|
|
| |
|
Amfetamin Bağımlılığı |
|
Günümüzde amfetamin kullanımı ender
rastlanan birkaç olgu dışında yasaklanmıştır; bununla birlikte
sporda doping amacıyla kullanılması sürmektedir. |
|
Amfetamin |
| Amfetamin ruhsal
açıdan uyarıcı etkisi olan bir maddedir, sinir dokusunda yüksek
oranda birikerek etkisini gösterir. Ruhsal-sinirsel etkileri
alınan madde miktarına, kaç kez kullanıldığına ve kullanan
kişinin ruhsal yapısına ve kişiliğine bağlıdır. |
| |
Merkez sinir
sistemini uyarması nedeniyle sara nöbetlerini tedavi edici
etkisi vardır; damar duvarının gerginliğini etkileyerek kan
basıncını yükseltir ve uykusuzluğa yol açar. Bu etkisi nedeniyle
uyku ilaçları ya da alkol gibi merkez sinir sistemini baskılayan
maddelerin alınmasıyla ortaya çıkan zehirlenmelerde kullanılır.
Miyasteni tedavisinde, beyindeki iştah merkezini ketlediği ve
metabolizmayı etkinleştirdiği için zayıflatıcı tedavilerde
amfetamin türevlerinden yararlanılır. Tedavinin dışında
amfetamin, dünyada özellikle gençler arasında uyarıcı olarak
giderek daha fazla kullanılmaktadır. Uyuşturucu maddeler gibi
bağımlılık yapabildiğinden amfetamin kullanan kişi dozu giderek
artıracaktır. Ağızdan alınan 10-30 mg'lik tek bir doz kişiyi
daha dikkatli ve uyanık kılar, inisiyatif ve yoğunlaşma gücünü
artırır, özgüvenini pekiştirir, daha rahat konuşmasını sağlar.
Aynı anda birden fazla işe girişme kapasitesini artırırsa da,
işin niteliğini artırmaz. Fiziksel etkinliği artırarak daha az
çabayla iş yapılabilmesini sağlarsa da zihinsel etkinliğin
niteliğinde bir değişiklik olmaz. Yorgunluk duygusunu azaltır,
uyku gereksinimini azaltmadan geciktirir, kimi zaman coşkunluğa
varabilen bir aşırı neşe ve hareketlilik sağlar. Etkiler ilacın
alınmasından yarım saat sonra ortaya çıkar, 3-9 saat sürebilir;
sona erdiğinde yerini derin bir yorgunluk duygusu ve zihinsel
çöküntüye (depresyon) bırakır. Alınan madde miktarı daha da
artırılırsa bağımlılık gelişir. Böylece giderek birkaç saat
içinde alınan 50 tablet ya da buna eşdeğer miktarın vücuda
şırınga edilmesi merkez sinir sistemi üzerinde toksik etkiler
gösterir. Önce baş dönmesi, titreme, huzursuzluk, uykusuzluk,
konuşkanlık, reflekslerde artma ve cinsel istek artışı ortaya
çıkar; daha sonra, özellikle ruh hastalarında saldırganlık,
yönelim bozukluğu, panik, varsanılar, hatta cinayet ya da
intihar girişimleriyle sonuçlanan delirium gelişebilir.
Amfetaminin kalp ve dolaşım sistemi üzerindeki etkisiyle üşüme,
ciltte solukluk ya da kızarıklık, kalp ritminde değişiklikler,
göğüste baskı hissi ve anjina tipi ağrılar, düşük ya da yüksek
tansiyon görülür. Sindirim sisteminin etkilenmesiyle ağızda
kuruma, metalik bir tat, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal,
karın ağrıları ortaya çıkar. Son evrede görülen dolaşım
yetmezliği, çırpınmalar, beyin kanaması ve koma ölümle
sonuçlanır.
