|
|
|
Alerji Testleri |
|
Alerji testleri bir alerji
belirtisinin nedenini saptamak açısından çok yararlıdır, ama bu
testlerin yapılması ve değerlendirilmesi her zaman hastadan
doğru ve kesin bilgi alınmasına bağlıdır. |
|
|
|
Alerjik hastalıkların tedavisinde hastalık etkeninin
belirlenmesi temel bir önem taşır. Günümüzde laboratuar
koşullarında (in vitro) ve canlılar üzerinde (in vivo) uygulanan
alerji testleri vardır, ama bunlar alerjik hastalığın varlığını
ortaya koyan incelemeler olarak görülmemeli, yalnızca hastadan
alınan bilgilerin uyandırdığı bazı kuşkuları doğrulamak amacıyla
kullanılmalıdır. |
|
Laboratuar Koşullarında (İn Vitro) Test |
İn vitro testler alerji yapıcı
birçok maddeyi tek bir kan örneğinde araştırma olanağı
sağlayarak zaman kazandırdığı için deri testlerinden, hastaya
fazla rahatsızlık vermediği için de alerji uyandırma
(provokasyon) testlerinden üstün kabul edilir. Buna karşılık
fazla özgül olmama ve daha pahalı olma gibi sakıncaları vardır.
Toplam
immünglobülin E (IgE) miktarı ölçümü - Kandaki toplam
IgE miktarını ölçmek için en sık kullanılan iki radyoimmünolojik
test RIST (Radio Immuno-Sorbent Test) ve PRIST'tir (Paper Radio
Immuno-Sorbent Test). Bunlar radyoaktiflik temelinde IgE dizisi
antikorların ölçüldüğü karmaşık testlerdir. Gamma-E globülin
olarak da bilinen IgE'ler, sağlıklı kişilerin kanında çok az
bulunan antikorlardır. Bunların kesin miktarı ancak
radyoimmünolojik yöntemlerle ölçülebilir.
Kandaki normal düzeyi 20 ünitenin altında olan IgE değerlerinin
100 ünitenin üzerine çıkması çok açık belirtidir. Bir parazit
hastalığı sırasında kandaki IgE miktarı 1.500 üniteyi geçebilir.
Buna karşılık özbağışıklık hastalıklarında kanda IgE artmaz. |
|
|
Kandaki IgE düzeyleri kişiden kişiye çok değişebileceği gibi,
aynı kişide de değişik zamanlarda farklı olabilir. Bu nedenle
testlerin dikkatle yorumlanması gerekir.
Kanda IgE miktarının yüksek (200 (i/ml'nin üzerinde) olması
alerjik bir tepkinin belirtisi olabilir; özellikle alerjik
hastalığı olduğu bilinenlerde bu durum anlamlıdır. Ama bu ölçüm
alerjinin etkeni konusunda hiçbir bilgi vermez.
Ayrıca alerjik kişilerde serumda toplam IgE miktarı her zaman
yüksek olmayabilir. Özellikle çiçektozu (polen) alerjisi
olanlarda, ortamda çiçektozlarının bulunmadığı kış aylarında IgE
düzeyi normaldir. Bu iki testin alerjik hastalıklardaki tam
değeri çok sınırlıdır.
Belirli bir IgE miktarının ölçümü -
RAST (Radio Allergo-Sorbent Test), 1967'de ilk IgE
miyelomunun bulunmasından sonra, bununla hazırlanan anti-IgE
antiserumları (IgE karşıtı antikor içeren serum) sayesinde
kullanıma girmiştir. Sınırlı bir test olmasına karşın IgE ölçümü
için en doğru testtir.
RAST alerjik hastalıkların tanısında son derece yararlıdır;
hasta için hiçbir tehlike yaratmadan alerji etkeninin
belirlenmesini sağlar.
