Sağlık web sayfamıza hoşgeldiniz !!!!

 

Kategoriler

 Ana Sayfa
 Hastalıklar
 İncelemeler
 Çocuk Sağlığı
 Sağlıklı Yaşam
 Tedavi Önerileri
 Yaşlılık
 Psikoloji
 İlkyardım
 Tıp Sözlüğü
 Sağlık Bilgileri
 Sağlığımız
İlaçlar
 Şifalı Bitkiler
Hastaneler
 Sağlıklı Yemek Tarifleri

Sağlık

 İnsan ve Çevresi
 Sağlık Bilgisi
 Beslenme
 Vitaminler
Zayıflama
 Egzersiz
Beden Bakımı
 Ağız Sağlığı
 Uyku
 Kötü Alışkanlıklar
 Tütün
Alkol
Uyuşturucular
Uyarıcılar

Başlıca Hastalıklar

Doğuştan Hastalıklar
Enfeksiyöz Hastalıklar
Ruhsal Hastalıklar
Depresyon
Nevroz
Psikoz
Ateş
İltihaplanma
Yaralar
Urlar
Kanser
Ödem
Mide-Bağırsak Hastalıkları
Damar Hastalıkları
Kan Hastalıkları
Böbrek ve İdrar Yolu
Sinir Hastalıkları
Beyin Hastalıkları
Solunum Sistemi Hastalıkları
Omurilik Hastalıkları
Kemik ve Eklem Hastalıkları
Kas Hastalıkları
Deri Hastalıkları
Kalp Hastalıkları
Kulak Hastalıkları
Cinsel Hastalıklar

Tedavi

İlk Yardım
Doktor
Muayene
Radyolojik Muayene
İlaçlar
Ağrının dindirilmesi
Ruhsal Etkili İlaçlar
Antibiyotikler
Hastane
Ameliyat
Doku ve Organ Nakli
Radyoterapi
Diş Tedavisi
Psikiyatrik Tedavi
Doğal Tedavi
Homeopati
Akupunktur

 
 
İlkyardım
İlkyardım, bir kaza geçiren kişiye kazanın olduğu yerde yapılan yardıma verilen isimdir. İnsanın bilincini yitirmesi ya da yarı ölü bir durumda olması halinde bu yardım çok önemlidir. Ağızdan ağza solunum ve kalp masajı yapılarak ilgili kişinin saatlerce yaşaması sağlanabilir. Ciddi sonuçları önleyebilmek için elektrik çarpması, yanma, zehirlenme ve boğulma gibi kazalardan sonra izlenecek doğru yöntemlerin bilinmesi önemlidir. İlkyardımı doğru bir biçimde uygulayabilmek için eğitim gereklidir. Yara sarmaya ilişkin bilgi ilkyardım konusuna girer.
  
 

İlk yardım, daha sonra tıbbi tedavi uygulanacağı düşünülerek, bir kaza geçiren ya da aniden hastalanan bir kişiye sağlanan geçici bakım ve bazen hayat kurtarıcı bir yardımdır. İlkyardım ağızdan ağza suni solunumu ve ağır kanamanın durdurulmasını da kapsar. Bu yardımı tıbbi konularda, hasta bakımı konusunda ya da diğer bir uzmanlık deneyimi olan ya da olmayan bir kişi sağlayabilir. Genel olarak ilkyardımın doğru bir biçimde yapılabilmesi için biraz eğitim gereklidir. Amaç, başlangıçta kazaya neden olan tehlikeli etkileri ortadan kaldırmak olabilir. Ayrıca ilgili kişinin genel durumdaki bir bozukluk ve lokal yaralanmalar tedavi edilmeye çalışılabilir.