Toksik dozlar genellikle 15 mg'nin üstündeyse de kişiden kişiye
çok değişir; bazı bireyler 400-500 mg'lik dozlara bile
dayanabilir. Bununla birlikte, toplardamardan verilen 120 mg'lik
tek bir doz hızla ölüme götürür. Amfetamin zehirlenmesi, bu
maddenin sporda verimi artırmak için kullanılması nedeniyle de
büyük önem taşır. Sporcularda doping çok yaygındır; amfetamin
kimi zaman at yarışlarında atlara da verilir. Sporcuların doping
maddeleri listesinde yer alan amfetamini yarışmalardan önce
almaları yasaktır. İlacın uzun süre alınması yüksek dozlara
(hatta 1 gr'nin üstündeki dozlara) dayanıklılığı artırır. Doğal
olarak bu kişilerde sıklıkla toksik psikoz tablosu ve başka
patolojik zihinsel belirtiler gelişir. |
| |
|
Akut
Emfetamin Zehirlenmesinde Belirtiler |
Akut amfetamin zehirlenmesinde
belirtiler
• bunaltı (anksiyete), huzursuzluk, saldırgan ve düşmanca tutum;
• varsanılar, şaşkınlık;
• delirium, panik duygusu;
• ağız kuruluğu;
• gözbebeklerinin genişlemesi;
• titremeler;
• deri döküntüleri;
• ışık refleksinin artması;
• taşikardi (hızlı kalp atımı) ve yüksek tansiyon (yalnızca
bağımlı olmayanlarda), aritmiler (kalp atımlarında düzensizlik);
• kötü beslenme;
• karın ağrıları.
Ağız boşluğu muayene edildiğinde psikozlulara özgü yinelenen
anlamsız hareketler sonucunda, dilde yaralar oluştuğu ortaya
çıkabilir. Önkolda sık sık iğne izleri görülebilir. |
|
Emfetamin: Aşırı Doz |
Ağır ya da ölümcül toksik durumlar,
amfetamini uzun süreli olarak damar yoluyla kullananlarda daha
ender, yeni başlayanlarda ise daha sık görülür. Genellikle ağır
belirtiler amfetamine hızla dayanıklılık gelişmesine bağlıdır.
Aşırı dozdan ölüm, yüksek ateş, kalp ve dolaşım yetmezliği ve
çırpınma nöbetleri sonucunda ortaya çıkar. Dış ortamın ısısının
yüksek oluşu ölümü hızlandırır. Ruhsal uyarıcılar beyindeki
sıcaklık merkezini etkileyerek derideki damarların kasılmasına
neden olur ve ısı kaybını azaltır. Sporcularda doping krizi her
zaman vücuttaki ısı düzenleme mekanizmasının bozulmasına
bağlıdır.
Uzun dönemde en ağır belirtiler kalp ve dolaşım yetmezliğinden
önce ortaya çıkan yüksek ateş ve çırpınma nöbetleridir.
Çırpınmalar gerçek bir sara nöbetine yol açabilir.
Tedavide uyulması gereken temel ilkeler şunlardır:
• Hasta sakin bir onama götürülmelidir.
• Vücut sıcaklığı buz torbalarıyla ya da hastayı soğuk suya
batırarak azaltılmalıdır.
• Benzodiyazepinler ya da barbitüratlar gibi sakinleştiriciler
verilmelidir.
• Kusmayı kolaylaştıran maddeler verilmeli ya da mide
yıkanmalıdır.
• İdrarı asitleştirmek için amonyum klorür, gerekirse diyaliz de
kullanılabilir.
Sakinleştiriciler kullanılırken amfetamin ve barbitürat
zehirlenmesinin birlikte ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır;
böyle bir durum varsa sakinleştirici kullanımı uyuşturucu etkiyi
artırabilir. Amfetamin kullanımına bağlı akut belirtiler göz
önünde tutulmalıdır. Örneğin, yüksek tansiyona bağlı olarak
beyin kanamaları ortaya çıkabilir. Maddeyi vücuda vermek için
steril olmayan araçların kullanımına bağlı olarak enfeksiyon
hastalıkları da gelişebilir. Ayrıca amfetamin iştahı azalttığı
için kişinin yeterince beslenememesi enfeksiyon tablosunu
ağırlaştırır.
