Sağlık web sayfamıza hoşgeldiniz !!!!

Kategoriler

 Ana Sayfa
 Hastalıklar
 İncelemeler
 Çocuk Sağlığı
 Sağlıklı Yaşam
 Tedavi Önerileri
 Yaşlılık
 Psikoloji
 İlkyardım
 Tıp Sözlüğü
 Sağlık Bilgileri
 Sağlığımız
İlaçlar
 Şifalı Bitkiler
Hastaneler
 Sağlıklı Yemek Tarifleri

Sağlık

 İnsan ve Çevresi
 Sağlık Bilgisi
 Beslenme
 Vitaminler
Zayıflama
 Egzersiz
Beden Bakımı
 Ağız Sağlığı
 Uyku
 Kötü Alışkanlıklar
 Tütün
Alkol
Uyuşturucular
Uyarıcılar

Başlıca Hastalıklar

Doğuştan Hastalıklar
Enfeksiyöz Hastalıklar
Ruhsal Hastalıklar
Depresyon
Nevroz
Psikoz
Ateş
İltihaplanma
Yaralar
Urlar
Kanser
Ödem
Mide-Bağırsak Hastalıkları
Damar Hastalıkları
Kan Hastalıkları
Böbrek ve İdrar Yolu
Sinir Hastalıkları
Beyin Hastalıkları
Solunum Sistemi Hastalıkları
Omurilik Hastalıkları
Kemik ve Eklem Hastalıkları
Kas Hastalıkları
Deri Hastalıkları
Kalp Hastalıkları
Kulak Hastalıkları
Cinsel Hastalıklar

Tedavi

İlk Yardım
Doktor
Muayene
Radyolojik Muayene
İlaçlar
Ağrının dindirilmesi
Ruhsal Etkili İlaçlar
Antibiyotikler
Hastane
Ameliyat
Doku ve Organ Nakli
Radyoterapi
Diş Tedavisi
Psikiyatrik Tedavi
Doğal Tedavi
Homeopati
Akupunktur

 
Zayıflama
Gelişmiş toplumlarda aşırı yemek yemek önemli bir sorundur. Aşırı yağ ve şeker tüketiminin bir sonucu olarak, beden ağırlığı önemli miktarda artabilir ve kalp, damar sistemi, eklemler ve metabolizmaya aşırı yük binebilir. Akıllı bir beslenme rejimi izleyerek, insanın kilosunu sabit tutması ya da kendini gerekli besinlerden yoksun bırakmadan ya da gerçekten aç kalmadan kilo yitirmesi olanaklıdır. Ancak, uygulamada zayıflama o denli kolay değildir. Lezzetli yiyeceklerin tatların çekiciliğine dayanmak oldukça güçtür. Günümüzde toplumumuzun özellikle kentsel kesiminde aşırı yemek yemek pek çok insan için sürekli bir sorun niteliği kazanmıştır.
  
 

Aşırı yemek yemek çok fazla yakıt alınması, bedende şeker ve yağ depolanması demektir. Bedende yalnızca sınırlı bir miktarda şeker depolanabilir (kaslarda ve ciğer hücrelerindeki glikojen biçiminde). Fazlası yağa dönüşür. Birçok insan büyük miktarda yağı deri altındaki yağ dokularında depolayabilirler. Erkekler yağı, başlıca gövdelerinde özellikle midelerinde (göbek sarkması) kadınlar ise daha eşit bir biçimde tüm bedenlerinde depolarlar. Aşın beden ağırlığı (obezite) kesinlikle sağlıksızdır. Kalbe, eklemlere ve metabolizmaya aşırı yük binecek ve basit beden hareketleri bile gittikçe zorlaşacaktır. Bunun bir sonucu olarak çeşitli bedensel işlevlerin yürütülmesi ve genel fiziksel durum bozulur.

Şişman olan insanların bir diğer sorunu da şişmanlığın artık bir tür çirkinlik olarak kabul edilmesinden kaynaklanmaktadır.

Doğal Eğilim
Pek çok insan doğal yapıları nedeniyle çok yemek yemediği için bu kişilerin şişmanlama olasılığı azdır. İnsanlar çok yemek yedikleri zaman, bunun doğal bir eğilimin mi yoksa belirli etkilerin mi sonucu olduğu araştırılmalıdır. Örneğin, yalnız yaşayan ya da mutsuz olan insanların sürekli atıştırma eğilimi içinde oldukları bilinen bir olgudur. Psikologlara göre bu, yemek yemenin verdiği zevk aracılığıyla kişinin tedirgin olduğu duygulardan kurtulmaya çalışmasıyla ilişkilidir. Ancak çok yemek yiyen insanlar bile her zaman şişmanlamazlar. Bazen bu çok yüksek bir metabolizmanın sonucudur. Asıl nedeni bulmak çoğunlukla güçtür. Bazı uzmanlara göre, yağ depolayan hücrelerin sayısının çok büyük bir önemi vardır. Bu uzmanlara göre, bu hücrelerin doğuştan olmadığı ya da çocukluk döneminde gelişmediği kişiler daha sonra şişmanlamamaktadırlar. Bedendeki çeşitli hormon benzeri maddelerin de depolanmasını etkilediğine ilişkin belirtiler vardır.
  
