Sağlık web sayfamıza hoşgeldiniz !!!!

Kategoriler

 Ana Sayfa
 Hastalıklar
 İncelemeler
 Çocuk Sağlığı
 Sağlıklı Yaşam
 Tedavi Önerileri
 Yaşlılık
 Psikoloji
 İlkyardım
 Tıp Sözlüğü
 Sağlık Bilgileri
 Sağlığımız
İlaçlar
 Şifalı Bitkiler
Hastaneler
 Sağlıklı Yemek Tarifleri

Sağlık

 İnsan ve Çevresi
 Sağlık Bilgisi
 Beslenme
 Vitaminler
Zayıflama
 Egzersiz
Beden Bakımı
 Ağız Sağlığı
 Uyku
 Kötü Alışkanlıklar
 Tütün
Alkol
Uyuşturucular
Uyarıcılar

Başlıca Hastalıklar

Doğuştan Hastalıklar
Enfeksiyöz Hastalıklar
Ruhsal Hastalıklar
Depresyon
Nevroz
Psikoz
Ateş
İltihaplanma
Yaralar
Urlar
Kanser
Ödem
Mide-Bağırsak Hastalıkları
Damar Hastalıkları
Kan Hastalıkları
Böbrek ve İdrar Yolu
Sinir Hastalıkları
Beyin Hastalıkları
Solunum Sistemi Hastalıkları
Omurilik Hastalıkları
Kemik ve Eklem Hastalıkları
Kas Hastalıkları
Deri Hastalıkları
Kalp Hastalıkları
Kulak Hastalıkları
Cinsel Hastalıklar

Tedavi

İlk Yardım
Doktor
Muayene
Radyolojik Muayene
İlaçlar
Ağrının dindirilmesi
Ruhsal Etkili İlaçlar
Antibiyotikler
Hastane
Ameliyat
Doku ve Organ Nakli
Radyoterapi
Diş Tedavisi
Psikiyatrik Tedavi
Doğal Tedavi
Homeopati
Akupunktur

 
Beslenme
Besin, canlı kalabilmemiz için gereklidir. Bunun yanı sıra besinin sağlığımızı geliştirmesi ya da en azından gelişmesini engellememesi de beklenir. İyi besinin ne olduğuna ilişkin farklı görüşler vardır. Günümüzdeki diyet bilimine göre besinin çeşitli olması sağlık açısından en iyi güvencedir. Bu nedenle kötü beslenme, temelde yiyeceklerin dengesiz bir biçimde tüketilmesinden kaynaklanmaktadır. Ancak diyet bilimi açısından ne etyemezlere ne de biyolojik bakımdan dinamik olan başka bir gıda rejimine karşı herhangi bir görüş ileri sürülemez.
  
 

Besinler bizim yakıt ve yapıcı malzeme gereksinimimizi sağlar. Yakıt fiziksel çalışmanın gerçekleşmesi, bedensel süreçlerin sürdürülmesi ve doğru beden ısısının sağlanması için gereklidir. Temel yakıtlar yağ ve şekerdir (karbonhidrat).

Yapıcı malzemeler büyüme dönemlerinde gereklidir. Ancak büyüklerin de her gün belirli bir miktar yapıcı malzemeye gereksinmesi vardır. Beden hücreleri sürekli olarak ölürler ve hücreleri oluşturan unsurlar parçalandıkları için bunların yenilenmesi gerekir. En önemli yapıcı malzemeler proteinler ve kalsiyum, demir, potasyum ve fosfor gibi minerallerdir.Yemeğimizdeki tuz aracılığıyla genellikle gereksinimimizi aşan ölçüde aldığımız bir diğer önemli unsur da sodyumdur.

Yediğimiz yiyeceğin hemen tümü sindirim sırasında ufak parçalara ayrılır ve kana karışır. Bu parçaların daha da sindirildiği ya da bedenimizin gereksindiği karmaşık malzemeleri oluşturmak üzere birleştiği sürece metabolizma denir. Örneğin şeker ve yağlar hücrelerde yanacak olan ürünü oluşturmak üzere parçalanırlar veya bedenin gereksindiği şeker ve yağların hammaddesi olarak işlev görebilirler. Bu nedenle şeker ve yağlar beslenme rejimimiz içinde birbirinin yerini alabilirler. Şeker aslında tümüyle gereksiz bir maddedir ve şişmanlamamıza yol açtığı ve dişlerimiz üzerinde kötü bir etkisi olduğu için yemememiz çok daha iyidir. Bazı maddeler vardır ki, bunları beden üretemediği için yediğimiz yiyeceklerde bulunmaları gereklidir. Bu gerekli yiyecek maddeleri bir çok aminoasidi (bazı yağların parçaları) vitamin ve mineralleri kapsar.

Sağlıklı Besin
Sağlıklı besin, bize yeterli yakıt ve tüm gerekli besleyici maddeleri doğru miktar, biçim durum ve ilişki içinde sağlaması gereken besindir. Tek bir besin tüm bu gereksinimleri karşılayamaz, ancak birinde ortaya çıkan bir yetersizlik bir diğer besindeki fazlalık ile giderilebilir. Bu nedenle, çeşitlendirilmiş bir beslenme rejimi sağlıklı gıdanın en iyi güvencesidir. Belirli bir besinin bir yemekte yetersiz olmasının bir zararı yoktur; bedenin belirli bir tampon kapasitesi vardır. Ancak uzun dönemde bu yetersizlik kapatılmalıdır.
  
