|
|
| |
|
Ateş |
Ateş çok
yükseldiğinde hastanın genel durumunu bozduğundan, düşürülmesi
gerekir.
Vücut sıcaklığının 37°C'nin üstüne çıkması ateş olarak
adlandırılır. Vücut sıcaklığını ölçmek için kullanılan klinik
termometrelerin içinde cıva içeren bir odacık ve bu odacığın
devamı olan dereceli bir kılcal boru vardır. Türkiye'nin de
içinde olduğu bazı ülkelerde santigrat dereceli termometreler
kullanılır. 32 ve 212 derece Fahrenheit sırasıyla 0°C ve 100°C'ye
karşılık gelir. Klinik termometreler 35°C-42°C'yi ölçebilir; her
derece 10 eşit bölüme ayrılmıştır. |
| |
Vücut ısısını ölçmek için
termometrenin deri (koltukaltı, kasık) ya da ağız, makat gibi
mukozayla örtülü bir yüzeyle temas etmesi gerekir. Cıva sütunu
en yüksek sıcaklığa ulaştığında hareketsiz kalır. Termometreyi
yeniden kullanmak için, üst ucundan kavrayıp hızlı hareketlerle
sallayarak cıva sütununu odacığa kadar indirmek gerekir. Cıva
sütununun arasına hava girip sütunda kesintilere neden olursa
cıva birkaç sallamadan sonra yerine dönmez, termometre
kullanılamaz hale gelir. Vücudun normal sıcaklığı ortalama 37°C'dir;
bu değer ölçümün yapıldığı bölgeye göre biraz değişir. Örneğin,
makatta 37°C, koltukaltında ortalama 36,5°C, kasıklar ve ağızda
bu iki değerin arasındadır. Vücut sıcaklığında gün boyu
dalgalanmalar görülür; saat 17 dolayında en yüksek, gece 3
dolayında ise en düşük düzeyindedir. Yemek ve hareketliliğin
vücut sıcaklığını az da olsa etkilediği bilinmektedir.
Kadınlarda, âdet çevriminin ilk yarısında vücut sıcaklığı ikinci
yarısına göre yarım derece düşüktür. Vücut sıcaklığı en sık
enfeksiyon hastalıklarında yükselir; ayrıca tümörler, enfarktüs
ya da beyin trombozu (beyin damarlarında pıhtılaşma) gibi damar
hastalıkları, bağışıklık sisteminin hastalıkları, bazı ilaçlar,
gut gibi metabolizma hastalıkları ve hipertiroidizm gibi iç
salgı hastalıkları da ateşin yükselmesine yol açar.
Ateşli hastalıklarda vücut sıcaklığının günde birkaç (en az üç)
kez ölçülmesi gerekir; ateşin yükselip düşme düzeni hastalığın
tanınmasına yardımcı olabilir. Ateşin bir hastalık değil, bir
belirti olduğunu unutmamak gerekir. |
|
Belirtileri |
• Genel belirtiler - Vücut
sıcaklığındaki yükselmeyi herkes farklı algılar. Verem gibi bazı
hastalıklarda yüksek ateş hastayı pek rahatsız etmezken, derin
halsizliğe neden olan ateşler de vardır. Yüksek ateşin yanında
sıklıkla kas, eklem, sırt ve baş ağrısı da görülür.
• Ürperme - Ateş yükselirken titreme ve şiddetli bir
üşüme duygusu olur. Bazı hastalıklarda ateş aniden ürpermeyle
yükselir. Bu durum lenf düğümü tümörleri gibi başka
hastalıklarda da gözlenirse de, genellikle mikroorganizmaların
kana karıştığını gösterir. Titremeye ve dişlerin birbirine
çarpmasına neden olan gerçek ürpermeleri, özellikle virüs
enfeksiyonlarında, ateşin ortaya çıkmasından önce görülen üşüme
duygusundan ayırt etmek gerekir. Sıtmada alyuvarların
parçalandığı ve asalakların kana yayıldığı evrede ortaya çıkan
ürperme tipik bir olgudur. Benzer bir durum bakteri ve
virüslerin kana karıştığı olgularda da görülür.
