|
|
|
Günümüzde Bitkisel Tedavi |
|
|
|
Bitkisel tedavinin kökleri
insanlığın doğuşuna kadar uzanan bir zaman dilimine
dayanmaktadır.
Her canlı varlık acıyı hissetme duyusuna sahiptir ve hastalığa
yakalanabilmektedir. Bu hiçbir canlının hoşuna gitmiyor. Eğer
yaratık en az bir düşünce duyusuna sahip olursa, (eğer konu
hayvanlarla ilgili ise bu durum içgüdü olarak bilinmektedir), bu
duyu kendisini rahatsız eden durumu gidermeye çalışır.
Uzun zaman evvelki ecdadımızın içgüdüsü hoş kokulu bir bitkinin
karın acısını kaldıracağını, keskin kokulu başka bir bitkinin
ise böcek ısırmasında yararlı olacağını, üçüncü bir bitki için
hamile bir maymunun dünyanın öbür ucuna kadar gideceğini
öncesinden söylemişlerdir.
Daha sonra, içgüdü yerine, gözetleme ve analize etme kabiliyeti
meydana gelmiştir. Küçük topluluktaki insanların kolektif
hafızası, köpekleri yılan ısırdığında, yabani hayvanların fazla
yediğinde veya atların yorulduğunda yediği bitkilerle ilgili
bilgileri muhafaza etmiştir.
Bazı bitkilerin adları onların yararlılık özelliklerini
göstermektedir. Örneğin; kırlangıç otu, Andız otu, baldıran,
herden taze çiçeği vb. Diğerlerine resmi tasnifte "tıbbi",
"eczanelik" kelimeleri eklenmiştir. Demek oluyor ki; tedavide
kullanılan bitkiler, tarih öncesi dönemden itibaren insana eşlik
etmektedir.
Fakat, bitkilere özel ilgi neden ancak günümüzde ortaya
çıkmıştır?. Kısa bir dönem öncesine kadar, resmi tıp "bitki"
kelimesine küçümsemeyle bakmıştır. Bitkiler tıbbın geçmişi
sayılmıştır. İlmin gelişmemiş olmasından dolayı, önceki
dönemlerde tedavide bitkilerin kullanıldığı düşünülmüştür.
Şöyle bakınca çok basit gibi geliyor Mesela; hap yuttun mu, baş
ağrısı kayboluveriyor, öksürük kayboluveriyor, ciltte meydana
gelen bozuklukları gideriyor. Problem şu ki, onlar tüpte sentez
yapılmıştır, bedenin bir yerini tedavi etse, başka yerine zarar
vermektedir. Hemen her hap, özellikle hormon ve antibiyotikler
karaciğere gönderiliyorlar. Bazı ilaçlar, böbrekleri olumsuz
yönde etkilemektedir. Diğerleri dokularda birikip, metabolizmayı
değiştirmektedir.
Kimyasal farmakolojinin başarıları, XX. yüzyılın ortalarına
doğru başlamıştır. Bizim büyükbabalarımız ve büyükannelerimiz
(çoğu) sağlıklı insanlar olmuşlardır. Onlar çocuklarını - bizim
anne-babalarımızı yavaş-yavaş her türlü kimyasallarla beslemeye
başlamışlar. Bunun doğuma olan gerçek etkisini daha kimse
araştırmamıştır. Şimdiki nesiller - yani halen anne-baba
olabilecek yaşta olanlar veya olanlar, yakın geçmişte % 60'tan
fazlası hastadırlar. Bizim çocuklarımızın hali daha da kötü
olacak. Resmi kaynaklardan alınmış bilgilere göre, Moskova'da
sadece okul öğrencilerinin % 10'u sağlıklıdır. Bundan sonraki
durumumuz nasıl olacak? Çünkü zayıf bir çekirdekten sağlam meyve
beklenmez.
Fakat bu bitkisel yöntemlerle tedaviye dönmenin, sebeplerinden
sadece biridir. İkincisi ise, günümüzdeki maddi problemde
gizlidir. İthal edilen ilaçların fiyatı dolar kuru ile paralel
olarak yükselmektedir. Hastalanmak bir iflas etmek anlamına
gelmeye başlamıştır. Bitkiler ise, eczanelerde çok ucuz fiyattan
satılmaktadır, eğer tembellik etmezsek, yaralarda kullanılan
otları yazın kendimiz de toplayıp, ekonomi yapabiliriz.
Ayrıca, Ruslar kendi kendini tedavi etmeye çoktan alışmışlardır.
Hap almak, poliklinikte sıra beklemekten kolay ya. Bu yüzden hap
almaya devam ediyoruz ve doktora danışmadan aldığımız hapların
sonucu, çoğu zamanda olumsuz olmaktadır. Bitkilerde ise böyle
bir özellik yoktur: çok az sayıdakileri haplar gibi bedene
zararlı olabilir. Durum böyle olunca, en doğru seçim- bitki
tedavisidir. |
|
|
|
Anahtar kelimeler:
Günümüzde bitkisel tedavi, hastalığına iyi gelen bitkiler,
şifalı bitkiler, bitkisel reçete, bitkisel kür, bitkisel tedavi
yöntemleri, hangi bitkiler iyi gelir, iyi gelen bitkiler,
kullanılan bitkiler, bitkiler iyi gelir mi, hastalığı için
bitki, şifalı otlar, doğal bitkiler, doğal ürünler, şifalı
bitkiler satılan yer, lokman hekim, bitkisi nerede bulunur,
bitki nerede bulunur, bitkiler nereden toplanır, bitkilerin
zararları, bitkilerin faydaları, bitkisinin faydası, şifalı
bitkilerin zararı, bitkilerin fiyatı, hastalıkların bitkilerle
tedavisi, bitkisel tedavi kürü, bitki kürü, Ahmet Maranki, Ömer
Coşkun, İbrahim Saraçoğlu, İbrahim Adnan Saraçoğlu, Dr Ömer
Coşkun, Dr İbrahim Saraçoğlu, Dr İbrahim Adnan Saraçoğlu, Doktor
Ömer Coşkun, Doktor Ahmet Maranki, Doktor ibrahim Saraçoğlu,
Doktor İbrahim Adnan Saraçoğlu |
| |
|
Önemli Not: Sağlık web sitemizde yayınlanan
bitkisel konular sadece bilgilendirme amaçlıdır. Kesinlikle ve
kesinlikle sitemizde yayınlanan bitkilerle ilgili bilgileri
doktorunuza danışmadan kullanmayınız. Bitkilerin kullanılması
halinde oluşabilecek sorunlardan Saglikweb.Com sitemiz
kesinlikle sorumlu değildir. |
|
|