|
Dünya Sağlık Örgütü'nün vermiş olduğu
tanımın en güçlü yönü sağlıklı olma durumunun toplumsal
etmenlerce de belirlendiği gerçeğini vurgulamasıdır. Bu
özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için
geçerlidir. Bu ülkelerde sağlık koşullarının yetersiz olması pek
çok bulaşıcı hastalığa neden olmaktadır. Ancak gelişmiş
ülkelerde de toplumsal çevre koşulları henüz belirleyici bir
neden olmaktan bütünüyle çıkmamıştır. Özellikle aşırı gürültülü
işyerleri yalnızca işitsel rahatsızlıklara değil pek çok ruhsal
hastalığa yol açmaktadır.
Günümüzde fiziksel ve ruhsal unsurların
sağlık açısından ayrılmaz bir bütün oluşturduğu hemen herkesçe
kabul edilmektedir. Bir çok hastalık durumunda (gastrit ülser,
yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları da dâhil olmak üzere)
fiziksel bozukluklar ile ruhsal rahatsızlıklar arasında ilişki
çok açıktır. Yorgunluk, uykusuzluk ve baş ağrısı gibi pek çok
rahatsızlığın nedeni çoğunlukla ruhsaldır. Ev kadınları bir sürü
önemsiz rahatsızlık için doktora erkeklerden daha sık
başvururlar. Çoğu durumda doktor herhangi bir fiziksel bozukluk
bulamaz. Rahatsızlığın nedeni kadının büyük ölçüde evi ile
sınırlı olan yaşamından hoşnut olmaması olgusunda aranmalıdır.
Birçok insan ruhsal sorunların fiziksel rahatsızlıklara yol
açabileceğini kabul etmekte güçlük çeker. Bu olgunun kavranması
sağlığın bütünüyle uzmanlara bırakılabilecek bir şey
olmadığının, kendi sağlığımızdan kendimizin de sorumlu
olduğumuzun kabul edilmesi anlamına gelir. Bu sorumluluğu
tümüyle edinebilmenin bir önkoşulu, bedenin nasıl oluştuğu ve
nasıl çalıştığı, neyin rahatsızlığa yol açabileceği ve de bir
doktorun belirli bir testi neden yaptığı hakkında bilgi sahibi
olmaktır. Kendi test ya da tedavileri kabul edip etmeme ve
sağlığımıza ilişkin olarak verilen öğütleri yerine getirip
getirmeme konusunda değil, aynı zamanda sigara, içki, aşırı
yemek yeme gibi belirli zevklerden vazgeçerek daha uzun ve
sağlıklı bir yaşam sürdürme şansımızı arttırmada da bizlere
düşen yükümlülüğü gösterir. Unutmamak gerekir ki, bu sorumluluk
yalnızca kendimize karşı değildir. Her şeyden önce, pek çok
açıdan bize bağlı yakın çevremize ve onun da ötesinde hem
hastalanmakla kaybettiğimiz işgünlerinin faturasını ödeyen hem
de bu hastalığımız süresince ilacıyla, sağlık personeliyle,
hastanesiyle tüm bakım masraflarını üstlenen toplumumuza
karşıdır. |