|
|
|
Bebeğin Derisi |
Doku gelişimi henüz tamamlanmamış
olduğundan, bebek derisi yapı ve işlev açısından farklılıklar
gösterir. Daha duyarlı ve dirençsizdir, büyüklerinkine oranla
daha kolay zedelenebilir. Bu nedenle bakımına özen gösterilmeli
ve bebekler için özel olarak hazırlanmış ürünler
kullanılmalıdır.
Bebek derisinin duyarlı ve dirençsiz olduğu herkes tarafından
bilinse de, bunun nedenleri genellikle iyi bilinmez. |
|
|
|
Her şeyden önce bebeklerde üstderi
(epidermis), büyüklerinkini koruyan bazı önemli savunma
sistemlerinden yoksundur. Erişkin derisi, antikorlar, üstderiyi
koruyan yağ salgısı ve yeterince kalın olan boynuzsu katman
(üstderinin en dışında bulunan ve dış ortamla doğrudan ilişkide
olan katman) sayesinde dış çevredeki zararlı maddelerden, su ve
hava kirliliğinden, mantar, asalak, bakteri ve virüs
saldırılarından, kısacası zararlı olabilecek her şeyden
korunabilir. |
|
Yapısı |
Bebek derisinin aşırı duyarlılığı
ve dirençsizliği yapısından kaynaklanır: Çok duyarlıdır, kılları
az ve keratin içeriği düşüktür; bol miktarda keratin içeren
hücrelerin oluşturduğu yüzeysel boynuzsu katman bebeklerde çok
incedir ve etkili bir koruma için yeterli değildir. Bu koruma
dışa ve içe yönelik olmak üzere iki yönlüdür: Dışa yönelik
koruma sıvı maddelerin deriden geçmesini önler; içe yönelik
korumanın işlevi ise derinin nem oranını en yüksek düzeyde sabit
tutmaktır.
Bebek derisinde erişkinlere oranla çok daha fazla su bulunur.
Bir başka deyişle derinin nem oram, bebeklik çağında en yüksek
düzeydedir; bu durum bebek derisinin gerginliğini ve tatlı pembe
rengini açıklar.
Ama derideki yüksek nem oranının bir sakıncası da vardır:
Derinin dış etkenlere karşı direncini düşürür. Yeterince
koruyucu olmayan deri örtüsü dışarıdan gelen etkenleri daha
kolay geçirir. |
|
|
|
Bebeklerde üstderi dokuları tam
gelişmediğinden düzensiz, çok ince bir katman halindedir ve
yaşamın ilk üç haftasında kolayca pullanır. Yeni doğan bebeğin
derisini bir tül gibi örten yağlı ve beyaz madde (vernix caseosd)
ortadan kalkınca deri pembe, yumuşak ve kadifemsi bir doku
halinde kalır. Bu durumda son derece duyarlı ve dirençsizdir;
yapısal özellikleri nedeniyle yaşamın ilk yılında bebek, deri
hastalıklarına kolayca yakalanabilir. |
|
İşlevi |
Ayrıca bebek derisi, hücrelerin
işlevleri açısından da erişkinlerinkinden farklıdır. Bunların en
önemlisi, yağbezlerinin çok az yağ salgılamasıdır. Yeni doğan
bebekte burun, yanaklar ve çenede daha fazla olmak üzere birçok
yağbezi bulunur; ama salgılan yetersizdir ve derinin gerek
kimyasal etkenlere, gerek bakterilere karşı korunmasında önemli
bir yeri plan koruyucu yağ katmanını oluşturamazlar.
Erişkin derisi bu gibi zararlı etkenlere karşı yalnızca
üstderinin yağlı örtüsüyle değil, asit tepkimesiyle de korunur.
Ayrıca erişkinlerde üstderinin koruyucu katmanında bulunan
bağışıklık sağlayıcı ve mikroptan arındırıcı etkenler bebek
derisinde hiç yoktur.
Üç yaşından sonra çocuk derisi erişkinlerinkine benzemeye
başlar; yağ salgısı dış etkenlere karşı deriyi yeterince
koruyabilecek düzeye ulaşır.
