Sağlık web sayfamıza hoşgeldiniz !!!!

Kategoriler

 Ana Sayfa
 Hastalıklar
 İncelemeler
 Çocuk Sağlığı
 Sağlıklı Yaşam
 Tedavi Önerileri
 Yaşlılık
 Psikoloji
 İlkyardım
 Tıp Sözlüğü
 Sağlık Bilgileri
 Sağlığımız
İlaçlar
 Şifalı Bitkiler
Hastaneler
 Sağlıklı Yemek Tarifleri

Sağlık

 İnsan ve Çevresi
 Sağlık Bilgisi
 Beslenme
 Vitaminler
Zayıflama
 Egzersiz
Beden Bakımı
 Ağız Sağlığı
 Uyku
 Kötü Alışkanlıklar
 Tütün
Alkol
Uyuşturucular
Uyarıcılar

Başlıca Hastalıklar

Doğuştan Hastalıklar
Enfeksiyöz Hastalıklar
Ruhsal Hastalıklar
Depresyon
Nevroz
Psikoz
Ateş
İltihaplanma
Yaralar
Urlar
Kanser
Ödem
Mide-Bağırsak Hastalıkları
Damar Hastalıkları
Kan Hastalıkları
Böbrek ve İdrar Yolu
Sinir Hastalıkları
Beyin Hastalıkları
Solunum Sistemi Hastalıkları
Omurilik Hastalıkları
Kemik ve Eklem Hastalıkları
Kas Hastalıkları
Deri Hastalıkları
Kalp Hastalıkları
Kulak Hastalıkları
Cinsel Hastalıklar

Tedavi

İlk Yardım
Doktor
Muayene
Radyolojik Muayene
İlaçlar
Ağrının dindirilmesi
Ruhsal Etkili İlaçlar
Antibiyotikler
Hastane
Ameliyat
Doku ve Organ Nakli
Radyoterapi
Diş Tedavisi
Psikiyatrik Tedavi
Doğal Tedavi
Homeopati
Akupunktur

 
Tütün
Tütün ve alkol en çok kullanılan uyarıcılar arasında yer alırlar. Her ikisi de sağlığa zararlıdır ve alışkanlığa yol açabilir. Tütün, nikotin ve katranlı maddeler içerdiği için; alkol ise karaciğer ve sinir sistemini etkilediği için zararlıdır. Özellikle sigara içmenin yol açabileceği tehlikeli sonuçlar açıkça ortaya konduğu halde pek çok kişi hala sigaradan vazgeçememektedir. Bazı insanlar kendilerini iyi hissettikleri zaman daha da çok sigara ve/veya içki içerler. Bunun aksine bazıları da tedirgin oldukları zaman daha çok sigara ve/veya içki içme gereksinimi duyarlar.
  
 

Tütün ve alkol en çok kullanılan uyarıcılar arasındadır. Birlikte içildikleri zaman tüketimleri daha da çok artmaktadır: şişeler boşaldıkça tablalar da dolar. Genel olarak sigara içmedikleri halde içkili bir toplantıya gidince bir sigara yakmaktan hoşlananlar da vardır.

Tütün ve Kullanımı

Tütün, birçok ülkede yetişen tütün bitkisinin yaprağıdır; çok az miktarda nikotin alkaloidi içerir. Buna ek olarak, tütün dumanı hem gaz biçiminde (karbon monoksit dahil), hem de katı madde halinde (katran unsurları) bir çok madde içerir. Sigara içildiğinde bu duman ağza ve yutağa; dumanın içe çekilmesi halinde ise akciğere de girer. Dumanın içerdiği maddelerin kalıntıları ciğerlerde birikir. En az 15 katran maddesinin akciğer kanserine yol açabildiği ortaya konmuştur.

Kullanımı: Tütün bitkisinin yetiştirildiği ve kullanıldığı Amerika'nın keşfinden sonra, tütün Avrupa'da kullanılmaya başlanmıştır. Başlangıçta tütün bir ilaç olarak ithal edilmiş ancak çok geçmeden bir uyarıcı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Önceleri burna kolaylıkla çekilen tütün daha sonra pipolarda içilmiş ve çiğnenmiştir. Sigara olarak içilmesi ancak 19. yüzyılda yaygınlaşmıştır. Önceleri elle sarılan sigara 1884'den itibaren fabrikalarda imal edilmeye başlanmış ve 2. Dünya Savaşından sonra kadınların sigara içmesi büyük ölçüde artmıştır.

  
 
Nikotin ve Zararlı Etkileri

Saf nikotin yandığı zaman kahverengiye dönüşen renksiz bir sıvıdır. Kendine özgü kokusunu tütüne verir. İnsan bedeni mide, ciğerler, deri, ağız ve yutak mukozaları aracılığıyla nikotini emebilir. Büyük miktarlarda var olması halinde nikotin güçlü bir zehirdir. Tarım alanında böcekleri yok etmek için kullanılır (nikotin zehirlenmesi).

