Sağlık web sayfamıza hoşgeldiniz !!!!

 

Kategoriler

 Ana Sayfa
 Hastalıklar
 İncelemeler
 Çocuk Sağlığı
 Sağlıklı Yaşam
 Tedavi Önerileri
 Yaşlılık
 Psikoloji
 İlkyardım
 Tıp Sözlüğü
 Sağlık Bilgileri
 Sağlığımız
İlaçlar
 Şifalı Bitkiler
Hastaneler
 Sağlıklı Yemek Tarifleri

Sağlık

 İnsan ve Çevresi
 Sağlık Bilgisi
 Beslenme
 Vitaminler
Zayıflama
 Egzersiz
Beden Bakımı
 Ağız Sağlığı
 Uyku
 Kötü Alışkanlıklar
 Tütün
Alkol
Uyuşturucular
Uyarıcılar

Başlıca Hastalıklar

Doğuştan Hastalıklar
Enfeksiyöz Hastalıklar
Ruhsal Hastalıklar
Depresyon
Nevroz
Psikoz
Ateş
İltihaplanma
Yaralar
Urlar
Kanser
Ödem
Mide-Bağırsak Hastalıkları
Damar Hastalıkları
Kan Hastalıkları
Böbrek ve İdrar Yolu
Sinir Hastalıkları
Beyin Hastalıkları
Solunum Sistemi Hastalıkları
Omurilik Hastalıkları
Kemik ve Eklem Hastalıkları
Kas Hastalıkları
Deri Hastalıkları
Kalp Hastalıkları
Kulak Hastalıkları
Cinsel Hastalıklar

Tedavi

İlk Yardım
Doktor
Muayene
Radyolojik Muayene
İlaçlar
Ağrının dindirilmesi
Ruhsal Etkili İlaçlar
Antibiyotikler
Hastane
Ameliyat
Doku ve Organ Nakli
Radyoterapi
Diş Tedavisi
Psikiyatrik Tedavi
Doğal Tedavi
Homeopati
Akupunktur

 
 
Sinir Hastalıkları
Sinir hastalıkları, fiziksel ve zihinsel bozukluklara yol açar. Fiziksel bozuklukların teşhis ve tedavisi ile ilgilenen uzmanlık dalına nöroloji denilir; psikiyatri ise akıl hastalıkları ile ilgilenir. Geçmişte her ikisi de bir bütün olarak kabul edilirdi. Bugün ise bunun doğru olmadığı bilinmektedir: Zira birçok psikiyatrik hastalıklarda, sinir sisteminde gözle görülür bir anormallik yoktur. Sinir hastalıklarındaki birçok fiziksel şikâyetin duyular ve kas hareketleri ile ilişkisi vardır.
 
 

Sinir sisteminin en önemli rolü, tüm motor ve duysal faaliyetler arasında uyum sağlamasıdır. Ancak düşünce, heyecan ve bilinç gibi zihinsel faaliyetlerin de kaynağı sinir sistemidir. Bu bakımdan sinir hastalıkları hem fiziksel hem de zihinsel bozukluklara yol açarlar. Ancak, geçmişte sanıldığı gibi bütün akıl hastalıklarının sinir hastalıklarından ileri geldiği doğru değildir. Geçmişte sinir hastalıklarının teşhis ve tedavisini yapan uzman (nörolog) aynı zamanda akıl hastalıkları uzmanı idi ve sinir uzmanı diye adlandırılırdı. Bugün ise nörolog olmak için gereken eğitim, psikiyatristinkinden farklıdır.

Nörolojik Muayene
Sinir bozuklukları genellikle dokunma duygusu veya hareketlerde ya da her ikisinde, yani bilinçli olarak yapılan beden işlevlerinde rahatsızlıklara yol açar. Sinir sistemi ve özellikle istemsiz sinir sisteminin, kişi farkında olmadan çeşitli organlarını etkilediği doğrudur. Ancak bu bozukluklar gerçek şikâyetlere yol açmaz. Örneğin kalbe gelen sinirler kesilirse kalp yine atmaya devam eder; fakat zorlandığında nabzın atışını yükseltmek gibi beden gereksinmelerine kendisini uyduramaz. Bağırsak kasları da sinirlerin yardımı olmadan işlemeye devam ederler ancak sürekli olarak aynı hızda kalırlar.
 