Yağ-su (hidrolipit) örtüsü olarak tanımlanan ve bütün vücudu
saran koruyucu bir "katman" aşamalı olarak oluşur. Çok güçlü
sabunlar ve kimyasal deterjanlar bu katmana zarar verebileceği
için dikkatli olmak gerekir. |
|
Derinin Temel İşlevleri |
|
Deri ve özellikle yeni doğan bebek
derisi, çok duyarlı ve dirençsizdir; öteki tüm yapılar gibi özel
bir bakıma gereksinim gösterir. Yeni doğan bebek derisinin
birçok önemli işlevi vardır. En önemlisi derinin solunum
işlevidir; deri, dış dünyayla oksijen alışverişi sağlar. Ayrıca
vücut deri yoluyla bir miktar su yitirir, terleme bu sıvı
yitimini artırır. Suyla birlikte vücut için gerekli olan bazı
tuzlar da atılır, ama beslenmeyle yerine konur. Buharlaşma
vücudun iç sıcaklığının düzenlenmesine yardımcı olur. Deri çok
ya da az miktarda kanla beslendiğinde kızarabilir ya da
solabilir. Aynı biçimde çok ya da az sıvı tutarak o anki
gereksinimlere göre daha fazla ya da daha az ısı iletimine izin
verir. Örneğin, kışın deri daha az kanlandığından daha soluk ve
kurudur. Bu durum daha az ısı dağılımına izin verir ve ısı
vücudun iç dokuları için saklanır. Derinin çok önemli bir başka
koruyucu işlevi de vücudun iç organları ile dış ortam arasında
ilişki sağlamasıdır. Deri, bakteri ve virüslere karşı da vücudu
korur. Savunma, deri yüzeyinde sürekli bulunan
mikroorganizmaların hastalık yapıcı dış etkenlere karşı denge
oluşturmasıyla gerçekleşir. Bu denge durumu, deri savunması
zayıfladığında ya da enfeksiyon ve hastalıklar ortaya çıktığında
bozulur. |
|
Koruyucu Tedaviler |
Bebeğin sağlığına zarar veren tüm
fiziksel (örneğin deride zedelenmelere yol açabilecek sıkı ve
sert çocuk bezleri) ve kimyasal (idrara bağlı pişikler)
etkenlere karşı gerekli önlemler alınmalıdır.
İdrar ve dışkı birikmesi, derinin yeterince hava alamaması ve
plastik doku ile bağların uzun süre deriyle temas etmesine bağlı
olarak gelişen pişiklerin önlenmesi için bezler sık sık
değiştirilmelidir.
Çocuklar sık sık kendilerini tırmalar ya da bir yerlere çarparak
yaralanırlar. Erişkinlerde derinin dışa dönük koruyucu bir
savunması vardır; içe dönük olarak da antikorlar bu işlevi
görür. Oysa çocuklarda korunma işlevlerinin yetersizliği
nedeniyle küçük yara ve sıyrıklardan giren mikroplar kolayca
önemli enfeksiyonlara neden olabilir.
Bebeğe genellikle bir büyükmüş gibi davranılır ve derisinin
yapısı ile korunmasının yetersiz olduğu göz ardı edilir; oysa
sağlık bakımı ve zedelenmelerin giderilmesi için bebeğin
yapısına uygun ürünler kullanılmalıdır.
Sonuçta bebeği küçük bir erişkin gibi görmek yerine, bazı koruma
süreçleri ile fizyolojik yapılardan yoksun, gelişme yolunda bir
canlı olarak ele almak daha doğrudur. |
|
Hangi Ürünler Kullanılmalıdır ? |
|
Yeni doğan bebeğin ve çocuğun
temizliğiyle bakımında dikkat edilmesi gereken başlıca iki nokta
vardır: Bir yandan bebek derisi mikrobik enfeksiyonlara çok daha
duyarlıdır, diğer yandan da güçlü sabun ve deterjanların
kullanılması deriye zarar verir. Burada bütün "nötr sabunlar",
"nötr şampuanlar" ve "nötr banyo köpükleri" ile yeni doğan bebek
ve çocukların bakım ürünleri hakkında bir tartışma açmak
gerekir. Özellikle yeni doğan bebekte sentetik, yüksek köpük
yapma gücü olan, yüzeysel gerilimi azaltıcı ürünlerin
kullanılması sakıncalıdır. Deriyi nötr sabunlarla temizlemek,
suyla çalkalamak ve koruyucu kremlerle beslemek önerilebilir.
Piyasada, çocukların duyarlı derileri için geliştirilmiş (aynı
zamanda erişkinlerin de kullanabildiği) aşın duyarlı sıvı
temizlik ürünleri vardır; bunlar yüzey gerilimini azaltıcı
hiçbir katyon, anyon ve iyon içermez. Deri hastalıkları
uzmanları tarafından da incelenmiş olan bu ürünler suda çözünüp
az köpük oluşturduklarından, saçlar ve deri için güvenle
kullanılabilir. |
|
Bebek Her Gün Banyo Yapmalı mı ? |
|
Süt çocuğunun her gün banyo yapması
yararlıdır. Bazılarına bu görüş abartılı görünebilir, ama
değildir. Bu konuda, banyonun "bünyeyi zayıflattığı" ya da fazla
suyla temasın "deriye zarar verdiği" gibi çeşidi önyargı ve boş
inançlar vardır. Bu boş inançların hiçbir bilimsel temeli
yoktur. Banyo her bakımdan ve her yaşta yararlıdır; bu yüzden
günlük bir alışkanlık olmalıdır. En uygun banyo zamanı, akşam
yemeğinden önceki saatlerdir. Banyonun rahatlatıcı etkisi
açısından bu saat önerilir; ortam yeterince sıcak, çocuğun
yıkanacağı küvet de çok temiz ve olanak varsa yalnızca ona ait
olmalıdır. Genellikle banyo yapmak, küçük çocukların çok hoşuna
gider. Bazıları ise hoşlanmaz ve korku, hatta panik belirtileri
gösterebilir. Bu olgularda her gün banyo yapmaktan
vazgeçilmemeli, daha çok özen göstererek, çeşidi oyuncakların da
yardımıyla çocuğun banyo yapmayı sevmesine yardımcı olmalıdır;
böylece çocuk yavaş yavaş alışıp banyo yapmaktan zevk almaya
başlar. |
|
|