|
|
|
Doktor, tıp bilimini uygulamak
amacıyla eğitilen bir uzmandır. Bu amaçla bir tıp fakültesinde
eğitim görür. Temel eğitimini bitiren doktora pratisyen denir.
Uzman ya da mütehassıs doktor ise belirli bir konuda eğitimini
sürdüren ve araştırmalar yapan doktordur. Hastaların giderek
daha çok bilgi sahibi olmaları nedeniyle doktorların konumu da
yavaş yavaş değişmektedir. Bilgi düzeyinin yükselmesi, kürtaj ve
hastanın acı çekmeden ölmesini sağlamak gibi tıbbi-ahlaksal
konuların yalnız doktorlar tarafından değil, yaygın bir biçimde
tartışılmasına olanak vermiştir. |
|
|
Doktor tıp bilimini uygulamaya yetkili olan kişidir. Bir
hastanın ilk başvurduğu doktor genellikle aile doktoru ya da
tanıdığı en yakın doktordur. Belirli bir konuda uzmanlaşmayan
doktora pratisyen doktor denir. Bir alanda daha çok bilgi
kazanan ve yeteneklerini geliştiren bir doktora ise uzman ya da
mütehassıs denir.
Doktor, üniversitede altı yıl süren bir eğitim görür. Eğitimin
son döneminde tıp öğrencisi stajyer doktor olarak eğitimine ek
olarak tedbirli bir eğitim kliniğinde daha üç-altı yıl arasında
çalışmaları gerekir. Üniversite eğitimi özellikle uzmanlaşmış
hastane doktorluğu için amaçlanmıştır. Uzmanlaşan doktorlar ve
üniversiteyi yeni bitirenler isterlerse serbest de
çalışabilirler. Bütün doktorlar mesleğe başlamadan önce Hipokrat
yemini ederler. Bu yemin tüm tıbbi eylemlerinin temel ilkelerini
belirtir. Diğer şeylerin yanı sıra şunu da söyler: "İnsan
yaşamını olanaklı olduğu her zaman ve her yerde sürdürmek
kurtarmak ve uzatmak bir doktorun görevidir." Bugün bu yemin
daha çok yaşamın insanı bir biçimde sürdürülmesi anlamında
yorumlanmak eğilimindedir. Bu özellikle kürtaj ve iyileşmeyecek
ve acı çeken hastalara acısız ölüm sağlanması açısından
geçerlidir. Tıp olanakları ve toplumsal değerler hızla
değiştiğine göre, bu kavram ilgili herkes (doktorlar, hastalar,
vb.) arasında sürekli bir tartışmaya yol açmaktadır. |
|
|
|
Hipokrat, doktorluğun gelişmesine büyük katkıda bulunmuş olan
Yunanlı bir doktordur. Bir hastalığı tedaviye girişmeden önce
hastayı iyice incelemeyi, hastalığın nedenini araştırmayı
savunmuş olan Hipokrat tıpta gözlem ve muayenenin, klinik
tedavisinin temellerini atmıştır. Uyguladığı yöntemler, yazdığı
kitaplarla tıbbın babası ününü kazanmıştır. İlkel toplumlarda
doktorluk büyücülük ve din adamlığıyla birlikte uygulanırdı.
Tarih öncesi toplumlarda kırık ve çıkıkların tedavi edildiğini:
yara ve iltihaplara cerrahi müdahale yapıldığını kol ve bacağın
kesilebildiğini; bademcik, sünnet ve mesane taşı ameliyatları
yapıldığını; hatta kafatasının ameliyatla açıldığını doğrulayan
bazı belgeler vardır.
