Sağlık web sayfamıza hoşgeldiniz !!!!

Kategoriler

 Ana Sayfa
 Hastalıklar
 İncelemeler
 Çocuk Sağlığı
 Sağlıklı Yaşam
 Tedavi Önerileri
 Yaşlılık
 Psikoloji
 İlkyardım
 Tıp Sözlüğü
 Sağlık Bilgileri
 Sağlığımız
İlaçlar
 Şifalı Bitkiler
Hastaneler
 Sağlıklı Yemek Tarifleri

Sağlık

 İnsan ve Çevresi
 Sağlık Bilgisi
 Beslenme
 Vitaminler
Zayıflama
 Egzersiz
Beden Bakımı
 Ağız Sağlığı
 Uyku
 Kötü Alışkanlıklar
 Tütün
Alkol
Uyuşturucular
Uyarıcılar

Başlıca Hastalıklar

Doğuştan Hastalıklar
Enfeksiyöz Hastalıklar
Ruhsal Hastalıklar
Depresyon
Nevroz
Psikoz
Ateş
İltihaplanma
Yaralar
Urlar
Kanser
Ödem
Mide-Bağırsak Hastalıkları
Damar Hastalıkları
Kan Hastalıkları
Böbrek ve İdrar Yolu
Sinir Hastalıkları
Beyin Hastalıkları
Solunum Sistemi Hastalıkları
Omurilik Hastalıkları
Kemik ve Eklem Hastalıkları
Kas Hastalıkları
Deri Hastalıkları
Kalp Hastalıkları
Kulak Hastalıkları
Cinsel Hastalıklar

Tedavi

İlk Yardım
Doktor
Muayene
Radyolojik Muayene
İlaçlar
Ağrının dindirilmesi
Ruhsal Etkili İlaçlar
Antibiyotikler
Hastane
Ameliyat
Doku ve Organ Nakli
Radyoterapi
Diş Tedavisi
Psikiyatrik Tedavi
Doğal Tedavi
Homeopati
Akupunktur

 
Uyku
Uyku bilincin azaldığı geçici bir durumdur. Uyku sırasında birçok fiziksel sürecin de faaliyeti azalır. Elektro anfalograma (beynin hava veya zıt maddeler şırıngasından sonra çekilen röntgeni) (EEG) dayanarak dört evreye ayrılan normal uyku ile REM uykusu arasında bir ayırım yapılabilir. REM uykusunun başlıca özelliği hızlı göz hareketleridir. İnsan uykunun bu evresindeyken uyandırılırsa, gördüğü bir düşü çok canlı bir biçimde anımsayabilir. En sık karşılaşılan uyku bozukluğu uykusuzluktur (insomnia).
  
 
Uyku bilincin azaldığı, dış dünyadan az ya da çok kopulduğu bir dinlenme durumu olarak tanımlanır. Herkesin uykuya gereksinimi vardır ve yaşamın ortalama üçte biri uykuda geçer. Uyku fiziksel ve akli sağlığın sürdürülmesi için gereklidir. Uyku sırasında, irade dışı sinir sisteminin bir parçasını oluşturan parasempatik sinir sistemi egemen olur ve kalp atışının ve solunumun azalmasına, kan basıncının (tansiyonun) ve beden ısısının düşmesine yol açar. Uyku uyurken gözler kapalıdır ve gözbebekleri küçülür. Ancak, uyku uyumak için gözlerin kapalı olması gerekmez. Örneğin yılanlar, göz kapaklan olmadığı için gözleri açık uyurlar. Uykuya dalmanın ilk belirtilerinden biri gözyaşı üretiminin azalması sonucu gözlerde duyulan hafif bir yanma duygusudur. Bu olgu çocukların gözlerine kum serpen "kum-adam" ve benzeri birçok halk masalının temelini oluşturmuştur. İnsanlarda ve yüksek evrim düzeyindeki hayvanlarda temel olarak iki farklı uyku türü vardır; normal uyku ve düş-uykusu ya da zıt uyku. Düş uykusu, genellikle bu evrenin bir özelliği olan "hızlı göz hareketleri" anlamına gelen İngilizce "rapid eye movements" sözcüklerinin ilk harfleri ile gösterilir (REM). Beyin hücrelerinin (elektrik) faaliyetini kaydeden elektro-ansefalogram (EEG) normal uykunun dört evreye ayrıldığını göstermektedir:
  
