Sağlık web sayfamıza hoşgeldiniz !!!!

 

Kategoriler

 Ana Sayfa
 Hastalıklar
 İncelemeler
 Çocuk Sağlığı
 Sağlıklı Yaşam
 Tedavi Önerileri
 Yaşlılık
 Psikoloji
 İlkyardım
 Tıp Sözlüğü
 Sağlık Bilgileri
 Sağlığımız
İlaçlar
 Şifalı Bitkiler
Hastaneler
 Sağlıklı Yemek Tarifleri

Sağlık

 İnsan ve Çevresi
 Sağlık Bilgisi
 Beslenme
 Vitaminler
Zayıflama
 Egzersiz
Beden Bakımı
 Ağız Sağlığı
 Uyku
 Kötü Alışkanlıklar
 Tütün
Alkol
Uyuşturucular
Uyarıcılar

Başlıca Hastalıklar

Doğuştan Hastalıklar
Enfeksiyöz Hastalıklar
Ruhsal Hastalıklar
Depresyon
Nevroz
Psikoz
Ateş
İltihaplanma
Yaralar
Urlar
Kanser
Ödem
Mide-Bağırsak Hastalıkları
Damar Hastalıkları
Kan Hastalıkları
Böbrek ve İdrar Yolu
Sinir Hastalıkları
Beyin Hastalıkları
Solunum Sistemi Hastalıkları
Omurilik Hastalıkları
Kemik ve Eklem Hastalıkları
Kas Hastalıkları
Deri Hastalıkları
Kalp Hastalıkları
Kulak Hastalıkları
Cinsel Hastalıklar

Tedavi

İlk Yardım
Doktor
Muayene
Radyolojik Muayene
İlaçlar
Ağrının dindirilmesi
Ruhsal Etkili İlaçlar
Antibiyotikler
Hastane
Ameliyat
Doku ve Organ Nakli
Radyoterapi
Diş Tedavisi
Psikiyatrik Tedavi
Doğal Tedavi
Homeopati
Akupunktur

 
 
Urlar
Bazı hücrelerin anormal bir hızla büyümesi ur (tümör) oluşmasına neden olur. Bir ur selim yani iyi huylu ya da habis yani kötü huylu olabilir. Selim bir ur çevresindeki dokuya girmez ve bedene yayılmaz. Bunun aksine habis bir ur ise çok tehlikelidir ve olabildiği kadar erken tedavi edilmelidir. Habis urlara kanser denir. Beyin urları çok dar bir alanın, yani beyin boşluğunun içinde büyümeleri olgusu ile diğer urlardan ayrılırlar. Bir yandan beyin üzerindeki baskının artması, öte yandan büyüyen habis urun beynin belirli alanlarına girmesi ve buraları zedelemesi belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur.
 
 
Ur ya da tümör, anormal hücre bölünmesinin yol açtığı doku büyümesidir. Ödem ya da iltihaplanma da bir şişkinliğe neden olabilir. Tümör sözcüğü Latincede şişkinlik anlamına geliyorsa da genellikle, belirli beden hücrelerinin büyümesinin neden olduğu bir kütle anlamında kullanılır. Bedende hücreler sürekli olarak parçalanır ve bölünme yoluyla yeni hücreler oluşur. Çocuklukta, büyüme dönemi boyunca yeni hücrelerin oluşması egemen iken, daha sonraki yaşlarda hücrelerin ölmesi egemen olur. Sağlıklı hücreler kendilerinden aynı tür iki hücrenin oluşabileceği bir biçimde bölünürler. Bir hücrenin nasıl işlev görmesi gerektiğine ilişkin bilgi hücre çekirdeğindeki kalıtsal malzemede saklıdır. Bir hücre çekirdeğinin metabolizmasındaki değişiklikler normal hücrelerin ur hücreleri haline dönüşmelerine neden olabilir. Bu değişikliklerin nasıl gerçekleştiği hala büyük ölçüde bilinmemektedir. Bir urun oluşması halinde, hücre bölünmesinin aşırı düzeyde gerçekleşmesi yeni hücrelere olan gereksinimin aşılmasına yol açar. Yeni oluşan hücreler normal biçim ve işlev gösterirlerse ve de ur çevresindeki dokuya yayılmazsa, buna selim ur denilir. Bu tür bir ur tehlikeli değildir; bu urun bulunduğu organ normal işlevlerini yerine getirmeye devam edebilir. İyi bilinen selim ur örnekleri yağ hücrelerindeki bir artışın yol açtığı yağ dokusu uru (lipom) ve bağ dokusu hücrelerindeki bir artışın yol açtığı bağ dokusu uru (fibrom) dur. Bu küçük urlar bedenin ve derinin herhangi bir yerinde oluşabilirler. Sinir sisteminin destekleyici dokusundan (gliya dokusu) kaynaklanan bir ura gluyom denir. Bir bezde gelişen selim bir ura adenom denir. Adenom esas bez gibi işlev görebilir ve iç salgı dokusunda ortaya çıkması halinde, söz konusu bezin normal olarak ürettiği hormondan aşırı miktarda salgılamasına yol açabilir. Örneğin bir tiroid adenomu tiroid bezinin aşırı çalışmasına (hipertiroidizm) yol açar. Bileşik ur (teratom), bir iç organda deri hücreleri, diş ya da kıllar gibi normal olarak gelişmeyen hücrelerden oluşur. Yumurtalık teratomu gibi bazı teratomlar selim olabildiği gibi, bazıları da habis olabilir. Urun saplı bir biçimi varsa buna polip denir. Bunlar genellikle deride, bağırsakta, mesanede ve dölyatağında oluşurlar. Polipler çoğunlukla gerçek urlar olmayıp, mukoza şişkinlikleridir (örneğin burun polipi). Selim urlar kendi başlarına tehlikesiz olmalarını karşın, beyin ya da kalp gibi önemli bir yerde bulunmaları halinde ölüme yol açabilirler. Bu durumda urun alınması gerekir. Selim urlara ek olarak bir de habis urlar vardır. Habis urlar için kullanılan genel kavram kanserdir.
 
