Kategoriler

sol menü ok Ana sayfa
sol menü ok Hastalıklar
sol menü ok İncelemeler
sol menü ok Çocuk Sağlığı
sol menü ok Sağlıklı Yaşam
sol menü ok Tedavi Önerileri
sol menü ok Yaşlılık
sol menü ok Psikoloji
sol menü ok İlkyardım
sol menü ok Tıp Sözlüğü
sol menü ok Sağlık Bilgileri
sol menü ok Sağlığımız
sol menü ok İlaçlar
sol menü ok Şifalı Bitkiler
sol menü ok Hastaneler
sol menü ok Sağlıklı Yemek Tarifleri

Sağlık

sol menü ok İnsan ve Çevresi
sol menü ok Sağlık Bilgisi
sol menü ok Beslenme
sol menü ok Vitaminler
sol menü ok Zayıflama
sol menü ok Egzersiz
sol menü ok Beden Bakımı
sol menü ok Ağız Sağlığı
sol menü ok Uyku
sol menü ok Kötü Alışkanlıklar
sol menü ok Tütün
sol menü ok Alkol
sol menü ok Uyuşturucular
sol menü ok Uyarıcılar

Başlıca Hastalıklar

sol menü ok Doğuştan Hastalıklar
sol menü ok Enfeksiyöz Hastalıklar
sol menü ok Ruhsal Hastalıklar
sol menü ok Depresyon
sol menü ok Nevroz
sol menü ok Psikoz
sol menü ok Ateş
sol menü ok İltihaplanma
sol menü ok Yaralar
sol menü ok Urlar
sol menü ok Kanser
sol menü ok Ödem
sol menü ok Mide-Bağırsak Hastalıkları
sol menü ok Damar Hastalıkları
sol menü ok Kan Hastalıkları
sol menü ok Böbrek ve İdrar Yolu
sol menü ok Sinir Hastalıkları
sol menü ok Beyin Hastalıkları
sol menü ok Solunum Sistemi Hastalıkları
sol menü ok Omurilik Hastalıkları
sol menü ok Kemik ve Eklem Hastalıkları
sol menü ok Kas Hastalıkları
sol menü ok Deri Hastalıkları
sol menü ok Kalp Hastalıkları
sol menü ok Kulak Hastalıkları
sol menü ok Cinsel Hastalıklar

Tedavi

sol menü ok İlkyardım
sol menü ok Doktor
sol menü ok Muayene
sol menü ok Radyolojik Muayene
sol menü ok İlaçlar
sol menü ok Ağrının dindirilmesi
sol menü ok Ruhsal Etkili İlaçlar
sol menü ok Antibiyotikler
sol menü ok Hastane
sol menü ok Ameliyat
sol menü ok Doku ve Organ Nakli
sol menü ok Radyoterapi
sol menü ok Diş Tedavisi
sol menü ok Psikiyatrik Tedavi
sol menü ok Doğal Tedavi
sol menü ok Homeopati
sol menü ok Akupunktur

Cinsel İlişki (Cinsel Birleşme)
 
 
 
 
Cinsel birleşme insanların cinsel ilişki biçimidir. Cinsel uyarımda rol oynayan fiziksel süreçler ilk kez 1950'lerde Masters ve Johnson adlı iki Amerikalı tarafından araştırıldı. Masters ve Johnson cinsel birleşmeyi dört evreye ayırdılar: heyecan (uyarılma), heyecanın yükselmesi (plato) doyum ve gevşeme (orgazm). Gerek erkek gerekse kadınlarda temel fiziksel tepkiler cinsel organlardaki kan damarlarının şişmesi geriliminin artmasıdır.
 
 
Cinsel birleşme denilince genellikle dölyolundan birleşme anlaşılır. Bu, sert penisin dölyoluna girdiği ve her ikisinin birbirine zıt olarak ileriye ve geriye doğru hareket ettiği cinsel birleşme biçimidir. Bu konuya ilişkin yazılarda ve konuşmalarda resmi, mesafeli bir biçim geliştirilmiştir; cinsellikten bu biçimde söz etmek artık aykırı bir şey olarak görülmemektedir. Çoğu insanın özellikle gençlerin, bu konuya çok farklı bir yaklaşımları vardır. Ancak bu özel, mesafeli biçim insanın kendisini çok fazla ön plana çıkarmadan bu önemli konuyu az ya da çok yabancı olan başka kimselerle konuşmasını olanaklı kılmaktadır.

