Sağlık web sayfamıza hoşgeldiniz !!!!

 

Kategoriler

 Ana Sayfa
 Hastalıklar
 İncelemeler
 Çocuk Sağlığı
 Sağlıklı Yaşam
 Tedavi Önerileri
 Yaşlılık
 Psikoloji
 İlkyardım
 Tıp Sözlüğü
 Sağlık Bilgileri
 Sağlığımız
İlaçlar
 Şifalı Bitkiler
Hastaneler
 Sağlıklı Yemek Tarifleri

Sağlık

 İnsan ve Çevresi
 Sağlık Bilgisi
 Beslenme
 Vitaminler
Zayıflama
 Egzersiz
Beden Bakımı
 Ağız Sağlığı
 Uyku
 Kötü Alışkanlıklar
 Tütün
Alkol
Uyuşturucular
Uyarıcılar

Başlıca Hastalıklar

Doğuştan Hastalıklar
Enfeksiyöz Hastalıklar
Ruhsal Hastalıklar
Depresyon
Nevroz
Psikoz
Ateş
İltihaplanma
Yaralar
Urlar
Kanser
Ödem
Mide-Bağırsak Hastalıkları
Damar Hastalıkları
Kan Hastalıkları
Böbrek ve İdrar Yolu
Sinir Hastalıkları
Beyin Hastalıkları
Solunum Sistemi Hastalıkları
Omurilik Hastalıkları
Kemik ve Eklem Hastalıkları
Kas Hastalıkları
Deri Hastalıkları
Kalp Hastalıkları
Kulak Hastalıkları
Cinsel Hastalıklar

Tedavi

İlk Yardım
Doktor
Muayene
Radyolojik Muayene
İlaçlar
Ağrının dindirilmesi
Ruhsal Etkili İlaçlar
Antibiyotikler
Hastane
Ameliyat
Doku ve Organ Nakli
Radyoterapi
Diş Tedavisi
Psikiyatrik Tedavi
Doğal Tedavi
Homeopati
Akupunktur

 
 
Radyolojik Muayene
Radyolojik incelemelerde radyolojik izotoplardan gelen X-ışınları ya da radyasyon ile bozukluklar saptanmaya çalışılır. Çoğu röntgen filminde aslında yalnızca, çevresinde oldukça tekdüze gri bir alan bulunan iskelet unsurları görülebilir. Akciğerler çok hava içerdiklerinden resimde siyah görülür. Bedenin içyapılarının daha belirgin hale gelmesi için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Röntgen çekilmeden önce bir kontrast sıvının söz konusu organa verilmesi oldukça yaygın uygulanan bir yöntemdir. Bilgisayarlı tomografinin geliştirilmesi bu bilimde önemli bir adım olmuştur.
  
 

Belirli hastalıkları ortaya çıkarmak için, radyolojik incelemelerde radyasyon, özellikle X-ışınları (röntgen ışınları) kullanılır. X-ışınları ile aynı kategoriye girer. Işık ışınları havaya, su gibi bazı sıvılara ve cam gibi bazı katı maddelere kolayca nüfuz edebilir. Ancak duvarlar ya da insan bedenine nüfuz edemezler. X-ışınlarının daha fazla nüfuz etme gücü vardır, bu nedenle farklı derecelerde olmak üzere bedenin çeşitli kısımlarından geçebilirler.

Bedenin değişik kısımlarından geçerken radyasyon yoğunluğu azalır; bu azalma ışınların geçtikleri maddenin türüne ve ışınların (dalga uzunluğu ile gösterilen) niteliğine göre değişir. X-ışınları bedenin içinden geçerken, bedenin değişik kısımlarında hızları kesilir. Böylece bedenin arkasında her tarafı aynı parlaklıkta olmayan bir siluet oluşur. Işık ışınlarının aksine bu tür bir X-ışını silueti insan gözüyle görülemez. Bu nedenle örneğin bir fotoğraf levhası (röntgen filmi) ya da parlak bir perde gibi yardımcı araçlar kullanılarak görünür hale getirilmelidir. Bu perde, üzerinde ince bir kristal tabakası bulunan cam bir levhadır; X-ışınları çarpınca daha aydınlık olur. Bir röntgen filmindeki görüntü normal bir fotoğraf nefativine benzer; kemikler ve örneğin böbrek pelvisindeki ya da safra kesesindeki kalsiyum içeren taşlar (bunlar X ışınlarını hemen hemen hiç geçirmez) beyazdır; diğer (yumuşak) dokular ayırt edilemez, tümü gridir. Akciğerler gibi çok miktarda hava bulunan yerlerde radyasyon hemen hemen hiç durdurulmadığı için bu alanlar siyah görünür. Siluete bakmak için parlak bir perde kullanılırsa, buna radyoskopi denir; bu şekilde örneğin kalp ve akciğerlerin hareketlerini izlemek olanaklıdır. Perdedeki görüntü, bir görüntü büyütücüsü kullanılarak yoğunlaştırılabilir ve bundan fotoğraf ve film alınabilir. Ayrıca bu resim bir televizyon kamerası aracılığıyla bir ekrana nakledilebilir. Son zamanlarda bir bilgisayar kullanarak X-ışınlarını bir resme dönüştürmek de olanaklı olmuştur. Radyolojik muayeneler (ve aynı zamanda ışınların uygulanması) ile uğraşan doktora radyolog denir.