Aspirin gibi ateş düşürücü ilaçların alınması da ürpermeye yol
açabilir. Bu ilaçlar vücut sıcaklığının aniden düşmesine neden
olur; bunu, kaslardaki istençsiz kasılmalar, başka bir deyişle,
ürpermeler izler. Yan etkileri nedeniyle ateş düşürücülerin
yalnızca yüksek ateş (38°C'nin üstü) söz konusu olduğunda
alınması gerekir. |
| |
• Dudak uçuğu - Başta zatürree,
sıtma ve menenjit (beyin zarı iltihabı) olmak üzere bazı ateşli
hastalıklarda dudaklarda (genellikle üst dudak) derideki
kızarıklık üzerinde bir ya da birkaç sıvı dolu kesecik ortaya
çıkar. Bunun nedeni yüksek ateş ve vücut direncinin düşmesi
sonucu Herpes simplex adlı virüsün etkin hale gelmesidir.
Bilinmeyen nedenlerle yukarıda belirtilen hastalıklarda sık,
tifo ya da Malta humması (bruselloz) gibi hastalıklarda ender
görülür.
• Delirium - Özellikle yaşlılarda yüksek ateş deliriuma
(bilinçsiz saldırgan hareketler) yol açabilir.
• Havale - Özellikle süt çocuklarında yüksek ateşe bağlı
olarak kasılma nöbetleri (havale) gelişebilir. Beyin dokusunda
gerçek bir bozukluk yoktur; bununla birlikte, yüksek ateşli
çocuklarda havale olasılığı düşünülerek ateş düşürücü tedavi
uygulanmalıdır. Bazı yayınlarda sık sık havale geçirenlerde
beyin dokusunda kalıcı bazı bozuklukların ortaya çıktığı ileri
sürülmektedir. Yüksek ateş, sara hastalarında nöbetlerin ortaya
çıkmasını kolaylaştırabilir. |
|
Ateş
Yükseldiğinde Ne Yapmak Gerekir ? |
• Vücut sıcaklığı 37°C'nin üstüne
çıkınca ateşin yükseldiği söylenebilir. Ateş tek başına bir
hastalık değildir, birçok hastalığın belirtisi olabilir. Çok
yükselirse, özellikle çocuklarda tehlikeli olabilir.
• Ateşi yükselen hasta, ateş düşene değin tümüyle soyulmalıdır.
Serin hava ateşli hastaya zarar vermez, aksine, ateşin düşmesine
yardımcı olur. Ateşli çocuğun örtüler, yünlülerle örtülmesi
havale tehlikesini artırır ve vücudun su ve tuz dengesini bozar.
• Yüksek ateş hastayı rahatsız ediyorsa ve ateşin nedeni
aydınlatıldıysa, aspirin gibi ateş düşürücü ilaçlar alınabilir.
• Ateşli hasta terleme yoluyla önemli ölçüde sıvı kaybeder.
Hastaya bol bol su, çay, meyve suyu içirerek kaybolan sıvının
yerine konması gerekir. |
|
Ateş
Nasıl Düşürülür ? |
Ateşli hasta
normal oda sıcaklığında (22°C), rahat bir ortamda tutulmalı ve
hafif bir giysi giydirilmelidir.
Ateşli hastanın üstünün aşırı ölçüde örtülmesi, özellikle süt
çocuklarında havaleye neden olacağından ya da
kolaylaştıracağından sakıncalıdır. Ayrıca ateşi yükselen hastayı
terletmenin yararlı olduğuna ilişkin yanlış, hatta zararlı bir
kanı vardır; aşırı örtünme vücut sıcaklığının çevreye
dağılmasını engellediğinden daha da yükselmesine yol açabilir.
