| |
|
Aşırı Uyarılma Hali |
Ruhsal aşırı
uyarılma çeşitli düzeylerde ve farklı klinik tablolar halinde
ortaya çıkar.
Psikiyatride aşırı uyarılma terimi çeşitli hastalıklarda ortaya
çıkabilen bir sendrom için kullanılır. Bu sendrom aşırı ruhsal
etkinlik, düşüncelerde bağlantı kopukluğu, zihinsel bulanıklık,
hareketlerde ve konuşmada artış gibi belirtiler bütününden
oluşur. |
| |
|
Aşırı ruhsal etkinlik tek başına
görüldüğünde zihinsel coşkunluk olarak, tek başına aşırı
hareketlilik ise huzursuzluk olarak adlandırılır. |
|
Belirtileri |
• Ağır ruhsal
kopukluk düşünce bozukluklarıyla ortaya çıkar; düşüncelerle
duygusal yaşam arasındaki bağlantının kaybolmasına yol açar.
Konuşma yapı ve içerik yönünden anlamsız ve akıldışı hale gelir.
Görece hafif olgularda net olmayan, garip düşünceler belirir.
Aşırı hareketliliğe bağlı olarak kişi uyumsuz ya da saldırgan
davranışlarda bulunabilir.
• Hafif olgularda yalnızca canlılık, sabırsızlık ve ses tonunda
yükselme görülür; hasta hareket ve düşüncelerini denetleyebilir.
Buna karşılık ağır olgularda düşüncelerde taşkınlık,
çağrışımlarda hızlanma, aşırı konuşkanlık, düş gücünde
zenginleşme ve duyguların dışavurumunda değişkenlik görülür. |
|
Nedenleri |
Aşırı uyarılma aşağıdaki durumlarda
ortaya çıkar:
• Duygulanım ya da tutkulardaki aşırılıklar; örneğin korku ve
umutsuzluk düşünceleriyle birlikte iç sıkıntısına dönüşen
bunaltı (anksiyete). Bu aşırılıklar hem ruhsal etkinliğin
engellenmesine ve uyuşukluk (stupor) durumuna, hem de elleri
bükmek, yüzü tırmalamak ya da elbiseleri parçalamak gibi şiddet
gösterilerine yol açabilir.
• Enfeksiyon hastalıkları ya da beyin tümörlerinin yol açtığı
bilinç bulanıklığı ve var sanılar.
• Kişilik bozuklukları; kişiliğinin bazı yönlerini abartan
insanlarda tepkisel ya da saldırgan davranışlar biçiminde.
• Mani ya da şizofreni; manide zihinsel etkinliklerde artma, her
tür denetim ve engellemenin ortadan kalkması, uygunsuz
davranışlar ve zaman zaman şiddet eğilimi, şizofrenide ise
genellikle aşırı konuşkanlık ve sanrılar (hezeyan) ile aşırı
hareketlilik görülür.
• Yaşlılık; bellek bozukluğuna bağlanabilen aşırı uyarılma bazen
aşırı keyiflilik (öfori) ve dışadönüklükle birlikte ortaya
çıkar. |
|
|
|
En
Ağır Olgular |
Özellikle histeri
nöbetlerinde şiddetli ruhsal uyarılma görülür. Hasta bilinçsiz
olarak ruhsal sorunlarını organik bozukluklara dönüştürür; bazen
bilinç durumunda da değişiklikler görülür. Histeri nöbetinde
hastanın vücudu önce yay gibi gerilerek şiddetli ve düzensiz
biçimde kasılır. Daha sonra hareketlerinde tam bir patlama
ortaya çıkar; hasta bağırır, dişlerini gösterir, ısırır ve sağa
sola vurur.
Psikolojik rahatsızlıkların yanı sıra tümüyle sağlıklı
bireylerde de bazı ilaçlara, toksit madde kullanımına, alkol ve
karbon monoksit zehirlenmelerine bağlı olarak aşırı uyarılma
görülebilir. |
|
Alkol ve Aşırı Uyarılma |
Etil
alkole dayanma sınırı kişiden kişiye değişse de, alkol oranının
100 ml kanda 300 mg'yi aşması her zaman davranış
değişikliklerine yol açar. Alkolün yol açtığı ruhsal bozukluklar
akut ve kronik zehirlenme olarak ikiye ayrılır.