  
 
Kontrast (Zıt) Maddeler
Tüm yumuşak dokular bir röntgen filmi üzerinde az çok tekdüze bir grilik halinde görülür. Beden yapıları daha görünür bir hale getirilmek istenirse, olanaklı olan yerlerde beden boşlukları gaz (negatif bir kontrast madde) ile doldurulur. Röntgen ışınları gazlar tarafından hemen hiç zayıflatılmadığı için bu boşluklar siyah lekeler olarak görünür. Bunun aksine, boşluklar radyasyonu önemli ölçüde kesen maddeler ile doldurulursa, açık renk lekeler halinde belirirler. Bu tür maddelere pozitif kontrast maddeler denir ve genellikle baryum ya da iyot içerirler. Pozitif kontrast maddeler sindirim sisteminin, böbreklerin, idrar yollarının, safra kesesinin, safra kanallarının ve kan damarlarının incelenmesinde kullanılır. Sindirim sisteminin incelenmesinde baryum sülfat kullanılır. Ya suyla karıştırılarak içilir ya da bir lavman ile kalın bağırsağa verilir. İyot içeren bir kontrast madde verilerek çekilen bir böbrek pelvisi filmine piyelogram denilir. Bu madde mesanedeki bir tüpten ya idrar yoluna ya da bir damara zerk edilir. Damara zerk edilmesi halinde madde böbrekler tarafından atılır ve böylece idrar yoluna girer. Bu nedenle bu bölgeler bir röntgen filminde görünür hale gelir. Safra kanallarını ve safra kesesini görebilmek için de benzer yöntemler kullanılır (kolanjiyogram ve kolesistogram). İyot bilişimi ya hap olarak alınır ya da eriyik halinde kana verilir. Safra ile birlikte karaciğerden atılır. Kan damarlarını görünür hale getirmek için, damarın içine bir sonda sokularak incelenecek bölgeye kadar uzatılır (damar kataterizasyonu). İyot içeren bir kontrast sıvı sonradan kan damarlarına zerk edilir ve hemen bir röntgen filmi çekilir. Atardamarlar gösterildiği zaman buna atardamar radyogramı (arteryogram), toplardamarlar gösterildiği zaman ise toplardamar radyogramı (flebogram) denir. İyot içeren tüm kontrast maddelerin bir sakıncası bazı insanlarda alerjik reaksiyon uyandırmasıdır. Hava, oksijen ve karbondioksit negatif kontrast maddeler olarak(artrogram) ve beynin (hava-beyin radyogramı) incelenmesi için hava kullanılır. Beyin radyogramı alınırken alt kafa deliği düzeyinde ya da bel bölgesinde (bel ponksiyonu) yapılan bir iğne ile verilen hava beyin-omurilik sıvısının bir kısmının yerini alır. Hava verilerek çekilen bir beyin ve omurganın çevresindeki beyin omurilik sıvısı bulunan alanlar görülebilir. Beyin dokusunun kendisinde hiçbir farklılık ayırt edilemez.
Sakıncaları
X-radyasyonunun en çok bilinen tehlikeli sonuçlarından birisi röntgen ülseridir (röntgen lezyonu). Bu durumda radyasyonun çok yoğun olduğu yerlerdeki deride bir bozulma olur. Ayrıca fazla radyasyondan kaynaklanan kanser durumları da görülmüştür. Ancak günümüzde doğru yönergeler ve teknik belirlemeler sayesinde bu tehlikeler oldukça sınırlı tutulmaktadır. Ancak yine de röntgen ışınları cinsiyet hücrelerinin (kalıtsal malzeme taşıyıcıları olan) genlerinde değişikliklere neden olabileceği için, röntgen filmi sınırlı olarak çektirilmelidir. Bu tür değişiklikler ancak birkaç kuşak sonra ortaya çıkar.
Beden Kesiti Radyografisi (Tomografi)
Bir röntgen filmi tüm organları birbirlerinin üstünde gösterir. Beden kesiti radyografisi (tomografi) organların üst üste görünmesini önler. Bu teknikte radyasyon kaynağı ve fotoğraf levhası bir daire içinde döndürülür. Net bir biçimde görülmek istenen kısım dairenin merkezinde olmalıdır. Merkezde olan kısım resimde hareketsiz ve keskin bir biçimde, oysa çevresi bulanık bir biçimde görülecektir. Ancak, bu yöntemle örneğin beyindeki zayıf dokuların kendi aralarındaki farklılıkların net bir resmini sağlamak yakın zamana dek olanaksızdı. Ama bilgisayarlı tomografinin geliştirilmesiyle bu da gerçekleşmiştir.
Bilgisayarlı Tomografi
Bu teknik şimdiye dek özel olarak beynin incelenmesi için kullanılmıştır. Gelecekte diğer çeşitli yumuşak dokuları daha görünür bir hale getirebilmek için çok daha sık kullanılacaktır. Bilgisayarlı tomografide hasta, başı aygıtın içine gelecek şekilde yatar. Aygıt, içinde bulunan bir röntgen ışın tüpü ile bunun tam karşısında bulunan iki radyasyon detektöründen oluşur. Bu detektörleri kullanarak beyin dokusuna nüfuz eden radyasyon miktarını ölçmek olanaklıdır. Röntgen tüpü detektörler tarafından ancak alınabilecek genişlikte olan dar bir huzme çıkartır. Her detektör bu dar huzmenin yalnız küçük bir kısmını aldığı için her keresinde beynin bir kısmına giren radyasyon miktarının iki misli ölçülmüş olur. Tüm aygıt hastanın başı çevresinde dönebilir. Örneğin, her keresinde farklı bir açıdan olmak üzere, beynin yaklaşık 14.400 parçası için, nüfuz eden radyasyon miktarı ölçülür. Bilgisayar bu bilgiyi kullanarak beyinin tam bir resmimi yeniden oluşturabilir. İlk uygulamalarda 4.5 dakika, şimdi ise 30-40 saniye olan bu ölçüm süresi bir saniyenin dörtte birine indirilebilirse, bu yöntem daha da umut verici bir nitelik kazanacaktır. O zaman bedendeki diğer hareketlerin etkisi olmaksızın kalbin fotoğrafını alabilmek olanaklı olacaktır. Bu durumda örneğin bir kalp enfarktüsü hızla ve kesin bir biçimde teşhis edilebilecektir.
Sintigrafi
Sintigrafide radyasyon yayan kimyasal maddeler (radyoaktif izotoplar) bedene ya ağızdan verilir ya da zerk edilir. Hasta bu inceleme nedeniyle herhangi bir rahatsızlık duymaz. Bir radyasyon detektörü izotopun bedende nasıl yayıldığını saptar. Maddenin söz konusu organ üzerindeki dağılımı tarama yoluyla sintigrama kaydedilir (scari).
 