Zararlı Etkileri : Daha 1920'lerde akciğer kanserinden ölen insanların artması o dönemde moda haline gelen sigara içilmesine bağlanmıştır. Araştırmalar sigara içenlerin, sigara içmeyenlere göre akciğer kanserinden ölme riskinin çok daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Son yıllarda akciğer kanserinden ölen kadınların sayısı önemli ölçüde artmıştır. Bu, gittikçe daha çok sayıda kadının sigara içmesine dayanmaktadır. Sigara içenler arasında boğaz, dudak (özellikle pipo içenlerde) ve yutak kanserleri de yaygındır. Ayrıca, tütün dumanı nefes borularının dış tabakasını da zedelediği için bakteri ve toz zerrecikleri ciğerlere daha kolaylıkla girerek hastalık (enfeksiyon) riskini arttırmaktadır. Bu, sigara içenlerin birçoğunda sigara öksürüğüne ya da kronik bronşite yol açmaktadır.

Bunlara ek olarak, sigara içmekle kalp enfarktüsü, damar sertliği ve Bürger hastalığı gibi kroner ve damar hastalıkları arasında belirgin bir ilişkinin var olduğu ortaya konmuştur. Ayrıca, gebelikleri sırasında çok sigara içen kadınların bebekleri, sigara içmeyen kadınların doğurduğu bebeklere göre daha küçük (kilosu daha az) olmaktadır. (Doğuştan olan bozukluklar ile sigara içmek arasında bir bağ bulunmamıştır). Bütün bu durumlarda hangi sigara markasının içildiğinin pek bir önemi yoktur. Sert tütün daha riskli, pipo ve puro, dumanı içe çekilmediği için daha az risklidir. Beden sigaranın yaptığı hasarı ancak belirli bir ölçüde giderebilecek güçte olduğu için sigara içmeyi bırakmak her zaman yararlıdır. Araştırmalar ortaya koymuştur ki, günde 1 ile 10 sigara içenlerin yaşamları ortalama olarak 5 ile 6, günde 10 ile 20 arası sigara içenlerin 7 ile 8, günde 20 ile 40 arası sigara içenlerin 10 ile 11, günde 40'tan fazla sigara içenlerin ise 12 ile 13 yıl kısalmaktadır.

Alışkanlık

Sigara içmeyi bırakmayan ya da çok büyük güçlükle bırakabilen kişilere sigara tiryakisi denir. Burada en önemli rolü nikotin oynamaktadır. Nikotine karşı fiziksel bir bağımlılık edinen kişinin sigarayı bırakmak istemesi halinde baş dönmesi ve bulantı gibi geri çekilme belirtileri ortaya çıkar. Sigara içmek, çoğunlukla çocukluk döneminde başlayan, sürekliliği olan bir alışkanlıktır, Anne-babanın sigara içmesi durumunda, çocuklar genellikle küçük yaştan itibaren onları kendilerine örnek alırlar. Birçok insan haz duygusunu yükseltmek (güzel bir yemekten sonra bir sigara yakmak gibi) ya da olumsuz duygularını azaltmak için de sigara içer. İkinci durumda, kişi içinde bulunduğu sorunları görmemezlikten gelmek amacıyla ya da bir rahatlama biçimi olarak sigara içer. Ancak, sigara içmek hiç bir soruna çözüm getirmediğine göre, bu sigara içmeyi özendirmek için bir neden olmamalıdır.

Yaşam Devresi

 Doğacak Çocuk
 Doğacak Çocuk 2
 Düşük ve Kürtaj
 Doğum
 Yeni Doğmuş Bebek
Yeni Doğmuş Bebek Hastalıkları
 Bebek
 Bebeğin Beslenmesi
 Yuva Öncesi Dönem
 Yuva Dönemi
 Okul Çağındaki Çocuk
 Sorunlu Çocuklar
Ergenlik
 Cinsellik
 Kadın ve Erkek
 Üretken Dönem
 Doğum Kontrolü
 Gebelikte Kadın
Çocuksuzluk
 Yaşlılık
 Ölüm

İnsan Bedeni

 Baş ve Boyun
 Göğüs
 Karın
 Sırt
Kol ve Bacaklar
 Hücre, Doku ve Organlar
 Kalıtım
 Metabolizma
 Solunum
 Konuşma
 Konuşma Bozuklukları
Sindirim Sistemi
 Sindirim
 Sindirim Bozuklukları
 Dişler
 Kan Dolaşımı
 Kan
Kalp
 Dolaşım Bozuklukları
 Lenf Sistemi
 Bağışıklık
 Bağışıklık Bozuklukları
 Böbrekler ve İdrar Yolları
 Sinir Sistemi
Beyin
Bilinç Bozuklukları
 Omurilik
 Hormonlar
 Hormon Bezleri
 Hormon Bozuklukları
 Kemik ve Eklemler
 Kas Sistemi
Deri
 Göz
 Göz Bozuklukları
 Kulak
 Koku ve Tat Alma
 Cinsel Organlar
 Cinsel İlişki
 Cinsel İlişki Sorunları

Doktorlar

 Dr.Haydar Dümen
 Doç.Dr.Teoman Kadıoğlu
 Prof.Dr. Derin Kösebay
 Dr.Mehmet Öz

       Copyright © 2009-2012  www.saglikweb.com iletişim : admin@saglikweb.com

Sitemizde yayınlanan konular kesinlikle tedavi amaçlı değildir. Bilgilendirme amaçlıdır.

Bu site en iyi 1024x768 çözünürlükte görüntülenmektedir.

Sitemap / robot