Güvenilir, nesnel ve yinelenebilir bir testtir; olumsuz sonuç
vermesi gerekirken olumlu sonuç verme (yalancı pozitiflik)
olasılığı çok düşüktür. Sonuçları nicel olarak alınabilir. RAST
yapay ürtiker (dermografizm) yatkınlığı ya da yaygın alerjik
deri iltihapları olan ve bu nedenle deri testleri yapılamayan
kişilere de uygulanabilir. Ayrıca antihistaminikler gibi bazı
ilaçların kullanılması RAST'ın sonuçlarını etkilemez.
Bütün bu üstünlüklerine karşın RAST, geleneksel deri testleri
kadar duyarlı olmadığından kullanımı sınırlıdır.
Eozinofil sayımı -
Akyuvarların bir türü olan eozinofiller, alerjik süreçlerin
tipik olmasa da belirgin öğeleridir. Bunlar alerjik iltihabın
"itfaiyecileri" olarak tanınır; iltihap alanından gelen
uyarılara bağlı olarak buraya toplanır ve hem antijen-antikor
bileşiğini sarar, hem de antijen-antikor tepkimesi sonucunda
ortaya çıkan bazı maddeleri etkisizleştirecek etkenler salgılar.
Alerjik durumlarda genellikle dolaşımdaki kanda yüksek düzeyde
(mililitrede 400 hücreden fazla) eozinofillere rastlanır. Saman
nezlesi ve astım hastalarının burun ya da bronş salgılarında da
çoğu kez eozinofil bulunur.
Bununla birlikte eozinofil artışı görülen her olgu kesin bir
alerji durumu olarak değerlendirilemez. |
|
Canlı Üzerinde (İn Vivo) Test |
Deri tepkimesi ve deri içi tepkime
testleri hastanın derisine az miktarda alerji yapıcı madde
(alerjen) verilmesiyle uygulanan testlerdir. IgE'nin deriye
yapışabilme özelliğinden ötürü, 10-20 dakika içinde alerjenin
verildiği yerde kızarıklık, kaşıntı ve şişlik biçiminde bir
tepki görülür.
Deri tepkimeleri - Çizme
testi (scratch-test) ya da delme testi (prick test) biçiminde
genellikle önkolun ön (iç) yüzeyinde yapılır. Çizme testinde
deri alkolle temizlendikten soma üzerinde yaklaşık 0,5 cm
uzunluğunda bir dizi çizgi oluşturulur; deriyi çizerken
kanatmamaya dikkat edilmelidir. Çizilen yerlere birer damla
teste uygun olarak hazırlanmış alerjen damlatılır.
Delme testinde ise önce deriye alerjen damlatılır, daha soma her
damlanın üstü uygun bir iğneyle delinir.
Deri içi tepkimeler - Hemen
her zaman önkolun ön (iç) yüzeyine 1 ml'lik tüberkülin şırıngası
ve çok ince uçlu iğneyle uygulanır. Test edilecek alerjen çok az
miktarda olmak üzere birkaç enjeksiyonla derinin içine verilir.
Bir önkol yüzeyine, test edilecek her madde için ayrı şırınga
kullanmak koşuluyla 8-10 enjeksiyon yapılabilir.
Deri içi tepkimeler çizme testlerinden daha duyarlıdır ve daha
çabuk sonuç verir, ama bunlarda yalancı pozitifliğe daha sık
rastlanır. Ayrıca temas dermatiti olan hastalarda kullanılamaz;
çocuklarda ve aşırı duyarlı insanlarda da çok tehlikeli sonuçlar
doğurabilir.
Çizme testleri hemen hiçbir zaman vücutta genel bir tepkiye yol
açmaz; bu nedenle daha kolay uygulanır ve daha güvenilirdir.