Genel Durumda Bozukluklar
Genel olarak ilk önce ilgili kişinin, bayılma, bilincini yitirme ya da şok gibi genel durumundaki bozukluklara dikkat edilmelidir. Bu hemen her zaman solunumun ve kan dolaşımının sağlanmasını ya da desteklenmesini kapsar. Bayılma durumunda beyne giden kan miktarında geçici bir azalma olur. Bu çoğu kez yoğun ağrıdan, korkudan ya da yorgunluktan kaynaklanır. Bazen, insan uzun süre ayakta durunca ayak parmaklarında kan birikebilir. Bu, uzun süre nöbet tutan askerlerde sık görülür. İlgili kişinin uzanması halinde, kan dolaşımı normale döner. Kişiyi oturtmak ve başını dizlerinin arasına doğru bastırmak genellikle yeterli olur. Dar giysiler gevşetilmelidir. Bilincin yitirildiği durumlarda beyin faaliyeti ciddi biçimde zedelenirken solunum ve dolaşım (nabız) etkilenmez. Bilincin yitirilmesine şunlar neden olabilir:
  
 
- Ciddi beyin zedelenmesi (beyin sarsıntısı ve beyin kanaması gibi),
- Her tür zehirlenme (alkol, ilaç),
- Oksijen yetersizliği (havasızlık, boğulma, gaz zehirlenmesi),
- Donma, güneş çarpması, elektrik çarpması,
- Bazı patolojik durumlar (inme, sara, böbrek zehirlenmesi, şeker hastalığı),

İlkyardım yapılan kişinin solunum kanalının açık tutulmasının önemini unutmamak gerekir. Ağzı ve boğazı sümük, kan ya da kusmuktan temizlenmeli, takma dişler çıkarılmalı ve baş geriye doğru tutulmalıdır. Bilinçsiz durumda olan bir insan, dili ve ağzının alt tarafı geriye doğru sarkacağı ve boğazını tıkayacağı için boğulabilir. Tıbbi tedavi için beklenirken, ilgili kişi yan tarafına çok dikkatli bir biçimde yatırılmalıdır. Bunun için başı bir tarafa dönük olmak üzere midesi üstüne yüzükoyun yatırılır. Başın dönük olduğu taraftaki bacak dizden bükülür ve yanı taraftaki kol, el çene kemiğiyle aynı düzeyde olacak biçimde yukarı doğru bükülür. Kişinin ölü gibi olduğu durumlarda, bilinç yitirilmiş ve solunum ve kan dolaşımı durmuştur. Hemen müdahale edilmezse ölüm kesindir. Bu durumda gerekli olan ilkyardım ağızdan ağza solunumu ve genellikle kalp masajını da içerir. Ayıltma iki biçimde yapılabilir. Ağızdan ağza solunumda önce ilgili kişinin ağzı ve boğazı sümük, kan ya da kusmuk gibi maddelerden temizlenmeli, ondan sonra kurtarıcının ağzı ters taraftan hastanın ağzı üzerine konmalıdır. Kurtarıcının akciğerlerine öylesine çok hava üflenmelidir ki, göğsü görünür bir biçimde şişmelidir. Bunun sonunda kişi kendi kendine nefes almaya başlar. Solunum dakikada 12 kez yapılır. Kişinin başını geriye doğru çekerek ve burun deliklerini sıkarak hava yollarını açık tutmak önemlidir.

İkinci ayıltma yönteminde, ilgili kişinin göğsündeki hava kurtarıcının elleriyle boşaltılır (nefes verme) ve sonra kolları ve omuzları kaldırılarak doldurulur (nefes alma). Bu yöntem de ağızdan ağza solunum kadar iyidir. Ancak teknik açıdan daha güç olduğu için genellikle daha az uygulanır. Kişi kendi kendine nefes almaya başladıktan sonra yan durumda yatırılır.