Amfetamine bağlı akut psikoza görece sık rastlanır. Bu tablo
kronik kullanıcılarda sık görülürse de, tek bir kez yüksek doz
alanlarda da ortaya çıkabilir. Önceleri paranoit şizofreni
olarak değerlendirilen psikoz tablosunun daha sonra amfetamin
kullanımına bağlı olduğu ortaya konmuştur. Uzun zaman
amfetaminin yalnızca psikozun ortaya çıkışını kolaylaştıran bir
etken ya da bir "uyku eksikliği" ve buna bağlı bir tablo olup
olmadığı tartışılmıştır. Ruhsal sağlığı yerinde olan ve
uykusuzluk çekmeyen kişilerde amfetamin psikozunun yaratıldığı
kontrollü deneylerde gerek paranoit şizofreniden, gerek başka
maddelere bağlı zehirlenme tablolarından ayırt edilebilen özgül
bir tablonun oluştuğu ortaya konmuştur. Bu sendromun özellikleri
izlenme sanrısı, kişinin kendi bedenini algılamasında
değişiklikler, aşırı hareketlilik ve uyarılma, görsel ve işitsel
varsanılardır. Kişi bu varsanılarda algıladığı imgesel nesne ve
varlıkları kendinden uzaklaştırmak amacıyla kendi kendini
yaralayabilir. Yönelim ve bellek bozukluğu olmadığından akut
evreyi çok iyi anımsar. Yönelim bozukluğunun olmaması ve net
olarak tanımlanan sanrılar, bu tablonun genel zehirlenmelere
bağlı belirtilerden ayırt edilmesini sağlar.
Amfetamin psikozu düşünülen her olguda, idrarda ilacın olup
olmadığı saptanmalıdır. Amfetamin alınması kesilirse, akut
evreden 24-48 saat sonra varsanılar giderek ortadan kaybolur
sanrılar hafifler ve 10 gün içinde yok olur. Ender olarak,
amfetaminin kesilmesinden bir yıl sonra bile süren sanrılar
görülmüştür. Genellikle son dozdan 24 saat sonra hastanın uyku
süresi artar, 3 gün içinde 18-20 saate ulaşabilir. Bu dönemde
kolayca ruhsal çöküntüye girebilir, duygulanımda azalma
görülebilir. Tedavide sakinleştiriciler verilmeli, uyku verici
ilaçlardan kaçınılmalıdır.
Verilecek ilacın dozunu belirlemek için vücut sıcaklığı ölçülür;
sıcaklığın artışı dozu yükseltmek gerektiğini gösterir. |
|
Amfetamin: Yoksunluk |
Amfetamin yoksunluğunda belirtiler
bir ölçüde psikolojik gereksinime, başka bir deyişle yoğun bir
isteğe, biraz da, amfetaminin biyokimyasal etki mekanizmasına
bağlıdır. İlaç alma isteğine tepkisizlik, içe kapanıklık,
inisiyatif eksikliği ve intihar düşünceleri de eklenir. Başlıca
belirti birkaç gün sürebilen uyku ve bunun ardından gelen içe
kapanmadır.
Tedavi için amfetamin verilmesi önerilirse de, hastanın yaşamsal
işlevlerini tehlikeye sokacak tablolar sık görülmediğinden buna
gerek kalmaz. Hastanın, psikolojik destek tedavisiyle birlikte
ruhsal çöküntü tedavisinin yapılabileceği bir psikiyatri
servisine götürülmesi önerilir. Bu durumda kullanılan trisiklik
antidepressiflerin etki göstermesi için en, az 10-15 gün
kullanılması gerektiği anımsanmalı ve intihar girişimlerinin
önlenmesi için hasta sürekli denetim altında tutulmalıdır.
İntihar olasılığı özellikle uzun süre boyunca giderek artan
dozlar kullananlarda düşünülmelidir. Özellikle bu olgularda
antidepressifler etki gösterene değin, yaklaşık iki hafta
boyunca giderek azalan dozlarda sıkı bir denetim altında
amfetamin verilmesi gerekli olabilir. |
|
Doğal ve Yapay Bireşimle Elde Eldilen Antikolinerjiklerde Aşırı
Doz |
Atropin, skopolamin gibi doğal
antikolinerjikler (parasempatik sinir sisteminden doku ve
organlara giden iletileri önleyen ilaçlar), Parkinson
hastalığını tedavi eden maddeler, spazm çözücüler ya da
antihistaminikler bilinç durumunda değişiklikler yapabildiğinden
sıklıkla tedavi dışındaki amaçlarla da kullanılır. Bu
değişiklikler arasında varsanılar da yer alır. Alınan doza göre
gözbebeklerinde genişleme, çarpıntı, deride kuruma ve sıcaklık;
ayrıca, ateş, bilinç bulanıklığı, mukozalarda kuruma ve deride
kızarıklık görülür. Tablo ağırlaşırsa belirtiler şiddetlenir,
çırpınma nöbetleri ve koma da ortaya çıkar.
Antikolinerjik madde zehirlenmesi bağımlılıktan çok, düzensiz
kullanımın sonucudur. Bu maddeler eroin ve amfetamin gibi başka
ilaçların kesilmesinde kullanılır. |
|
|