|
|
|
Ameliyat bedende açılan bir kesik
(şak) yoluyla hasta bir organa ulaşılmasının sağlandığı tıbbî
bir müdahaledir. Bir ameliyatın başarılı olabilmesi için,
ameliyat öncesi ve sonrası bakım en azından ameliyatın kendisi
kadar önemlidir. Bir ameliyat için hazırlık ameliyatın olacağı
günden bir gün önce başlar. Ameliyat sonrası bakım ise birkaç
günden ağır ameliyatlarda birkaç haftaya kadar değişir.
Günümüzde birçok hastanede özel olarak eğitilmiş bakıcı
personelin bulunduğu ayrı ameliyat sonrası koğuşları vardır.
Beden üzerinde yapılan müdahaleyle ilişkili olan tıp uzmanlığına
cerrahlık denir. |
|
|
|
Ameliyat tıbbi bir müdahaledir. Ameliyat sırasında cerrah
bedenin hasta ya da yaralı olan kısmına ulaşmak için bedende bir
kesik açar. Bir ameliyat genellikle bir ekip tarafından
gerçekleştirilir. Bir ameliyat ekibinde cerrahlar (ameliyatı
yapan cerrah ve asistanlar), ameliyat araçlarını doktora verip
alan bir ya da iki ameliyat hemşiresi, dolaşan bir hemşire ve
hastaya narkoz veren ve ameliyat sırasında hastayı gözlemleyen
bir anestezist bulunur. Tüm ekip steril giysiler giyer, eldiven
ve maske takar.
|
| Ani
bir ameliyat söz konusu olmadığı zaman, hastanın ameliyat
öncesinde genel durumunun iyi olmasına çalışılır. Ameliyattan
bir gün önce bazı hazırlıklar yapılır. Önce hastanın kan ve
idrarı incelenir ve hasta yıkanır. Enfeksiyonun önlenmesi
açısından derinin temiz olması önemlidir. Ameliyatın yapılacağı
bölgedeki deri tıraş edilir. Çoğu kez bağırsakların boşaltılması
için müshil verilir (örneğin bağırsak ameliyatlarında), bunun
bir başka yararı da hastanın ameliyat sonrası birkaç gün hiç
dışkı çıkarmamasıdır. Ameliyattan bir gün önceki akşam yemeğinde
çok az ve kolaylıkla sindirilebilen bir yemek yenir. Bundan
sonra ise hiç bir şey yenmez. Hastanın geceyi sakin
geçirebilmesi için bir yatıştırıcı ya da bir uyku hapı verilir. |
|
|
Ameliyat
günü: Ameliyat gününde
hasta bir kez yıkanır ve yapılacak ameliyatın türüne göre şu
hazırlıklar yer alır:
1. İdrara çıkarak ya da bir sonda ile mesane boşaltılır.
2. Mide temizlenir ve burundan mideye bir sonda sokulur
(bağırsak ameliyatlarında).
3. Özel ameliyathane giysileri giyilir.
Ameliyattan birkaç saat önce ilaç verilerek solunum kanalındaki
tükürük ve mukus salgılanmasının azaltılmasına çalışılır.
Anesteziyi kolaylaştırmak için güçlü yatıştırıcılar verilir.
Ameliyat başlamadan önce, ameliyathaneye götürülen hasta narkoz
verilerek hafifçe kendinden geçmesi sağlanır. Bu evrede kaslar
gevşer ve ağrının algılanması faaliyeti azalır. Aynı anda
hastaya kan ya da serum verilmesini kolaylaştırmak amacıyla
hastanın birkaç damarına iğne bağlanır.