Dünyamızın en eski uygarlıkları sayılan Sümer, Çin, Hint, Mısır
ve İbrani toplumları doktorluk alanında ilginç çalışmalar yapmış
ve ilerlemeler kaydetmişlerdir. Ortaçağ'da ise İslam ve Türk
toplumlarında doktorluk büyük bir gelişme göstermiştir. İbni
Rüşt, İbni Sina gibi ünlü doktorların yapıtları Yunanca ve
Latinceye çevrilerek Avrupa ülkelerinde başvuru kitapları
arasında yer almışlardır.
|
Ülkemizde pek
yaygınlık kazanmamış olmasına karşın bütün doktorlar içinde
hastaya ve hastanın toplumsal çevresine en yakın olan kişi aile
doktorudur. Aile doktoru, hastalanan kişinin ilk olarak
başvurduğu doktordur; çoğu zaman bir pratisyendir. Olanaklı ise
kendisi tedavi eder, değilse bir uzmana gönderir. Eskiden tıp
dünyasında pratisyenler genellikle küçümsenirdi. Bugün ise
özellikle Batı toplumlarında, uğraştıkları özel psikolojik ve
toplumsal sorunlarla birlikte aile dostluğu mesleğini yürüten
prasityen doktorların son derece değerli olduğu kabul
edilmektedir.
Gittikçe daha çok insan aile doktorlarına başvurmaktadır. Aile
doktoru hastayla her açıdan ilgilendiğinden bir konuşmayı,
hastanın psikolojik ve toplumsal sorunlarını kolaylıkla ortaya
çıkaracak bir biçimde yönetmeyi bilir. Buna ek olarak, bazen bir
hastanın yaşam standartlarını değiştirmeye zorlayan koşulların
bazı iş durumlarının ve yaşlıların toplumsal sorunlarının yanı
sıra eğitim sorunlarını da anlayabilmelidir. Ayrıca, bir aile
doktorunun görevlerinden birisi hastalıkları önlemeye yardımcı
olması da önemlidir.
Araştırmalar baş ağrısı, sırt ağrısı, yorgunluk ve baş dönmesi
gibi belirtilerin gittikçe daha sık görüldüğünü ortaya
koymaktadır. Genel olarak bu belirtiler günümüzün yaşam ve
çalışma koşullarında artan gerilim ve baskının bir sonucu olarak
ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle doktorun hastasını her yönüyle
tam olarak tanıması ideal bir yaklaşımdır. Bu durum doktorun
hastalarının çoğunlukla açık seçik bir nedeni olmayan
rahatsızlıklarını saptamasını kolaylaştırır. Gittikçe daha çok
insan aile doktorlarının önem kazanmasının sağlık açısından bir
gelişme sağlayacağına ve sağlık bakımı masraflarında hastaneye
yatan insan sayısında bir azalmaya yol açacağına inanmaktadır.
Küçük hastaneler, klinikler, dispanserler ve sağlık
merkezlerinde değişik alanlardaki sağlık bakımcıları eşgüdümlü
bir tıbbi yardım sağlarlar. Bu merkezlerde doktorların yanı sıra
hemşireler, ebeler, radyologlar, laboratuar uzmanları gibi
uzmanlar da bulunur. |
Bir doktor belirli
alanlarda (cerrahlık, dâhiliye, göz ve göz hastalıkları, doğum
uzmanlığı gibi) uzmanlaşabilir. Özellikle son yıllarda kalp
cerrahisi, metabolik hastalıklar, mide-bağırsak hastalıkları ve
alerjik hastalıklar gibi çok dar alanlarda uzmanlaşmaya
(süper-uzmanlaşma) doğru bir eğilim güç kazanmıştır.
Tıp bilgisini sürekli artması nedeniyle bu uzmanlaşma
durmayacaktır. Tek bir kişinin dâhiliye ve cerrahlık gibi geniş
uzmanlık alanlarında olup biten her şey hakkında tam bir bilgi
sahibi olması olanaksızdır. Öte yandan, bir hastanın tüm
bakımının tek bir doktor tarafından üstlenilmesi giderek
azalmaktadır. Uzman kendi alanı dışında kalan sağlık konularıyla
ilişkisini gittikçe daha çok kaybetmektedir. Ayrıca psikolojik
ya da toplumsal sorunlara yeterince ilgi gösterebilmesi de
olanaksızdır. Bu nedenle bir uzmanın bir hastayı değil, yalnızca
bir organı tedavi eden bir teknisyene dönüşme riski vardır. |
|
Toplumsal Tıp (Halk Sağlığı) |
| Toplumsal tıp ya
da halk sağlığı konusu farklı bir uzmanlığı kapsamaktadır.
