Sağlık web sayfamıza hoşgeldiniz !!!!

 

Kategoriler

 Ana Sayfa
 Hastalıklar
 İncelemeler
 Çocuk Sağlığı
 Sağlıklı Yaşam
 Tedavi Önerileri
 Yaşlılık
 Psikoloji
 İlkyardım
 Tıp Sözlüğü
 Sağlık Bilgileri
 Sağlığımız
İlaçlar
 Şifalı Bitkiler
Hastaneler
 Sağlıklı Yemek Tarifleri

Sağlık

 İnsan ve Çevresi
 Sağlık Bilgisi
 Beslenme
 Vitaminler
Zayıflama
 Egzersiz
Beden Bakımı
 Ağız Sağlığı
 Uyku
 Kötü Alışkanlıklar
 Tütün
Alkol
Uyuşturucular
Uyarıcılar

Başlıca Hastalıklar

Doğuştan Hastalıklar
Enfeksiyöz Hastalıklar
Ruhsal Hastalıklar
Depresyon
Nevroz
Psikoz
Ateş
İltihaplanma
Yaralar
Urlar
Kanser
Ödem
Mide-Bağırsak Hastalıkları
Damar Hastalıkları
Kan Hastalıkları
Böbrek ve İdrar Yolu
Sinir Hastalıkları
Beyin Hastalıkları
Solunum Sistemi Hastalıkları
Omurilik Hastalıkları
Kemik ve Eklem Hastalıkları
Kas Hastalıkları
Deri Hastalıkları
Kalp Hastalıkları
Kulak Hastalıkları
Cinsel Hastalıklar

Tedavi

İlk Yardım
Doktor
Muayene
Radyolojik Muayene
İlaçlar
Ağrının dindirilmesi
Ruhsal Etkili İlaçlar
Antibiyotikler
Hastane
Ameliyat
Doku ve Organ Nakli
Radyoterapi
Diş Tedavisi
Psikiyatrik Tedavi
Doğal Tedavi
Homeopati
Akupunktur

 
 
Ameliyat
Ameliyat bedende açılan bir kesik (şak) yoluyla hasta bir organa ulaşılmasının sağlandığı tıbbî bir müdahaledir. Bir ameliyatın başarılı olabilmesi için, ameliyat öncesi ve sonrası bakım en azından ameliyatın kendisi kadar önemlidir. Bir ameliyat için hazırlık ameliyatın olacağı günden bir gün önce başlar. Ameliyat sonrası bakım ise birkaç günden ağır ameliyatlarda birkaç haftaya kadar değişir. Günümüzde birçok hastanede özel olarak eğitilmiş bakıcı personelin bulunduğu ayrı ameliyat sonrası koğuşları vardır. Beden üzerinde yapılan müdahaleyle ilişkili olan tıp uzmanlığına cerrahlık denir.
  
 

Ameliyat tıbbi bir müdahaledir. Ameliyat sırasında cerrah bedenin hasta ya da yaralı olan kısmına ulaşmak için bedende bir kesik açar. Bir ameliyat genellikle bir ekip tarafından gerçekleştirilir. Bir ameliyat ekibinde cerrahlar (ameliyatı yapan cerrah ve asistanlar), ameliyat araçlarını doktora verip alan bir ya da iki ameliyat hemşiresi, dolaşan bir hemşire ve hastaya narkoz veren ve ameliyat sırasında hastayı gözlemleyen bir anestezist bulunur. Tüm ekip steril giysiler giyer, eldiven ve maske takar.