Dıştan kalp masajında, kişinin göğüs kemiğinin alt tarafına baskı yapılarak kalp boşaltılar. Dakikada 40-60kez bastırılarak dolaşımı sağlanır. Eğer ilkyardım yapan bir tek kişi varsa, sırayla 3 kez suni solunum yapmalı, sonra 10 kez göğüs kemiği üstüne bastırılmalıdır. İlke olarak hemen herkes bu şekilde birkaç saat hayatta tutulabilir. İyileşme olasılığı beyin zedelenmesi gibi başka zedelenmelerin de olup olmamasına bağlıdır. Şok durumunda, kan dolaşımı yetersizdir. Kişinin yüzü grimsi ve nemli olur, dudakları ve parmakları ise mavi bir renk alır. Nabız çok düşüktür. Yapılacak en iyi şey kişiyi, tercihan bacakları yukarı kaldırılarak yatırmaktır. Şok geçiren bir kişi hiçbir zaman kendiliğinden iyileşemeyeceği için hemen tıbbi tedavi uygulanması gereklidir.
Lokal Yaralanmalar
Ciddi dış yaraları tedavi etmek için sıkı bir sargı (kompres) kullanılır. Bir gaz bezi ya da bir tabaka pamuğun üstüne kalın bir tabaka pamuk konur ve sağlam bir sargı bezi (genellikle gaz bezi ya da sert pamukludan oluşan uzun bir sargı bezi) ile yara sıkı bir şekilde sarılır. Atardamar kanamalarında yaradan berrak kırmızı kan kesintili olarak fışkırır. Bazen yaranın üstündeki (ya da gerekirse içindeki) atardamarı, altında bulunan kemiğin üstüne bastırarak kapatmaya ve kanamayı durdurmaya çalışmak gerekir. Bir kol ya da bacağın sıkı bir sargı bezi ile sarılması en çok yarım saat sürer, ancak yaranın en kısa zamanda yeniden sarılması gerekir. Büyük bir toplardamardan gelen bir kanama her zaman damarın üstüne bastırarak ve bedenin bu kısmını yukarı kaldırarak durdurulabilir. Burun kanaması ilgili kişiyi dik oturtup, (başı biraz önüne eğik) 10-15 dakika boyunca burun deliklerini kapatarak önlenebilir. Avuç içinde bir kanama yaranın üstüne bir parça pamukla sıkı bir şekilde bastırarak ya da eli yumruk yapıp içinde bir mendil tutarak durdurulabilir. İç kanama, hasta solgunlaşır ve nefes yetersizliği gösterirse fark edilir. Kan tükürülebilir ya da dışkıyla atılabilir. Bu tür durumlarda bir doktora başvurmak doğru olur. Zehirlenme durumlarında bedende zehir emilimini azaltmak ya da geciktirmek ve zehrin bedenden atılmasını hızlandırmak son derece önemlidir. Hastaya süt ve çırpılmış yumurta beyazı verilmelidir. Zehirlenme şiddetli ise, yani zehir ağızdan alınmış ve hala midede ise, hastayı kusturarak (biraz su içsin, sonra boğazına iki parmağınızı bastırın) zehrin atılmasına çalışılır. Hasta bilincini yitirirse, yan yatırılmalı ve hemen hastaneye götürülmelidir.

Ağızdan ağza suni solunumda ağzın çevresindeki zehre çok dikkat edilmelidir. Hasta yakıcı bir maddeden zehirlenmişse (yanık dudaklar bunun bir göstergesidir), kusturmayın; kusmak yemek borusunu yakar. Gerekirse hastaya biraz su verin, dudaklarını ıslatın ve ağzını çalkalatın. Eğer petrol ürünleri içilmişse aynı tedavi uygulanmalıdır. Gaz ya da uçucu maddelerden zehirlenme durumlarında, temiz hava bazen oksijen vermek gerekir. Yanıklar yalnız mikropsuz (steril) bantlarla sarılmalıdır. Derinin kalkmadığı yanıklar bol miktarda soğuk su ile serinletilebilir. Böylece dokunun yanarak deriyi zedelemesi önlenmiş olur. Hâlâ yanan giysiler varsa çıkartılmalıdır. Bu hemen yapılamıyorsa, kurtarıcı yanmakta olan kişiyi bir battaniye ile sararak varsa alevleri söndürmeye çalışmalıdır. Eğer battaniye yoksa yanan kişi alevlerin başına yükselmemesi için kendini yere atmalıdır. Sonra alevler ceket ya da yastıklarla söndürülebilir.

Yanan kişiyi hiçbir zaman yerde yuvarlamayın. Yanıklar önemli ise, kişi bir doktora ya da hastaneye götürülmelidir.

