Sağlık web sayfamıza hoşgeldiniz !!!!

 

Kategoriler

sol menü ok Ana sayfa
sol menü ok Hastalıklar
sol menü ok İncelemeler
sol menü ok Çocuk Sağlığı
sol menü ok Sağlıklı Yaşam
sol menü ok Tedavi Önerileri
sol menü ok Yaşlılık
sol menü ok Psikoloji
sol menü ok İlkyardım
sol menü ok Tıp Sözlüğü
sol menü ok Sağlık Bilgileri
sol menü ok Sağlığımız
sol menü ok İlaçlar
sol menü ok Şifalı Bitkiler
sol menü ok Hastaneler
sol menü ok Sağlıklı Yemek Tarifleri

Sağlık

sol menü ok İnsan ve Çevresi
sol menü ok Sağlık Bilgisi
sol menü ok Beslenme
sol menü ok Vitaminler
sol menü ok Zayıflama
sol menü ok Egzersiz
sol menü ok Beden Bakımı
sol menü ok Ağız Sağlığı
sol menü ok Uyku
sol menü ok Kötü Alışkanlıklar
sol menü ok Tütün
sol menü ok Alkol
sol menü ok Uyuşturucular
sol menü ok Uyarıcılar

Başlıca Hastalıklar

sol menü ok Doğuştan Hastalıklar
sol menü ok Enfeksiyöz Hastalıklar
sol menü ok Ruhsal Hastalıklar
sol menü ok Depresyon
sol menü ok Nevroz
sol menü ok Psikoz
sol menü ok Ateş
sol menü ok İltihaplanma
sol menü ok Yaralar
sol menü ok Urlar
sol menü ok Kanser
sol menü ok Ödem
sol menü ok Mide-Bağırsak Hastalıkları
sol menü ok Damar Hastalıkları
sol menü ok Kan Hastalıkları
sol menü ok Böbrek ve İdrar Yolu
sol menü ok Sinir Hastalıkları
sol menü ok Beyin Hastalıkları
sol menü ok Solunum Sistemi Hastalıkları
sol menü ok Omurilik Hastalıkları
sol menü ok Kemik ve Eklem Hastalıkları
sol menü ok Kas Hastalıkları
sol menü ok Deri Hastalıkları
sol menü ok Kalp Hastalıkları
sol menü ok Kulak Hastalıkları
sol menü ok Cinsel Hastalıklar

Tedavi

sol menü ok İlkyardım
sol menü ok Doktor
sol menü ok Muayene
sol menü ok Radyolojik Muayene
sol menü ok İlaçlar
sol menü ok Ağrının dindirilmesi
sol menü ok Ruhsal Etkili İlaçlar
sol menü ok Antibiyotikler
sol menü ok Hastane
sol menü ok Ameliyat
sol menü ok Doku ve Organ Nakli
sol menü ok Radyoterapi
sol menü ok Diş Tedavisi
sol menü ok Psikiyatrik Tedavi
sol menü ok Doğal Tedavi
sol menü ok Homeopati
sol menü ok Akupunktur

 
 
Penisilinler
Yüzyılın en önemli bilimsel buluşlarından biri olan penisilinler doğal ya da yarı sentetik antibiyotiklerdir. Çok sayıda mikroba karşı etkili olan bu ilaçların en büyük sakıncaları, kullanımları sırasında alerjik reaksiyonların, ayrıca değişik tip ve şiddette yan etkilerin ortaya çıkabilme sidir.

Günümüzde kullanılan antibiyotikler çok çeşitlidir. Yapı ve etki bakımından benzer olan antibiyotikler belirli gruplarda toplanır. Günümüzde yaygın olarak kullanılan gruplara dayalı sınıflandırma ve başlıca türevlerin ortak özellikleri, hekimler için antibiyotik seçiminde yol göstericidir. Ağır enfeksiyonlarda tedavinin düzenlenmesi için ayrıntılı klinik, tanısal ve bakteriyolojik araştırmalar gereklidir. Bazen yüksek dozlarda ya da uygun bileşimlerde antibiyotik kullanmak gerekebilir.
 