Ameliyat odasında hasta uygun durumda ameliyat masasına
yatırılır. Hastanın yatış durumu ameliyatın yapılacağı yere göre
değişir. Ameliyat yapılacak bölgedeki deriye tentürdiyot ya da
bir başka mikrop öldürücü (antiseptik) madde sürülür ve
mikroplardan arındırılmış bir bez ile bu bölge ayrılır. Bu durum
tüm ameliyat boyunca korunmalıdır. Mikropları öldürücü tüm bu
önlemlere antisepsis denir. Bir tek mikrobun bulunmasına bile
tahammül gösteremeyen bir ameliyata aseptik ameliyat denir.
Ameliyat araçlarının mikroplardan arındırılması (sterilize
edilmesi) için bunlar önceden kaynatılır. Bezler, yatak
takımları ve sargı bezleri de hep sterildir. |
| Ameliyat derinin
kesilmesiyle başlar. Daha sonra, ameliyatın niteliğine göre daha
derin tabakalara inilir. Kan kaybının kısıtlı olması ve iyi bir
iyileşme sürecinin sağlanması için olanaklı olduğu ölçüde az
dokuya dokunulur. Bu nedenle bir kez deri kesildikten sonra,
artık bıçak kullanılmaz, bunun yerine kör bir makas kullanılması
yeğlenir. Herhangi bir kanama durdurulur. Bu, kan damarını
bağlayan pıhtılaşma sağlamak üzere yakan (koterize eden) ya da
gazlı bez ile kanamayı geçici olarak durduran (tamponlama)
asistanın görevidir. Gerekirse bir emme tüpü ile kan dışarı
alınır. Asıl ameliyatı bir cerrah yapar. Herhangi bir kanamanın
durdurulmasının yanı sıra, aracı tutmak ve gerekirse organları
kaldırmak da birinci asistanın görevidir. Yarayı olanaklı olduğu
derecede açık tutmak ise diğer asistanın görevidir. Ameliyat
hemşiresi ameliyat aletlerinin verilip alınmasından sorumludur,
dolaşan hemşire ise gaz bezinin verilmesi, düşen şeylerin
kaldırılması gibi tüm diğer şeylerden sorumludur. Ameliyat
yaranın tabaka tabaka özenle dikilerek kapatılmasıyla sona erer.
Bunu genellikle birinci asistan yapar. Dikiş malzemesi
genellikle bir iğneyi, ipek, naylon iplikleri ve katgüt'ü
kapsar. Katgüt, bedende sindirilebilmesi için özel bir biçimde
işlenmiş olan kedi bağırsağından günümüzde koyun bağırsağından
yapılan ipliktir. Böylece sonradan dikişlerin alınması gerekmez.
Bir akciğer lobunun alınmasından sonra bir bronş borusunun
kapatılması gibi bir durumda ya da dikiş üzerine çok fazla
gerilim bineceği zaman, dikiş için naylon gibi kopmayan bir
dikiş malzemesi kullanılır. Dikilen yararın üstü kapatılır ve
sargılanır. Genellikle kan ya da sıvının süzülmesi için küçük
bir tüp sokulur. Hasta, narkozun etkisi geçmeye başlayınca
odasına, bazı hastanelerde ise özel bir koğuşa alınır ve burada
hastanın kendine gelmesi sağlanır. |
Akciğerlerin,
solunum sisteminin ve kalbin çalışması incelenir. Solunum
yollarını açık tutmak, hastanın dilinin geriye kaymasını önlemek
ve dudakları aralık tutmak için anestezist ağza küçük bir tüp
sokar. Hasta kendine gelir gelmez, öksürerek tüpü düşürebilir ya
da kendisi tüpü çekebilir. Gerekirse oksijen verilir ve kalbin
çalışması uyarılır.
Önemli ameliyatlardan sonra hasta özel bir gözlem odasına
(genellikle yoğun bakım biriminde bulunan) getirilir. Burada,
ortaya çıkabilecek komplikasyonları gidermek için gerekli olan
farklı aygıtlar bulunur. Ameliyattan sonra hasta genellikle sırt
üstü (çocuklar yüzükoyun) yatağa yatırılır. Yatağın ayakucu
hafifçe kaldırılarak başa giden kan akımının artması sağlanır.
