|
|
|
Muayene sırasında doktor hastanın
genel sağlık durumunu saptamaya çalışır. Muayene belirli
rahatsızlıklar nedeniyle yapılabileceği gibi yıllık bir kontrol
için de yapılabilir. Muayene sırasında yalnızca çok basit
aletler kullanılır ya da hiç alet kullanılmaz. Önce doktor
hastasından bilgi alır, bu konuşma muayene sırasında da devam
edebilir. Genel bir muayenenin amacı ya hastalıkların,
bozuklukların vb. erken teşhis edilebilmesi ya da yalnızca söz
konusu kişinin sağlık durumunun iyi olup olmadığının
saptanmasıdır. Bu görünüşte basit muayene için doktorun
genellikle önemli bir deneyim birikimine gereksinimi vardır.
Doktor bu deneyim birikimini meslek yılları içinde edinir. |
|
|
|
45 yaşının altındaki kişilerin yılda bir kez tıbbi muayeneden
geçmelerinde yarar vardır. 45 yaşından yukarı insanların ise
yılda iki kez muayene sırasında ciddi bir hastalığın ilk
belirtileri ortaya çıkartılabilir. Böylece hastalık henüz
kolaylıkla tedavi edilebileceği bir evredeyken, doktor gerekli
önlemleri alabilir ya da hastayı zamanında bir uzmana gönderir.
Muayene için bir doktora, bir sağlık merkezine ya da bir
hastaneye başvurmak gerekir. Genel bir muayene fiziksel
bulgulara dayanır. Muayene sırasında ya çok basit araçlar
(örneğin stetoskop) kullanılır ya da hiç kullanılmaz. Bazı özel
durumlarda bir kan tahlili yapılır, röntgen filmi alınır vb.
Muayeneden önce genellikle hasta özgeçmişini, yani geçirdiği
hastalıkları, o andaki rahatsızlıkları doktora anlatır. Ondan
sonra asıl muayene yapılır. Bu sırada doktor hastanın beslenme
koşulları, beden yapısı vb. hakkında genel bir izlenim
edinmiştir. Sonra bedenin değişik kısımlarını muayene eder. Deri
bulaşıcı hastalık belirtileri gösterebilir (kızamık, kızıl,
kızamıkçık, yılancık, şişkinlikler, kanamalar, egzama vb.).
Derinin mavimsi bir renk almasına (siyanoz) genellikle kan
dolaşımındaki ya da solunumdaki bir bozukluk neden olur. Sarımsı
bir renk (sarılık) kanda bilirubin miktarının yükseldiğini
gösterir. Kansızlık (anemi) durumunda, derinin ve mukozaların
rengi solgun olur. Aşırı kırmızı bir cilt rengine bazen derideki
kan dolaşımının artması (örneğin ateş olduğu zaman) ya da
kırmızı kan pigmentinin artması neden olabilir. Doktor ayrıca
hastanın dakikada kaç kez nefes aldığına, nefesin niteliğine
(göğüsten ya da karından solunum) ve derinliğine dikkat eder.
Karında bir şişlik varsa, buna bağırsakların fazla miktarda gaz
toplanması nedeniyle, gerilmesi, karın organlarının genişlemesi
ya da karında sıvı birikmesi neden olabilir.
|
| Duyulan ses normal
durumdaki akciğerler gibi büyük hava dolu boşluklarda tındı,
olur: mide gibi küçük, hava dolu boşluklarda ise daha yüksek
tınılıdır. Hava içermeyen beden kısımlarından ise boğuk .birses
gelir. Bu yöntem ile doktor olanaklı bozuklukların yanı sıra
organlar arasındaki sınır hatlarını da saptayabilir. Örneğin,
göğüs boşluğunda sıvı olması halinde akciğerlerin normal tındı
sesi yerine boğuk bir ses duyulur. Kalp büyümüş ise, normalden
daha geniş bir alan üzerinde boğuk bir ses duyulur. |
|
|
|
Bedendeki Sesleri Kulakla Dinleme (Oskültasyon) |
Doktor özellikle
kalp, akciğerler, kan damarları ve bağırsaklar gibi bazı
organlar tarafından çıkartılan sesleri kulakla dinler. Bunun
için bir stetoskop kullandır. İlk stetoskop modelleri basit bir
tahta silindirden oluşmaktaydı. Bugün doktor, bedenin üzerine
konan yuvarlak bir göğüs parçasını da kapsayan iki-kulaklı bir
stetoskop kullanmaktadır. Yuvarlak kısım borularla kulaklıklara
bağlanır. Normal akciğerlerin dinlenmesinde doktor hava
keseciklerindeki solunum seslerini duyar: nefes alınırken
yumuşak bir ses, nefes verilirken daha da yumuşak bir ses.