 

Bu durumda da anormal bir hücre büyümesi söz konusudur, ancak bu kez ur çevresindeki dokuya yayılır ve dokunun çalışmasını aksatır. Habis urlar çok hızlı gelişebilir ve tamamen alınmamaları halinde, kalan ur dokusundan yeni bir ur gelişir. Ancak habis urların en kötü özelliği bunların yayılma (metastaz) eğilimi göstermeleridir. Metastaz hücreleri bir ürün çok küçük parçaları, hatta bir kaç hücre biçiminde oluşan ve urdan koparak, kan ya da lenf damarları aracılığıyla bedene yayılan ve yayıldığı yerlerde yeni urlar oluşturan hücrelerdir. En yaygın biçimi lenf damarları yoluyla yayılmasıdır. Beden boşlukları (göğüs ya da karın boşluğu) yoluyla yayılması da olanaklıdır. Sindirim ya da cinsel organlardan kaynaklanan habis hücreler karın boşluğuna girebilir ve karın zarında yerleşebilir. Metastaz bedenin her yerinde oluşabilirse de, genellikle akciğerlerde, karaciğerde, beyinde ve kemiklerde görülür. Böylece, çeşitli organlar metastaz nedeniyle zedelenebilirler; aynı zamanda bu habis hücreler çok fazla enerji tükettikleri için bedeni zayıf düşürürler. Habis hücreler kaynaklandıkları dokunun hücrelerine artık benzemezler ve bu nedenle de bunların işlevlerinin yerine getiremezler. Habis hücreler deri ya da mukoza gibi epitel tabakasında oluşurlarsa, bunlara karsinom (epitel dokudan kaynaklanan kanser) denir. Sarkom bağ, yağ ya da kemik dokusu gibi destek doku hücrelerinden kaynaklanan ve kaynaklandığı dokuya göre sırayla lif-sarkomu (fibrosarkom) yağ-sarkomu (liposarkom) ya da kemik sarkomu (osteosarkom) gibi adlar alan habis bir urdur. Karsinom genellikle orta yaşta daha ender görülen sarkomlar ise her yaşta ortaya çıkabilir. Sistem urları lenf sisteminden ya da kan ve kan yapan organlardan kaynaklanan habis urlardır. Bunlar tek bir organa bağlı olarak yerel bir gelişme değil, etkilenen tüm sistemde yaygın bir gelişme gösterirler. Sistem urları genellikle çocuklukta ortaya çıkar. Çoğu habis ur başlangıçtan itibaren habistir ancak bazen selim urların da habis urlara dönüştüğü görülmüştür (habis dejenerasyon). Selim bir urun alınmasının bir nedeni de bu olabilir. Bazı bağırsak poliplerinde habis dejenerasyon eğilimi çok güçlüdür. Karsinoid, nitelik olarak selim ve habis urlar arasında yer alan bir ara urdur. Örneğin apandiste büyüyen bir karsinoid hiçbir zaman genişlemez, ancak çevresindeki dokulara yayılan bir büyüme gösterir. İnce bağırsakta gelişen bir karsinoid, hastalığın ancak ileri bir evresinden sonra yayılmaya başlar.