 
Günümüzde kullanılan antibiyotikler hedef mikroorganizma açısından değişik etkilere sahiptir. Yalnızca bir tek bakteri türü üzerinde etkili olan ilaçlar vardır; bunun bir örneği gonokoka karşı etkili olan spektinomisindir. Bazı antibiyotikler sınırlı bir bakteri grubu üzerinde etki gösterirler. Geniş spektrumlu antibiyotikler ise çok sayıda bakteriye karşı etkilidir. Değişik antibakteriyel etkisi olan ilaçların varlığı, tedavide çeşitli seçenekler sunar. Bir enfeksiyonun tedavisinde en akılcı davranış doğrudan hastalık etkeni mikroba yönelik bir tedavinin uygulanmasıdır. Ama henüz bakteriyolojik tanı yapılmamışsa ve özgün bir enfeksiyonu kesin olarak gösteren belirtiler yoksa ya da değişik mikropların yol açtığı bir enfeksiyon söz konusuysa, geniş spektrumlu bir antibiyotiğin kullanılması yararlıdır.
Penisilin
İskoç bakteriyolog Alexander Fleming 1928'de bazı stafilokok tiplerini laboratuarda inceleyerek, mikropların ölümüne yol açan bir küfü belirledi. Bu küfün Pénicillium notatum türünden olması nedeniyle, bakteri karşıtı etken maddeye "penisilin" adını verdi. Ama bu gözlem doğrultusunda penisilinin ayrıştırılması ancak 11 yıl sonra gerçekleştirildi.

Avustralyalı patolog H. W. Florey, 1939'da kabaca da olsa Pénicillium notatum küfünün bakteri karşıtı etki gösteren maddelerini elde etmeyi başardı. Streptokok enfeksiyonu oluşturulan farelerde bu hammaddeyi kullanarak önemli sonuçlar elde etti.

Penisilin insanda ilk kez 1941'de kullanıldı. Ama maliyetinin yüksekliği nedeniyle izleyen iki yıl içinde yalnızca 500 olgu penisilinle tedavi edildi.

İngiliz biyokimyacı E. B. Chain aynı dönemde büyük G, K, F, X harfleriyle gösterilen değişik penisilinlerin kimyasal yapısını buldu. Bunlar arasında penisilin G en kalıcı yapılı ve en etkili olandı. Sonraki yıllarda araştırmacılar bazı küflerden doğal ya da yan sentetik yollardan elde edilen başka penisilin türleri geliştirdiler.
 
 
Penisilin Türleri
Küf kültürlerinden elde edilen doğal penisilinler kolay parçalanan maddelerdir; kimyasal, fiziksel ve enzimsel etmenlerle kolayca etkilerini yitirirler. Bu doğal penisilinlerden (G, K, F ve X) tedavide kullanılanlar benzil penisilin ya da penisilin G'dir. Ama ağız yoluyla verildiğinde mide asiti tarafından parçalandığından, penisilin G ancak kas içi enjeksiyon ya da damar yoluyla verilebilir.

Kandaki penisilin düzeyi alımdan sonraki 4 saat içinde sabit kalır ve 6 saat sonra iyice azalır. Bu durum penisilinin böbrekler aracılığıyla hızla atılmasından kaynaklanır. Dolayısıyla penisilin G 24 saatte 4-6 kez yinelenerek, hastanın serumuna katılarak gün boyunca damar içi yoldan ya da ilacın böbrekten atılımını geciktiren bir maddeyle birlikte verilmelidir. Penisilinin etki süresini uzatmak amacıyla prokain ya da benzatin gibi özel maddeler penisiline bağlanır. Böylece uzun etkili penisilinler elde edilir.

Uzun etkili penisilinler çocuklukta akut eklem romatizması gibi hastalıklardan korunmada ya da frengi gibi uzun süreli tedavi gerektiren enfeksiyonlarda çok yararlıdır. Penisilinin mide asitince etkisiz duruma getirilmesini önlemek için "asite dirençli penisilinler" geliştirilmiştir. Bunlar ağız yoluyla verilebilir.

Ağız yoluyla emilimin hızlı, ama her zaman aynı hızda olmaması nedeniyle, penisilin G'den iki kat daha yüksek dozlar gereklidir.

