|
Yabani şifalı bitkileri toplamak
isteyen herkes, bu bitkilerin düzensiz bir şekilde kullanılacak
değil de, kıymeti bilinerek korunacak olan müşterek bir
zenginlik olduğunu bilecektir.
Bulunduğunuz yerde belli tür şifalı bitki bol miktarda
yetişiyorsa, bitkiyi 4 m2 alanda en güçlü dokuz türü kalacak
şekilde toplamaya çalışın. Bu, bitkinin çoğalması için
önemlidir.
Seyrek bitkileri tamamen yetişine kadar koruyunuz, toplamayınız,
sonra da onların daha geniş alana yayılmasını sağlayınız. Aşırı
gereklilik duyulduğu an onların bazılarını kullanabilirsiniz.
Bitkiler toplandığında şunların bilinmesi önemlidir: halk
tababetinde herhangi bir bitki türünün hangi kısımları
kullanılır; bitkiler hangi mevsimde ve nasıl toplanır; bitkiler
nasıl kurutulur; işlenmiş malzemenin daha sağlam bir şekilde
saklanması için neler yapılmalı.
Elde edilen malzemenin kalitesi onun kullanılabilirliğinin en
gerekli şartıdır. Şifalı bitkinin değerli olması için, aktif
maddeler biriken bitki kısımlarının toplanma süresinin takip
edilmesi çok önemlidir. Bitkileri toplama zamanı, onların
gelişme fazlarına uygun olarak tespit edilir. Mesela, otların
çoğu, sap, yaprak ve çiçeklerde aktif maddenin maksimum miktarı
biriktiği an, çiçek açma döneminde ve meyve verme döneminin
başında toplanır.
Bu maddeler her bitkinin farklı kısmında birikmektedir: inci
çiçeği, sinirotu, ısırgan ve öksürük otu gibi bitkilerde bunlar
genelde yaprak bölgesinde birikir; kediotu, şifalı hindiba,
meyan gibi bitkilerde kök ve sürüngen kök kısımlarında; papatya,
akdiken gibi bitkilerde ise çiçek kısımlarında, solucan otu
renklerinde birikir. Yaban gülü, topalak, maksimum tedavi madde
miktarını yetişme dönemine doğru biriktirir.
Malzemeyi kurutma rejiminin net olarak takip edilmesi de çok
önemlidir. Bu rejimin bozulması durumunda tedavi madde miktarı
azalır veya tamamen yok olabilir.
Demek malzeme nasıl hazırlanır?
Otlar bıçak veya freze ile kesilir. Uzun ömürlü bitkiler
koparılmamalıdır, çünkü köklere zarar verilebilir.
Tomurcuklar, açılmadan evvel erken ilkbaharda hazırlanır,
karanlık, havalandırılmış ve serin bir odada kurutulur (sıcak
ortamda tomurcuklar açılmaya başlıyor). İri tomurcuklar (çam
ağacı, kavak) filizlerden olduğu yerden kesilir, küçükleri ise
(örneğin huş ağacı), 50-60 cm boyundaki filizlerle birlikte
hazırlanır ve ancak kurutulduktan sonra dövülür.
Ağaç kabuğu, besisuyunun hızlı bir şekilde hareket etmesi
döneminde (Nisan-Mayıs) hazırlanır. Daha çok aktif maddesini
bulunduran filizler seçilir. Dal üzerinde uzunlamasına iki kesit
yapılır, onlar 20-30 cm aralığında halka şekilli kesitlerle
birleştirilir ve ağaç kabuğu oluklar şeklinde çıkarılır. Oluklar
havalandırılan odada kurutulurken, onları asla birbiri üzerine
dizmeyin, çünkü bu, malzemenin küflenmesine sebep olabilir.
Yapraklar tomurcuklanma veya çiçek açma döneminde toplanır.
Bitkinin çiçek açması ve meyve vermesine zarar vermemek için
sadece alt yaprakların koparılması tavsiye edilir. Yaprakların
sulu sapları (öksürük otundaki gibi) kuruma sürecini yavaşlatır,
az aktif madde bulundurur, bu nedenle kullanılmadan atılır.
Isırgan yaprakları toplanırken, bitki ilk önce biçilir,
yapraklar kuruyarak yakıcılığını kaybettikten sonra da kopardır.
Bitkilerin küçük ve sert yapraklarının koparılması gereksizdir.,
bu nedenle filizler başta kurutulur ve sonra bitki dallan
taranarak yaprakları kopardır. İnce uzun yapraklar düzensiz bir
şekilde kurur: onların damar ve sapları uzun süre yumuşak kalır.
Bu gibi yapraklar, sapları kırılgan hale gelinceye kadar
kurutulur. Kurutulduktan sonra yapraklar bir araya toplanır ve
bu halde birkaç günlük bırakılır: nemçeker özelliğinden dolayı
onlar hafif nemlenir ve paketlenirken daha az ufalanır.