 

Bedende yağlar (ve dok olarak da şeker), depolandığı için sağlıklı bir kişi uzun süre yeni bir yakıt ikmali olmadan canlı kalabilir. Kötü beslenme gerekli besin maddelerinde ve yakıtta genel bir yetersizlik olması durumudur. Kısmi kötü beslenme ise bir ya da bir kaç gerekli gıda maddesinin yetersiz olmasıdır. Az gelişmiş ülkelerde bu tür yetersizlikler, özellikle proteinin yetersizliği yaygındır. Gelişmiş ülkelerde, bu ender olarak insanlar dengesiz bir beslenme rejimi uyguladıkları, kendilerini ihmal ettikleri ya da zayıflama gibi amaçlarla akıldışı bir rejim izledikleri zaman ortaya çıkabilir.

Gerekli besin maddelerinde bir yetersizlik kendine özgü yetersizlik belirtileri gösteren çeşitli hastalıklara neden olur.

Su

Pek dikkatli olmadığımız bir başka besin su' dur. Bedenimizin açlığa dayanma süresi susuzluğa dayanma süresinden çok fazladır. Bedenimizin yarısını oluşturan su kan dolaşımından beden ısısının ayarlanmasına kadar uzanan çok sayıda bedensel işlevin gerçekleştirilmesinde belirleyici bir rol oynar. Pek çok meyve ve sebzenin yüzde 90'a yakın bir bölümü sudan oluşur. Ayrıca, kuru yiyeceğin de büyük bölümü sudur.

Diyet biliminde minerallere, vitaminlere ve proteinlere özel bir önem verilir. Esmer ekmek, sebzeler, meyve, süt ürünleri, balık ve et göreli olarak yüksek miktarda vitamin ve mineraller içerdikleri için sağlıklı besinlerin başında yer alırlar. Ekmek, et, balık, yumurta, süt ve sebze en çok tüketilen, protein bakımından zengin yiyeceklerdir. Ancak bitkisel protein (buğday ürünleri ve baklagillerde) bileşimi ile hayvansal protein (et, balık ve sütte) bileşimi arasında belirli bir farklılık vardır. Bunların hiçbirinde gerekli tüm aminoasitler insan bedeninin gereksindiği oranlarda olmadığı için bunlar birbirini tamamlamalıdır. Protein bakımından zengin yiyeceklerin aşın tüketimi de yanlış bir şeydir. Az beslenme kadar yaygın olmasa da aşırı yemek alışkanlığı da toplumumuzun bazı kesimleri için büyük bir sorun oluşturmaktadır. Özellikle çok fazla şeker ve yağ yememiz bedenimizde depolanan bu besinlerin aşırı kilolara neden olmasına yol açmaktadır. Bunun sonucu kalbe, damar sistemine, eklemlere ve metabolizmaya aşırı yük binmesidir. Sağlıklı olmayan besinler denince akla tatlılar, yemek aralarında atıştırılan yiyecekler hamur işleri yani çok yakıt, az besin sağlayan maddeler gelir.

Enerji Gereksinimleri

Yiyeceklerin beden için yakıt olarak değeri tüm metabolizma sırasında harcanan enerji olarak ifade edilir. Bunun için genellikle kullanılan birim kilokaloridir. Genellikle kilokalori yerine kalori deriz. Günümüzde daha çağdaş bir birim olan 'joule' (on milyon erge tekabül eden enerji birimi) ya da

(1 kilokalori=4180j=4.18kj) daha çok kullanılmaktadır. Bir kişinin günde gereksindiği enerji miktarı yani enerji gereksinimi ya da kalori gereksinimi diğer şeylerin yanı sıra yaşına, kilosuna ve yapması gereken günlük işine bağlıdır. Tümüyle dinlenme halinde iken gereksinen kalori miktarına temel enerji gereksinimi denir. Bu, büyüme çağındaki çocuklar ve hamile kadınlar için yüksektir. Ağır fiziksel emek gücü harcamayan kişiler için günde 2000-2600 kilokalori (yaklaşık 8500-ll000 kj) yeterlidir. Belirli bir yiyeceğin içerdiği protein, yağ ve şeker miktarı bilinince bu yiyeceğin kalori değerini "Atwater rakamları" ya da "Atwater faktörleri" yardımı ile hesaplamak olanaklıdır. Formülümüz şöyledir:

1 gr, yağ 9 kkal sağlar.

1 gr. karbonhidrat 4 kkal sağlar.

1 gr. protein 4 kkal sağlar.

Bu hesapla günlük besinimiz örneğin 50 gr protein, 100 gr yağ ve 300 gr karbonhidrat içeriyorsa proteinden 4x50=200, yağdan 9x100=900, karbonhidrattan da 4x300=1200, yani toplam olarak 2300 kkal almışız demektir. Bu da aşın fizik gücü harcamayan kişiler için yeterli enerji miktarını simgeler.