 
Nedeni ne olursa olsun doğal olarak şişmanlama eğiliminde olan, sağlıklı bir iştahın ötesinde iştahı olan ve tatlıları çok seven kişiler tüm yaşamları boyunca şişmanlık sorunu ile mücadele etmek zorunda kalırlar. Ne var ki, günümüzde şişmanlığa karşı mücadele fazla kiloların yaratacağı çeşitli hastalıklar yüzünden değil, bu kiloların bir tür çirkinliğe yol açtığı bilinciyle verilmektedir.
Zayıflama Rejimi

Ciddi bir biçimde zayıflamak gereğini hisseden kişinin bir doktora başvurması gerekir, çünkü şişmanlık aşırı yemek yeme ve düzensiz beslenmenin dışında bazı nedenlere de dayanabilir. Böylesine ciddi olmayan ve özellikle estetik kaygılardan kaynaklanan zayıflama talepleri için pek çok rejim yöntemi ileri sürülmüştür. Zayıflamak isteyen kişi bu yöntemlere sadık kaldığı sürece bu rejimlerin tümü geçerlidir ve hemen hemen aynı sonuçlan verirler.

Yemek yemeyi kesinlikle kesmeyiniz. Bazı insanlar bu tür bir rejimi bir süre uygulayabilirler, ancak hemen ardından gerekli besinlerin yetersiz olması sorunuyla karşı karşıya gelirler. Gerekli besin miktarı sağlansa bile, herkes gıdasını böylesine köklü bir biçimde azaltamaz, depolanmış yağın faaliyete geçmesi genellikle çok yavaştır ve hücrelerde yakıtın önemli ölçüde azalması riskini de beraberinde taşır. Herkesin sınırı yalnız kendi deneyi ile saptanabilir. Zayıflama, hiç bir zaman güçsüzlüğe ya da titreme nöbetlerine yol açacak kadar ileri gitmemelidir (hipoglisemi) ve bir yemeği geçiştirdikten sonra kendilerini iyi hissetmeyen kişiler özellikle dikkatli olmalıdır. İyi bir zayıflama rejimi, kesinlikle bir doyma duygusu sağlayabilir ve bu nedenle sürekli olarak açlık duymak zorunda kalınmaz. Bir zayıflama rejimi izlerken kişinin sürekli açlık duyması ya da kendi kendini tutamaması halinde doktor iştah kesici bir ilaç verebilir. Bunlar uyarıcı ilaçlardır ve alışkanlık yaratan bir etkileri olduğu için tedavinin bitmesinden sonra bunların bırakılması güç olabilir. Diyet bilimi açısından her zayıflama rejimi gerekli besinleri yani özellikle protein, mineraller, vitaminler ve gerekli yağ asitlerini yeterli miktarda sağlamalıdır. Yağ ve tatlı yiyecekler söz konusu değildir. Ayrıca, yemeğin hazırlanmasına özel bir özen gösterilmelidir. Çocukluğumuzdan beri birçok yemeği yağla pişirmeye alışmışızdır. Ekmeğe yağ süreriz, eti yağ sürerek kızartırız, patates yağda kızartılır, sebzelere tereyağı konur, salatalara mayonez, sos ve yağ eklenir. Bütün bunlar değiştirilmelidir. Yapmanız gereken özveriler içinde bu en küçüğüdür. Süt ürünleri alırken, tam yağlı ürünler yerine yağı alınmış süt ürünlerini yeğleyin. Yağı alınmış süt, az yağlı yoğurt, az yağlı peynirler (örneğin dil peyniri).

Balık, zayıflayanlar için mükemmel bir protein kaynağıdır, yağsız sığır etinden bile daha iyidir.

Bazı kuramlara göre tümüyle yağsız bir yemek anlamsızdır. Yağ mideye oturur ve örneğin taze salataya konmuş olan yiyeceklerin daha yavaş sindirilmesini sağlar ve bunların midede daha uzun bir süre kalmalarına yol açar. Bu, açlık duygusunu daha uzun bir süre için ortadan kaldırır. Baklagiller de iyi bir protein kaynağıdır, ancak aynı zamanda bol miktarda karbonhidrat içerdikleri için çok kalori sağlarlar. Ekmek ölçülü yenmelidir. Önemli besinlerin yanı sıra çok miktarda karbonhidrat ve yağ da içerir. Ekmek yerine asgari miktarda yağ içeren peksimetler yenebilir. Tek bir küçük patatesin zararı yoktur.