Akciğerlerde ya da kan dolaşımında herhangi bir komplikasyonu
önlemek için hastanın olabildiğince çabuk ayağa kalkmasına
çalışılır. Bedenin sıvı kaybı nedeniyle birçok insan bir
ameliyattan sonra susar. Bu durumda ameliyattan birkaç saat
sonra hastanın çay içmesine izin verilir. Ameliyattan sonraki
gün hastanın kolaylıkla sindirilebilen şeyler yemesine izin
verilir ve dört gün kadar sonra hasta normal yiyecekler yemeğe
başlayabilir. Dikişler bir hafta sonra alınır. |
Cerrahlıkta özel
cerrahi müdahaleler arasında bazı ayırımlar yapılır. Bir kol,
bacak ya da bedenin bir başka kısmı kesildiği zaman buna organ
kesme ameliyatı (ampütasyon) denir. Hatalı kan dolaşımı
nedeniyle bir bacağın kesilmesinin gerekmesi ya da kanser
oluşması nedeniyle bir memenin kesilmesi bu ameliyat türünün
bazı örnekleridir. Bir organın alındığı ameliyatlar bu
ameliyatlara izale edici ameliyat denir. Mide ve dalağın
alındığı ameliyatlar bu ameliyat türünün örnekleridir. Bazı
ameliyatlarda ise organın yalnızca bir kısmı alınır. Örneğin
mide ülserinde, mide delinmesinde ya da mide kanserinde midenin
yalnızca bir kısmı alınır. Genel olarak bir sözcüğün sonuna
gelen 'ektomi' takısı, bir şeyin kesilip çıkarılması anlamına
gelir. Örneğin 'nefrektomi' bir böbreğin alınması 'kolesistektomi'
ise safra kesesinin alınması demektir. Akciğer ameliyatlarında
kullanılan 'lobektomi' terimi genellikle kronik bir iltihaplanma
süreci ya da akciğer kanseri nedeniyle bir akciğer lobunun
alınması anlamına gelir. Tüm akciğer alınmışsa, buna 'pnömektomi'
denir. Bir sözcüğün sonuna gelen 'tomi' takısı ise kesme
demektir. Bunun bir örneği 'lobotomi': beynin bir lobunun
kesilmesidir. Aynı terim belirli beyin lopları arasındaki bağ
liflerinin kesilmesi için de kullanılır. Hasta bir yerin
alınmasına kesip çıkarma (ekzisyon) denir.
Bazı cerrahi müdahaleler hasta organa ulaşılma biçimine göre
isimlendirilirler. Karnın açılması halinde buna 'laparotomi'
denir. Cerrah kalbe, akciğerlere ve yemek borusunun üst kısmına
ulaşmak istiyorsa, göğsün açılması gerekir. Bu amaçla yapılan
ameliyata toraktomi' denir.
Bir hastanın bir hastalıktan ya da bir bozukluktan
kurtulabilmesi amacıyla yapılan ameliyatların yanı sıra,
hastanın bozulmuş olan görünüşünü değiştirmek ya da asıl
görünüşünü hastanın istediği biçimde değiştirmek amacıyla da
yapılan cerrahi müdahaleler vardır. Bunlar plastik cerrahi
alanına girerler. Bu alanın yaygın bir bölümünü estetik cerrahi
(düzeltici cerrahi) oluşturur. Düzeltmek amacıyla yapılan bu tür
ameliyatların başında göğüs düzeltilmesi (meme plastiği), sarkık
yüz derisinin gerilmesi (yüz gerilmesi) ve karın duvarında,
burunda ve kulakta yapılan değişiklikler gelir.
Ponksiyon, incelenmeler sırasında genellikle bedenin sıvı dolu
boşluklarının boş bir iğne ile delinerek bu sıvıdan
çekilmesidir. Biyopside ise dokudan bir parça alınır. |
|
|