|
|
|
Beyin ve özellikle beyin korteksi (kabuğu)
insanın bilinç merkezini oluşturur. Bu, insanın tüm
algılanmalarının ve kavrama işlemlerinin beyinde toplanarak
orada değerlendirildiğini gösterir. Beyin insanın fiziksel
işlevlerini de düzenler ve koordine eder. Beyindeki birçok
bölgenin belirli işlevleri vardır. Örneğin, motor korteks tüm
bilinçli kas hareketleri ile ilgilidir. Beyinde bedenin tüm
diğer işlevleri için merkezler vardır. Bu merkezlerin her
birinin, beynin çeşitli kısımları ile birçok bağlantıları
bulunur. |
|
|
İnsan beyni, hayvanların dünyası ile karşılaştırılmayacak ölçüde
gelişmiştir ve beynin gelişimi hayvanlarla insanlar arasında en
önemli fark olarak nitelendirilir. Beyin genellikle bilinçle
ilgilidir.
Bilincin en kısa açıklamasını ünlü Fransız düşünürü Rene
Descartes (1596-1650) yapmıştır: "Düşünüyorum, demek ki varım" (cogito
ergo sum). Ancak bu tür felsefi tanımlar insan, hayvan, bitki ve
cansızlar arasındaki ayarımı gösterme açısından işe yaramazlar,
taşlar var olmuşlardı, fakat kanımızca hiçbir şey hissetmezler.
En yeni teorilere göre hayvanların da bilinci vardır, fakat hiç
kuşkusuz bu bilinç insanların kinden çok daha ilkeldir. Bir
insan beyni ile hayvan beyninin yapısını ve gelişimini
karşılaştırdığımızda, yapıdaki benzerlik dikkati çeker. Beyin
sanki omurilikten gelişip büyümüş gibidir. Beyinde soğan ilik,
arka beyin, orta beyin ve ön beyin ayırımını yaparız. Çok
gelişmiş balıklarda ön beyin ayırımını yaparız. Çok gelişmiş
balıklarda ön beyin oldukça gelişmiştir. Korteks adı verilen gri
kabuk beyni kaplar. Memelilerde bu korteksin yerini neokorteks
adı verilen daha gelişmiş bir gri madde alır. Maymun ve
insanlarda neokorteks (genellikle kısaca korteks denir) üst
kısımdaki asıl beyin (Serebrum) kaplar. Ön beyinden orta beyine
uzanır ve talamus ile hipotalamusu içerir. Serebrum hücreleri,
beynin diğer kısımlarının görevlerini birçoğunu üstlenmişlerdir
ve bilinç işlemlerinin pek çoğu burada gerçekleşir. |
|
Beyinde milyarlarca sinir hücresi vardır.
Bunlar doğuştan vardırlar ve sayıları artmaz; zamanla ölmeye
başlarlar ve sayıları azalır. Bu yaşlanma olayının başlangıcı
olan ergenlik çağında başlar. Her gün ortalama 50.000 hücre
ölür; yılda 20 milyon; 50 yılda bir milyar. Bu yüzden
yaşlandıkça beyin işlevlerinin yozlaşmasına şaşmamak gerekir.
Ancak insan beyninin kapasitesi kullanıldığından çok daha fazla
olduğu için bu kaybın önemi görece azdır. Bedenin kontrolü için
beynin kesin olarak ne kadarının kullanıldığı bilinmemektedir.
Kullanılan kısım insanda da hayvanda da beden ağırlığı ile
orantılıdır. Erkek beyninin dişi beyninden daha ağır olmasının
nedeni de bu olabilir. Büyük bir olasılıkla, insanı düzgün
yürümek, kol ve bacaklarını oynatmak gibi karmaşık işleri için
beyinde ek alana gereksinimi vardır. |
|
|
|
Hareket işlevleri için kullanılmayan alanın, örneğin düşünme
gibi faaliyetler için insana ek bir kapasite sağladığı
söylenebilir. Belki de düşünme için beyinde çok küçük bir yere
gereksinme vardır. Beyin daha da geliştikçe torunlarımızın daha
gelişmiş ve zenginleşmiş düşünme yetenekleri olacaktır. Düşünme
olayı ile ilgili az şey bilinmektedir. Bu, bazen rastgele, bazen
de çok kesin bir olay gibi görünür. Düşünme olayı genellikle
çözmeleri için bir konu verilen kişiler üzerinde incelenir.
