|
|
|
Diş, üst ve alt çenede bulunan
kesici dişler ve azı dişlerinin tümüne verilen addır. Dişler
sert bir maddeden yapılmış olup işlevlerine göre farklı biçim
almışlardır. İlk çıkan dişler geçici süt dişleridir, ileriki bir
yaşta süt dişleri yerlerini kalıcı dişlere bırakırlar. Diş
çürümesinin başlıca nedeni zararlı yiyeceklerdir. Çürümeden önce
diş yüzeyinde yemek artıkları ve bakterilerden oluşan bir pislik
tabakası (plak) oluşur. Zamanla mine ve dişlerin iç kısmı da
etkilenir. Kötü diş bakımı, dişlere destek sağlayan dokuya da
zarar verir. |
|
|
|
Bir takım diş denildiğinde, azı
dişleri dâhil alt ve üst çenelere yuvalanmış olan tüm dişler
kastedilir. Her diş, çene kemiğindeki bir oyuğa (diş yuvası)
yerleşmiş bulunan bir veya daha fazla kök ve görünen parça olan
krondan oluşur. Kron ve kök arasında dişin çene mukozasıyla
(dişetleri) örtülü olan boyun parçası bulunur. İşlevlerine göre
dört çeşit diş sınıflandırılabilir: kesici dişler (ya da ön
dişler), köpek dişleri, küçük azı dişleri (premolar) ve büyük
azı dişleri (molar). Evrim olayına henüz atfedilmemiş olmasına
karşın, tarih öncesi insanıyla karşılaştırıldığında uygar
insanın dişleri soysuzlaşmıştır denebilir. Yaşam süresince iki
grup diş görülür. Çocuklukta görülen süt dişleri ve zamanla
bunların yerini alan kalıcı dişler. |
|
Süt dişleri,
altı aylıktan iki yaşına kadar yavaş yavaş çıkarlar. Tüm diş
öğeleri embriyonik gelişimin altıncı haftasında oluşan bir hücre
topluluğu olan diş yaprağından (dental lamina) gelişirler. Süt
dişlerinin ilk nüvesi embriyonik gelişimin üçüncü ayında ortaya
çıkar. Kalıcı dişlerin ilk nüvesi ise beşinci ayda oluşur.
Dolayısıyla, bebek doğduğu zaman süt dişleri ve kalıcı dişler
gelişmemiş de olsalar vardırlar. Süt dişleri 20 tanedir. Her
dörtte bir çenede ikişer kesici diş (ön diş), birer köpek dişi
ve ikişer süt azısı bulunur. Doğumdan altı ile sekiz ay sonra
alt çenedeki kesici dişler belirir. Birkaç aylık aralarla diğer
dişler de çıkarlar. |
|
Altı yaşında,
henüz düşmemiş olan süt dişlerinin arkasında kalıcı dişlerin ilk
belirtileri görülür. Bunlar ilk gerçek ve gelişmiş azılardır
(M1). Daha sonra dişler dökülmeye başlar ve bu dökülme 12 yaşına
kadar devam eder. Üst çenedeki köpek dişleri ilk çıktıklarında
çok yukarıda olurlar ancak zamanla yerleşerek normal yerlerini
alırlar.
Kalıcı dişler
toplam 32 tanedir. Her 1/4 çenede ikişer kesici diş, birer köpek
dişi, ikişer küçük azı dişi ve üçer büyük azı dişi bulunur.
Küçük azı dişleri süt azı dişlerinin yerini alırlar. İlk çıkan
M1’in arkasında bulunan diğer iki azı dişi, M2 ve M3 daha sonra
çıkarlar. M2 ortalama 12 yaşında, akıl dişi olan M3 ise en erken
20 yaşında çıkar; bazı kişilerde M3 hiç çıkmayabilir. Genellikle
yer yokluğundan veya küçük azı dişinin yanlış yerde çıkmasından
dolayıdır.
