|
|
|
Balgam Muayenesi |
|
Balgam muayenesi birçok solunum
sistemi hastalığında tanıya yardımcı olur. Ama yanıltıcı
sonuçları önlemek için balgam örneğinin dikkatli alınması
gerekir. |
|
|
Solunum hastalıklarının tanısında balgam muayenesi büyük önem
taşır. Bu nedenle dikkatle ve titizlikle yapılması gerekir.
Solunum sistemi hastalıklarında fiziksel muayeneden elde edilen
veriler çoğu zaman hastanın durumunu yansıtmaktan uzak kalır. Bu
nedenle balgamın özellikleri kesin tanıya yardımcı olabilir. |
|
Balgam Nedir? |
|
Balgam solunum yollarından
öksürükle atılan salgıdır. Normal koşullarda bronş mukozasının
yabancı maddeleri atmak için salgıladığı sıvı miktarı azdır.
Balgam genellikle bol miktarda mukus, solunum yolları duvarından
kopan az miktarda hücre, bakteri kolonileri, toz tanecikleri ve
akyuvarlardan oluşur. Balgam miktarı iltihaplanmaya, örseleyici
uyanlara ya da akciğer ödemi gibi hastalık süreçlerine bağlı
olarak artabilir. Balgamın görünümü, rengi ve mikroskobik
özellikleri hastalığın tanısına yardımcı olur. |
|
|
|
Balgam Örneği Nasıl Alınır? |
Balgam muayenesinde temel alınan
bölge soluk borusundan akciğerlerdeki bronşiyollere ve hava
keseciklerine kadar uzanan solunum yollarıdır. Sağlıklı
kişilerde az miktarda ve mikropsuz olan balgam, bu bölgelerde
iltihaplanmanın başlamasıyla artar ve ağız boşluğuna geldiğinde,
burada bulunan mikropları da içerir. Bu nedenle tükürük ve
ağızda her zaman bulunabilecek bakterilerle karışmış balgamın
laboratuar incelemesi büyük ölçüde yararsız ve yanıltıcıdır.
Balgam örneği sabah saatlerinde mikropsuz ve saydam bir kaba
toplanmalıdır. Toplanan madde tükürükten oluşmuşsa, yeni bir
örneğin alınması gerekir. Hastanın balgam çıkaramadığı
durumlarda, dile tuzlu su püskürterek balgam çıkarması
kolaylaştırılabilir.
Balgamın laboratuarda incelenmesi klinik durumla bağlantılı
olmalıdır. Çünkü balgamın laboratuarda incelenme biçimi ve elde
edilecek veriler, kuşku duyulan hastalığa göre değişir.
Balgam muayenesi makroskopik inceleme, mikroskobik inceleme ve
bakteri araştırması olmak üzere üç aşamadan oluşur. |
|
Makroskopik İnceleme |
Öncelikle 24 saatlik balgam miktarı
ölçülür. Akciğer ödemi, bronşektazi (bronş genişlemesi), akciğer
apsesi ve bazı verem türlerinde bu miktar genellikle 100ml'yi
geçer. Ayrıca balgamın kıvamı, rengi ve kokusuna dikkat edilir.
Balgam, içeriğine göre aşağıda belirtilen tiplere ayrılabilir.
• Mukuslu balgam - Beyaz,
sedef ya da cam gibi, koyu kıvamlı, iplikçikler biçiminde
uzayan, hemen bütünüyle mukus denen mukoza salgısından oluşur.
Genellikle akut bronşitin başlangıç evrelerinde görülür.
• Mukus ve irinli balgam -
Solunum yollarındaki iltihaplanma ilerledikçe, balgamda
parçalanmış akyuvar sayısı artar. Böylece balgam bulanık, mat ve
sarı yeşilimsi irin rengini alır. Salgı evresindeki bronşitlerde
ve solunum yolu hastalıklarının büyük bölümünde bu tip balgama
rastlanır. Balgam bir kaba toplandığında irinli bölümü oluşturan
yassı ve madeni parayı andıran yoğun kütleler dibe çöker. Bu tip
balgama akciğer vereminde rastlanabilir.
Mukus ve irinli balgam 500cc'yi aşan büyük miktarlara
eriştiğinde, bir kaba alınıp bekletilirse üç katmana ayrılır.
