Sağlık web sayfamıza hoşgeldiniz !!!!

 

Kategoriler

 Ana Sayfa
 Hastalıklar
 İncelemeler
 Çocuk Sağlığı
 Sağlıklı Yaşam
 Tedavi Önerileri
 Yaşlılık
 Psikoloji
 İlkyardım
 Tıp Sözlüğü
 Sağlık Bilgileri
 Sağlığımız
İlaçlar
 Şifalı Bitkiler
Hastaneler
 Sağlıklı Yemek Tarifleri

Sağlık

 İnsan ve Çevresi
 Sağlık Bilgisi
 Beslenme
 Vitaminler
Zayıflama
 Egzersiz
Beden Bakımı
 Ağız Sağlığı
 Uyku
 Kötü Alışkanlıklar
 Tütün
Alkol
Uyuşturucular
Uyarıcılar

Başlıca Hastalıklar

Doğuştan Hastalıklar
Enfeksiyöz Hastalıklar
Ruhsal Hastalıklar
Depresyon
Nevroz
Psikoz
Ateş
İltihaplanma
Yaralar
Urlar
Kanser
Ödem
Mide-Bağırsak Hastalıkları
Damar Hastalıkları
Kan Hastalıkları
Böbrek ve İdrar Yolu
Sinir Hastalıkları
Beyin Hastalıkları
Solunum Sistemi Hastalıkları
Omurilik Hastalıkları
Kemik ve Eklem Hastalıkları
Kas Hastalıkları
Deri Hastalıkları
Kalp Hastalıkları
Kulak Hastalıkları
Cinsel Hastalıklar

Tedavi

İlk Yardım
Doktor
Muayene
Radyolojik Muayene
İlaçlar
Ağrının dindirilmesi
Ruhsal Etkili İlaçlar
Antibiyotikler
Hastane
Ameliyat
Doku ve Organ Nakli
Radyoterapi
Diş Tedavisi
Psikiyatrik Tedavi
Doğal Tedavi
Homeopati
Akupunktur

 
 
İlaçlar
İlaçlar hastalıkları önlemek ya da tedavi etmek için kullanılan maddelerdir. Eskiden ilaçlar yalnızca eczanelerde hazırlanırdı. Günümüzde ise ilaç üretimi milyonlarla ölçülen bir sanayidir. Yine de ilaç satışları eczanelerde ve gerektiğinde bir doktor reçetesi ile yapılmaktadır. İlaç sanayi yeni ilaçlar bulmak ve bunları denemek için sürekli araştırmalar yapmaktadır. Bulunan ilaçlar deney hayvanları üzerinde sınanır. Birçok ilacın istenmeyen yan etkileri vardır. Ancak bu yan etkiler ilacı kullanan herkesi aynı biçimde etkilemez.
  
 

İlaçların işlevi hastalıkları önlemek ve tedavi etmektir. İlaçların çoğu bütünüyle ya da kısmen kimyasal işlemlerle üretilir ancak büyük ölçüde doğal madde kullanılır. Etkili unsurlar bitkilerden, hayvanlardan, mantarlardan ve bakterilerden elde edilir ve sonra arındırılır. İlaçlar ya ilaç sanayisinde ya da doktor reçetesine göre eczanelerde hazırlanır. Doktor, reçetesinde hangi maddelerin ne miktarda kullanılacağı belirtir. Ayrıca reçete ilacın nasıl, ne kadar ve ne sıklıkta alınacağını da belirtir.

Son zamanlarda ilaçların çoğu ilaç sanayisinde üretilmektedir. Paketlenmiş olan bu ilaçlar eczanelerde satılır. Çok güçlü ilaçlar ancak doktor reçetesiyle alınabilir. Ancak bazı bileşimlerin hastanın durumuna göre hazırlanması gerektiği için, bunlar doktorun isteği üzerine eczanelerde hazırlanır. Böylece bu ilaçlar farklı bileşimlerle hazırlanabilmektedir. İlaç sanayisinde üretilen ilaçların yararlarına ve sakıncalarına ilişkin görüşler sanayi ile eczacılar ve doktorlar arasında büyük farklılıklar göstermektedir.