Ameliyata Hazırlık
Ani bir ameliyat söz konusu olmadığı zaman, hastanın ameliyat öncesinde genel durumunun iyi olmasına çalışılır. Ameliyattan bir gün önce bazı hazırlıklar yapılır. Önce hastanın kan ve idrarı incelenir ve hasta yıkanır. Enfeksiyonun önlenmesi açısından derinin temiz olması önemlidir. Ameliyatın yapılacağı bölgedeki deri tıraş edilir. Çoğu kez bağırsakların boşaltılması için müshil verilir (örneğin bağırsak ameliyatlarında), bunun bir başka yararı da hastanın ameliyat sonrası birkaç gün hiç dışkı çıkarmamasıdır. Ameliyattan bir gün önceki akşam yemeğinde çok az ve kolaylıkla sindirilebilen bir yemek yenir. Bundan sonra ise hiç bir şey yenmez. Hastanın geceyi sakin geçirebilmesi için bir yatıştırıcı ya da bir uyku hapı verilir.
  
 
Ameliyat günü: Ameliyat gününde hasta bir kez yıkanır ve yapılacak ameliyatın türüne göre şu hazırlıklar yer alır:

1. İdrara çıkarak ya da bir sonda ile mesane boşaltılır.

2. Mide temizlenir ve burundan mideye bir sonda sokulur (bağırsak ameliyatlarında).

3. Özel ameliyathane giysileri giyilir.

Ameliyattan birkaç saat önce ilaç verilerek solunum kanalındaki tükürük ve mukus salgılanmasının azaltılmasına çalışılır. Anesteziyi kolaylaştırmak için güçlü yatıştırıcılar verilir. Ameliyat başlamadan önce, ameliyathaneye götürülen hasta narkoz verilerek hafifçe kendinden geçmesi sağlanır. Bu evrede kaslar gevşer ve ağrının algılanması faaliyeti azalır. Aynı anda hastaya kan ya da serum verilmesini kolaylaştırmak amacıyla hastanın birkaç damarına iğne bağlanır.

Ameliyat odasında hasta uygun durumda ameliyat masasına yatırılır. Hastanın yatış durumu ameliyatın yapılacağı yere göre değişir. Ameliyat yapılacak bölgedeki deriye tentürdiyot ya da bir başka mikrop öldürücü (antiseptik) madde sürülür ve mikroplardan arındırılmış bir bez ile bu bölge ayrılır. Bu durum tüm ameliyat boyunca korunmalıdır. Mikropları öldürücü tüm bu önlemlere antisepsis denir. Bir tek mikrobun bulunmasına bile tahammül gösteremeyen bir ameliyata aseptik ameliyat denir. Ameliyat araçlarının mikroplardan arındırılması (sterilize edilmesi) için bunlar önceden kaynatılır. Bezler, yatak takımları ve sargı bezleri de hep sterildir.
Ameliyat
Ameliyat derinin kesilmesiyle başlar. Daha sonra, ameliyatın niteliğine göre daha derin tabakalara inilir. Kan kaybının kısıtlı olması ve iyi bir iyileşme sürecinin sağlanması için olanaklı olduğu ölçüde az dokuya dokunulur. Bu nedenle bir kez deri kesildikten sonra, artık bıçak kullanılmaz, bunun yerine kör bir makas kullanılması yeğlenir. Herhangi bir kanama durdurulur. Bu, kan damarını bağlayan pıhtılaşma sağlamak üzere yakan (koterize eden) ya da gazlı bez ile kanamayı geçici olarak durduran (tamponlama) asistanın görevidir. Gerekirse bir emme tüpü ile kan dışarı alınır. Asıl ameliyatı bir cerrah yapar. Herhangi bir kanamanın durdurulmasının yanı sıra, aracı tutmak ve gerekirse organları kaldırmak da birinci asistanın görevidir. Yarayı olanaklı olduğu derecede açık tutmak ise diğer asistanın görevidir. Ameliyat hemşiresi ameliyat aletlerinin verilip alınmasından sorumludur, dolaşan hemşire ise gaz bezinin verilmesi, düşen şeylerin kaldırılması gibi tüm diğer şeylerden sorumludur. Ameliyat yaranın tabaka tabaka özenle dikilerek kapatılmasıyla sona erer. Bunu genellikle birinci asistan yapar. Dikiş malzemesi genellikle bir iğneyi, ipek, naylon iplikleri ve katgüt'ü kapsar. Katgüt, bedende sindirilebilmesi için özel bir biçimde işlenmiş olan kedi bağırsağından günümüzde koyun bağırsağından yapılan ipliktir. Böylece sonradan dikişlerin alınması gerekmez. Bir akciğer lobunun alınmasından sonra bir bronş borusunun kapatılması gibi bir durumda ya da dikiş üzerine çok fazla gerilim bineceği zaman, dikiş için naylon gibi kopmayan bir dikiş malzemesi kullanılır. Dikilen yararın üstü kapatılır ve sargılanır. Genellikle kan ya da sıvının süzülmesi için küçük bir tüp sokulur. Hasta, narkozun etkisi geçmeye başlayınca odasına, bazı hastanelerde ise özel bir koğuşa alınır ve burada hastanın kendine gelmesi sağlanır.
Ameliyat Sonrası Bakım
Akciğerlerin, solunum sisteminin ve kalbin çalışması incelenir. Solunum yollarını açık tutmak, hastanın dilinin geriye kaymasını önlemek ve dudakları aralık tutmak için anestezist ağza küçük bir tüp sokar. Hasta kendine gelir gelmez, öksürerek tüpü düşürebilir ya da kendisi tüpü çekebilir. Gerekirse oksijen verilir ve kalbin çalışması uyarılır.