Üstte köpüklü bir katman bulunur. Bu katman önemli ölçüde hava
kabarcıklarıyla karışmış mukus ya da mukus ve irinden oluşur.
Orta katman akışkan ve saydam sıvı içerir (seröz katman). En
altta ise irin, hücre artıkları ve akciğer dokusu
parçacıklarından oluşan irinli katman bulunur. Alt katman ne
kadar kalınsa, balgamın irin parçacıkları, doku artıkları ve
parçacıklarıyla o kadar yüklü olduğu sonucuna varılır. Bu tip
balgama akciğer apsesi, irinli solunum yolu iltihaplan, akciğer
kangreni ve bronşektazide rastlanır.
• İrinli balgam - Balgam
seyrek olarak yalnızca irin içerir. Bu durum ancak akciğerdeki
ya da akciğer zarındaki irin birikintilerinin bronşlara
boşalmasıyla ortaya çıkar. Akciğer apsesi olgularında apsenin
solunum yoluna açılmasıyla balgam erken evrede
irinli-mukusludur. Bunun nedeni balgama bronş ağacından gelen
mukusun karışmasıdır.
• Seröz balgam - Saydam sıvı
içeren, irin ve mukusla karışmamış balgam genellikle yalnız
akciğer ödeminde görülür. Bu durumda balgam içinde bir miktar
köpük bulunur. Ayrıca çoğu kez içerdiği kandan ötürü rengi
pembedir. Seröz balgam çoğunlukla mukus ya da irinle
karışmıştır.
Solunum yollarından birden büyük miktarda saydam, renksiz ve su
gibi bir sıvı gelmesi, akciğer zarında ya da mediyastinde
(akciğerler arasındaki bölge) ekinokok enfeksiyonundan
kaynaklanan kistin (kist hidatik) solunum yoluna açılması sonucu
ortaya çıkar.
• Lifli (fibröz) balgam -
Bronş ağacının biçimini alan mukus kütlelerinden oluşur. Bronş
astımında bronşları tıkayabilen yapışkan mukus tıkaçlarına yol
açabilir.
• Kanlı balgam - Yalnız
kandan ya da irin ve mukusla karışık kandan oluşabilir.
Balgamdaki kan genellikle çizgi biçiminde görülür.
Solunum yolu hastalıklarının hemen hepsinde balgama
rastlanabilir. Bunlar grip ve soğuk algınlığı gibi görece hafif,
verem ve akciğer enfarktüsü gibi ağır hastalıklar olabilir.
Solunum yollarındaki enfeksiyon hastalıklarında
mikroorganizmanın çeşidine göre san ya da sarımsı yeşil, irinli
ve mukuslu balgam çıkarılabilir. Siyah renkli balgam kömür
madencileri ve demiryolu işçilerinde, grimsi mukuslu balgam ya
da siyahımsı noktaların bulunduğu balgam sigara içenlerde, mavi
balgam renklendirici maddelerin üretiminde çalışanlarda
görülebilir.
Bronşektazinin (bronş genişlemesi) yanı sıra, akciğer apsesi ya
da kangreni, verem, diyafram altı apsesi ve bronşlarla
bağlantılı apseler gibi solunum yollarında ya da akciğerlerdeki
iltihaplanmalar en çok balgama neden olan etkenler arasındadır.
Bu son olgularda öksürük refleksinin oluşmasından önce bol
miktarda balgam toplanır ve toplanan balgam kusmaya benzer bir
biçimde düzenli aralarla atılır. Ağzın birden balgamla dolması
kusma refleksini uyarır.
Balgam genellikle kokusuz olmakla birlikte bazen çok kötü
kokabilir. Havasız ortamda yaşayan bakterilerin ürediği
enfeksiyonlarda çıkarılan irinli balgamın kokusu özellikle iyice
ağırlaşır. |
|
Mikroskobik İnceleme |
Mikroskobik inceleme balgamın
içerdiği akyuvarları; öbür kan hücrelerini ve epitel
hücrelerini; esnek lifler, Curschmann spiralleri, Charcot-Leyden
kristalleri ve ekinokok çengelleri gibi belirli hastalıklardaki
özel oluşumları: Koch basili, pnömokoklar gibi hastalık etkeni
mikroorganizmaları belirlemeye yarar.