Kabaca şu alanları kapsar: iş ve işgücü doktorluğu, sigorta
doktorluğu, gençlik sağlık bakımı ve genel sağlık bakımı.
Toplumsal doktorluk bir bölümü pratik uygulamaya yönelik olmak
üzere kuramsal ve bilimsel kısımlara ayrılabilir. Uygulamaya
yönelik kısmı yalnızca toplumsal doktorlara özgü değildir. Her
doktor düzenli olarak toplumsal sorunlarla karşılaşır. Bu
nedenle tıp eğitiminde bu alana giderek daha çok önem
verilmektedir. Gençlik sağlık bakımının özel bir bölümü okul
sağlık bakımıdır. Okul doktorunun işlevleri öğrencilerin düzenli
olarak muayene edilmesini, okul sağlık bakımının sürdürülmesini
ve sağlık koşullarının sağlanmasını kapsar. Daha çok Batı
toplumlarından gelişmiş olan sanayi doktorluğu ise işçilerin
sağlığı, çalışma koşulları, çalışma ortamı gibi konularla
ilgilenir. Belirli sayıda işçi çalıştıran işyerleri bir doktor
bulundurmak zorundadır. Bu doktorların başlıca görevi sağlığı
koruyucu, hastalık ve kazaları önleyici çalışmaları yürütmektir. |
Giderek daha çok
sayıda insan sağlık bakımını ve işlevlerini değerlendirmektedir.
Eskiden tıp bilimi hakkında olumsuz bir etki yaratabilecek olan
olayların (anestezi hataları, yanlış ilaç verilmesi vb.)
yalnızca doktorları ilgilendiren konular olduğu düşünülürdü.
Oysa günümüzde bu tür yanılmalar kamuoyunca tartışılmakta ve
bazen doktorların hataları nedeniyle yasal soruşturmalar
açılmaktadır. Tıp konuları ve sağlık bakımına ilişkin geniş
çaplı bilgi ancak son yıllarda ortaya çıkmaya başladı (TV ve
basın aracılığıyla). Hastalar kendi durumlarını daha iyi
anlamakta ve bu nedenle kendi tedavilerine daha çok katılmak
istemektedirler. Ancak doktor-hasta ilişkisinde bu işbirliği
henüz pek gerçekleşmemiştir. Doktorun kesin söz sahibi olduğu
doktor-hasta ilişkisine batı ülkelerindeki bazı doktorlar karşı
çıkmaktadır. Bu doktorların görüşlerini özellikle genç doktorlar
desteklemektedir.
Bu görüşe göre doktorlar, özellikle hastalıkları toplumsal
etmenlerden kaynaklanan kişilere gerçek bir tedavi
uygulamaksızın, onların yalnızca topluma uymalarını
sağlamaktadırlar. Yine bu görüşe göre, bu durum doktorlara özgün
bir konum kazandırmaktadır. Toplumun tıp ve sağlık konusunda
yeterince eğitilmemiş olmasının yanı sıra tıp çevresinin
sürdürmekte direndiği terminolojik yabancılaşma, bu konumun
yarattığı anlamsız otoriteyi pekiştirmektedir.
Konuyla ilgili eğitim yeterince yaygınlaştırılıp
geliştirilmediği ve tıbbın toplumsallaşmadığı bir ortamda
doktorun bu konumu genel tabloya tam tamına uymaktadır. |
| Doktorun görevini
desteklemek ve ona yardımcı olmak amacıyla yan-tıbbi meslekler
gelişmiştir. Fizik tedavi, uğraşı tedavisi, ağır sağlık bakımı,
perhiz (diyet) uzmanlığı ve konuşma eğitimidir. Özellikle fizik
tedavi son birkaç yılda daha çok önem kazanmış ve fiziksel
hareket kusurlarının düzeltme, romatizma ve sinir hastalıkları
alanlarında genellikle kabul edilen bir tedavi yöntemi olmuştur.
Uğraşı tedavisi hastaların fiziksel ve akli iyileşmelerine
katkıda bulunacak bir iş biçimi demektir. Bunun için birkaç
teknik vardır. Ağız sağlık bakım uzmanı diş doktorluğu alanında
teknik yardım sağlar. |
|
|