Yaşam Devresi

 Doğacak Çocuk
 Doğacak Çocuk 2
 Düşük ve Kürtaj
 Doğum
 Yeni Doğmuş Bebek
Yeni Doğmuş Bebek Hastalıkları
 Bebek
 Bebeğin Beslenmesi
 Yuva Öncesi Dönem
 Yuva Dönemi
 Okul Çağındaki Çocuk
 Sorunlu Çocuklar
Ergenlik
 Cinsellik
 Kadın ve Erkek
 Üretken Dönem
 Doğum Kontrolü
 Gebelikte Kadın
Çocuksuzluk
 Yaşlılık
 Ölüm

İnsan Bedeni

 Baş ve Boyun
 Göğüs
 Karın
 Sırt
Kol ve Bacaklar
 Hücre, Doku ve Organlar
 Kalıtım
 Metabolizma
 Solunum
 Konuşma
 Konuşma Bozuklukları
Sindirim Sistemi
 Sindirim
 Sindirim Bozuklukları
 Dişler
 Kan Dolaşımı
 Kan
Kalp
 Dolaşım Bozuklukları
 Lenf Sistemi
 Bağışıklık
 Bağışıklık Bozuklukları
 Böbrekler ve İdrar Yolları
 Sinir Sistemi
Beyin
Bilinç Bozuklukları
 Omurilik
 Hormonlar
 Hormon Bezleri
 Hormon Bozuklukları
 Kemik ve Eklemler
 Kas Sistemi
Deri
 Göz
 Göz Bozuklukları
 Kulak
 Koku ve Tat Alma
 Cinsel Organlar
 Cinsel İlişki
 Cinsel İlişki Sorunları

Doktorlar

 Dr.Haydar Dümen
 Doç.Dr.Teoman Kadıoğlu
 Prof.Dr. Derin Kösebay
 Dr.Mehmet Öz

 

       Copyright © 2009-2012  www.saglikweb.com iletişim : admin@saglikweb.com

Sitemizde yayınlanan konular kesinlikle tedavi amaçlı değildir. Bilgilendirme amaçlıdır.

Bu site en iyi 1024x768 çözünürlükte görüntülenmektedir.

Sitemap / robot