Süt
dişlerinin doğru yerde çıkması önemlidir çünkü aksi durumda
kalıcı dişlerin yerleri de yanlış olur. Yanlış bir yerleşme
olduğunda ilk kalıcı büyük azı dişi öne doğru kayabilir. Sonuçta
köpek dişleri çıkacak yer bulamazlar. |
|
Dişin esas
yapı taşı dentin dokusudur. Kireçli bir doku olan dentinin yüzde
30'u su ve organik maddelerden, yüzde 70'i de anorganik maddeler
ve kemik dokusunun esasını oluşturan bir kalsiyum fosfat olan
hidroksiapatitlerdir. Dentin, odontoblast adı verilen ve kireçli
dentinin üzerinde kalıntı halinde bulunan özel hücrelerden
yapılmıştır. Bu kalıntı sayesinde yeni dentin yapılması
olanakladır. Diş kronu, yüzde 96'sı apatitten oluşan, kalsiyum
bakımından zengin ve çok sert bir madde olan mine ile örtülüdür.
Odontoblastlann aksine kalıntı bırakmayan ameloblastlardan
oluşur. Bu nedenle mine yenilenemez. Dentinin kök kısmı sement
adı verilen ve mineden çok daha yumuşak olan bir tabaka ile
örtülüdür. Sement, kendisi ile çene kemiği arasında bulunan
periyodont (zar) yoluyla dişi kökünü kökü çevreleyen kemiğe
bitiştirir. Periyodont, diş kökünü diş yuvasına sıkıca bağlar.
Dentinin ortasında pulpa boşluğu adını alan boşluk, kronda da
pulpa boşluğu ve kökte kök kanalı adını alır. Pulpa boşluğu
yumuşak bir bağ dokusu ile doludur (diş pulpası); bu boşluktan
sinirler, kan ve lenf damarları geçerek kök kanalının ucundaki
delikten bedene bağlanırlar. Dişlerin çevresinde çene kemiği,
kök sementi, periyodont ve ayrıca dişeti (gingiva) de içeren bir
destek dokusu (paradontium) bulunur. Dişlerle dişetleri
arasında, alt kısmı diş yüzeyini manşet gibi saran küçük bir
oluk vardır, dişeti oluğu. |
|
Diş çürümesi,
dişin sert dokusunun bir hastalığıdır. Dişin organik maddesi
kireçten (kalsiyum) yoksun kalır, organik madde ise erir. Diş
çürümesi bir tür uygarlık hastalığıdır denebilir zira et ve çiğ
sebze gibi doğal besinlerin alındığı topluluklarda diş çürümesi
çok ender görülür. Bunun nedeni, bu tür gıdaların sert oluşunun
çiğnemeyi gerektirmesi, çiğneme işleminin de ağızdaki yemek
artıklarının kolayca erimesini sağlayan tükürük salgılanmasını
arttırmasıdır. Çürüğün oluşmasında ağızda bulunan bakterilerin
yanı sıra, yemek artıklarının da büyük payı vardır. Diş
yüzeyinde bakterilerin, yemek artıklarının, "ölü hücrelerin,
tükürüğün yapışkan maddesinin hep birlikte oluşturdukları
organik bir tabaka oluşur (plak). Bakteriler şekerli yiyecekleri
dişlere zararlı olan asit maddelere çevirir. Çürük başlıca
plağın çıkarılması zor olan yerlerde meydana gelir. Plakta
oluşan asit maddeler minenin kalsiyumunu ve yumuşak dokuyu
eritirler. Minedeki bu kalsiyumsuzluk önce beyaz bir benek
olarak görülür. Çürük, mine ile dentini ayıran sınıra erişince
geniş bir bölgeye hızla yayılır ve mineyi zayıflatır.