Özellikle 1960'lann sonlarından itibaren cinsel konuların daha büyük bir açıklıkla ele alınabilmesi giderek daha çok insanın bu konuşma biçimini öğrenme cesaretini göstermeleri olgusuna büyük ölçüde bağlıdır.
Sevişmek
Cinsel birleşme genellikle tek başına ele alınmaz; öncesinde ve sonrasında sevişmenin yer aldığı bir ilişki biçimidir. O anda, ya da genel olarak, insanın sevişebileceği bir eşi olmasa bile, cinsel temas ve yumuşaklık isteği çoğu insanda bulunan bir duygudur. Eğer eşi yanındaysa ve eşlerin ruhsal durumu ve aralarındaki ilişkinin tümü buna elverişli ise, her tür okşama, öpüşme vb. ile sevişmeye başlayabilirler. Bu özellikle cinsel heyecan veren bölgelerin okşanması durumunda, yavaş yavaş cinsel bir önem kazanır. Cinsel heyecan veren bölgeler bedenimizin, dokunulunca cinsel olarak uyarılan kısımlarıdır. Çoğu insan için özellikle cinsel organlar ve onların yanı sıra göğüsler, boyun ve dudaklar da heyecan veren bölgelerdir. Ancak bu bölgeler insandan insana ve hatta toplumdan topluma büyük farklılıklar gösterebilir. Ayrıca belirli bir okşama biçimi bazı eşlere hiç bir şey ifade etmezken, bazı eşler için özel bir cinsel önemi vardır. Asıl cinsel birleşmeden önce yapılan her şeye sevişme ya da ön-sevişme denir. Sevişmede sayısız denecek kadar çok değişiklik olanaklıdır. Bu nedenle bunların herhangi birinden burada söz etmek anlamsız olacaktır. Bu süre içindeki her şeye genellikle sevişmek ya da okşamak denir. Bazıları sevişmek deyimini ön sevişmeyi, birleşmeyi ve birleşme sonrası sevişmeyi kapsayacak biçimde kullanırlar. Birleşme sonrası sevişmede yavaş yavaş cinsel anlamlarını yitiren okşamalar devam eder. Bu sevişme, ilişki öncesi sevişmeden genellikle daha kısadır ve bazen hiç yer almaz. Eşlerden birisi tarafından doyurucu olmamasına ya da düş kırıklığı yaratmasına karşın, bazı eşler hiç bir zaman birleşme sonrası sevişmeye girişmezler. Bazı kadınların eskiden daha sık duyulan yakınmaları eşlerinin birleşmeden sonra sırtlarını dönüp uyumaları ya da artık ilgi göstermemeleri ve yalnızca kendi zevklerini düşünmeleri idi.
 

Ön sevişmenin ve birleşme sonrası sevişmenin süresi büyük değişiklikler gösterebilir. Bazen her iki eş de bir an önce birleşmek isterler ve ön sevişmeye girişmezler. Bu tür durumlarda cinsel birleşme son derece doyurucu olabilir. En yaygın birleşme biçimi erkeğin kadının üstünde yatması, kadının da bacaklarını açarak yukarı kaldırması ya da erkeğin beline dolamasıdır. Birçok başka durum da vardır: oturarak, ayakta, çömelerek vb. Hangi durumda sevişileceğini eşlerin istekleri ve tercihleri belirler.

Pozisyonda herhangi bir değişiklik cinsel birleşmede son derece hoşa giden bir değişikliği beraberinde getirebilir.

Dölyolundan birleşmenin yanı sıra cinsel birleşme dışında kalan ya da dölyolu dışında cinsel birleşme sağlayan örneğin göğüsler ya da kalçalar arasında ya da makattan birçok cinsel zevk alma biçimi vardır. Dölyolu dışı cinsel birleşmenin bir diğer yaygın biçimi 'fellatio' dur. Kadın, erkeğin penisini ağzına alır, dili ve dudakları ile uyarır. Bunun karşılığı ise 'cunnilingus', yani erkeğin kadının dış cinsel organlarının öpmesi ve diliyle okşamasıdır. Ağızdan cinsel birleşme de denen bu cinsel temas biçimleri birçok toplumda bir sapkınlık olarak kabul edilmektedir. Genellikle Latin toplumlarında ve daha birçok toplumda ise sevişmenin hoş olan bir parçası olarak görülmektedir. Ancak dölyolundan cinsel birleşme cinsel güdüyle yakından ilişkili olan 'kaynaşma' ve 'birleşme' gereksinimini en iyi karşılayan biçim olduğu için, bu büyük bir olasılıkla en yaygın cinsel ilişki biçimi olmaya devam edecektir.