Sert saplı bitkilerin (pelin, su keneviri, sarıyonca) yaprakları
ve çiçek açan üst kısımları ayrı ayrı toplanır. Uzun boylu
bitkilerin (pelin, sarı kantoron) sadece 20-40 cm boyundaki
çiçek açan üst kısımları kesilip alınır. Ev şartları altında,
otlar genelde ince demetler şeklinde iple asılarak kurutulur.
Çiçek ve çiçek salkımları, uzunluğu 1-3 cm'yi geçmeyen çiçek
sapıyla birlikte kesilerek bitkinin çiçek açma zamanının başında
toplanır. Aşırı öğütülen kurutulmuş çiçekler kalitesiz veya
kullanım için elverişsiz olmaya söz konusudur. Bu nedenle,
çiçeklerin bir sepete, birbirine sıkışık olmamak şartıyla
toplanması tavsiye edilir. Toplandıktan sonra çiçekler kat
kalınlığı 1 cm'yi aşmaması şartıyla dizilerek derhal kurutulur
ve yıpranmaması için çevrilmez.
Meyve ve tohumlar tamamen yetiştikten sonra hazırlanır. Bunun
yanında, aşırı yetişmiş meyvelerin toplanması önlenmelidir,
çünkü çabuk çürürler. Meyveler kura havada toplanır ve elle
sapsız koparılır. Yaban gülü meyvesinin, çanak kalıntılarıyla
birlikte toplanması önerilir. Bitki kurutulduktan sonra,
meyveler ellerle ovalanarak çanakları atılır. Elbette, kurtlu
veya çürük meyveler toplanmaz.
Kök, sürüngen kök, çiçek soğanları sonbaharda, bitkilerin
yerüstü kısımları sarararak kurumaya başladığında veya
ilkbaharda, vejetasyon devrinden önce toplanır. Şifalı
bitkilerin, bahçe çapası veya keskin kürek vasıtasıyla
toplanması tavsiye edilir. Kazılan kök, sürüngen kök ve çiçek
soğanları derhal topraktan temizlenir, yerüstü kısmı ayrılır ve
akar su altında yıkanır. Ana ve sürüngen kökler parça parça
kesilir. Kök ve sürüngen kökler hiçbir zaman sıcak suyla
yıkanmamalıdır, çünkü yıkama sırasında aktif maddeler de
yıkanabilir. Kumlu topraklarda yetişen bazı bitki köklerinin
yıkanmasına gerek yok. Çünkü kurutulduktan sonra toprak
kalıntıları kolayca silkinerek kaldırılabilir. Sümüksü madde
bulunduran madde yıkanmamak.
Bitkideki şifalı madde miktarı 24 saat içerisinde değişmektedir.
Bu nedenle, bitkilerin yerüstü kısımlarının, (ot, yaprak, çiçek
vs) çiy kuruduktan sonra günün ilk yarısında toplanması tavsiye
edilir. Bu, kuru ve güneşli havada yapılmalı, çünkü bulutlu
günlerde aktif madde miktarı azalır. Kök ve sürüngen kökler hem
güneşli hem de bulutlu günlerde toplanabilir.
Kurutma - bitkilerin şifalı bitkilere dönüştürülmesinde en
önemli süreçlerin birisidir. Kurutmanın en önemli meselesi taze
bitkisel organlardan (yaprak, sap, çiçek, çiçek salkımları, kök,
meyve, tohum) nemin yok edilmesi. Nemli malzemeler, kaim kat
şeklinde dizilince kendi kendine ısınır, bu da bakteri, mantar
ve diğer mikroorganizmaların hızlı bir şekilde yayılmasına,
dolayısıyla da çürümenin meydana gelmesine sebep olur. Doğru
olarak kurutulan malzeme ilk halini oldukça uzun süre korur.
Kuruma süreci hızlı gerçekleşmelidir. Suyun çok yavaş
giderilmesi, bitki hücrelerindeki ferment fonksiyonunu devam
ettirir, bu da aktif maddenin bozulmasına sebep olabilir.
Üstelik nemli bitkisel kütlelere, malzemeye zarar veren küf
mantar ve bakteriler bulaşabilir. Kurutma esnasında, malzeme
(çiçekler hariç) karıştırılmalı ve iyice havalandırılmalıdır.
Kurutma rejiminin net bir şekilde kontrol edilmesi de çok
önemlidir. Rejimin bozulması halinde şifalı madde miktarı
azalır, hatta tamamen de yok olabilir. Kurutma süresinin
devamlılığı malzeme türüne (içerdiği nem miktarına) ve hava
sıcaklığına bağlıdır. Bu nedenle çiçekler otlardan daha çabuk
kurur. Kökler, sürüngen kökler ve yumru kökler daha yavaş kurur.