Afyon İçeren İlaçlar
Yasalar bu ilaçlarla ilgili bazı kısıtlamalar getirmiştir. Ancak, tıbbi ve araştırma amacıyla kullanıldıklarında miktar konusunda bir kısıtlama söz konusu olmadığı halde eczanelerde satılan bu tür uyuşturucu ilaçların satışı denetlenmektedir. Satılan ve stokta bulundurulan ilaç miktarının kaydı tutulduğu gibi, yalnızca doktor reçetesiyle satılan afyonlu ilaçlara ilişkin reçetelerin de, deneyim açısından saklanması gerekmektedir. Afyonlu ilaçların üretime ve dağıtımı devlet eliyle yapılmaktadır.
  
 
İlaç Sanayii
İlaç sanayi sürekli olarak daha az yan etkili, daha büyük bir etkinliği olan ve maliyeti düşük yeni ilaçlar bulmaya çalışmaktadır. Her yeni ilaç etkilerinin ve yan etkilerinin sınanması için önce deney hayvanlar üzerinde kullanılır. Bu testlere 'biyoassay' denir. İlaçların doğmamış hayvanlar üzerinde yapabileceği tehlikeli yan etkileri ortaya çıkarmak için bu testler gebe hayvanlara da uygulanır.

Yeni ilaçlar daha sonra gönüllü kişiler üzerinde denenir. Doktorun görüşlerinin ilacı deneyecek kişiler üzerinde yaratabileceği gereksiz etkinin önlenmesi için, bu deneyler genellikle şaşırtmalı olarak uygulanır. İlacı deneyecek bir gruba yeni ilaç verilirken, bir diğer gruba ilacın yerine etkisi olmayan bir madde verilir. Ne doktor, ne de ilacı alanlar hangisinin asıl ilaç, hangisinin etkisiz madde olduğunu bilmezler. Eğer bu testler yeni ilacın etkilerini kesin bir biçimde saptarsa ilaç piyasaya çıkarılabilir.

Etkileri
Bir hastalığı tam olarak tedavi edebilecek çok az ilaç vardır (bizzat hastalığın tedavisi). Ancak antibiyotikler bunu gerçekleştirebilir. Birçok ilaç yalnızca belirtilerin tedavisi için kullanılır. Buna belirtisel tedavi denir. Ayrıca yüksek tansiyonu önleyen ilaçlar ve hormon bileşimleri gibi düzenleyici bir işlevi olan ilaçlar da vardır. Bir ilaç ancak, etkisini yeterli miktarda gösterebileceği alanlara ulaşırsa etkili olur. Hasta bölgeye ulaşan ilacın miktar, başka şeylerin yanı sıra, ilacın alınan miktarına, ne biçimde alındığına, beden tarafından emilimine ve diğer maddelere dönüştürülmesine bağlıdır. Alınan ilacın miktarı (dozu) fazla ise ciddi belirtilere yol açabilir (toksik, zehirleyici doz). İlacın ne biçimde verildiği, ilacın etkisini göstermeye başlama hızı açısından önemlidir. İlacın doğrudan bir damara zerk edilmesi halinde, en hızlı etki (birkaç dakikada) sağlanır. Bir 'depo' bileşimi olarak (depolama amacıyla) adaleye zerk edilirse etkileri aylarca sürebilir. Bir kez kana karıştıktan sonra ilaç dokulara taşınır. Bir reseptör bulunduğu alanlarda etkili olabilir. İlaç reseptörü ilacın birleştiği büyük bir moleküldür (örneğin protoplazmada ya da hücre zarında bir enzim). Bu bağlantı hücre süreçlerinde bir değişiklik yaratarak ilgili organın işlevinde bir değişikliğe yol açar.