Mikroskopik incelemede balgam, hücresel parçacıkların karıştığı
mukus kütlesi biçiminde görülür. Hücrelerin yanı sıra mikroplar
da bulunabilir.
• Hücresel parçacıklar -
Nötrofil tipi akyuvarlar irinli ya da irinli-mukuslu balgamda
bol miktarda ve parçalanmış olarak bulunur. Astım krizlerinde
akyuvarların yüzde 60'ından fazlası eozinofildir. Alyuvarlara,
akut akciğer hastalıklarında, özellikle kanlı salgılarda bol
miktarda rastlanır. Solunum yollan epitelinden kopan hücreler de
görülebilir. Epitel hücreleri yassı epitel (üst solunum yolları
epiteli), silindirik epitel (bronş epiteli) ya da yuvarlak
epitel (hava kesecikleri epiteli) tipinde olabilir. Yuvarlak
hücreler yağ cisimcikleri ve siyah antrakoz pigmentleri gibi
maddeler içerebilir. Antrakoz özellikle kömür tozlarının çok
uzun süre solunmasından kaynaklanan, bu nedenle kömür madeni
işçilerinde sık görülen bir solunum sistemi hastalığıdır. Ayrıca
mitral hastalığını düşündüren pigmentli hücrelerin belirli bir
tanı değeri vardır. Söz konusu hücreler hemosiderin cisimcikleri
içeren yuvarlak hücrelerdir. Genellikle mitral hastalığına bağlı
olarak akciğerde, kan birikimi sonucunda ortaya çıkarlar.
Mikroskobik muayenede tümör hücrelerine de rastlanabilir. Tümör
hücreleri genellikle büyük ve çok çekirdeklidir.
• Özel oluşumlar - Balgamda
hastalığa göre değişen bazı özel oluşumlara rastlanır.
- Esnek lifler. Esnek liflerin
varlığı akciğer dokusunda yıkıma neden olan verem, akciğer
apsesi ve kangren gibi hastalık süreçlerini gösterir.
Taze balgam üzerinde yapılan incelemede esnek lifler büklümlü,
çift konturlu, uçları sivri ve ışığı güçlü biçimde kıran bir
yapı gösterir. Birbirlerine paralel ya da iç içe girmiş biçimde
uzayabilirler.
- Charcot-Leyden kristalleri. Astım
krizi sırasında ya da krizden sonra balgamda bulunur. Baklava
dilimi ya da iki uzun piramit biçiminde renksiz kristallerdir.
- Curschmann spiralleri. Bunlara da
astım hastalarının balgamında rastlanır. Çıplak gözle
görülebilecek uzunluğa erişebilirler. Ortada ışığı kıran sarmal
bir eksenin çevresinde kıvrılmış mukuslu kılıftan oluşurlar.
- Dittrich tıkaçları. Grimsi ya da
sarımsı gri renkte ve darı tanesi büyüklüğünde olan bu tıkaçlar
irin parçacıklarından, doku artıklarından ve yağ asitlerinin
iğne biçimli kristal kümelerinden oluşur. İrinli solunum yolu
iltihaplarında ve bronşektazilerde (bronş genişlemesi) görülür.
- Ekinokok çengelleri. Akciğere ya
da bronşa açılmış ekinokok kistlerinin bulunması durumunda
rastlanır. Ayrıca balgamda kist zan parçacıkları vardır. Bunlar
kıvrılmış katmanlar biçimindedir. Çengellerin ucu kıvrık,
yapışma yerleri güçlüdür.
• Hastalık etkeni mikroorganizmalar
- Koch basili araştırması. Balgamın
en yoğun olduğu bölgeden alman örnek, bu basilin aside ve alkole
dirençli olmasından yararlanılarak kolay görülmesini sağlayan
Ziehl-Neelsen boyasıyla boyanır.
Koch basili balgamda bulunmazsa, "zenginleştirme" yöntemine
başvurulur. Bu yöntemin amacı bol miktarda basili çok küçük bir
alanda yoğunlaştırmaktır. Zenginleştirme yöntemiyle de sonuç
alınmazsa, örneği özel besiyerlerine ekerek ya da deney
hayvanına vererek biyolojik araştırma yapılabilir. Balgam
mikropsuz tuzlu su eriyiğiyle karıştırılarak kobayın kalçasına
enjeksiyonla verilir. Yaklaşık bir ay sonra hayvan öldürülür.
