|
|
|
Aso |
Aso (Antistreptolizin-O) ateşli
romatizmanın tanısında yararlı bir incelemedir.
Günümüzde hâlâ akut romatizmal ateş, akut romatizmal hastalık,
akut eklem romatizması, romatizmal kalp hastalığı, romatizmal
kalp üfürümü vb. terimler büyük ölçüde karışıklık yaratmaktadır.
Akut romatizmal ateşin belirtilerinin çok sayıda ve değişken
olduğu göz önüne alınırsa, bu durum bir ölçüde de olsa
açıklanabilir. Kalp romatizması, romatizmal bir hastalık olan bu
patolojik sürecin kalpte yerleşimini ifade eder. Bir bağ dokusu
hastalığı olan akut romatizmal ateş, A grubu P-hemolitik
streptokok adındaki bakteride bulunan ya da bu bakteri
tarafından üretilen bazı maddelere karşı aşın duyarlılık
tepkisiyle ortaya çıkar. Bu durum daha ayrıntılı olarak şöyle
açıklanabilir: Vücuda ne zaman bir mikrop girse, bu mikroba
karşı antikor denen bazı maddeler üretilir. Antikorlar,
organizmaya yabancı olan bu mikropların ürettiği ya da taşıdığı
antijen adlı maddeleri nötralize eder (etkisizleştirir). Akut
romatizmal ateşe neden olan p-hemolitik streptokokun antijenleri
ise olağan durumda insan kalbinde bulunan bazı yapılarla
benzerlik gösterir. |
|
|
Organizmada p-hemolitik streptokok
antijenlerinin bulunması, yani bu mikropların bulaşması,
antikorların oluşmasına yol açar. Bunlar yalnızca söz konusu
antijenlere karşı değil, kalpteki benzer maddelere karşı da etki
gösterirler. Romatizmal kalp lezyonları, kalp dokusu düzeyinde
yerleşen bir antijen-antikor tepkimesi sonucunda, yani bir
özbağışıklık tepkimesinden sonra ortaya çıkar. Kalbin yanı sıra
deri ve eklemleri de etkileyebilir. Ama bu bölgelerde romatizmal
iltihap iz bırakmadan iyileşirken, kalpte, özellikle de kalp
kapakçıklarında geriye dönüşü olmayan hasarlara yol açar. "Akut
eklem romatizması eklemleri yalar geçer, kalbi ise ısırır" sözü
bu durumu anlatır. Başlangıçla da belirtildiği gibi akut
romatizmal ateş değişken belirtiler gösterir ve genellikle
önceden tahmin edilemeyen bir biçimde gelişir. Gene de gidişi
evrelerle gösterilebilir:
I. Evre. Genellikle 6-15 yaş
arasında görülen P-hemolitik streptokok enfeksiyonu boğaz
ağrısı, yutağın ve bademciklerin kızarması, genellikle yüksek
ateş ve genel kırıklıkla kendini gösterir. Bu nedenle sıradan
bademcik iltihaplarının hekime gösterilmesi ve olası bir
romatizmal sürecin önlenmesini sağlayacak tedavi uygulanması
önemlidir. Bu durum, genellikle hemolitik streptokokların
enfeksiyon odağı olan diş çürükleri için de geçerlidir.
Vücut, p-hemolitik streptokokların antijenleriyle bu ilk evrede
karşılaşır ve antikor üretmeye başlar.
II. evre ya da duyarlılaşma evresi.
Genellikle 2-3 hafta süren bu evre, streptokokun bulaşması ile
akut romatizma nöbetinin ortaya çıkması arasındaki süreyi
kapsar. Genellikle belirti yoktur. |
|
|
III. evre ya da kronikleşme evresi.
Hastalığın olası yinelemelerine ya da özgün klinik belirtiler
olmadan hafif belirtilerle (subklinik) sürmesine bağlıdır.
Subklinik biçim ya da olası yinelemeler kalıcı kalp hasarının
derecesini belirlediğinden, bu durumları erkenden fark etmek ya
da olanak varsa önlemek çok önemlidir. Bazı laboratuar
incelemeleri bu açıdan çok yararlıdır: Sedimantasyon (alyuvar
çökme) hızı, kanda ASO miktarı (antistreptolizin-0 titrajı),
C-reaktif protein, mukoproteinler, kanda romatizmal faktör
(R.F.) varlığı. Bu incelemeler hastalığın başlangıç evresinde
tanı sağlamanın yanı sıra, gidişi kontrol etmek ve kesin
iyileşme durumunu saptamak için de yaygın olarak
kullanılmaktadır.
Streptokok mikrobuna bağlı boğaz iltihabını zamanında tedavi
etmek gerektiğinden ve streptokoka bağlı olmayan boğaz
iltihaplarım da saptamak yararlı olduğundan, tanıyı
kesinleştirmek için bakteriyolojik incelemelere başvurmak
gerekir. Ama sorun göründüğünden daha karmaşıktır: Birçok kişi
başka A grubu p-hemolitik olmayan) streptokok mikroplarının
taşıyıcısıdır ve bu mikroorganizmalar aslında var olan
hastalıktan sorumlu değildir. Bu olgularda gerek boğaz
iltihabının akut evresinde, gerek iyileşme dönemlerinde kan
almak ve antistreptolizin-O titrajını saptamak gerekir. |
|
Aso
Nedir ? |
A grubu p-hemolitik streptokoklar
streptolizin-O adı verilen bir hücre dışı madde üretir. Bu madde
antistreptolizin denen özgün antikorların oluşumuna yol açar.