Birkaç ilaç birlikte alınırken çok dikkatli olunmalıdır. İki ilaç birbirine karşıt etki gösterebilir. Bazı ilaçlar örneğin, herhangi bir etki gösteremeyecekleri bir reseptöre bağlanabilirler. Bu tür ilaçlar reseptörleri işgal ettikleri için bir başka ilaca karşıt bir etki gösterirler (rakip etkili ilaçlar). İlaç ve karşıtı olan madde reseptörde bir yer bulmak için mücadele ederler. Ayrıca ilaç ile karşıtı olan maddenin bir reseptörün yardımı olmadan bir bileşim oluşturmaları da olanaklıdır (kimyasal uyuşmazlık). Böylece beden için etkili olmayan ya da zararsız bir bileşim oluşturacaklardır. Öte yandan bir ilacın etkisinin yoğunlaşması da söz konusu olabilir (birkaç ilacın birlikte etki göstermesi, sinerjizm). Bazı ilaçlar bedende ayrıştıkları zaman etkilerini kaybedebilirler, (biyotransformasyon). Buna, esas olarak karaciğer hücrelerindeki enzim faaliyeti neden olur. Eğer bir ilaç uzun süre alınırsa, beden genellikle daha çok enzim üretmeye başlar ve bu nedenle ilaç çok çabuk ayrışacağından istenen etkinin sağlanabilmesi amacıyla daha yüksek dozlar alınması gerekir. Bazı durumlarda bu tür bir ayrışmanın metabolik ürünlerinin beden üzerinde olumlu bir etkisi olur. İlaç böbrekler ya da safra yoluyla bedenden atıldığı için, genellikle kan dolaşımından çıktıktan sonra etkisi sona erer. Süt bezleri de ilaçları dışarı atarlar. Bu, emzirilen bir bebeği etkileyebilir. Plasentanın geçirgenlik derecesi farklı ilaç türlerinde değişiklik gösterir. Bazı ilaçlar doğmamış bir çocukta biçim bozukluklarına neden olabileceği için bu önemlidir.
Olumsuz Etkiler
İlaçların yol açtığı yan etkiler genellikle hoş olmayan etkilerdir. Bazı ağrı kesici ve alerji ilaçlarının uyku verdiği bilinmektedir. Başka bazı ilaçlar baş dönmesine, görsel bozukluklara neden olmaktadır. Ancak alınan miktarın gelişigüzel arttırılması, ilaçla birlikte içki içmek, uzun süredir duran bir ilacı kullanmak ya da benzer hastalık belirtileri gösteren bir arkadaşa kendi kullandığımız bir ilacı vermek gibi yanlış kullanımdan kaynaklanan ters yan etkiler de vardır.