Cinsel Uyarım Sırasında Fiziksel Süreçler
Cinsel uyarım sırasında yer alan fiziksel süreçleri kapsamlı ve sistemli bir biçimde ilk kez araştıranlar, daha sonra birbirleriyle evlenen iki Amerikalı araştırmacı William H. Masters ile Virginia E. Johnson olmuştur. 1950'ler ile 1960'larda yürüttükleri bu öncü çalışma birçok önemli olguyu ortaya çıkarmıştır. Bilimsel çevrelerde de yaygın olan birçok yanlış kavram ve düşlem böylece yıkılmıştır.

Masters ve Johnson cinsel birleşmeyi dört evreye ayırmaktadırlar heyecan, uyarım evresi heyecanın yükselme evresi, (plato) doyum (orgazm) evresi ve gevşeme evresi. Gerek erkek gerekse kadınlarda ortaya çıkan fiziksel değişiklikler ise cinsel organlardaki ve bunların çevresindeki kan damarlarının hafifçe şişmesidir.
Heyecan Evresi ve Heyecanın Yükselme Evresi
Hoş bir duygu olarak yaşanan cinsel uyarım heyecan evresinin başlangıcıdır. Kadının dölyolu hemen sıvı salgılamaya başlar. Eskiden bu sıvıya dölyolundaki ve dölyatağındaki küçük bezlerin neden olduğu sanılırdı. Masters ve Johnson bunun aslında dölyolu duvarından sızan nem olduğunu gösterdiler. Bu 'terleme' ye büyük bir olasılıkla dölyolu çevresindeki kan damarlarının şişmesi neden olmaktadır. Heyecan evresinin başlangıcında göğüs uçları sertleşir ve göğüsler hafifçe büyür. Klitoris ise ancak heyecan evresinin sonlarına doğru ve penisten çok sonra şişer. Erkekte penis en küçük bir cinsel heyecan ile sertleşir (ereksiyon). Heyecan evresinin çok uzun sürmesi halinde, penisin sertliği kısmen geçer ve sonra yeniden sertleşir. Penisteki bu dikleşme kan hücumu da neden olur. Bu durumda penis boşluklarına kan dolar. Erbezi torbası (skrotum) büzülür ve heyecan evresinin sonunda erbezleri bedene doğru hafifçe yukarı çekilir. Penisten fildişi renginde bir sıvı salgılanabilir. Heyecanın yükseldiği plato evresinde cinsel istek çok daha zorlayıcı olur ve yavaş yavaş, bir doyumun olanaklı olduğu noktaya ulaşılıncaya kadar yükselir. Şimdi artık yine kan damarlarının şişmesinin bir sonucu olarak, dölyolu duvarının en dıştaki üçüncü kısmı da şişmiştir. Doyum platosu da denen bu şişme penis ile dölyolu arasındaki temasın arttığını gösterir. Bu evrede klitoris kendisini örten derinin altına büzüldüğü için artık doğrudan uyarım almaz. Klitorisin dolaylı tepki gösterdiği klitoris kılıfının ve diğer dış cinsel organların uyarılması ise olanaklıdır. Büyük dudaklar daha da şişer ve küçük dudaklar koyu kırmızı bir renk alır. Dölyatağı daha dikey bir duruma gelir. Erkekte ise penisin çapı heyecanın yükseldiği bu evrede biraz daha artar. Özellikle, şimdi artık morumsu bir kırmızı renk alan, penis başının çevresi genişler. Erbezleri daha da büyür ve bedenin daha da yakınına yukarı çıkar. Gerek erkek, gerekse kadında solunum ve kalp atışı çok hızlanmıştır.
Doyum ve Gevşeme Evresi
Doyum, son derece güçlü erotik duygularla birlikte, yüksek bir cinsel gerilimden, tamamen gevşenen bir duruma geri dönüş olarak tanımlanabilir. Doyum tüm bedeni etkiler, solunum ve kalp atışı çok hızlıdır, kan basıncı yükselir ve kas denetimi yitirilir. İstem dışı kas spazmları olur; inleme ve iç çekme gibi sesler çıkarılır.