İlaç etkili şifalı bitkilerin çatı katlarında, iyi
havalandırılan odalarda veya özel kurutma odalarında kurutulması
tavsiye edilir. Ev şartlarında otlar demet halinde bağlanır ve
asılır. Yaban gülü, ahududu meyveleri ve bazı sulu sürüngen
kökler sobalarda, soba ısıtıldıktan 2-3 saat sonra kurutulur.
Soba sıcaklığının 80-90 °C olması tavsiye edilir.
Bitkisel malzemelerin birkaç kurutma yöntemi vardır: direk güneş
ışınları altında solan, tabii rengini ve uygun dış görünüşünü
yitiren otlar, yapraklar ve çiçekler açık havada gölgede
kurutulur. Bu gibi malzemelerde aktif madde miktarı azalır,
dolayısıyla bu malzemeler havalandırılan odalarda veya çatı
katlarında, elverişli hava şartlarında ise açık havada özel
sundurma altında gölgede kurutulur. Kapalı alanlarda ise,
fileyle kaplanmış sürme çerçeveli raflarda kurutulabilir.
Tanen ve alkaloid bulunduran kök ve sürüngen kökler açık havada
direk güneş ışınları altında kurutulur. Kurutma odasında
konmadan önce, yaban gülü, ahududu, yabanmersini meyvesi ve
benzer sulu meyveler güneş altında kurutulur. Her iki yöntemde
de, malzeme ince katlar şeklinde dizilir (1-3 cm) ve en azından
her 24 saat çevrilir. Kök ve sürüngen kökler birkaç gün güneş
altında kurutulur, akşamları ise üstü örtülür veya odaya
kaldırılır.
Bozulma özelliğine sahip olan glikozitleri içeren kök ve
sürüngen kökler güneş altında kurutulamaz.
Bitkilerin gazeteler üzerinde kurutulması önerilmez (özellikle
nem malzemeler), çünkü baskı boyası kurşun maddesini
bulundurmaktadır. Gazete yerine paketleme kağıdı, karton veya
bir kumaşın kullanılması önerilir.
Kurutmanın sıcaklığı seçilirken şunlar göz önünde tutulur:
aromatik bitkiler 25-30 °C, kardiyotonik glikozit bulunduran
şifalı bitkiler ise en fazla 50 °C altında kurutulacaktır.
Kurutmanın tamamlanması şu belirtilerden belli olur: kök,
sürüngen kök, ağaç kabuğu, dallar çatlayarak kırılır, bükülmez;
yapraklar, çiçekler ve çiçek salkımları çok kolay ezilir.
Doğru bir şekilde toplanan ve kurutulan bitkisel malzeme kağıt
poşetlerde veya kumaş torbalarında birkaç yıl saklanabilir.
Malzemenin yaklaşık saklanma süreleri: Ot ve çiçekler: 2 yıl
Tomurcuklar: 4-5 yıl Yapraklar: 2-5 yıl Kökler: 3-5 yıl
Meyveler: 3-5 yıl
Özellikle yaprak, çiçek ve ot gibi bazı bitki türlerinin, çok
iyi kurutulmuş olmasına bile rağmen çok uzun süre kurutulması
tavsiye edilmez, çünkü bu tür bitkiler zaman geçtikçe
özelliklerini kaybeder. |
|
Anahtar kelimeler:
Şifalı Bitkiler Nasıl Toplanır ve Kurutulur, hastalığına iyi
gelen bitkiler, şifalı bitkiler, bitkisel reçete, bitkisel kür,
bitkisel tedavi yöntemleri, hangi bitkiler iyi gelir, iyi gelen
bitkiler, kullanılan bitkiler, bitkiler iyi gelir mi, hastalığı
için bitki, şifalı otlar, doğal bitkiler, doğal ürünler, şifalı
bitkiler satılan yer, lokman hekim, bitkisi nerede bulunur,
bitki nerede bulunur, bitkiler nereden toplanır, bitkilerin
zararları, bitkilerin faydaları, bitkisinin faydası, şifalı
bitkilerin zararı, bitkilerin fiyatı, hastalıkların bitkilerle
tedavisi, bitkisel tedavi kürü, bitki kürü, Ahmet Maranki, Ömer
Coşkun, İbrahim Saraçoğlu, İbrahim Adnan Saraçoğlu, Dr Ömer
Coşkun, Dr İbrahim Saraçoğlu, Dr İbrahim Adnan Saraçoğlu, Doktor
Ömer Coşkun, Doktor Ahmet Maranki, Doktor ibrahim Saraçoğlu,
Doktor İbrahim Adnan Saraçoğlu |