Sağlık web sayfamıza hoşgeldiniz !!!!

Kategoriler

 Ana Sayfa
 Hastalıklar
 İncelemeler
 Çocuk Sağlığı
 Sağlıklı Yaşam
 Tedavi Önerileri
 Yaşlılık
 Psikoloji
 İlkyardım
 Tıp Sözlüğü
 Sağlık Bilgileri
 Sağlığımız
İlaçlar
 Şifalı Bitkiler
Hastaneler
 Sağlıklı Yemek Tarifleri

Sağlık

 İnsan ve Çevresi
 Sağlık Bilgisi
 Beslenme
 Vitaminler
Zayıflama
 Egzersiz
Beden Bakımı
 Ağız Sağlığı
 Uyku
 Kötü Alışkanlıklar
 Tütün
Alkol
Uyuşturucular
Uyarıcılar

Başlıca Hastalıklar

Doğuştan Hastalıklar
Enfeksiyöz Hastalıklar
Ruhsal Hastalıklar
Depresyon
Nevroz
Psikoz
Ateş
İltihaplanma
Yaralar
Urlar
Kanser
Ödem
Mide-Bağırsak Hastalıkları
Damar Hastalıkları
Kan Hastalıkları
Böbrek ve İdrar Yolu
Sinir Hastalıkları
Beyin Hastalıkları
Solunum Sistemi Hastalıkları
Omurilik Hastalıkları
Kemik ve Eklem Hastalıkları
Kas Hastalıkları
Deri Hastalıkları
Kalp Hastalıkları
Kulak Hastalıkları
Cinsel Hastalıklar

Tedavi

İlk Yardım
Doktor
Muayene
Radyolojik Muayene
İlaçlar
Ağrının dindirilmesi
Ruhsal Etkili İlaçlar
Antibiyotikler
Hastane
Ameliyat
Doku ve Organ Nakli
Radyoterapi
Diş Tedavisi
Psikiyatrik Tedavi
Doğal Tedavi
Homeopati
Akupunktur

 
Egzersiz
Fiziksel egzersizler aracılığıyla bedeni geliştirmek ve her şeyden önce gerçek fiziksel çaba harcamak hemen herkes için sağlıklıdır. Bu alıştırmalar kalp, kan dolaşımı, solunum ve kasları geliştirir ve insana bir zindelik duygusu verir. Ayrıca, bedenin hastalık sonuçlarına karşı dayanıklılığı artar. Çağdaş toplumlarda insanları tehdit eden egzersiz eksikliği, düzenli jimnastik ve spor yapılarak giderilebilir. Yeterli olanaklar modern tesisler bulunmasa bile insan spor yapabileceği en azından koşabileceği bir mekanı bulabilir. Beden egzersizlerini yalnızca bir özveri olarak değil, sağlıklı kalabilmenin zorunlu koşulu olarak görmek gerekir.
  
 

Bedenimiz hareket edecek biçimde yaratılmıştır. İlkel insanlar çok hareket etmek ve genellikle büyük fiziksel çaba harcamak zorundaydılar. Ancak, çağdaş toplumlarda yaşayan çağdaş insanlar için durum oldukça farklıdır. Zaman zaman insanların yaptığı tüm egzersiz kendi taşıt araçlarına kadar yürümekten ibarettir. Bunun etkilerini, eğer bisiklete binmeye ya da koşmaya kalkarsak hemen görürüz. Kısa sürede nefessiz kalırız kalbimiz hızla çarpmaya başlar ve ciğerlerimiz sancır. Sağlığımız tehlikede olmadığı sürece buna pek aldırmayabiliriz. Oysa bedenimizin düzenli olarak kullanılmayan kısımları zamanla bozulur. Kaslar gevşer, kan damarları darlaşır ve kan damarı zarları daha az esnek bir hale gelir. Acil bir şey olduğunda ya da bir hastalık halinde bedenlerimiz fazla çaba gereksinmesini karşılayamaz. Günlük yaşamda insanın kendini enerji dolu hissetmesi güzel bir şeydir. Üstelik spor ve jimnastik sırasında yapılan hareketler çok keyifli olabilir.