Anılar ve hayal, düşünmenin ek yöntemleridir. Hayal şöyle
tanımlanabilir: gerçekte var olmayan olaylar dizisini yaratma.
Anılar ise geçmiş olaylarla ilgilidir. Soyutlamanın, düşünme
olayının en önemli bölümünü oluşturduğu bir gerçektir.
Bir kurt köpeği ile küçük bir pekin köpeği birbirinden çok
farklıdır ama biz her ikisine de köpek diyoruz. "Köpek" kavramı
bir soyutlamadır ve yalnızca bizim beynimizde yer alır. Dilimiz
temel taşları yaşamdaki her şeyin benzerliklere dayanan
sınıflandırılmasıdır. Bizimkinden farklı bir kültürde yetişen
kimse, bizimkinden farklı sınıflandırma ilkeleri öğrenir ve
böylece farklı düşünme süreçleri gelişir. Yin ve yang kavramları
bizim için hiçbir şey ifade etmemesine karşın, Çin kültürünün
temelini oluşturur. İlke olarak beynimiz, bir bilgisayar gibi
işler. Ne var ki, yeryüzünde şu ana kadar yaratılan tüm
bilgisayarlardan daha karmaşıktır. |
Beyin ve
omurilik, beyin zarları (meninks) denilen üç örtücü zarla
kaplıdır. Bu zarlardan en dışta bulunan en kalın olandır. Orta
ve iç zarlar beyin ve omuriliğe yapışıktırlar ve daha ince bir
yapıya sahiptirler. İç ve orta zarların arasında, beyin
karıncıklarını birleştiren beyin-omurilik sıvısı bulunur. Bu
sıvı pek çok işlevinin yanı sıra beyni sadmelere karşı korur.
Normal durumda saydam olan bu sıvının içinde az sayıda hücre
bulunur. Ağırlığı 150g civarında olan beyin-omurilik sıvısının
incelenmesiyle, beyin hastalıklarının saptanmasında çok
aydınlatıcı bulgular elde edilebilir.
Bu sıvı, beynin karıncıklarının duvarında bulunan ağsı kılcal
damar sistemi tarafından salgılanır. Beyinde beyin sapı,
beyincik (serebellum) ve ana beyin (serebrum) kısımları ayırt
edilir. Beyin sapında soğan ilik vardır. Bu, alt kısmında arka
ve orta beynin kısımlarına ve omuriliğe uzanır. Gözbebeğinin
refleksleri ile her tür denge refleksleri, yutkunma ve öksürme
de dâhil olmak üzere birçok refleksler beyin sapı tarafından
düzenlenir. Terlemeyi, beyin sapındaki ilgili merkez düzenler.
Kalbin ritmini, damar duvarlarındaki kasların gerilimini ve
böylece kan dolaşımını beyin sapı etkiler. Beyin sapındaki uzun
ve ağsı oluşum (formatio retikülaris) bilinci düzenler. Beyin
zedelenmesi, zehir veya ilaçların etkisi bilinç kaybına yol
açabilir.
Beyincik, orta beyinden çıkar ve beyin sapı üzerinde bir çıkıntı
oluşturur. Beyinciğin diğer görevleri arasında bir hareketi
oluşturan birçok kas hareketlerinin koordinasyonunu sağlamak
vardır. Ana beyin, her birinde dört parça bulunan iki yan
küreden oluşmuştur. Her iki yan, sinir liflerinde meydana gelen
ve sağ ile sol yarıyı birleştiren bir şeritle (korpus kallosum)
birbirine bağlıdırlar. Ana beyin (serebrum), beyin sapına ve
omuriliğe orta beyin ve özellikle talamus ile bağlanır. Talamus
her türlü acıyı ve bazı duygusal algılamaları yaratır. Ana
beynin özel işlevleri olan kısımları olduğu sanılmaktadır.
