|
|
|
Ağrı
Kesici İlaçlar |
|
Ağrı, hastalıkların tanınmasına
yarayan önemli bir belirtidir; bu nedenle her zaman başka
belirtilerle birlikte değerlendirilmelidir. Ağrıyı dindirmek
hastanın başlıca isteği olduğu gibi, hekimin de temel
görevlerinden biridir. |
|
|
|
Ağrı
Nedir ? |
Ağrı, bir hastalığı gösteren,
genellikle tanı için önemli bir yol gösterici olan ve her şeyden
önce ortadan kaldırılması istenen bir belirtidir. Ağrının
dindirilmesiyle son bulmayan başka sorunlar da olabilir. Bu
belirti iyi değerlendirilmeli, kesinlikle bir tanı konmalı ve
ağrıya neden olan hastalık saptanmadan ağrı kesici ilaç
verilmemelidir. Dolayısıyla, pek çok yan etkileri olan ağrı
kesiciler hekime danışmadan kullanılmamalıdır.
Ağrırım organik ve ruhsal olmak üzere iki bileşeni vardır.
Organik (nörolojik) bileşen, çevredeki dokulardaki ağrılı
uyarılan beyin kabuğundaki sinir merkezlerine taşıyan sinir
yollarından oluşur. Bu uyarılar beyin kabuğunda algılanır.
Ruhsal bileşen de beyin kabuğundaki sinir yapısındaki alanlardan
kaynaklanır; bu alanlar ağrılı uyarıları nitelik, yoğunluk ve
kökenlerine göre değerlendirir.
Ağrının ruhsal yönü, gerek kesin tanı konması, gerek tedavide
ağrının dışavurumu açısından önem taşır. Kökeni aynı olan ya da
aynı yoğunluktaki ağrı, hastanın kişisel ya da toplumsal
yapısıyla ilgili çok sayıda etkene bağlı olarak farklı biçimde
dışa vurulur. Örneğin, ağrıya karşı son derece dayanıklı olan ve
duyguları dengeli olan kişiler ağrı nöbetlerine daha kolay
dayanır ve pek az belirtiyle atlatabilir. Buna karşılık, bazı
hastalar için hafif ağrılar bile yakınma nedeni olabilir. Ne var
ki, burada önem taşıyan nokta hastanın çektiği acı olup,
tedavide bu durum göz önüne alınmalıdır. |
|
|
|
Ağrının Anlamı |
Ağrı, vücudun herhangi bir
bölgesinde bir hasar oluştuğunu gösterir. İlk kez bir
gülfidanını elleyen bir bebek, eline diken battığında ağrı
duymasaydı bunu parmağını kanatana değin yinelerdi. Ağrı duyusu,
insanda bir savunma mekanizması olarak gelişmiştir. Bu duyu
belleğin derinliklerine yerleşir ve çocuğun ağrıya yol açan
şeyleri yapmasını engeller. Vücudumuzu, çeşitli lezyonlara,
örneğin yaralara, batmalara, çarpmalara, yanmalara neden
olabilen zararlı dış ve iç etkenlerden (bir diş ya da parmak
enfeksiyonu gibi) ağrı duyusu korur.
Ağrılı uyarılar vücut için vazgeçilmezdir. Ne var ki, ender de
olsa ağrıya kayıtsızlık durumunda bu sistem işlemez. Ağrı duyma
mekanizması bozuk olanlar, ağrı duymadıkları için kırıklar,
yanmalar ve yaralanmalara karşı tümüyle savunmasızdır ve bu
nedenle vücut sağlıkları sürekli tehdit altındadır. Ayrıca, ağrı
ruhsal olgunlaşmayı sağlar. Ruhsal olgunlaşmanın yetersiz olduğu
durumlarda ağrının algılanmasında doğuştan gelen bir bozukluk
olduğu saptanmıştır. |
|
Ağrı
Nasıl Oluşur ? |
Ağrının oluşumunda vücudun her
bölgesinden kalkan ve omuriliğe gelerek omurilik boyunca beyne
ilerleyen duysal sinir lifleri rol oynar. Bu lifler omurilik
boyunca ilerleyerek beyindeki ağrı merkezlerine gider. Bu
merkezler, omuriliğin bir uzantısı olan beyin kökü boyunca
dağılmıştır ve ağrı uyanlarını bilinç düzeyine iletir.
Bilinçsizken ağrı duyulmaz. Bu nedenle anestezik maddeler,
ameliyat sırasında ağrı duyusunu ortadan kaldırarak hastayı
uyutur. Ağrı uyarıları bu sırada etkin olsa da, ağrı mesajı
bilinç düzeyine ulaşmaz ve hasta ağrı duymaz. Ağrı sistemine
hasarı algılayan sistem adı da verilir.