Penisilin tedavisi alanında önemli bir ilerleme, "beta-aktamaza dirençli penisilinler"dir. Bunlar mikropların enzimleri (beta-laktamaz) tarafından parçalanmaz. Günümüzde bakteriyel beta-laktamazlara ve mide asitine dirençli olan ve ağız yoluyla verilebilen penisilinler vardır.
Penisilin Ne Zaman Kullanılır ?
Penisilin grubu antibiyotikler en sık kullanılan antibiyotiklerdir. Ama klinik etkileri, sayısı giderek artan dirençli bakteriler nedeniyle sürekli azalmaktadır. Başlangıçta penisilinin etkisine duyarlı olan pek çok mikroorganizma penisiline karşı direnç geliştirmiştir.

• Solunum sistemi enfeksiyonları. Genellikle bakteriyel tonsillit (bademcik iltihabı) etkeni olan mikroorganizmalar streptokoklardır. Bademcik iltihabında ağız yoluyla ya da kas içine enjeksiyon yoluyla penisilin verilmesi iyi sonuç verir.

Son yıllarda giderek daha az görülen bakteriyel pnömonide (bakteri kökenli zatürree) penisilin, akciğer apsesine bağlı ölüm riskini azaltır. Ama zatürreeye ve akciğer apsesine yol açan birçok mikropta penisiline karşı direnç gelişmiştir.

Akut bronşitte ya da kronik bronşitin akut alevlenmelerinde, yarı sentetik penisilinler özellikle çocuklarda ve yaşlılarda ilk tercih edilecek ilaçtır.

• Eklem ve kemik enfeksiyonları. Bu enfeksiyonlarda, yeni yan sentetik penisilinler kullanılabilir. Bunlar kemik ve eklem dokusunda çok yüksek ve etkili düzeylere ulaşırlar. Tedavi akut kemik ve eklem enfeksiyonlarında en az 6 hafta, kronik enfeksiyonlarda 3-6 ay sürer.

• Cilt enfeksiyonları. Özellikle streptokokların etken olduğu yılancıkta penisilinler tercih edilir.

• Sinir sistemi enfeksiyonları. Bakteriyel menenjitlerde (bakteri kökenli beyin zarı iltihabı) etkenin penisiline duyarlı olduğu durumlarda penisilin kullanılabilir.

Beyin apsesine ya da ortakulak iltihabına penisilinin etkili olmadığı mikroplar yol açar. Dolayısıyla penisilin kullanımı etkisizdir.

• İdrar yolu enfeksiyonları. Bu enfeksiyonlara genellikle penisiline dirençli mikroplar yol açar. Dolayısıyla çoğu zaman başka antibiyotikler kullanılır.

• Diğer enfeksiyonlar. Penisilinin başka birçok enfeksiyonda etkili olduğu bilinmektedir. Penisilin kullanımıyla bu enfeksiyonların sıklığı ve tehlikesi azalmıştır. Bunlar arasında frengi, belsoğukluğu, difteri, tetanos, gazlı kangren, leptospiroz sayılabilir.
Toksik Etkiler
Penisilinin toksisitesi azdır ve yan etkiler seyrektir. Akut bakteriyel endokarditin (bakteri kökenli kalp iç zarı iltihabı) tedavisinde damar yoluyla verilen çok yüksek günlük dozlar bile önemli yan etkilere yol açmaz.

Kas içi enjeksiyon yerinde ağrı görülebilir. Damar yoluyla enjeksiyon flebite (toplardamar iltihabı) ve tromboflebite (toplardamarda pıhtı ve iltihap) yol açabilir.

Penisilin G çok yüksek dozlarda verildiğinde, merkez sinir sisteminde havale nöbeti gibi yan etkilere yol açar. Bunlar böbrek yetmezliği ve sinir sistemi bozukluğu olan kişilerde daha sık ortaya çıkar. Yüksek dozda penisilin G verilmesinden sonra hepatit görülmesi çok seyrek bir yan etkidir; bu hepatit iyi gidişlidir ve hızla iyileşir.

Ağız yoluyla alınan penisilinler, penisilin G'de karşılaşılan yan etkilere yol açabilir. Ama sıklık düzeyi daha düşüktür; merkez sinir sistemi belirtileri hiçbir zaman görülmez. Çünkü bu penisilinler kanda çok yüksek düzeylere ulaşmazlar. Buna karşılık seyrek olarak bulantı, kusma ve ishal gibi sindirim sistemi bozuklukları görülür.