Son zamanlarda ilaçların istenmeyen yan etkileri bir hastalık nedeni olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Son yıllarda ilaç paketlerinin içinde bulunan ve ilaca ilişkin bilgi veren yazılar (prospektuslar) çok tartışma konusu olmuştur. Bunlar genellikle profesyonel tıp dilinde yazılırlar ve ilacın olası yan etkilerini belirtirler. Hastanın yazılanları anlaması çoğu zaman olanaksızdır. Bu nedenle bunların özel olarak hastalar için onların anlayabileceği bir dilde yazılmaları gerektiği görüşü giderek yaygınlık kazanmaktadır.
İlaçların Emilimi ve Dağılımı
İlacın eriyebilmesi ve bedende emilmesi bu maddenin kimyasal özelliklerine ve emilim yüzeyinin koşullarına bağlıdır. Su ve suda çözülen maddelerin emilimi ancak ince bağırsaklarda gerçekleşir. Kalın bağırsaklarda hemen hemen hiç emilim olmadığı halde rektum bu işlemde önemli bir rol oynar. İğne ile zerk edilen ilaçlar ise sindirim kanalından geçmeden bedene girerler ve çok daha çabuk emilirler, bu en hızlı olarak damardan, sonra kastan, en yavaş olarak da deri altından sağlanır. Ayrıca dilaltına yerleştirilen ilaçlar da hızlı emilirler. İlaçların dağılımı ise çoğunlukla bağırsaklardan kan yoluyla gerçekleşir. Bunların büyük bir kısmı karaciğere ulaşır, bazen safraya aktarılarak yeniden bağırsağa ve karaciğere geçerler. Rektumdan kullanılan ilaçlar karaciğere uğramadan doğrudan kan dolaşımına katılırlar.
İlacı Alma Biçimleri
Bir ilaç farklı biçimlerde alınabilir: sindirim sistemi yoluyla, mukozalar yoluyla, deri aracılığıyla ve zerk edilerek. Sindirim sistemi yoluyla ilaçlar ağızdan kolaylıkla içilirler. Ayrıca lavman şeklinde bağırsaklar ve fitil şeklinde rektuma da verilebilir. Solunum yoluyla bazı ilaçları içe çekerek ya da püskürterek almak olanağı vardır. Deri yoluyla kullanılan ilaçlar daha çok lokal etkili merhemleri kapsar. İdrar yolunun dışı kısmına dölyoluna ve gözde konjunktive uygulanan ilaçlar bu bölgelerdeki mukozalar aracılığıyla etki sağlarlar. İlacı şırınga ile zerk etmenin çeşitli yolları vardır: elde edilmek istenen etkinin süresi ve hızına göre deri altı, kas, damar iğnesi gibi. İlacın aldığı biçimler ise hapları, tozları, kapsülleri, tabletleri, şurupları, merhemleri, kremleri ve yakıları kapsar. Üstü kaplı olan draje mide suyu tarafından etkilenmeyen koruyucu bir tabaka ile kaplıdır ve bu nedenle ancak bağırsaklarda ayrışır. Dolayısıyla mide suyu tarafından etkisiz hale getirilen ya da mide duvarını tahriş eden ilaçlar draje şeklinde üretilir. Bir ilacın ismine 'retard' sözcüğü eklenirse, bu etkin maddenin tabletten ya da kapsülden yavaş yavaş salındığını gösterir. Bu durumda hapları bütün olarak yutmak gerekir.
 

Yaşam Devresi

 Doğacak Çocuk
 Doğacak Çocuk 2
 Düşük ve Kürtaj
 Doğum
 Yeni Doğmuş Bebek
Yeni Doğmuş Bebek Hastalıkları
 Bebek
 Bebeğin Beslenmesi
 Yuva Öncesi Dönem
 Yuva Dönemi
 Okul Çağındaki Çocuk
 Sorunlu Çocuklar
Ergenlik
 Cinsellik
 Kadın ve Erkek
 Üretken Dönem
 Doğum Kontrolü
 Gebelikte Kadın
Çocuksuzluk
 Yaşlılık
 Ölüm

İnsan Bedeni

 Baş ve Boyun
 Göğüs
 Karın
 Sırt
Kol ve Bacaklar
 Hücre, Doku ve Organlar
 Kalıtım
 Metabolizma
 Solunum
 Konuşma
 Konuşma Bozuklukları
Sindirim Sistemi
 Sindirim
 Sindirim Bozuklukları
 Dişler
 Kan Dolaşımı
 Kan
Kalp
 Dolaşım Bozuklukları
 Lenf Sistemi
 Bağışıklık
 Bağışıklık Bozuklukları
 Böbrekler ve İdrar Yolları
 Sinir Sistemi
Beyin
Bilinç Bozuklukları
 Omurilik
 Hormonlar
 Hormon Bezleri
 Hormon Bozuklukları
 Kemik ve Eklemler
 Kas Sistemi
Deri
 Göz
 Göz Bozuklukları
 Kulak
 Koku ve Tat Alma
 Cinsel Organlar
 Cinsel İlişki
 Cinsel İlişki Sorunları

Doktorlar

 Dr.Haydar Dümen
 Doç.Dr.Teoman Kadıoğlu
 Prof.Dr. Derin Kösebay
 Dr.Mehmet Öz

 

       Copyright © 2009-2012  www.saglikweb.com iletişim : admin@saglikweb.com

Sitemizde yayınlanan konular kesinlikle tedavi amaçlı değildir. Bilgilendirme amaçlıdır.

Bu site en iyi 1024x768 çözünürlükte görüntülenmektedir.

Sitemap / robot