Olağan koşullarda antistreptolizin-O titrajı görece düşüktür
(çocuklarda 333 ünite, genç erişkinlerde 250 ünite). Oysa A
grubu bir streptokok enfeksiyonu, özellikle bademcik iltihabı ya
da diş apsesi gibi bir enfeksiyon odağı da varsa, bu değerlerin
yükselmesine yol açar; çünkü anatomik nedenlerle bu bölgeler,
akut enfeksiyon atağından sonra temizlenmeyip streptokok
barındırmayı sürdürürler. Streptokok enfeksiyonunun ardından
antistreptolizin üretimi, hastalığın başlangıcından 2-5 hafta
sonra, yani klinik belirtiler kaybolduğunda en yüksek düzeye
ulaşır. Bu nedenle antistreptolizin-0 titrajı boğaz iltihabının
akut evresinde değil, iyileşme döneminde yapılmalıdır. Kanda
yüksek oranda ve sürekli antistreptolizin-O bulunması, uzun
süredir yerleşmiş olan bir streptokok enfeksiyonunu gösterir.
Antistreptolizin-O miktarının saptanması çok basit bir işlemdir
ve tüm tahlil laboratuarlarında uygulanır. Ama klinik yorumu
çoğu zaman doğru yapılmaz ve tedavi hatalı yönlendirilebilir. |
|
İşlevi |
Normal düzeyin üzerinde
antistreptolizin miktarı, her zaman klinik açıdan aktif ya da
gizli evredeki (yani belirgin klinik belirtisi olmayan) bir
streptokok enfeksiyonunun belirtisidir.
Belirtilerin ortadan kalkmasından belirli bir süre sonra da
kanda yüksek antistreptolizin bulunması, bir A grubu (3-hemolitik
streptokok enfeksiyon odağının varlığını gösterir. Böylece
enfeksiyon etkeni ve türevleri ile toksik maddelerin değişik
organlardaki (kalp, böbrek vb.) yaralayıcı etkisi açıklanabilir.
P-hemolitik streptokok enfeksiyonunda antistreptolizin-0 titrajı
genellikle enfeksiyonun başlamasından iki hafta sonra artar ve
yaklaşık dört hafta sonra en yüksek değerlerine ulaşır; normal
değerlere dönmesiyse aylar alır. Tipik olgularda dördüncü
haftada en yüksek değer 1.000 üniteyi aşar ve etkili bir
antibiyotik tedavisi uygulanmadıkça bu durum sürer.
Yalnızca 5 yaşın altındaki çocuklarda antistreptolizin-0 titrajı
az yükselir ve soma hızla azalır. Özellikle streptotoka bağlı
bademcik iltihaplarında iyileşme döneminde 2-3 hafta boyunca
400-500 ünitelik titraj sürebilir; daha sonra durum normale
döner.
Sonuç olarak yalnızca enfeksiyonun akut evresinde (bademciklerin
iltihaplanması vb.) değil, belirli bir süre sonra da
streptokokun varlığını koruyup korumadığını değerlendirmek için
sürekli antistreptolizin-0 titrajı kontrolleri yapılmalıdır.
Kabul edilebilir antistreptolizin-0 titrajı 200 ünitenin
altındadır; daha yüksek değerler bulunursa, 3-4 hafta sonra yeni
bir kontrol yapılmalıdır. Yüksek değerler sürüyorsa,
streptokokları organizmadan tümüyle atacak, böylece
toksinlerinin (streptolizin) üretimini ve kana geçişim önleyecek
bir antibiyotik tedavisi uygulamak gereklidir. Streptokoka bağlı
enfeksiyonun romatizmal hastalığa dönüşmesini ve korkulan
kalpböbrek komplikasyonlarını yalnızca etkili bir antibiyotik
tedavisi önleyebilir. |
|
İncelemenin Sınırları |
|
|
Antistreptolizin-O titrajı p-hemolitik
streptokok enfeksiyonunun tanısı, antibiyotik tedavisinin
gerekip gerekmediğinin belirlenmesi ve romatizmal hastalığın
önlenmesi için kuşkusuz çok önemli bir incelemedir. Ama
aşağıdaki nedenlerle mutlak bir değer taşımaz:
- Normal değerlerin bireyden bireye büyük değişkenlik göstermesi
(normal ve sağlıklı çocuk nüfusunun en az yüzde 20'sinde kabul
edilebilir oranın [200 ünite] üzerinde değerler bulunur).
- Bazı bademcik iltihabı ya da streptokok enfeksiyonu
olgularında antistreptolizin-O titrajında artış saptanmaz.
- Streptokoklara bağlı deri enfeksiyonu somasında akut
romatizmal ateş ya da nefrit (böbrek iltihabı) komplikasyonu
gelişse de, antistreptolizin-O kanda anlamlı miktara ulaşmaz. |
|
Sonuçları |
|
|
|
İhmal edilen ya da doğru tedavi
edilmeyen P-hemolitik streptokok enfeksiyonu kalp, böbrekler,
eklem, sinir sistemi vb. düzeyinde ağır komplikasyonlara yol
açabilir. Antistreptolizin-O titrajı bu enfeksiyonun tanısında
çok yararlıdır. Yalnızca enfeksiyonun akut evresinde değil,
belirli bir süre sonra da kontrol edilmesi koşuluyla etkili bir
antibiyotik tedavisi gerekip gerekmediği konusunda vazgeçilmez
bilgiler sağlar. Birçok olguda tam bir değerlendirme için,
belirgin klinik belirtiler olmasa bile ASO titrajının yanı sıra
var olan enfeksiyonu ya da iltihabı gösteren öteki incelemeleri
yapmak gerekir. |
|
Romatizmal Hastalığın Araştırılması İçin İncelemeler |
• ASO
• C-reaktif protein
• alyuvar çökme hızı
• mukoproteinlerin gözler |
|
|