Koşu ve Spor
Eğer günlük bir egzersiz alışkanlığı edinmek isterseniz, koşmayı deneyebilirsiniz. İnsan herhangi bir yerde, parkta, sahilde, ormanda ya da çayırda koşabilir. Koşu sırasında yorgunluk hissettikçe yavaşlamak ve düşük bir tempoda yürümek; hareketsiz kalmamak gerekir. Ancak başlangıçta gücünüzü abartmayın. Kendinizi aşırı zorlamayın. Bir sonraki koşunuzda, her şeyin kendiliğinden daha kolaylaştığını göreceksiniz. Eğer herhangi bir spor yapmıyorsanız ve artık pek de genç değilseniz, önce doktorunuza danışmanız daha doğru olur. Ancak doktorun herhangi bir tıbbi itirazda bulunması enderdir. Koşarken havadar ve bol giysiler ile spor ayakkabıları giymelisiniz; eşofman doğal olarak en iyisidir. Bunu yapmanın en iyi yolu düzenli olarak bir grupla birlikte koşmaktır. Bu durumda herhangi bir koşu gününü atlamanız daha zor olur. Eğer bu konuda daha ciddi iseniz, bir spor kulübüne üye olabiliniz. Bu tür amatör eğlence sporlarında çok yüksek düzeyde olmayan arkadaşça rekabetlere de katılabilirsiniz. Katılmak kazanmaktan daha önemlidir. Daha da yüksek bir düzey rekabetçi sporları kapsar. Bunlar için epeyce eğitim gerekir. En yüksek spor düzeyi profesyonel sporlardır. Bunlara katılabilmek için insanın boş zamanının önemli kısmını ayırması zorunludur. Ne denli yoğun spor yapılırsa tenis dirseği, futbolcu dizi, burkulma, kanama kiriş ve eklemlerin zorlanması gibi spor kazalarına uğrama olasılığı o denli artar. Gerçek profesyonel sporlar kalp büyümesi gibi çeşitli fiziksel değişikliklere de yol açar. Bu nedenle, bu tür sporların sağlıklı olduğu söylenemez ve beden genellikle öylesine gerilir ki, daha sonraki yaşlarda fiziksel bozukluklar ortaya çıkar. Ayrıca profesyonel sporlara bir kez girdikten sonra birden çıkmak olanaklı değildir. Faaliyetinize yavaş yavaş ve dikkatli bir biçimde son vermeniz gerekir.
  
 

Forma girmek için sporun yanı sıra jimnastik ya da diğer egzersizleri yapabilirsiniz. Bu durumda kas gruplarının ve kemik çatısının değişik kısımlarının bilinçli bir biçimde çalıştırılmasına (egzersiz), kan dolaşımı ile solunumun geliştirilmesine ve kalbin güçlendirilmesine daha büyük bir özen gösterilir. Bu, spor ve oyunlardan daha az keyiflidir, ancak daha kısa bir sürede aynı sonuçları sağlayabilir.

Aşırı Güç Harcama

Böyle bir güç harcama yalnız kasların üzerine değil, aynı zamanda kalp, kan dolaşımı ve ciğerlerin üzerine de fazladan bir yük bindirir. Bu yükün karşılanabilmesi için, kasların kan aracılığıyla sağlanması gereken fazla miktarda oksijene gereksinmesi vardır. Kaslara optimal miktarda oksijenin gitmesini kanın olanaklı en üst düzeyde kaslara akması sağlar. Bu amaçla, kalp daha hızlı ve daha güçlü atmaya başlar. Bu herkesin bildiği bir şeydir. Buna ek olarak, kaslara giden kan damarları genişler ve böylece kan dolaşımının olabildiğince az engellenmesi sağlanır. Organlara, örneğin bağırsaklara, giden kan damarları ise daralır. Herhangi bir zarara neden olmadan kısa bir süre için ertelenmesi olanaklı olan sindirim için daha az oksijen kullanılması nedeniyle bu daralma yararlıdır. Bu, aynı zamanda yemekten sonra güçlü fiziksel çaba harcanmasının neden doğru olmadığını da açıklar.

Fiziksel çaba harcamaya başlayınca, derideki kan damardan da genişleyeceği için deriye yönelik kan dolaşımı artar. Bunun sonucu olarak, deri kızarır, ısısı artar ve daha çok ısı dışarı salınabilir. Bu fazla ısı kaslardaki yanmanın artması sonucudur, çünkü bu süreç kaçınılmaz olarak bedenden ısı salınmasına yol açar. Ancak, çok fazla güç harcanması durumunda kasların oksijen gereksinimi öylesine artar ki, deriye giden kan miktarı da azalır. Bunun uzun süre devam edemeyeceği açıktır; derinin saldığı ısının azalması nedeniyle ısı bedenin içinde birikir ve çok ısınmamıza yol açar. Nefes alıp vermemiz de güç harcanmasına kendini ayarlayabilmelidir.