Önemli ameliyatlardan sonra hasta özel bir gözlem odasına (genellikle yoğun bakım biriminde bulunan) getirilir. Burada, ortaya çıkabilecek komplikasyonları gidermek için gerekli olan farklı aygıtlar bulunur. Ameliyattan sonra hasta genellikle sırt üstü (çocuklar yüzükoyun) yatağa yatırılır. Yatağın ayakucu hafifçe kaldırılarak başa giden kan akımının artması sağlanır. Akciğerlerde ya da kan dolaşımında herhangi bir komplikasyonu önlemek için hastanın olabildiğince çabuk ayağa kalkmasına çalışılır. Bedenin sıvı kaybı nedeniyle birçok insan bir ameliyattan sonra susar. Bu durumda ameliyattan birkaç saat sonra hastanın çay içmesine izin verilir. Ameliyattan sonraki gün hastanın kolaylıkla sindirilebilen şeyler yemesine izin verilir ve dört gün kadar sonra hasta normal yiyecekler yemeğe başlayabilir. Dikişler bir hafta sonra alınır.
Ameliyat Türleri
Cerrahlıkta özel cerrahi müdahaleler arasında bazı ayırımlar yapılır. Bir kol, bacak ya da bedenin bir başka kısmı kesildiği zaman buna organ kesme ameliyatı (ampütasyon) denir. Hatalı kan dolaşımı nedeniyle bir bacağın kesilmesinin gerekmesi ya da kanser oluşması nedeniyle bir memenin kesilmesi bu ameliyat türünün bazı örnekleridir. Bir organın alındığı ameliyatlar bu ameliyatlara izale edici ameliyat denir. Mide ve dalağın alındığı ameliyatlar bu ameliyat türünün örnekleridir. Bazı ameliyatlarda ise organın yalnızca bir kısmı alınır. Örneğin mide ülserinde, mide delinmesinde ya da mide kanserinde midenin yalnızca bir kısmı alınır. Genel olarak bir sözcüğün sonuna gelen 'ektomi' takısı, bir şeyin kesilip çıkarılması anlamına gelir. Örneğin 'nefrektomi' bir böbreğin alınması 'kolesistektomi' ise safra kesesinin alınması demektir. Akciğer ameliyatlarında kullanılan 'lobektomi' terimi genellikle kronik bir iltihaplanma süreci ya da akciğer kanseri nedeniyle bir akciğer lobunun alınması anlamına gelir. Tüm akciğer alınmışsa, buna 'pnömektomi' denir. Bir sözcüğün sonuna gelen 'tomi' takısı ise kesme demektir. Bunun bir örneği 'lobotomi': beynin bir lobunun kesilmesidir. Aynı terim belirli beyin lopları arasındaki bağ liflerinin kesilmesi için de kullanılır. Hasta bir yerin alınmasına kesip çıkarma (ekzisyon) denir.