Kırık, çıkık ya da burkulmaya benzer bir ağrı ve kanamaya yol açtıkları için kolaylıkla ayırt edilemezler. Bir kırık hiç hareket ettirilmemeli ve bir atel ile tespit edilmelidir. Bunun için sağlam bir tahta parçası ya da madeni parça kullanılabilir. Kırık yer çok sıkı değil, ancak sağlam bir biçimde sarılmalıdır. Bu durumların tümünde hasta bu konuda eğitilmiş kimselerce taşınmalıdır.
Diğer Kazalar
Eğer birisi boğulmak üzereyse, ağızdan ağza solunum boğulmakta olan kişi daha suyun içindeyken başlatılmalıdır. Akciğerlerinden su boşaltmaya çalışarak zaman kaybedilmemelidir. Boğulmak üzere olan kişi sudan çıkarıldıktan ve solunumu başlatıldıktan sonra yan yatırılmalıdır. Genellikle ek tıbbi yardım gereklidir. Tıkanarak boğulma durumlarında, söz konusu nesneyi elle çıkarmak doğru değildir. Bu tür çabalar genellikle nesnenin daha da aşağı gitmesine yol açar. Boğulmayı önlemek için, söz konusu kişi yetişkin ise, yüzü aşağı bakacak şekilde yüzükoyun bir masanın üzerine yatırılır ve nefes verirken kürek kemikleri arasına sert bir biçimde vurulur; bir çocuk ise baş aşağı tutulur ve sırtına vurulur. Eğer bu işlem başarılı olmazsa, ilgili kişi hemen hastaneye götürülmelidir. Eğer bir kimse elektrik çarpması nedeniyle bilincini yitirirse önce elektrik akımı kesilmelidir. Nefes almıyorsa, ağızdan ağza solunum yapılmalıdır. Kendindeyse sırt üstü yatırılmalı ve bacakları kaldırılmalıdır. Kendinde değilse yan durumda yatırılmalıdır.
 

Yaşam Devresi

 Doğacak Çocuk
 Doğacak Çocuk 2
 Düşük ve Kürtaj
 Doğum
 Yeni Doğmuş Bebek
Yeni Doğmuş Bebek Hastalıkları
 Bebek
 Bebeğin Beslenmesi
 Yuva Öncesi Dönem
 Yuva Dönemi
 Okul Çağındaki Çocuk
 Sorunlu Çocuklar
Ergenlik
 Cinsellik
 Kadın ve Erkek
 Üretken Dönem
 Doğum Kontrolü
 Gebelikte Kadın
Çocuksuzluk
 Yaşlılık
 Ölüm

İnsan Bedeni

 Baş ve Boyun
 Göğüs
 Karın
 Sırt
Kol ve Bacaklar
 Hücre, Doku ve Organlar
 Kalıtım
 Metabolizma
 Solunum
 Konuşma
 Konuşma Bozuklukları
Sindirim Sistemi
 Sindirim
 Sindirim Bozuklukları
 Dişler
 Kan Dolaşımı
 Kan
Kalp
 Dolaşım Bozuklukları
 Lenf Sistemi
 Bağışıklık
 Bağışıklık Bozuklukları
 Böbrekler ve İdrar Yolları
 Sinir Sistemi
Beyin
Bilinç Bozuklukları
 Omurilik
 Hormonlar
 Hormon Bezleri
 Hormon Bozuklukları
 Kemik ve Eklemler
 Kas Sistemi
Deri
 Göz
 Göz Bozuklukları
 Kulak
 Koku ve Tat Alma
 Cinsel Organlar
 Cinsel İlişki
 Cinsel İlişki Sorunları

Doktorlar

 Dr.Haydar Dümen
 Doç.Dr.Teoman Kadıoğlu
 Prof.Dr. Derin Kösebay
 Dr.Mehmet Öz

 

       Copyright © 2009-2012  www.saglikweb.com iletişim : admin@saglikweb.com

Sitemizde yayınlanan konular kesinlikle tedavi amaçlı değildir. Bilgilendirme amaçlıdır.

Bu site en iyi 1024x768 çözünürlükte görüntülenmektedir.

Sitemap / robot