|
|
|
Acil
Doğum |
Doğum bazen uygun olmayan
koşullarda gerçekleşebilir. Bu durumlarda paniğe kapılmadan
doğumun doğal gidişine biraz yardımcı olmak yeterli olabilir.
Günümüzde, insanlığın karşılaştığı en eski acil durumlardan biri
olan doğumun sorunsuz gerçekleşmesini sağlayan ve dünyaya gelen
canlının sağlığını güvenceye alan pek çok sağlık kuruluşu
vardır. Bazen bir sağlık kuruluşuna başvuracak zaman
olmayabilir. Böyle durumlarda doğuma yardımcı olanların kişisel
becerisi ile bilgi birikimi anne ve bebeğin sağlığının
korunmasını sağlayabilir. |
|
|
|
Doğum hiç beklenmedik bir zamanda
ve ortamda, örneğin doğumevine gitmek için binilen takside ya da
doğumevine yetişilemeyecek durumlarda evde gerçekleşebilir.
Doğumu yaptıracak kişinin bu konuda eğitim almış olması
gerekirse de, herkesin beklenmedik bir anda doğuma yardımcı
olabilecek bilgiye sahip olması gerekir. |
|
Doğumun Evreleri |
Dölyatağındaki yaşamda dölüt dış
ortamın etkilerinden çok iyi korunur. Bu korumayı, dölütü
çepeçevre saran ve içi amniyon olarak bilinen özel sıvı ile dolu
amniyon kesesi sağlar. Amniyon sıvısı büyüme için gerekli
maddeleri içerir.
Gebeliğin ilk dönemlerinde dölütü amniyon sıvısı beslerken,
zamanla etene gelişerek bu görevi üstlenir. Bundan sonra amniyon
kesesinin tek görevi dölütü zararlı dış etkenlerden korumaktır.
Kese genellikle doğum sancıları başladıktan bir süre sonra
yırtılır, içindeki sıvı dölyolundan dışarı boşalır.
Doğumda genellikle dölütün önce başı dışarı çıkar, başka bir
deyişle baş gelişiyle doğar. Daha ender olarak çocuk dölyatağı
içinde ters durabilir ve bu durumda önce ayaklar ya da makat ve
en son baş çıkar.
Doğum üç evreden oluşur:
1. Evre - Düzenli dölyatağı
kasılmalarının neden olduğu doğum sancılarının başlamasıyla
dölyatağı boynu açılmaya başlar ve bebeğin başının geçmesine
izin verecek kadar incelir. Bebeğin başının çapı yaklaşık 10 cm
olduğundan, dölyatağı boynunun açıklığı da bu evrenin sonunda 10
cm'ye ulaşmalıdır.
2. Evre - Bebeğin başı artık dölyatağı boynundan dışarı
çıkabilir ve dölyoluna geçer. Baş, doğum kanalının büyük bir
bölümünü oluşturan dölyolunda ilerledikten bir süre sonra dışarı
çıkar. Bu evrede dölütün tüm vücudu dölyatağı ve doğum
kanalından dışarı çıkar.
3. Evre - Bu evrenin sonunda dölyatağında bulunan etene
(plasenta) ve amniyon zarları dışarı atılır; dölyatağı kasılarak
küçülmeye başlar. |
|
|
|
Doğum Sancıları |
Dölyatağı kasılmaları gebenin
"doğum sancıları" çekmesine neden olur. Başlangıçta sancı
genellikle belin altındadır. Doğum süreci ilerledikçe sancı
karnın alt bölümüne doğru yayılır ve şiddeti giderek artar.
Ağrılar bir süre sonra düzene girer ve 30-60 saniye sürer. Sancı
dölyatağının duvarındaki kasların kasılmasıyla başlar,
gevşemesiyle biter. Normal olarak doğum sancısı 10 dakikada 3
kez gelir ve ortalama 40 saniye sürer. Doğuma yardımcı olurken
şunlara dikkat etmek gerekir:
• Sancının süresi - Dölyatağının
kasılmaya başlamasından gevşemesine değin geçen süredir.