Doğa, bazı koşullarda dıştan gelen zararlı etkenlere karşı
savunmayı sağlayan bu sistemin, bazı koşullarda da engelleyici
olmaması için önlemler almıştır. Örneğin kaçış, savunma gibi
durumlarda ya da bir kavgada, başka bir deyişle, kaygı ve
gerginliğin zirvede olduğu durumlarda yani ağrının önemli ölçüde
engelleyici olduğu koşullarda, ağrı karşıtı bir mekanizma
devreye girerek, insan ya da hayvanın vücuduna gelen darbelerin
acısını duymamasını, güçten düşmemesini ve kavgayı sürdürmesini
sağlar. Kişinin şiddet gerektiren durumlar karşısında kalması,
bu karşıt sistemin devreye girmesine neden olarak ağrı
uyaranlarının bilince geçişini engeller. Bu sistemi, duygusal
gerilim arttıkça aralıkları daralan ve normal koşullarda tüm
ağrılı uyanların geçmesini sağlayan bir kafese benzetebiliriz.
Ağrıyı engelleyici sistem, tehlikeli durumlarda her türlü ağrıyı
etkisiz hale getirerek kişiyi ağrı duyusundan kurtarır. Doğa
birbirine karşıt iki sistem oluşturarak birinin tehlikeli olduğu
durumda karşıtını devreye sokar. |
|
İlaç
Seçimindeki Ölçütler |
Ağrıyı gidermek için doğru ilaç
seçiminde yol gösterecek ölçütleri göz önüne alırken, ağrının
temelindeki nedenin şiddetini ayırt etmek gerekir. Sağlıklı
kişilerde ve her yaş grubunda çeşitli belirtiler veren ağrı
duyulabilir. Çeşitli organlarda ortaya çıkan geçici ağrılar
genellikle fazla önemsenmemelidir.
Buna karşılık, fazla şiddetli olmasa da uzun süren ağrılar
hafife alınmamalı ve rastgele ilaçlarla dindirilmeye
çalışılmamalıdır. Bunun gibi, ağrı kesici ilaç dozunun
artırılması ya da ağrı kesici etkisi daha güçlü ilaçlara
başvurulması da yanlıştır.
Ağrının rahatsız edici etkisini bir an önce yok etmek amacıyla
yapılan ve akılcı olmayan bir girişim, tedavi edildiğinde
ağrının tümüyle kesileceği hastalığın uzun süre maskelenmesine
neden olur. Öte yandan, ağrının şiddeti ve bir türlü geçmemesi
de gereğinden fazla abartılmamalıdır.
Sıklıkla belirli bir bölgede, örneğin göğüsteki ağrı anjina
pektoris ya da enfarktüse bağlanır. Oysa göğüsteki ağrılar
çoğunlukla farklı nedenlerle ortaya çıkabilir: Deri, kas ya da
iskelet hastalıklarında, göğüs duvarındaki sinirlerin
iltihaplarında, göğüs duvarında ya da karında bulunan ve çoğunun
da kalple ilgisi olmayan pek çok organın hastalığında da göğüs
duvarına yansıyan ağrılar olabilir.
İnatçı ya da yineleyici ağrılarda hekime başvurulmalıdır. Ayrıca
bir organik nedene bağlı olmayan ağrılarda da hekime başvurmak
gereklidir. Çünkü çoğunlukla önemli psikolojik etkenlerin rol
oynadığı bu tür ağrılar ciddi bir ruhsal tedaviyi
gerektirebilir. Ağrı ruhsal ya da bedensel bir bozukluğun önemli
bir belirtisi olabileceğinden organik bozuklukların yanı sıra
ruhsal sorunların da göz önüne alınması gerekir.
Bilinçdışı çatışmaların sonucunda ortaya çıkan ve bunaltı, öfke,
korku olarak beliren duygulanım bozuklukları, organlarda
işlevsel bozukluklara yol açabilir.
Ruhsal bozuklukların, herhangi bir organa yansımasını ve
bozukluklara yol açmasını engellemek için bir psikologa
başvurmak gerekebilir. |
|
Nasıl Etki Ederler ? |
|
Ağrı kesicilerin hangi mekanizmayla
etkili oldukları tam olarak bilinmemekle birlikte, bu etkinin
uyuşturucu ağrı kesicilerin gösterdiği etkiden farklı olduğu
deneylerle ve klinik gözlemlerle pekiştirilmiştir. Bu nedenle
ağrı kesicilerin sinir merkezlerine hiç etki etmediği ya da
küçük ölçüde etkili olduğu söylenebilir. Ağrı kesicilerin
yalnızca ağrının oluştuğu yerde etkinlik gösterdiklerini ileri
süren eski bir görüş geliştirilerek günümüzdeki halini almıştır:
Bu ilaçların daha çok iltihaplı doku ağrıları üzerinde etkili
olmasına dayanılarak, histamin ve serotonin gibi iltihaplı
dokularda açığa çıkan maddeleri engelleyerek ağrı kesici etki
gösterdikleri düşünülmektedir. |
|
Ağrı kesici ilaçlar konusunun devamı için
tıklayın >> |
|
|