Çeşitli Yemek Yeme Alışkanlıkları

Her toplumun ve toplumdaki her kesimin kendine özgü beslenme tarzı ve yemek yeme alışkanlıkları vardır. Ayrıca, şu ya da bu nedenle belirli yiyecek yemeyen gruplar vardır. Bunların en iyi bilineni etyemezlerdir, yani yalnızca sebze kökeni yiyecekleri yiyenlerdir Hayvanların öldürülmesine karşı olanlar et ve balık yemeyi reddeder, ancak yumurta, peynir yer ve süt içerler. Bazıları da, hayvanların çoğunlukla insanlar tarafından da yenebilecek çeşitli yiyecekleri tükettikleri için hayvan ürünlerinden yararlanmak üzere diğer yiyeceklerin hayvanlara yedirilerek ziyan edilmesine karşı çıkarlar. Üstelik, hayvanların yetiştirilmesi için gereksinen kaba yem miktarı et verimliliğini büyük ölçüde aşmaktadır. Bazıları da hayvan ürünlerinin, diğer nedenlerle insanlar için doğal olmadığını ya da sağlıksız olduğunu düşündükleri için yemezler. Bir etyemezin beslenme rejiminin sağlıksız ya da lezzetsiz olduğu ileri sürülemez. Yeterince dikkat edilirse et dışı ürünlerden yeterli protein ve diğer gerekli besinleri içeren lezzetli bir yemek hazırlamak olanaklıdır.

Makro biyotik ve biyolojik açıdan dinamik besin tüketenler de oldukça farklı bir görüşe sahiptirler. Makro biyotik görüş, yiyeceklerin doğal ya da suni gübre ve haşarat ilaçları kullanılmadan yetiştirilmesini ve belirli reçetelere göre hazırlanmasını şart kılan bir doğu felsefesinden kaynaklanmaktadır. Bu kişilerin hareket noktası insanların doğal çevreleri içinde yetişen yiyecekleri tüketmeleri gereğine dayanmaktadır. Bu nedenle, makro biyotik bir beslenmenin zorunlu olarak salt sebzeye dayanması gerekmez. Bütünüyle makro biyotik bir beslenme rejimi aşırı ölçüde dengesiz olduğu için diyet uzmanları tarafından reddedilmektedir.

Biyolojik açıdan dinamik beslenmeyi savunanlara göre evren, insan ve çevresi ayrılmaz bir bütündür. Bu kişilerin çağdaş tarım yöntem ve uygulamalarına önemli itirazları vardır. Bu itirazlar bütünüyle dayanaksız değildir ve bu kişilerin aldıkları besinler kesinlikle çok kalitelidir. Ancak insanın aklına, ister istemez tüm dünya nüfusunun bu biçimde beslenmesinin olanaklı olup olmayacağı sorusu takılır.

Yaşam Devresi

 Doğacak Çocuk
 Doğacak Çocuk 2
 Düşük ve Kürtaj
 Doğum
 Yeni Doğmuş Bebek
Yeni Doğmuş Bebek Hastalıkları
 Bebek
 Bebeğin Beslenmesi
 Yuva Öncesi Dönem
 Yuva Dönemi
 Okul Çağındaki Çocuk
 Sorunlu Çocuklar
Ergenlik
 Cinsellik
 Kadın ve Erkek
 Üretken Dönem
 Doğum Kontrolü
 Gebelikte Kadın
Çocuksuzluk
 Yaşlılık
 Ölüm

İnsan Bedeni

 Baş ve Boyun
 Göğüs
 Karın
 Sırt
Kol ve Bacaklar
 Hücre, Doku ve Organlar
 Kalıtım
 Metabolizma
 Solunum
 Konuşma
 Konuşma Bozuklukları
Sindirim Sistemi
 Sindirim
 Sindirim Bozuklukları
 Dişler
 Kan Dolaşımı
 Kan
Kalp
 Dolaşım Bozuklukları
 Lenf Sistemi
 Bağışıklık
 Bağışıklık Bozuklukları
 Böbrekler ve İdrar Yolları
 Sinir Sistemi
Beyin
Bilinç Bozuklukları
 Omurilik
 Hormonlar
 Hormon Bezleri
 Hormon Bozuklukları
 Kemik ve Eklemler
 Kas Sistemi
Deri
 Göz
 Göz Bozuklukları
 Kulak
 Koku ve Tat Alma
 Cinsel Organlar
 Cinsel İlişki
 Cinsel İlişki Sorunları

Doktorlar

 Dr.Haydar Dümen
 Doç.Dr.Teoman Kadıoğlu
 Prof.Dr. Derin Kösebay
 Dr.Mehmet Öz

 

       Copyright © 2009-2012  www.saglikweb.com iletişim : admin@saglikweb.com

Sitemizde yayınlanan konular kesinlikle tedavi amaçlı değildir. Bilgilendirme amaçlıdır.

Bu site en iyi 1024x768 çözünürlükte görüntülenmektedir.

Sitemap / robot