Kalp daha hızlı çarpmaya başlayınca, ciğerlere giden kan miktarı kendiliğinden artar. Üstelik ciğerlerdeki küçük kan damarları genişler. Dinlenirken, dakikada yaklaşık 15 kez nefes alır ve her defasında 0.5 litre havayı içimize çekeriz. Bu, dakikada 7.5 litre hava demektir ve havanın içinde % 20 kadar oksijen bulunduğu için, bu miktar 1.5 litre oksijene tekabül eder.

Bunun yalnız bir kısmı (0,3 litre kadar) kana karışır, kalanı ise nefese çıkar. Bu nedenle, nefes verirken çıkarılan havada oksijen bulunduğu için ağızdan ağza suni teneffüs yapılabilir.

Güç harcanırken nefes alıp vermemiz hızlanır (dakikada 40 nefese kadar çıkar) ve derinleşir (her defasında 5 litre havaya kadar yükselir). Bu nedenle, eğitim görmüş sporcular dakikada 7 litre kadar oksijeni içlerine çekebilirler. Eğitilmemiş kişiler bu denli oksijen alamazlar. İnsanın bu açıdan eğitilmesi, temelde ciğerlerin kapasitesini arttırarak, kalbi güçlendirerek ve kan dolaşımını geliştirerek kaslara giden oksijen miktarının optimal düzeye çıkarılmasını amaçlar.

Beden dinlenme halinde iken, normal kişilerin nabzı dakikada yaklaşık 70 atar; spor eğitimi görmüş ve kalpleri genişlemiş kişilerin nabzı ise genellikle 40'ı geçmez.

Fazla güç harcandığı durumlarda nabız artışı dakikada 200'e kadar yükselebilir, bu nedenle sporcuların kalbi bazen dakikada 40 litre kadar kan pompalayabilir. Kaslarda eğitimle geliştirilir. Kas metabolizması daha iyi işlev görür, kas lifleri büyür daha fazla miktarda yedek yakıt depolamaya başlar. Bunlar kasların daha uzun bir süre çalışmasına olanak verir. Ayrıca, metabolizmanın hiç oksijen gereksinmeyen kısmı da daha iyi işlev görür. Bu mekanizma "oksijen açığı" kavramı altında ele alınmaktadır

Yaşam Devresi

 Doğacak Çocuk
 Doğacak Çocuk 2
 Düşük ve Kürtaj
 Doğum
 Yeni Doğmuş Bebek
Yeni Doğmuş Bebek Hastalıkları
 Bebek
 Bebeğin Beslenmesi
 Yuva Öncesi Dönem
 Yuva Dönemi
 Okul Çağındaki Çocuk
 Sorunlu Çocuklar
Ergenlik
 Cinsellik
 Kadın ve Erkek
 Üretken Dönem
 Doğum Kontrolü
 Gebelikte Kadın
Çocuksuzluk
 Yaşlılık
 Ölüm

İnsan Bedeni

 Baş ve Boyun
 Göğüs
 Karın
 Sırt
Kol ve Bacaklar
 Hücre, Doku ve Organlar
 Kalıtım
 Metabolizma
 Solunum
 Konuşma
 Konuşma Bozuklukları
Sindirim Sistemi
 Sindirim
 Sindirim Bozuklukları
 Dişler
 Kan Dolaşımı
 Kan
Kalp
 Dolaşım Bozuklukları
 Lenf Sistemi
 Bağışıklık
 Bağışıklık Bozuklukları
 Böbrekler ve İdrar Yolları
 Sinir Sistemi
Beyin
Bilinç Bozuklukları
 Omurilik
 Hormonlar
 Hormon Bezleri
 Hormon Bozuklukları
 Kemik ve Eklemler
 Kas Sistemi
Deri
 Göz
 Göz Bozuklukları
 Kulak
 Koku ve Tat Alma
 Cinsel Organlar
 Cinsel İlişki
 Cinsel İlişki Sorunları

Doktorlar

 Dr.Haydar Dümen
 Doç.Dr.Teoman Kadıoğlu
 Prof.Dr. Derin Kösebay
 Dr.Mehmet Öz

       Copyright © 2009-2012  www.saglikweb.com iletişim : admin@saglikweb.com

Sitemizde yayınlanan konular kesinlikle tedavi amaçlı değildir. Bilgilendirme amaçlıdır.

Bu site en iyi 1024x768 çözünürlükte görüntülenmektedir.

Sitemap / robot