|
|
|
Vitaminler
bedendeki metabolizma faaliyeti için gerekli olan, ancak
genellikle bedenin kendisi tarafından üretilemeyen maddelerdir.
Bu nedenle vitaminlerin yiyeceklerden sağlanması gerekir.
Bedenin, normal olarak belirli vitaminlerden birkaç ay yetecek
kadar yedeği vardır. İlaç biçiminde alınan vitamin fazlası
yararsız hatta bazen de zararlıdır. Az gelişmiş ülkelerde
vitamin yetersizliği oldukça yaygındır ve iskorpit hastalığı
gece körlüğü ve beriberi (B vitamini noksanlığından meydana
gelen ağır bir polinevrit) gibi tipik vitamin eksikliği
hastalıklarına yol açar. |
|
|
|
Vitaminler
beden için gerekli olan ve yiyeceklerimizde küçük miktarlarda
bulunması gereken maddelerdir. Canlı yaratıklar üzerinde önemli
bir etkisi olan ve kimya alanında bir 'amin' türü olarak
sınıflandırılabilen bu maddeyi keşfeden Polonyalı kimyager
Casimir Funk 1912 yılında vitamin ismini önermiştir (vita=yaşam).
Daha sonra çoğu vitaminin amin olmadığının anlaşılmasına karşın
vitamin ismi değiştirilmemiştir. Vitamin yetersizliği yalnızca
geri kalmış yörelere özgü bir olgu değildir. Çağdaş toplumda da
dengesiz beslenme alışkanlıkları vitamin yetersizliğinden doğan
hastalıklara yol açabilmektedir. Vitamin yetersizliği sorunu
akıllı bir biçimde hazırlanan çeşitlendirilmiş bir beslenme
rejimi ile tamamen önlenebilir. Üstelik dört ay ile bir yıl
arasında değişen bir süre için yeterli olabilecek yedek vitamin
türlerine çoğunlukla sahibizdir. Sebzeler önemli bir vitamin
kaynağıdırlar. Ancak, aşırı pişirmenin ve bazen rendelemenin
kesmenin ya da övütmenin bir sonucu olarak vitaminin büyük bir
bölümü yitirilir. Çoğu vitaminler bir enzim ya da bir enzim için
yedek madde işlevi görürler. Enzimler metabolik süreçleri
hızlandıran beden maddeleridir; enzimler olmadan bu süreçler ya
çok kısıtlanır ya da hiç gerçekleşmez. Vitamin yetersizliği
halinde (tam yetersizlik: avitaminoz; hafif yetersizlik:
hipevitaminoz) bu eksiklikten kaynaklanan hastalıklar belirir.
Tipik noksanlık belirtileri metabolizma süreçleri sarsıntıya
uğrayan organlarda ortaya çıkar. Vitamin yetersizliğinin,
zorunlu olarak yiyeceklerdeki bir noksanlığın sonucu olması
gerekmez. Bağırsak hastalıkları da buna neden olabilir. Ayrıca
vitaminleri etkisiz hale getiren maddeler (anti vitaminler) i de
vardır. |
|
|
|
Vitaminlerin her
birinin riboflavin cyanocobalamine (kobalt içeren ve kan
yapımını canlandıran bir madde) ya da askorbik asit gibi
kimyasal bir ismi olmasına karşın, bunlar genellikle A vitamini,
B-d vitamini C vitamini vb. gibi basit kısaltılmış isimler
alırlar. Bedende emilebilmeleri ve depolanabilmeleri açısından
vitaminlerin suda, hücre sıvısında, kanda vb. (C ve B
vitaminleri) ya yalnız yağda ( A, D, E ve K vitaminleri)
eriyebilir olmaları önemlidir. Suda eriyen vitaminler aşırı
miktarda olunca idrar yoluyla bedenden çıktıkları için zararlı
etkileri olmaz. Yağda eriyen vitaminler bedenden çok daha güç
atılırlar ve bu vitaminlerdeki fazlalık bir hastalığa (hypervitaminosis)
yol açabilir. Yağlı yiyecekler yağda eriyen vitaminler açısından
tek kaynak olduğu için bütünüyle yağdan arıtılmış bir zayıflama
rejimi uzun dönemde belirli yetersizliklere yol açabilir. Yağda
eriyen vitaminler şu yiyeceklerde zengindir: yumurta sarısı,
tereyağı, balık yağı ve özellikle balık ciğerinin yağı. Balık
ciğerinde bulunan vitaminler balıklar tarafından üretilmeyip
bunların yedikleri sebze türündeki yiyeceklerden sağlanır.
Ayrıca, birçok hayvan çoğunlukla bizim gereksindiğimiz
vitaminlerin aynılarını gereksinir ve bu vitaminler sebze
türünden maddelerden türetilir. Suda eriyen vitaminler açısından
en önemli kaynaklar sebze, meyve ve örneğin esmer ekmek ve esmer
pirinçte bulunan tahıl kabuklarıdır. Bazı vitaminlerin
kendilerini almamız gerekmez; provitaminler yeterlidir.
Provitamin bir vitaminin gösterdiği etkiyi göstermeyen, ancak
bedenimizde belirli bir vitamine dönüşebilen maddelerdir. |
|
A vitamini (retinol)
ince bağırsağın duvarlarında karoten provitamininden üretilir.