Beyin Urları
Beyin urlarının urlar arasında özel bir yeri vardır. Beyin genişleme olanağı olmayan sert kafatası içinde bulunduğu için, urun doldurduğu alan çok hızlı bir biçimde beyin üzerindeki basıncı arttırır. Bu nedenle selim bir ur bile çok geçmeden öldürücü olabilir. Genellikle unutkanlık gibi akli değişiklikler bir beyin urunun ilk belirtileridir; bunların yanı sıra görülen diğer belirtiler sürekli bir baş ağrısı, görme keskinliğinin azalması ve bulantı olmadan kusmadır. Bir beyin urunun özelliği belirtilerin ani olarak ortaya çıkmayıp, birkaç haftadan birkaç yıla kadar değişen bir süre içinde yavaş yavaş gelişmesidir. Urun yaptığı baskı nedeniyle beynin bazı kısımları işlev göremez hale gelebilir ve felç, dokunma duyusunda bozukluklar, konuşamamak (afazi) ya da görme alanının bir kısmının işlevini yitirmesi gibi çok çeşitli belirtilere neden olur. Beynin bir kısmının aşırı uyarılması bir sara nöbetine yol açabilir. Beyin urunun çok hızlı gelişmesinin yanı sıra, nerede geliştiği de önemlidir. Bazen selim bir ur beynin içinde çok derinde bulunduğu için alınamaz. Bu durumda çevresine yayılmayan, yavaş bir gelişme gösteren selim bir ur yine de kötü bir seyir izler. En yaygın beyin urlarından birisi beyindeki destek dokusundan (gliya) kaynaklanan gliyoblastomdur. Bu ur en çok 40-60yaşları arasında görülür ve hızla gelişerek çevresindeki dokuya yayılır. Hemen felç ve konuşma bozuklukları gibi yerel bozukluklar belirir. Ameliyat edilebilir olsa bile, bu tür bir ur genellikle bir yıl içinde ölüme neden olur. Astrositom da destek dokusundan kaynaklanan bir urdur ve genellikle 30-40yaşları arasında beyinde gelişir. Yavaş bir büyüme gösterir ve çevredeki dokuya yayılmaz; ancak bazen habis bir nitelik alır ve yavaş yavaş yayılmaya başlar. Bunun sonucunda tek taraflı felç ortaya çıkabilir. Bazen ameliyat ile tam bir tedavi sağlamak olanaklıdır. Çocuklukta astrositomlar beyincikte de gelişebilir. Spongioblastom olarak bilinen bu tür bir urun alınması, yeri nedeniyle çok güçtür. Medülloblastom da çocuklarda görülen bir diğer ur türüdür. Bu ur da beyincikte gelişir ve habis olduğu için genellikle bir ameliyattan ya da ışın tedavisinden sonra bile merkez sinir sisteminde metastaza yol açar. Bu nedenle hastalığın seyri genellikle kötüdür; aylar ya da yıllar sonra ur yeniden belirir. Beyin zarlarından kaynaklanan beyin zarı uru (meninjiyom) 40-50yaşları arasında görülür. Beyin zarı urları beyin dokusuna dıştan çok yavaş baskı yaptıkları için görece selimdirler. Ancak beyin kabuğu üzerinde baskı yaptıklarından genellikle sara nöbetlerine neden olurlar. Ameliyat çoğunlukla tam bir iyileşme sağlar.
 

Yaşam Devresi

 Doğacak Çocuk
 Doğacak Çocuk 2
 Düşük ve Kürtaj
 Doğum
 Yeni Doğmuş Bebek
Yeni Doğmuş Bebek Hastalıkları
 Bebek
 Bebeğin Beslenmesi
 Yuva Öncesi Dönem
 Yuva Dönemi
 Okul Çağındaki Çocuk
 Sorunlu Çocuklar
Ergenlik
 Cinsellik
 Kadın ve Erkek
 Üretken Dönem
 Doğum Kontrolü
 Gebelikte Kadın
Çocuksuzluk
 Yaşlılık
 Ölüm

İnsan Bedeni

 Baş ve Boyun
 Göğüs
 Karın
 Sırt
Kol ve Bacaklar
 Hücre, Doku ve Organlar
 Kalıtım
 Metabolizma
 Solunum
 Konuşma
 Konuşma Bozuklukları
Sindirim Sistemi
 Sindirim
 Sindirim Bozuklukları
 Dişler
 Kan Dolaşımı
 Kan
Kalp
 Dolaşım Bozuklukları
 Lenf Sistemi
 Bağışıklık
 Bağışıklık Bozuklukları
 Böbrekler ve İdrar Yolları
 Sinir Sistemi
Beyin
Bilinç Bozuklukları
 Omurilik
 Hormonlar
 Hormon Bezleri
 Hormon Bozuklukları
 Kemik ve Eklemler
 Kas Sistemi
Deri
 Göz
 Göz Bozuklukları
 Kulak
 Koku ve Tat Alma
 Cinsel Organlar
 Cinsel İlişki
 Cinsel İlişki Sorunları

Doktorlar

 Dr.Haydar Dümen
 Doç.Dr.Teoman Kadıoğlu
 Prof.Dr. Derin Kösebay
 Dr.Mehmet Öz

 

       Copyright © 2009-2012  www.saglikweb.com iletişim : admin@saglikweb.com

Sitemizde yayınlanan konular kesinlikle tedavi amaçlı değildir. Bilgilendirme amaçlıdır.

Bu site en iyi 1024x768 çözünürlükte görüntülenmektedir.

Sitemap / robot