Bazı cerrahi müdahaleler hasta organa ulaşılma biçimine göre isimlendirilirler. Karnın açılması halinde buna 'laparotomi' denir. Cerrah kalbe, akciğerlere ve yemek borusunun üst kısmına ulaşmak istiyorsa, göğsün açılması gerekir. Bu amaçla yapılan ameliyata toraktomi' denir.

Bir hastanın bir hastalıktan ya da bir bozukluktan kurtulabilmesi amacıyla yapılan ameliyatların yanı sıra, hastanın bozulmuş olan görünüşünü değiştirmek ya da asıl görünüşünü hastanın istediği biçimde değiştirmek amacıyla da yapılan cerrahi müdahaleler vardır. Bunlar plastik cerrahi alanına girerler. Bu alanın yaygın bir bölümünü estetik cerrahi (düzeltici cerrahi) oluşturur. Düzeltmek amacıyla yapılan bu tür ameliyatların başında göğüs düzeltilmesi (meme plastiği), sarkık yüz derisinin gerilmesi (yüz gerilmesi) ve karın duvarında, burunda ve kulakta yapılan değişiklikler gelir.

Ponksiyon, incelenmeler sırasında genellikle bedenin sıvı dolu boşluklarının boş bir iğne ile delinerek bu sıvıdan çekilmesidir. Biyopside ise dokudan bir parça alınır.
 

Yaşam Devresi

 Doğacak Çocuk
 Doğacak Çocuk 2
 Düşük ve Kürtaj
 Doğum
 Yeni Doğmuş Bebek
Yeni Doğmuş Bebek Hastalıkları
 Bebek
 Bebeğin Beslenmesi
 Yuva Öncesi Dönem
 Yuva Dönemi
 Okul Çağındaki Çocuk
 Sorunlu Çocuklar
Ergenlik
 Cinsellik
 Kadın ve Erkek
 Üretken Dönem
 Doğum Kontrolü
 Gebelikte Kadın
Çocuksuzluk
 Yaşlılık
 Ölüm

İnsan Bedeni

 Baş ve Boyun
 Göğüs
 Karın
 Sırt
Kol ve Bacaklar
 Hücre, Doku ve Organlar
 Kalıtım
 Metabolizma
 Solunum
 Konuşma
 Konuşma Bozuklukları
Sindirim Sistemi
 Sindirim
 Sindirim Bozuklukları
 Dişler
 Kan Dolaşımı
 Kan
Kalp
 Dolaşım Bozuklukları
 Lenf Sistemi
 Bağışıklık
 Bağışıklık Bozuklukları
 Böbrekler ve İdrar Yolları
 Sinir Sistemi
Beyin
Bilinç Bozuklukları
 Omurilik
 Hormonlar
 Hormon Bezleri
 Hormon Bozuklukları
 Kemik ve Eklemler
 Kas Sistemi
Deri
 Göz
 Göz Bozuklukları
 Kulak
 Koku ve Tat Alma
 Cinsel Organlar
 Cinsel İlişki
 Cinsel İlişki Sorunları

Doktorlar

 Dr.Haydar Dümen
 Doç.Dr.Teoman Kadıoğlu
 Prof.Dr. Derin Kösebay
 Dr.Mehmet Öz

 

       Copyright © 2009-2012  www.saglikweb.com iletişim : admin@saglikweb.com

Sitemizde yayınlanan konular kesinlikle tedavi amaçlı değildir. Bilgilendirme amaçlıdır.

Bu site en iyi 1024x768 çözünürlükte görüntülenmektedir.

Sitemap / robot