Sarı (havuç) ya da koyu yeşil sebzeler ve meyveler karoten
açısından çok zengindir. Ancak bunun emilebilmesi için
bağırsakta yağ da bulunmalıdır. A vitamini yetersizliğinin yol
açtığı en yaygın hastalık gece körlüğüdür (hemeralopi). Buna
gözün retina tabakasında bulunan ve ışığa karşı hassas olan
pigment (renk veren madde) üretiminin aksaması yol açar. Buna ek
olarak, A vitamini noksanlığında konjonktiv (göz kapaklarının iç
yüzeyi ile göz akının bir kısmını örten ince zar) ve hatta bazen
kornea (gözün saydam tabakası) kurulaşabilir. Bu keratomalasi
(korneanın beslenme bozukluğu nedeniyle yumuşaması ve yara
oluşmasıyla parçalanması) Afrika ve Asya'da çocuklardaki
körlüğün önemli bir nedenidir. Hastalığın başlangıcında A
vitamini verilmesi yardımcı olabilir. Ancak bir kez körlük
başladıktan sonra süreklilik kazanır. Beden derisi de anormal
bir biçimde kuruyabilir ve sertleşebilir (kurbağa derisi). |
|
B vitamini
tek bir madde olmayıp farklı etkileri olan ve bir bütün olarak B
vitamini kompleksi adını alan çeşitli unsurlardan oluşur.
Değişik B vitaminleri doğada genellikle birlikte bulundukları
için grubun tek bir vitamininin eksik olması enderdir;
genellikle bir kaç B vitamini birden yetersiz düzeye düşer. B-l
vitamini (anörin veya thiamine) şeker metabolizması için
özellikle önemli ve gereklidir. Beyin ve sinirlerin tek enerji
kaynağı şekerdir, bu nedenle B-l vitamininde bir yetersizlik
temelde sinir sisteminde bozukluklara yol açar (beriberi). Isıya
karşı dayanıklı B vitaminlerine B vitamini kompleksi denir. Bu
grubun önemli olanları B-2 vitamini,B-12 vitamini, folik asit ve
nikotinik asittir. B-l2 vitamini (diğer bazı B vitaminleri gibi)
bağırsaklardaki bakteriler tarafından üretilir, ancak hayvansal
ürünlerden de sağlanabilir. Bu vitamin ciğerde depolandığı için,
ciğer B-12 vitamini açısından özellikle zengindir. Eksiklik
olması halinde, alyuvarların üretimi aksar ve ağır bir kansızlık
türüne (pernizyöz) neden olur. Nikotinik asit ya da ilişkili
nikotinik asit amid proteinlerde bulunan bir amino asit olan
provitamin triptofan aracılığıyla bedende üretilebilir. Mısırda
da nikotinik asit vardır ama triptofan az bulunur. Bu nedenle
dengesiz bir mısır rejiminde nikotinik asit yetersizliğinin yol
açtığı bir hastalık olan pellagra ortaya çıkabilir |
|
Tüm
vitaminler içinde en iyi bilineni kuşkusuz ekşimsi bir tadı ve
kimyasal olarak şekerlerle ilişkili olan C vitaminidir (askorbik
asit). Birçok hayvan örneğin fareler bu maddeyi kendileri
üretebildikleri için onlar açısından bu madde bir vitamin işlevi
görmez. C vitamininin kesin işlevi bilinmemektedir, ancak
bedenin birçok bölümü üzerinde etkisi vardır. C vitamini
noksanlığının yol açtığı iskorpit hastalığı yaygındır. Bu
hastalık, özellikle başlıca tuzlu et ve peksimetten oluşan bir
gıda rejimine dayanmak zorunda kalan denizciler arasında
görülmüştür. Daha 1732 yılında portakal ve limonun bu hastalığı
tedavi ettiği keşfedilmiştir. Diğer birçok meyve ve sebzede
olduğu gibi bu meyvelerde de bol miktarda C vitamini vardır.
Ancak vitamin ısıya ve havayla temasa dayanıklı değildir. Bu
nedenle, aşırı pişirme ve rendeleme bu vitamini öldürmektedir. C
vitamini hastalıklara karşı korunmada önemli bir rol oynar,
ancak bir soğuk algınlığının başlangıcına bu vitamininde çok
miktarda alınmasının yararı henüz kuşkuludur. Bu vitamin
fazlasının idrar yoluyla bedenden çıkabildiği bilinmektedir. |
|
D vitamini
aynı işleve sahip birçok maddeye verilen toplu isimdir. D-2
vitamini doğada az bulunur, ancak maya ve küf yardımı ile
laboratuarda kolaylıkla hazırlanabilir ve küçük miktarlarda
tereyağına konur. D-3 vitamini doğada bulunur ve aynı zamanda
güneş ışığında var olan ultraviyole ışınların etkisiyle insan
derisinde bir provitaminden üretilebilir. D vitamini, temelde
kalsiyum ve fosfor metabolizmasında bir araçtır. Bu vitaminin
eksikliği genellikle ancak hızlı büyüme
dönemlerinde,
gebelikte ya da yetersiz güneş ışığında ortaya çıkabilir.
Çocuklarda D vitamini yetersizliği ünlü raşitizm hastalığına ve
büyüklerde kemiklerin kirecinin azalmasına (kemiklerin
yumuşaması ya da osteomalasi) yol açar. Vitaminin fazla olması
halinde bedende kalsiyum birikintisi ve hatta çok miktarda
kalsiyum içeren böbrek taşlan oluşabilir. |
|
E vitamininin
insan bedeninde bir vitamin işlevi görüp görmediği henüz
kesinleşmemiştir. Ancak bazen kısırlık tedavisinde
kullanılmaktadır. K vitamini kan pıhtılaşması için önemlidir. Bu
vitaminin etkisiyle ciğer birçok pıhtılaştırıcı protein üretir.
K vitamini bağırsaklardaki bakteriler tarafından üretilir ve
ıspanak, havuç ve ciğerde bol miktarda bulunur. |
|
|