Eşler aynı zamanda doyuma ulaşmak gibi bir düşünceye saplanabilirler. Bu tür bir endişe eşleri psikolojik açıdan olumsuz yönde etkileyerek doyuma ulaşılmasını güçleştirir. Yine Masters ve Johnson incelemelerinde kadının tek bir cinsel birleşme süresi içinde birkaç kez doyuma varabileceğini ve erkeğin de bundan büyük bir zevk alabileceğini ortaya koymuşlardır. Bu olguya dayanarak cinsel birleşmede amacın tek doyum değil, birçok doyum noktasına ulaşılması olduğunu belirtmişlerdir. Kadında doyum evresi dölyolundaki doyum paltosunun kasılmalarıyla başlar. Dölyatağı ve anüs büzgen kası da kasılır. Oldukça uzun bir süre devam edebilir ve birinci doyumdan hemen sonra bir ikinci, hatta birçok doyuma ulaşması olanaklıdır.

Erkekte doyumun ilk evresinde sperm idrar yoluna boşalır. O an erkek artık boşalmanın daha fazla tutulamayacağını anlar. Bu ilk boşalmadan 2-3saniye sonra yer alan ikinci evrede sperm idrar yolunun çevresindeki kasların, 0.8saniyelik aralıklarla birbirini izleyen 3-4 kez kasılması sonucu boşalır. Kadındakinin aksine erkeğin boşalması ve doyuma ulaşması bir kez başladıktan sonra durdurulamaz. 2-3saniye sürer ve bunu yeni, tam bir penis sertleşmesinin olanaksız olduğu bir evre izler; bu evrenin süresi bir erkekten diğerine büyük farklılıklar gösterir. Kaslar ve erkeğin tüm bedeni yavaş yavaş gevşemeye başlar (gevşeme evresi) ve yaklaşık yarım saat kadar sonra beden normal durumuna döner.
 

Yaşam Devresi

sol menü ok Doğacak Çocuk
sol menü ok Doğacak Çocuk 2
sol menü ok Düşük ve Kürtaj
sol menü ok Doğum
sol menü ok Yeni Doğmuş Bebek
sol menü ok Yeni Doğmuş Bebek Hastalıkları
sol menü ok Bebek
sol menü ok Bebeğin Beslenmesi
sol menü ok Yuva Öncesi Dönem
sol menü ok Yuva Dönemi
sol menü ok Okul Çağındaki Çocuk
sol menü ok Sorunlu Çocuklar
sol menü ok Ergenlik
sol menü ok Cinsellik
sol menü ok Kadın ve Erkek
sol menü ok Üretken Dönem
sol menü ok Doğum Kontrolü
sol menü ok Gebelikte Kadın
sol menü ok Çocuksuzluk
sol menü ok Yaşlılık
sol menü ok Ölüm

İnsan Bedeni

sol menü ok Baş ve Boyun
sol menü ok Göğüs
sol menü ok Karın
sol menü ok Sırt
sol menü ok Kol ve Bacaklar
sol menü ok Hücre, Doku ve Organlar
sol menü ok Kalıtım
sol menü ok Metabolizma
sol menü ok Solunum
sol menü ok Konuşma
sol menü ok Konuşma Bozuklukları
sol menü ok Sindirim Sistemi
sol menü ok Sindirim
sol menü ok Sindirim Bozuklukları
sol menü ok Dişler
sol menü ok Kan Dolaşımı
sol menü ok Kan
sol menü ok Kalp
sol menü ok Dolaşım Bozuklukları
sol menü ok Lenf Sistemi
sol menü ok Bağışıklık
sol menü ok Bağışıklık Bozuklukları
sol menü ok Böbrekler ve İdrar Yolları
sol menü ok Sinir Sistemi
sol menü ok Beyin
sol menü ok Bilinç Bozuklukları
sol menü ok Omurilik
sol menü ok Hormonlar
sol menü ok Hormon Bezleri
sol menü ok Hormon Bozuklukları
sol menü ok Kemik ve Eklemler
sol menü ok Kas Sistemi
sol menü ok Deri
sol menü ok Göz
sol menü ok Göz Bozuklukları
sol menü ok Kulak
sol menü ok Koku ve Tat Alma
sol menü ok Cinsel Organlar
sol menü ok Cinsel İlişki
sol menü ok Cinsel İlişki Sorunları

Doktorlar

sol menü ok Dr.Haydar Dümen
sol menü ok Doç.Dr.Teoman Kadıoğlu
sol menü ok Prof.Dr. Derin Kösebay
sol menü ok Dr.Mehmet Öz

 

Copyright © 2009-2012  www.saglikweb.com iletişim : admin@saglikweb.com

  Sitemizde yayınlanan konular kesinlikle tedavi amaçlı değildir. Bilgilendirme amaçlıdır.

    Bu site en iyi 1024x768 çözünürlükte görüntülenmektedir.

Sitemap / robot