Ayrıca aşırı terleme zaten sıvı kaybı olan hastalarda aşırı su
ve tuz kaybına neden olur. Ateşin yanı sıra başka bir
rahatsızlık yoksa hasta genellikle hafif bir kırıklık duyar; bu
nedenle ateş düşürücü ilaçları kullanmak gerekmeyebilir. Hatta
bu ilaçlar, bakteri enfeksiyonlarında verilen antibiyotikler
gibi ilaçların etkisini maskeleyebileceğinden ve buna bağlı
olarak hastalığın gidişini belirsizleştireceğinden, mümkün
olduğunca kullanılmamalıdır. Grip gibi basit enfeksiyonlarda
ateş eğrisinin gözlenmesinin büyük bir önemi yoktur; ayrıca
hastalığa eşlik eden burun tıkanıklığı gibi belirtileri de
azaltacağından ateş düşürücüler rahatlıkla verilebilir.
Ateşin düşürülmesinin yaşamsal önem taşıdığı durumların başında
güneş ya da sıcak çarpması, havale ve ateşe bağlı delirium
gelir. Bunun için öncelikle alna buz torbaları ve soğuk suyla
ıslatılmış bezler konur. Ateş çok yükselirse hasta 10-15 dakika
boyunca ılık su dolu bir küvete sokulabilir. Hastanın vücudunu
alkolle silmenin bir yararı yoktur; aksine alkolün kokusu
hastada bulantıya yol açabilir. Ateş 42°C'nin üstüne çıkarsa
hastanın yaşamı tehlikeye girer; ateşi düşürmenin tek yolu
makattan ölçülen ısı 38°C'ye inene kadar hastayı buzlu suyla
dolu bir küvete sokmak ve ateş düşürücü ilaçlar kullanmaktır.
Makattan ölçülen ısı 38°C'nin altına düştükten sonra hasta serin
ve iyi havalanan bir odaya alınmalıdır. Deri masajı vücut
sıcaklığının dağılımını hızlandırır ve kan dolaşımını
kolaylaştırır.
Ateşin düşme evresinde genellikle şiddetli terleme, önemli
ölçüde su ve tuz kaybı görüldüğünden hasta bol bol su içmeli;
protein ve vitamince zengin besinler almalı, sık sık ve az
miktarda yemelidir. |
|
Ateşin Saptanmasında Kullanılan Klinik Ölçütler |
• Genel durum
Genel durumdaki bozukluk her zaman yüksek ateşin derecesiyle
orantılı değildir; Malta hummasında 39°C'ye ulaşabilen ateş,
virüs kökenli 38°C'lik ateşten daha az rahatsız edebilir.
• Ateşin ortaya çıkışı
Doğru tanı koymak açısından çok önemlidir. Örneğin, zatürreede
ateş yavaş yavaş ortaya çıkar ve giderek yükselir. Öte yandan
mikropların kana karışmasıyla ortaya çıkan şok durumunda (sepsis)
ise ateş hemen her zaman aniden, şiddetli bir ürpermeyle
yükselir. Sürekli yüksek kalan ateş kronik bir enfeksiyon
olduğunu gösterir, düzenli aralıklarla ortaya çıkan ateş ise
mikrobun kana karışmasına yanıt olabilir. Dalgalı (inip çıkan)
ateşte ise Malta humması ya da Hodgkin lenfomu düşünülmelidir.
• Ateşin düşmesi
Aşamalı ya da ani olabilir; ani düşmenin ardından hemen her
zaman şiddetli terleme görülür. Vücudun herhangi bir yerindeki
enfeksiyon odağı yavaş yavaş iyileştiğinden, ateş de aşamalı
olarak düşer. Öte yandan, ateşe neden olan bozukluk hızla
kaybolursa ateşin düşüşü de hızlı olur.
• Kol ve bacaklarda yaygın ağrı
Genellikle ateş ortaya çıkarken ve yüksek kaldığı süre boyunca
görülür. Bu ağrılara sıklıkla virüs enfeksiyonlarında rastlanır.
• Baş ağrısı
Ateşli hastalıkların hemen tümünde görülürse de meningo-ensefalit
(beyin zarı-beyin iltihabı) gibi bazı olgularda tabloya egemen
olur.
• Terleme
Enfeksiyon hastalıklarında ateşin düşmesiyle ortaya çıkarsa da,
kimi zaman hastalık süreci boyunca görülür. Hodgkin lenfomu ve
akciğer veremi gibi bazı hastalıklarda ise terleme gece daha
belirgindir. |
|
|