Uzun süreli penisilin kullanımından sonra akyuvar ve trombosit sayısındaki azalmayla birlikte seyrek de olsa kemik iliği baskılanması görülmüştür. En sık kullanılan yan sentetik penisilin olan ampisilin, ayrıca döküntülü tipte cilt belirtilerine yol açabilir. Bu belirtiler genellikle tedaviden 5-6 gün sonra ortaya çıkar ve antibiyotiğin kesilmesinden 1-2 hafta sonra kendiliğinden geriler.

Penisilinlerin kullanımında en büyük sakınca şiddetli alerjik reaksiyondur. Hastaların yaklaşık yüzde 10'unda penisiline karşı alerjisi olan hastalar başka tipte bir antibiyotik grubuna karşı da benzer tepkiler gösterirler. Bu antibiyotikler sefalosporin grubundandır ve kimyasal açıdan penisiline çok benzer.
Penisilinin Yan Etkileri
• Beyin zarı tahrişi, psikoz, havale
• Enjeksiyon yerinde tahriş
• Yeni doğan bebeklerde ya da böbrek yetmezliği olan kişilerde penisilinin verilmesinden sonra elektrolit değişiklikleri
• Bulantı, kusma, ishal ve bağırsağın mikrobik ortamında değişimler
• Transaminazlarda (karaciğer işlevi testlerinde) artış
• Varisch-Herxheimer reaksiyonu (ateş ve titreme gibi belirtiler veren genel bir tepki) (frengi tedavisinde)
• Tıkanma sarılığı
• Alerjik reaksiyonlar
 

Yaşam Devresi

sol menü ok Doğacak Çocuk
sol menü ok Doğacak Çocuk 2
sol menü ok Düşük ve Kürtaj
sol menü ok Doğum
sol menü ok Yeni Doğmuş Bebek
sol menü ok Yeni Doğmuş Bebek Hastalıkları
sol menü ok Bebek
sol menü ok Bebeğin Beslenmesi
sol menü ok Yuva Öncesi Dönem
sol menü ok Yuva Dönemi
sol menü ok Okul Çağındaki Çocuk
sol menü ok Sorunlu Çocuklar
sol menü ok Ergenlik
sol menü ok Cinsellik
sol menü ok Kadın ve Erkek
sol menü ok Üretken Dönem
sol menü ok Doğum Kontrolü
sol menü ok Gebelikte Kadın
sol menü ok Çocuksuzluk
sol menü ok Yaşlılık
sol menü ok Ölüm

İnsan Bedeni

sol menü ok Baş ve Boyun
sol menü ok Göğüs
sol menü ok Karın
sol menü ok Sırt
sol menü ok Kol ve Bacaklar
sol menü ok Hücre, Doku ve Organlar
sol menü ok Kalıtım
sol menü ok Metabolizma
sol menü ok Solunum
sol menü ok Konuşma
sol menü ok Konuşma Bozuklukları
sol menü ok Sindirim Sistemi
sol menü ok Sindirim
sol menü ok Sindirim Bozuklukları
sol menü ok Dişler
sol menü ok Kan Dolaşımı
sol menü ok Kan
sol menü ok Kalp
sol menü ok Dolaşım Bozuklukları
sol menü ok Lenf Sistemi
sol menü ok Bağışıklık
sol menü ok Bağışıklık Bozuklukları
sol menü ok Böbrekler ve İdrar Yolları
sol menü ok Sinir Sistemi
sol menü ok Beyin
sol menü ok Bilinç Bozuklukları
sol menü ok Omurilik
sol menü ok Hormonlar
sol menü ok Hormon Bezleri
sol menü ok Hormon Bozuklukları
sol menü ok Kemik ve Eklemler
sol menü ok Kas Sistemi
sol menü ok Deri
sol menü ok Göz
sol menü ok Göz Bozuklukları
sol menü ok Kulak
sol menü ok Koku ve Tat Alma
sol menü ok Cinsel Organlar
sol menü ok Cinsel İlişki
sol menü ok Cinsel İlişki Sorunları

Doktorlar

sol menü ok Doç.Dr.Teoman Kadıoğlu
sol menü ok Prof.Dr. Derin Kösebay
sol menü ok Dr.Mehmet Öz

 

Copyright © 2009-2012  www.saglikweb.com iletişim : admin@saglikweb.com

  Sitemizde yayınlanan konular kesinlikle tedavi amaçlı değildir. Bilgilendirme amaçlıdır.

    Bu site en iyi 1024x768 çözünürlükte görüntülenmektedir.

Sitemap / robot

  haberler