüksekse kabarcıklar
oluşur; ciddi durumlarda röntgen ülseri bile oluşabilir. Zarar
gören dokuyu iyileştirmeye çalışan çevre doku da radyasyondan
zarar gördüğü için, bu, iyileştirilmesi son derece güç bir
durumdur. Kan ve kemik iliği de kolaylıkla zedelenebilir. Kemik
iliğinde kan hücrelerinin, özellikle beyaz kan hücrelerinin
üretimi durur. Beyaz kan hücrelerinde bir eksiklik ise başlı
başına yaşamı tehlikeye sokan bir durumdur. Eğer radyasyon dozu
doğru uygulanırsa, kanda yalnızca bazı geçici değişiklikler
olur. |
|
|