• Sancı aralığı - Bir sancının
başlangıcından bir sonraki sancının başlangıcına değin geçen
süredir. Bazı kadınlarda görülen yalancı sancılar genellikle
gerçek doğum sancılarından 4 hafta önce ortaya çıkar ve doğuma
hazırlık olarak kabul edilir. Yalnızca karnın alt bölümünde
duyulur, bel ağrısı yoktur; doğum sancılarından daha hafif ve
düzensizdir. Bazı kadınlardaki yalancı doğum sancıları gerçek
sancıya çok benzeyebilir. Gerçek doğum sancılarının en önemli
işlevi dölyatağı boynunun açılmasını sağlamak olduğundan, böyle
bir durumda muayeneyle açılmanın olmadığını saptayan hekim
yalancı sancıyı gerçeğinden ayırt edebilir. |
|
Acil
Doğum Sırasında Hazır Olması Gerekenler |
• Gerekli aletleri sterilize etmek
için kapaklı bir tencere;
• bebeğin göbek kordonunu kesmek için bir makas;
• göbek kordonunu kesmeden önce bağlamak için biraz iplik ya da
bir bez parçası;
• bütün aletler kullanılmadan önce tencereye konur, üstü
kapatıldık tan sonra on dakika kaynatılır, daha sonra soğumaya
bırakılır;
• yeni yıkanmış birkaç mendil ya da eczaneden alınan steril
gazlı bez;
• hidrofil pamuk;
• yeni doğan bebeğin gözlerini silmek için serum fizyolojik ya
da kaynatıldıktan sonra soğutulmuş temiz su;
• bebek bezleri;
• çocuğun ağzındaki sıvıları dışarı çekmek için ince bir hortum
• bebeği doğar doğmaz yerleştirmek için sıcak bir ortam. |
|
Normal Doğumun Gidişi |
Birkaç basit soruyla, çocuğun baş
ya da makat gelişiyle mi doğacağı ya da annenin normal doğum
yapıp yapamayacağı belirlenebilir. Normal doğumda, annenin rahat
olması büyük önem taşıdığından heyecanlı davranarak annenin
endişelenmesine neden olmamak gerekir. Doğumu yaptıran kişi şu
noktalara dikkat etmelidir:
• Annenin kaçıncı gebeliğini yaşadığı sorulur. İlk doğumunu
yapanlarda doğum 16-17 saat sürebilirken, daha sonrakilerde bu
süre giderek kısalır.
• Ağrıların kaç saat önce başladığı, ne sıklıkta geldiği ve
"suların gelip gelmediği" sorulur. El karnın üzerine
yerleştirilerek dölyatağı kasılmalarının sıklığı ve süresi
saptanır.
• Anneye ıkınma isteği olup olmadığı sorulur. Ikınma isteği
doğumun ikinci evresinde, bebeğin başının dölyolunun arka
duvarına komşu olan düz bağırsağı sıkıştırması sonucunda ortaya
çıkar. Bu isteğin ortaya çıkması ya da annenin çocuğun
çıkacağını hissetmesi doğumun çok yakın olduğunu gösterir.
• Ağrı geldiğinde dölyolunun dışa çıkan dudakları aralanıyorsa
ve bebeğin başının bir bölümü görünüyorsa doğum çok yakındır.
• Doğumu yaptıracak kişi elini annenin göbeğinin üzerine kor ve
ağrıları izler. Ağrıların normal düzende olması ve her ağrının
süresinin biraz daha uzun olması doğumun sorunsuz gittiğini
gösterir.
Bebeğin başının zaman zaman dölyolunun aralanan ağzından
görünmesi, anneyi, babayı ve doğumu izleyenleri çok
şaşırtabilir. Doğuma yardımcı olan kişinin her yaptığının
farkında olması gerekir. Anne dış organlarının tümüyle görünmesi
için belinin altındaki bütün giysileri çıkartmak zorunda
olduğundan genellikle yakınında bulunan ve doğumu izleyenlerden
rahatsız olur. Bu durumda odadakilere kibarca dışarı çıkmalarını
söylemek çok rahatlatıcı olabilir.
İlk doğumunu yapacak gebe ıkınmaya başlamamışsa ve her kasılmada
çocuğun başı görünmüyorsa, hastaneye yetişecek zaman vardır ve
doğumu evde gerçekleştirmenin anlamı yoktur. Öte yandan, daha
önce doğum yapmış bir kadında, ıkınmalar başlamışsa ya da
bebeğin başı her kasılmada görünüyorsa genellikle hastaneye
gitmek için geç kalınmıştır; kadın büyük olasılıkla bir araca
bindirilirken doğum yapacağından evde doğurması daha doğru olur.
Muayene sonucunda hastayı hastaneye yetiştirmek için yeterli
zaman olup olmadığına karar verilmelidir. Yeterli zaman yoksa
kadın doğuma gerektiği gibi hazırlanır. Kadının dışkılama isteği
aslında doğumun çok yaklaştığının belirtisi olabileceğinden
tuvalete gitmesine izin verilmez. |
|
|