• Akut zehirlenme, başlangıçta sıradan sarhoşluğa benzer; ruh
halindeki ve hareketlerdeki taşkınlığın ardından ruhsal etkinlik
azalır. Dikkat eksikliği, algılamada yavaşlama, hareketlerde
eşgüdüm bozukluğu, konuşma güçlüğü, baş dönmesi, bulantı, kusma,
uyuklama ve ağır olgularda koma görülebilir.
• Kronik zehirlenme, tipik aşırı uyarılma tablosuna benzer
belirtilerle ortaya çıkar. Kronik alkoliklerde titreme ve
zihinsel bulanıklıkla ortaya çıkan delirium tremens tablosu, var
sanılar, bellek bozuklukları ve çok tehlikeli kıskançlık
sanrılarıyla ortaya çıkan Korsakoff psikozu görülebilir. |
|
Tedavi |
Hasta
öncelikle alkol ve ilaç gibi bağımlılık yapıcı maddelerden uzak
tutulur. Tedavi kişinin ruhsal yapısı göz önüne alınarak uzman
hekim tarafından yürütülür.
Hastaya çok dikkatle yardım edilmesi büyük önem taşır. Ani ve
zamansız girişimler aşırı uyarılma durumunu şiddetlendirebilir.
Nöbet geçiren hastanın yakınındaki tehlikeli nesneler
uzaklaştırılmalı, kışkırtıcı sözlerine yanıt verilmemeli ve
zaman geçirmeden bir hekim çağrılmalıdır.
Alkol ya da uyuşturucuya bağlı aşırı keyiflilikte durum
farklıdır. Böyle bir durumda kişinin dikkat ve uyanıklık
gerektiren bir iş yapması (örneğin otomobil kullanması)
engellenmeli, gerekirse güvenlik güçleri yardıma çağrılmalıdır. |
|
Aşırı Uyarılma Tanısı Nasıl Konur
? |
Hareketlerde ruhsal etkinliğe bağlı huzursuzluk, sık görülmekle
birlikte, deneyimli hekimlerin bile tanı koymakta
zorlanabileceği acil durumlardandır.
Öncelikle belirtiler dikkatle gözlenmeli ve hastaya karşı çok
dikkatli bir yaklaşım benimsenmelidir. Hekimin aşağıdaki
noktalar üzerinde önemle durması gerekir:
• Hastanın verdiği genel izlenim: Giyimi, hekime başvurma biçimi
ve verdiği bilgilerin doğruluğu, mimikleri, konuşması ya da
suskunluğu, davranış biçimi.
• Nöbetlerin şiddeti: Hastayı güçsüz bırakıp bırakmadığı;
temelde hareketlere mi, yoksa, konuşmaya mı dayandığı; simgesel
ve duygusal ağırlığı.
• Kendiliğinden gelişen sanrılar: Varlığı, hastanın yaşamıyla
bağlantılı mı, yoksa tümüyle anlamsız mı olduğu.
• Nöbetin gelişimi: Belirli bir süreyle sınırlı mı, yoksa kalıcı
mı olduğu.
• Sanrılar: Eğer varsa, hastanın çevresi ve kendisi açısından
bir tehlike yaratıp yaratmadığı. Çevre ve kişilere gelebilecek
zarar yalnızca açıkça saldırgan bir tutumdan kaynaklanmaz,
hastanın yaşadığı iç sıkıntılara da bağlı olabilir. |
|
Ruhsal Aşırı Uyarılma Karşısında
Ne Yapmak Gerekir ? |
•
Serinkanlı olmak.
• Hastanın kışkırtmalarına yanıt vermemek.
• Güven duygusu aşılayarak hastayı yatıştırmak.
• Tehlikeli olabilecek nesneleri uzaklaştırmak.
• Uzman sağlık görevlilerini yardıma çağırmak.
• Alkole bağlı olgularda kişinin otomobil kullanmasını ya da
dikkat ye yoğunlaşma gerektiren işler yapmasını engellemek. |