 
1. evre: uyanıklık ile uyuma arasındaki geçici durumdur, buna uykuya dalma evresi de denir.
2. evre: hafif uyku evresidir. Bu evrede uyuyan kişi kolaylıkla uyandırılabilir.
3. ve 4. evreler: derin uyku evreleridir ve genellikle uyuduktan sonraki ilk saatlerde bu evreye girilir. Uyuyan kişi normal uykunun evrelerinden geçtikten sonra, yaklaşık her bir buçuk saatlik düzenli aralarla düş-uykusuna (REM uykusuna) geçer. REM uykusunu normal uykudan ayıran özelikler hızlı göz hareketleri, beyin faaliyetinin artması ve kas geriliminin azalmasıdır. Ancak, düş görmek REM uykusunun en önemli özelliğidir ve uykunun bu evresindeyken uyanılması halinde düşler çok canlı bir biçimde anımsanabilir. REM uykusu çok kısa sürer (5-20 dakika) ve ardından normal uyku gelir. Sabaha doğru uykusu yavaş yavaş uzar ve normal uykunun 3.ve 4. evreleri kısalır. REM uykusunda olan bir kişiyi uyandırmak çok güçtür
Uyku İşlevi

Uykunun işlevini incelemek amacıyla, uyumamaya dayanan deneysel yöntemden büyük ölçüde yararlanıldı. Deneye tâbi kişilerin birkaç gece uyumayınca aşırı yorgun, sinirli ve kuşkulu oldukları görüldü. Bir şey üstünde yoğunlaşma kapasiteleri önemli derecede azaldığı için zor işleri yapamaz hale geldiler. Deney amacıyla uyku uyunmaması dört, beş geceyi geçemez. Bu uzun uykusuzluktan sonra uzun, derin (3. ve 4. evreler) bir uyku uyunur. Bu, yorgunluğu atmak için derin uykunun gerekli olduğunu gösterir. Uyku sırasında büyüme hormonu yoğunlaşmasının önemli ölçüde artması beden dokularının yenilendiğini ve büyüdüğünü gösterir. REM-uykusunun işlevi kesinlikle anlaşılmış değildir. Deneye tâbi kişiler sürekli olarak REM-uykusundan yoksun bırakılınca, REM-uykusu gereksinimi yavaş yavaş artmaktadır. On günden sonra, deneye tâbi kişiler uyandırılır uyandırılmaz yeniden REM-uykusuna daldıkları için deneyi sürdürmek olanaksız hale gelmektedir. Deney altındaki kişiler gün boyunca çok gergin, sinirli ve yorgun olmuşlar, kolaylıkla korkutulabilmişlerdir. Normal uykuları sırasında sık sık uyandırılmış kişiler ise daha normal bir davranış içinde olmuşlardır. Bazı veriler REM-uykusunun büyüme açısından önemini ortaya koymaktadır. REM-uykusunun gün boyunca edinilen bilginin beyinde yeniden düzenlenmesi ile ilişkili olduğu sanılmaktadır. Akli bozuklukları olan kişilerin REM-uykusu çok azdır. Yüksek evrim düzeyli tüm hayvanlar uyku uyurlar. Sürüngenlerde REM-uykusu hiç yoktur. REM-uykusu geviş getiren hayvanlarda toplam uykunun % 5'ini, kemirgen hayvanlarda % 15'ini ve yırtıcılar ile yetişkin insanlarda % 20-25'ini oluşturur.

Düş

Düş, temel olarak, REM- uykusunda görülür. Ancak bu düşlerin yalnız bu evrede görüldüğü anlamına gelmez. REM-düşleri daha çok görüntüleri kapsar ve çok daha canlıdır. Normal uyku evresinde görülen düşler ise o denli yoğun değildir ve düşünceler ile konuşulan sözler daha ağır basar. Araştırmalar herkesin gecede 4-5 kez düş gördüğünü, bunların toplam süresinin 90 dakika kadar olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca gençler yaşlılardan daha çok düş görürler.

Herkes düş görür, ancak herkes gördüğü düşü anımsayamaz. Düşler çok çabuk unutulur. REM-uykusundan uyandırılan kişi her zaman canlı bir düş öyküsü anlatabilir. Ancak, eğer REM-evresinin bitmesinden beş dakika sonra uyanırsa, genellikle yalnız bazı bölümleri hatırlayacaktır. Hızlı göz hareketleri sol yana yönelikse düş gören kişinin solundaki bir şeye baktığı anlaşılır.

Hızlı göz hareketlerinin düş görüntülerine yönelik gözlerin faaliyetlerinden kaynaklandığı sanılmaktadır. Düşlerin içeriği ve önemi birçok insanı büyülemiştir. Sigmund Freud (1856-1939) düş araştırmaları alanında bir öncü olmuştur. Freud'a göre, her düş gündelik yasam içinde çoğunlukla düşten önceki gün, olan olayların izlerini taşır. Buna ek olarak, düşler uyanıkken bilinçli olarak anımsayamayacağımız duygusal sorunlarla ilişkili olan bilinç-altı unsurları da içerir. Örneğin çoğunlukla çocukluk anılarına bağlı olan cinsel korku ve istekler düşlerde anlatım bulur.