Normal solunum sesi örneğin göğüs boşluğunda hava birikmesi (pnömotoraks)
nedeniyle zayıflayabilir. Ayrıca bronşiyal solunum gibi diğer
ses türleri de duyulabilir. Nefes borularında sıvı varsa
hırıltılı sesler duyulur (yaş râl). Kalbin her kasılışında
dışında stetoskopla iki ses duyulur: birinci ve ikinci kalp
sesleri. Her farklı kalp hastalığı türünde bu sesler değişik bir
nitelik alır. Örneğin kalp kapaklarının büzülmesi ya da yetersiz
kapanması halinde kalpten gelen sesin uğultu gibi olması
(üfürüm). Bağırsakların üzerinden doktor, bağırsaklardaki
sıvının hareketinden kaynaklanan bir fıkırdama sesi duyulabilir.
Hastanın karın zarında bir iltihaplanma varsa, çoğu kez
bağırsaklardan hiçbir ses duyulmaz. Bağırsak tıkanması halinde,
bağırsaklardan gelen sesler normalde olduğundan çok daha
güçlüdür. |
Elle muayene, yani
eli ya da parmakları bastırarak muayene son derece önemlidir.
Kalbin her kas dışında, atardamarlara bir miktar kan pompalanır
ve bu nedenle atardamarlar genişler. Bu en iyi sol elin ikinci,
üçüncü ve dördüncü parmakları birbirine birleştirilip sağ
koldaki radyal kemik atardamarı (bileğin yanından çıkıp alt kol
boyunca yukarı uzanan atardamar) üzerine konduğu zaman duyulur.
Doktor ayrıca kalbin dakikada kaç kez attığına ve kalp
atışlarının düzenine de dikkat eder. Kalp atışının düzensiz
olması halinde, nabız da düzensiz olur. Elle muayenenin en çok
önem kazandığı alan karnın incelenmesidir. İltihaplanma ya da ur
olması halinde karın boşluğunda şişkinlikler olabilir. Bazen
doktor kaslarda bölgesel olarak gerilimin arttığını saptar.
Örneğin kör bağırsak iltihaplanmasında karnın sağ alt tarafında,
safra kesesi iltihaplanmasında sağ üst tarafta ya da karın zarı
iltihabında (peritonit) tüm karında bu tür kasılmalar olur. Bir
dölyolu muayenesinde, doktor bir elini bedenin içine, bir elini
ise bedenin üstüne koyarak cinsel organlarda bir bozukluk olup
olmadığını anlayabilir. Göden bağırsak muayenesinde göden
bağırsakta ur olup olmadığını ve erkeklerde ayrıca prostat
bezinin durumunu saptayabilir.
Normal olarak, kasıktaki atardamarların atışı elle
hissedilebilir. Eğer bu olanaklı değilse, bu durum bu
atardamarlarda ciddi bir büzülme olduğunun bir göstergesi
olabilir. Doktor ayrıca bu şekilde bir kasık fıtığı olup
olmadığını da anlayabilir. |
| Birçok durumda
muayene tansiyon, ağırlık ve boy uzunluğu ölçülerek, görme,
refleksler, işitme ve kan incelenerek, beden ısısı alınarak ve
idrar tahlili yapılarak tamamlanır. Reflekslerin incelenmesi
için doktor bir perküsyon çekici kullanır. Dizi geri çekme
refleksinin kontrol edilmesi için, hastanın uzanması gerekir.
Doktor hastanın hafif bükülü olan bacağını sağ eliyle tutar ve
hemen dizin altında bulunan bir kirişe perküsyon çekiciyle
hafifçe vurur. Alt bacakta hemen anında bir tepki olur. Spor
yapacak ya da bir işe girecek olan insanların muayenelerinde
öncelik, incelenen kişinin belirli bir sporun ya da mesleğin
getireceği zahmete dayanıp dayanamayacağının saptanmasıdır. Okul
doktorunun yaptığı muayenenin temel amacı ise genellikle hafif
olan yaygın bozuklukların saptanmasıdır. Çoğu durumda okul
doktoru öğrenciyi bir uzmana ya da aile doktoruna gönderir. Her
tür tıbbi muayene doktorun çok deneyimli olmasını gerektirir.
Bazı doktorlar öylesine deneyimlidir ki hastaya yalnızca bakarak
hastanın genel durumunu teşhis edebilirler. |
|
|