Bu arada bir deri testinden alınan yanıtın her zaman kesin tanı
değeri olmadığı da unutulmamalı, şu olasılıklar dikkate
alınmalıdır:
- Yalancı pozitiflik: Deri testi
olumsuz sonuç vermesi gerekirken çeşitli nedenlere bağlı olarak
olumlu sonuç verebilir. Bu tür bir yanıt önceden gelişmiş, ama
yeni belirtilerin nedeni olmayan ya da henüz gelişimini
tamamlamamış olan bir duyarlılığa bağlı olabilir. Dermografizm
ya da yapay ürtiker denen olgularda deri, çizilen bölge boyunca
kızarır ve test edilen bütün maddelere karşı alerji varmış gibi
olumlu yanıt verir. Tahriş edici ya da çok yüksek yoğunlukta
maddeler kullanıldığında, derinin çok duyarlı (özellikle
bebeklerde) olması durumunda ve günün belli saatlerinde
(genellikle 18-22 arası) alınan olumlu yanıt da çoğu kez test
edilen maddeye özgü değildir.
- Yalancı
negatiflik: Beş yaşından küçük çocuklarda ve yaşlılarda,
derisi kuru ve egzamalı olanlarda, genel kortizon ya da
antihistaminik tedavisi görenlerde ortaya çıkar.
Deri üstü bant ya da yama testleri - Bant ya da yama testleri (patch
test) özellikle temas dermatitlerinin tanısında kullanılır. Test
sırtın üst bölgesinde ya da az sayıda alerjen test edilecekse
önkolun dış yüzeyinde uygulanır. Alerji yaptığından kuşkulanılan
maddeden çok az bir miktar deriye damlatıldıktan sonra üzeri
dörtgen biçimli selofanla örtülür.
Günümüzde daha sık uygulanan yöntemde ise deriye, alerjen
emdirilmiş gazlı bezden bir yakı uygulanır. Tek bir testte sırta
8-10 sıra halinde uygulanan 40 maddeye tepki alınabilir.
Şiddetli kaşıntı, yanma ya da ağrı olmadıkça gazlı bez 48-72
saat deride bırakılır. Test süresince gazlı bez deriye sıkıca
yapışmalı ve kuru tutulmalıdır.
Bütün deri testleri gibi yama testinin de kesin bir tanı değeri
yoktur. Negatif sonuç, egzamanın ya da aşırı duyarlılığa bağlı
başka deri lezyonlarının ortaya çıkmayacağını kesin olarak
göstermez.
Fazla duyarlı olmayan hastalarda testin aşın yüksek yoğunlukta
alerjenlerle yapılması da o bölgede derinin tahriş olmasına ye
testin yalancı pozitif sonuç vermesine yol açabilir.
Testin deride temas dermatitinin bulunduğu yere çok uzak bir
bölgeye uygulanması da yalancı negatif yanıtla sonuçlanır. Bu
durumda test lezyon bölgesinin daha yakınında yinelendiğinde
olumlu yanıt alınabilir.
Temas dermatiti olgularını taramak amacıyla bazı laboratuarlarda
bir dizi standart maddeyle testler yapılmaktadır. Ama en iyisi
kişinin kendi kendini eğiterek dermatitin ne zaman ve nerede
ortaya çıktığını saptaması ve yama testinin bu bilgiler ışığında
uygulanmasıdır.
Burunda alerji uyandırma testi -
Alerjik nezle tanısında çok yararlı bir incelemedir; RAST'ın
ve deri testlerinin kesin ya da doğru sonuç vermediği durumlarda
kullanılabilir.
Kuşkulanılan alerjenden burun deliklerine 0,1 ml püskürtülür;
olumlu yanıt varsa, 5 dakika içinde burunda akma, art arda
hapşırma ve bazen boğazda kaşıntı ortaya çıkar.
Uzmanlaşmış sağlık merkezlerinde manometre aracılığıyla her bir
burun boşluğunun direnci (tıkanıklığı) ölçülebilir.
Bronşlarda alerji uyandırma testleri -
Belirli bir alerjene özgü olmayan testlerdir. Normal
kişilerle astımlı kişileri ya da solunum yollan duyarlılığında
bozukluk olan kişileri ayırmaya yarar. Alerjik astımla ruhsal ya
da kalp kökenli nefes darlığı arasında da ayrım yapılmasını
sağlar. Ayrıca alerji etkenini ortaya koymak amacıyla
kuşkulanılan maddelerin solunmasına dayalı özgül testler de
vardır. |
|
|