Sebze ve meyveler zayıflama rejimlerinde çok kullanılır. Özellikle çiğ olarak yenildikleri zaman çabuk sindirilmezler, mideyi doldururlar, genellikle yüksek besin değerleri vardır ve az kalori sağlarlar. Meyve belki biraz daha pahalıdır, ancak arada sırada atıştırmayı sevenler için tatlının yerini alabilir.

Konserve meyveler çok şeker içerir. Hemen hemen tüm tuzlular ve tatlılar kesinlikle yasaktır. Patates ürünleri, tuzlu bisküviler vb. çok karbonhidrat ve yağ içerirler; çikolatada çok yağ ve şeker vardır. Kızarmış patates ve salatada da çok fazla yağ bulunur. Birçok salam ve sosis türünün hazırlanmasında aşın miktarda yağ kullanılır. Köfte, sosis, ciğer ezmesi, vb. yenmemelidir. Meşrubatlarda çok fazla şeker vardır ve genellikle çok içildikleri için önemli miktarda kalori sağlarlar.

Çay, kahve, yoğurt ve tatlılara şeker yerine tatlılaştırıcı maddeler konulabilir, ancak bunların tadı şekerinki kadar iyi değildir ve bazı çeşitleri güvenilir olmaktan uzaktır. Daha az tatlı bir tada alışmaya çalışmak çok daha iyidir. Kısa sürede insan kahvesine iki kaşık şeker yerine bir kaşık şeker koymaya alışabilir. İçkinin de bir besin değeri vardır; özellikle biranın şişmanlatıcı etkisi herkesin bildiği bir şeydir.

Beden Hareketleri

Ne denli çok beden hareketi yapılırsa o denli çok kalori harcanır. Kısa bir süre içinde çok kilo vermek isteyenler az yemeli ve çok hareket etmelidirler. Ancak hareket iştahı uyardığı için bu yöntem bazen ters sonuç verebilir. Bu yolla kilo verme olasılığı fazla abartılmamalıdır. Bir saatlik yoğun bir spor 450 k kalori yakar bu ancak 50 gr. kadar yağa eşittir.

Yaşam Devresi

 Doğacak Çocuk
 Doğacak Çocuk 2
 Düşük ve Kürtaj
 Doğum
 Yeni Doğmuş Bebek
Yeni Doğmuş Bebek Hastalıkları
 Bebek
 Bebeğin Beslenmesi
 Yuva Öncesi Dönem
 Yuva Dönemi
 Okul Çağındaki Çocuk
 Sorunlu Çocuklar
Ergenlik
 Cinsellik
 Kadın ve Erkek
 Üretken Dönem
 Doğum Kontrolü
 Gebelikte Kadın
Çocuksuzluk
 Yaşlılık
 Ölüm

İnsan Bedeni

 Baş ve Boyun
 Göğüs
 Karın
 Sırt
Kol ve Bacaklar
 Hücre, Doku ve Organlar
 Kalıtım
 Metabolizma
 Solunum
 Konuşma
 Konuşma Bozuklukları
Sindirim Sistemi
 Sindirim
 Sindirim Bozuklukları
 Dişler
 Kan Dolaşımı
 Kan
Kalp
 Dolaşım Bozuklukları
 Lenf Sistemi
 Bağışıklık
 Bağışıklık Bozuklukları
 Böbrekler ve İdrar Yolları
 Sinir Sistemi
Beyin
Bilinç Bozuklukları
 Omurilik
 Hormonlar
 Hormon Bezleri
 Hormon Bozuklukları
 Kemik ve Eklemler
 Kas Sistemi
Deri
 Göz
 Göz Bozuklukları
 Kulak
 Koku ve Tat Alma
 Cinsel Organlar
 Cinsel İlişki
 Cinsel İlişki Sorunları

Doktorlar

 Dr.Haydar Dümen
 Doç.Dr.Teoman Kadıoğlu
 Prof.Dr. Derin Kösebay
 Dr.Mehmet Öz

       Copyright © 2009-2012  www.saglikweb.com iletişim : admin@saglikweb.com

Sitemizde yayınlanan konular kesinlikle tedavi amaçlı değildir. Bilgilendirme amaçlıdır.

Bu site en iyi 1024x768 çözünürlükte görüntülenmektedir.

Sitemap / robot