Ancak, bu bütünüyle doğru değildir. Beyinde sayısı bilinmeyen
ortak bağlantılardan ötürü her işlevden yalnız bir bölgenin
sorumluğu olduğu söylenemez. Ayrıca, beynin işlevleri, kısmen
veya bütünü ile diğer kısımlar tarafından üstlenilebilir.
Beynin iyi bilinen kısımları motor korteks ve duysal kortekstir.
Motor kortekste, kasların hareketini kontrol eden sinir
demetlerinin başlangıcı bulunur. Bu korteksteki her kısım,
bedendeki belirli bir bölgeyle ilgilidir. Bu, beyindeki
alanların uyarılması ve kasların reaksiyonlarının incelenmesi
ile saptanmıştır. Bedenin sol tarafı beynin sağ yarısı, bedenin
sağ tarafı da beynin sol kısmı tarafından kontrol edilir.
Genellikle beynin bir yarısı diğer yarısından daha fazla
gelişmiştir (örneğin sağ elini kullanan kişilerde beynin sol
yarısı). Motor korteks motor demetleri, duysal korteks de duysal
demetlerin uçlarını kapsar. Duysal korteks eller, dudaklar, dil
gibi duyarlı organlarla ilgilidir. Korteksin diğer kısımları,
örneğin görme ve duyma, el ve göz koordinasyonundan (premotorial
korteks) sorumludur ve kişilik, karakter gibi niteliklerin
merkezlerini (prefrontal korteks) içerir. Konuşma merkezi motor
merkeze yakın bulunur. Konuşurken tüm ilgili organların
(gırtlak, yutak, damak, dudak, diyafram) hareket koordinasyonu
gerekir. Bu merkezin hücrelerinde işte bu hareketlere ilişkin
mesajlar saklıdır. Ancak, yakınında bulunan motor merkezdeki bir
hasar konuşma merkezini etkiler. Aynı şekilde, konuşma merkezi
zarar gördüğünde motor işlevlerde bozukluk olur.
Tüm korteks, beyin hücrelerine daha fazla yer bırakma amacıyla
geniş bir yüzey sağlamak için ileri derecede girintili
çıkıntılıdır gri renkte olan korteks ana beynin yüzeyinde
bulunur, sinir hücrelerinin gövdelerinden oluşur. Korteksin
altındaki beyaz maddede, özel işlevleri olan birçok merkez
vardır. Bu merkezler, korteksinkine benzeyen gri bir yapıdadır.
Duyular ve bellek böyle bir merkezde yerleşmişlerdir. Beyindeki
beyaz kısımda, daha derindeki merkezlerle korteksteki bölgeleri
birleştiren sinir yollarının uzandığı görülür. |
|
Özellikle baş
organlardan sorumlu olan on iki kafa siniri dışında sinirlerin
çoğu, merkez sinir sisteminden omurilik yolu ile çıkarlar. Kafa
sinirlerinin hepsi beyin sapından doğarlar. Duyu organlarına
giden sinirler önemlidir. Görme, duyma ve koku alma sinirlerini
içerirler. Bu sinirlerdeki bozukluklar duysal algılanmanın
kaybolmasına yol açarlar. İyi çalışmayan kafa sinirlerinin
belirtileri genellikle çok açıktır. Çünkü bu sinirlerin faaliyet
alanı, omurilik sinirlerinde olduğu gibi, bedendeki diğer
faaliyetlerle içice geçmez. Göz kaslarını en az üç kafa siniri
düzenler. Diğer sinirler baş ve boynun duyularını, yüz
hareketlerini, çene ve boyun kasları ile ses tellerinin
kaslarını ayarlarlar. Ancak onuncu beyin siniri(çift) (nervus
vagus) kalbe, mideye ve bağırsaklara gider. Sinirin uzantısı
parasempatik sinir sistemine aittir. |
|
|