Balgamda mikrop varsa karın ya da kasık lenf bezlerinde
iltihaplanma olduğu görülür.
- Pnömokok, streptokok, stafilokok
araştırması. Bu bakteriler solunum yollarının alışılmış
mikroorganizmaları olduklarından fazla önem taşımazlar.
Mikroskop muayenesinde mantarlara ve spiroketlere rastlanabilir.
Ama bunların da tanı değeri yoktur. |
|
Kültür İncelemesi |
Alınan balgam örneğinin üretildiği
besiyeri kültür ortamı olarak adlandırılır. Burada mikropların
üremesi balgamda bulunacak hastalık etkenlerine ilişkin yararlı
bilgi verebilir.
Solunum yolu ya da akciğer iltihabı söz konusu olduğunda,
balgamda etken mikroplar üretilmişse bu mikropların hangi
antibiyotiklere duyarlı olduğunu saptamak amacıyla antibiyogram
yapılır.
Bu işlemde balgamın bakteriyolojik incelemesinin hangi
koşullarda tanıya yararlı olabileceğini ayırt etmek önemlidir.
Akciğer iltihaplarında kan kültürü daha doğru sonuç verebilir.
Balgamın çıkış yolu, hastalık etkeni olmayan mikropların da
karışmasına yol açtığından bakteriyolojik incelemenin
işlevselliğini azaltır.
Akciğer enfeksiyonlarına yol açan mikropların araştırılması
sırasında, ilgili kişinin evde mi, yoksa hastanede mi bulunduğu
önemlidir. Çünkü bakteri türleri içinde bulunulan ortama göre
değişir. Ayrıca insanlarda en sık hastalığa yol açan
mikroorganizmalar göz önüne alınmalıdır.
Mikropların sayısı da önemlidir. Bir bakteri türünün hastalık
etkeni olabilmesi için, bir birim balgam örneğinde belirli bir
sayının üstünde olması gerekir. Balgamda bakteri sayımı, örneğin
alınmasından sonra en çok bir saat içinde yapılmalıdır. Zamanla
başka bakteriler balgamda üreyebildiğinden yanlış sonuçlara yol
açabilir. Ayrıca Haemofilus gibi bazı mikroorganizmalar balgamda
en fazla 1-2 saat yaşar.
Balgam verem, akciğer iltihabı, bazı kronik solunum yolu
iltihaplan, pnömokoklar, Haemophilus influenzae, Corynebacterium
diphteriae gibi hastalık etkenlerini içerebilen bir salgıdır.
Bazen normal koşullarda solunum yollarında bulunan mikrokoklar,
streptokoklar gibi mikroorganizmalar da hastalık etkenine
dönüşebilir.
Balgamda virüs araştırması son derece zor bir işlemdir. Yalnız
viroloji konusunda üst düzeyde uzmanlaşmış laboratuarlarda
yapılabilir. Bu işleme büyük salgınlara yol açan virüsleri
belirlemek amacıyla başvurulur. |
|
Tümör Hücrelerinin Araştırılması |
Balgamda ya da bronş sıvılarında
tümör hücrelerinin araştırılması günümüzde basit bir yöntem
durumuna gelmiştir. Bu işlem bronş-akciğer kanserlerinin
tanısında en çok başvurulan inceleme biçimidir. Çeşitli etkenler
incelemenin sonuçlarını olumsuz biçimde etkileyebilir. Bu
nedenle yapılan işlemler çok sayıda örnek üzerinde en az üç kez
yinelenmelidir.
Örnek miktarının yetersiz olması ya da örneğin tümörü çevreleyen
iltihaplı ya da ölü dokudan alınması yanıltıcı sonuçlar
verebilir. Gene de balgam muayenesiyle akciğer kanserlerinin
yüzde 60'tan çoğuna tam konabilmektedir. İncelenecek örnek,
bronş içinden yıkama yoluyla alınırsa, doğru tanı koyma oranı
artar. |
|
|