Bakterilerin pulpaya kolayca erişebildiği küçük kanalcıklar (dentin
kanalları) oluşur. Diş hekimleri minede ortaya çıkan önemsiz
görünen bir değişikliğin ardında genellikle büyük bir çürük
bulurlar. Tüm çabalara karşın pulpanın giderek iltihaplanması (pulpa
iltihabı) kaçınılmazdır. Sonuçta pulpa boşluğunda basınç hayli
artar büyük bir ağrıya neden olur. Basıncın daha da artması ile
kan akımı durur ve pulpa ölür. Dişin rengi koyulaşır ve diş daha
kolay kırılabilir bir hale gelir. İltihap, kök ve çevresine de
yayılabilir. Bu olaya periyapikal iltihap veya periyodontal
zarın iltihaplanması adı verilir. Çene kemiğine doğru patlayıp
akabilen İltihap şişme yapar ve zonklayıcı ağrıya yol açabilir.
Periyostun alt tarafında bir cerahat biriktiğinde (subperiyostal
apse) hasta batıcı bir ağrı duyar. Apse bir iki gün içinde
patlar. Çevre dokulara yayılan cerahat ağrının durmasına neden
olursa da bu defa yanak şişmesi baş gösterir. Sonuçta cerahat
ağız boşluğuna, bazen kendiliğinden açılan bir yol (fistül) ile
dökülür, ancak genellikle diş hekiminin müdahalesi gerekir. |
|
Destek Dokusu Anomalileri |
|
Ağzın
bakımsız kalması sonucunda destek dokusunda bazı bozukluklar
ortaya çıkabilir (periyodontal bozukluklar). 35 yaşından sonra
oluşan diş bozuklukları diş çürüğünden çok periyodontal
bozukluklardır. Dişetleri sıklıkla kanadığı dişeti
iltihaplanması (gingivitis) genellikle ağrı vermez, iltihabın
nedeni plaktan ve özellikle dentinde başlayan bir enfeksiyon ve
bunu izleyen tahriştir. Dişeti iltihapları dibe doğru
yayılabilir (periyodontisis). Bu vakalarda dişeti zamanla
aşınır, dişler sallanmaya başlar ve dökülürler. Periyodontosis
de aynı belirtileri göstermekle birlikte dişeti
iltihaplanmasından kaynaklanmaz. Nedeni henüz bilinmeyen, destek
dokusunun zayıflaması söz konusudur. |
|
Biçimsiz
dişler, genellikle çocuklukta edinilen alışkanlıkların
sonucudur. Örneğin uzun süre parmaklarını emen çocukların ön
dişleri öne doğru çıkık olur (tavşan dişler). Ağız solunumuna
bağlı olarak dişler düzensiz gelişebilir. Süt dişleri zamanında
dökülmezlerse kalıcı dişler çıkacak yer bulamayıp yanlış
yerlerde çıkabilirler.
Süt
dişlerinin zamanından önce dökülmeleri de kalıcı dişlerin çarpık
çıkmalarına yol açar. |
|
Diş Bakımı |
|
Dişlerin belirli aralıklarla muayene
ettirilmesi çok yerinde olur. Örneğin her altı ayda bir diş
doktoruna başvurulmalıdır. Çürükler kısa sürede
oluşabileceğinden bunların hemen saptanması, tedavi ve
ilerlemeyi önlemek açısından önemlidir.
Doğal olarak,
dişin çürümesine yol açacak yiyeceklerden kaçınmak ve diş
sağlığına dikkat etmek çok daha olumlu bir davranıştır. Bunun
için çocuklarımıza da diş sağlığının ve buna katkıda bulunan
düzenli bakımın önemini anlatmalı ve kendi uygulamamızla örnek
olmalıyız. Diş çürümesinin zararı yalnızca dişlere dokunmaz,
çürüklerin yol açacağı apseler ve barındıracağı bakteriler
bedenin diğer organlarını da etkileyebilir. Özellikle kalp
hastalarında çürükler dikkatle izlenmelidir; enfeksiyon kalp
kapakçıklarına sıçrayabilir. Diş bakımı ve tedavisi hakkında
daha ayrıntılı bilgi sağlık bilgisi ve diş tedavisi bölümlerinde
verilmiştir. |
|
|