Uykusuzluk

En sık karşılaşılan uyku bozukluğu uykusuzluk ya da uykunun patolojik olarak azalmasıdır. Uykusuzluk çoğunlukla psikolojik etmenlerin sonucudur, ancak bazı hastalıklarda da örneğin ateşin yükselmesi ile ortaya çıkabilir. Günümüzde uygulanan uykusuzluk tedavisi uyku verici ilaçların kullanılmasına dayanmaktadır. Bunlar başlangıçta yararlı olsalar bile, sonradan etkilerini yitirmektedirler. Birçok ilaç REM-uykusunu bastırdığı için, ilaç kesilince REM—uykusu artar. Bu, çoğunlukla kötü bir uyku olarak kabul edilir ve yeniden ilaç alınmasına yol açabilir. Yogaya dayanan gevşeme teknikleri uykusuzluk çekenler için çoğunlukla yararlıdır. Yoga yaparken insan belirli kas gruplarının gevşetilmesi üzerine yoğunlaşır. Akşamüstü bir yürüyüşün ya da yatmadan önce bir bardak ılık sütün de gevşetici etkisi olabilir.

Yoga

Yogaya dayanan gevşeme teknikleri uykusuzluk çekenler ve sürekli gerilim içinde yaşayanlar için genellikle yararlıdır. Doğu felsefesinden kaynaklanan yogada amaç insanın fiziksel, zihinsel ve ruhsal açıdan en yetkin konuma ulaşmasıdır. Yoga yaparken insan, sinir merkezlerinin yatıştırılması ve belirli kas gruplarının gevşetilmesi üzerinde yoğunlaştığından dinlenme ve rahatlama kendiliğinden elde edilir. Derin soluk alma bu sonuca ulaşmada kullanılan en etkili yöntemdir. Derin soluk alma uykuya dalmayı da kolaylaştırır. Bu amaçla soluk almada göğüs yerine karın kaslarının gevşetilip sıkılması gerekir. Akşamüstü yapılan düzenli yürüyüşlerin ya da yatmadan önce içilen bir bardak ılık sütün de gevşetici etkisi olabilir. Ayrıca düşler sırasında, içinde yaşadığımız pek çok sorun ruhsal olarak aşıldığından düşlerin zihinsel dinlenme ve zindelik açısından çok olumlu etkileri vardır.

Yaşam Devresi

 Doğacak Çocuk
 Doğacak Çocuk 2
 Düşük ve Kürtaj
 Doğum
 Yeni Doğmuş Bebek
Yeni Doğmuş Bebek Hastalıkları
 Bebek
 Bebeğin Beslenmesi
 Yuva Öncesi Dönem
 Yuva Dönemi
 Okul Çağındaki Çocuk
 Sorunlu Çocuklar
Ergenlik
 Cinsellik
 Kadın ve Erkek
 Üretken Dönem
 Doğum Kontrolü
 Gebelikte Kadın
Çocuksuzluk
 Yaşlılık
 Ölüm

İnsan Bedeni

 Baş ve Boyun
 Göğüs
 Karın
 Sırt
Kol ve Bacaklar
 Hücre, Doku ve Organlar
 Kalıtım
 Metabolizma
 Solunum
 Konuşma
 Konuşma Bozuklukları
Sindirim Sistemi
 Sindirim
 Sindirim Bozuklukları
 Dişler
 Kan Dolaşımı
 Kan
Kalp
 Dolaşım Bozuklukları
 Lenf Sistemi
 Bağışıklık
 Bağışıklık Bozuklukları
 Böbrekler ve İdrar Yolları
 Sinir Sistemi
Beyin
Bilinç Bozuklukları
 Omurilik
 Hormonlar
 Hormon Bezleri
 Hormon Bozuklukları
 Kemik ve Eklemler
 Kas Sistemi
Deri
 Göz
 Göz Bozuklukları
 Kulak
 Koku ve Tat Alma
 Cinsel Organlar
 Cinsel İlişki
 Cinsel İlişki Sorunları

Doktorlar

 Dr.Haydar Dümen
 Doç.Dr.Teoman Kadıoğlu
 Prof.Dr. Derin Kösebay
 Dr.Mehmet Öz

       Copyright © 2009-2012  www.saglikweb.com iletişim : admin@saglikweb.com

Sitemizde yayınlanan konular kesinlikle tedavi amaçlı değildir. Bilgilendirme amaçlıdır.

Bu site en iyi 1024x768 çözünürlükte görüntülenmektedir.

Sitemap / robot