 
Nörolojik bir muayene sırasında doktor ilk olarak beyin işlevlerinin genel göstergesi olarak duyu organlarını gözden geçirir. Bir parça pamuk sürterek veya bir iğne batırarak derinin duyarlılığını kontrol eder. Duyarlılığın azaldığı yerlerden bozukluğun yeri belirlenir. Örneğin bozukluğun sinirde mi yoksa omuriliğin bir yerinde mi olduğu anlaşılabilir. Kafa sinirlerinin işlevlerinin araştırılması da nörolojik muayenenin bir parçasıdır. Her kafa sinirinin bir veya birkaç görevi vardır ve bu yüzden bozukluğun hangi kafa sinir ile ilgili olduğunu anlamak kolaydır. Yüz siniri (kafa sinirlerinden yedinci çift) örneğin, yüz kaslarının hareketi ve dilin ucundaki tat alma duyusundan sorumludur. Bu sinirin işlevi durursa yüz felce (yüz felci) uğrar ve tat alma duyusu bozulur. Görme sinirleri (kafa sinirlerinin ikinci çifti) uyarımı retinadan (ağtabakadan) beyne götürür. Bu sinirin zedelenmesi körlüğe yol açar. Ancak körlük her zaman kafa sinirlerinin ikinci çiftinin hasar görmesi sonucu ortaya çıkmaz. Son olarak nörolog, iskelet sistemi kaslarının iyi çalışıp çalışmadığını, kaslar arası koordinasyonunun iyi durumda olup olmadığını kontrol eder. Koordinasyon iyi durumda değilse buna koordinasyon bozukluğu veya ataksi denilir. Bu durum beyincikteki veya denge duyusundaki bozukluktan ileri gelir. Ataksi testleri parmak-burun testini ve Romberg testin içerir. Romberg testi sırasında, kişiden kolları ilerde, gözleri kapalı, iki bacağı birleşik halde kımıldamadan ayakta durması istenir. Eğer sallanmaya başlarsa denge bozukluğu var demektir. Motor bozuklukları da sinir sisteminde hareketlerin akıcılığından sorumlu olan ekstrapiramidal sistemdeki bozukluklardan ileri gelir. Fiziksel nörolojik muayene, yeterli bilgi alabilmek için başka özel testlere de gereksinme gösterir. En tanınmış test elektroansefalografi (EEG). Bu testte beynin elektriksel faaliyeti kaydedilir. Kafatasının çeşitli yerlerine yerleştirilen elektrotların, ölçen ve kaydeden aletlere bağlanması ile elde edilir. Kişi bu muayene sırasında bir şey duymaz. Kasların elektriksel faaliyetleri de ölçülebilir. (Elektromiyografi veya EMG)

Ekoansefalografi beyinin bio elektrik aktivitesinin uygun amplifikasyon ve yazdırma sistemleri kullanılarak kâğıt üzerinde tespit edilmesi yöntemidir. Bu basit muayene sayesinde beyin dokusunun bazı yerlerinde, örneğin bir tümör nedeni ile değişiklik olup olmadığını ve bayılmaların sara (epilepsi) olup olmadığını saptamak olanağını verir. Sık sık kullanılan bir diğer muayene de bel bölgesinden beyin-omurilik sıvısı örneği almak ve incelemektir. Normal bir röntgen filminde sinirdokusunun özelliklerini görme olanağı yoktur ama kırıkları, biçim anormalliklerini, sertleşmeleri ve beyinde artan basınç arazları gibi kafatası ve omurga bozukluklarını görmek olanaklıdır. Bir röntgen filminde beyin ve omuriliğin görülmesi isteniyorsa kontrast bir maddenin kullanılması gerekir. Pnömoansefalo gram için belden yapılan bir delikten beyin-omurilik sıvısı kontrast madde görevini yapacak hava ile değiştirilir. Hava, beyin karıncıklarına giderek biçimlerinin görülmesini sağlar. Beyin arteryografisinde, beyindeki atardamarlardan birine kontrast bir madde zerk edilir. Bu madde beyin damarlarına yavaş yavaş yayılır.

Miyelogram omuriliğin dış yapısını gösterir. Burada kontrast madde belden yapılan delikten beyin zarlarının arasındaki boşluğa zerk edilir. Radyoaktif bir maddenin zerk edilmesinden sonra beyin sintigramı kaydedilir. Bu inceleme kişiyi rahatsız etmez. Son olarak, mikroskop altında incelemek üzere kas veya sinir dokusundan bir parça almak da olanaklıdır (biyopsi).

Sinir İltihapları
Sinir iltihabı (nevrit) deyimi, nedenine bakılmaksızın bir ya da birkaç sinirdeki bozukluk için kullanılır.

Birden fazla sinirin etkilenmesine polinevrit denir. Sinir iltihabına neden olan etkenler arasında şunlar sayılabilir: zehirlenmeler (örneğin alkol zehirlenmesi); dış etkenler (sinirin yırtılması, zedelenmesi, sıkışması); bazı ilaçlar (bu ilaçların sinire yakın bir yere enjekte edilmesi; enfeksiyöz hastalıklar (frengi, difteri, tifo gibi); lokal iltihaplar (yara, çıban, apse gibi); şeker hastalığı gibi metabolizma hastalıkları; beriberi gibi vitamin eksikliğinden kaynaklanan hastalıklar.

İlk evrede sinirde, bir hareketin sonucu olarak ya da kendiliğinden bir ağrı belirir. İkinci evrede ise duyarlılık bozukluklar hareket bozuklukları ve refleks bozuklukları görülür. Şikâyetler ilgili sinire bağlıdır. Motor sinir söz konusu ise arazlar felç, kas atrofisi (kasların erimesi) ve ilgili kaslarda refleks olmamasıdır. Duysal sinirin hasara uğraması derinin belirli bir kısmında duyarsızlığa yol açar.

Karışık sinirlerdeki (tüm omurilik sinirleri) nevrit, bu belirtilerin karışımını gösterir. Diğer şikâyetler acı (basınçtan dolayı), parastezi (belli bir nedeni olmayan iğne batması ya da uyuşma duygusu) ve terleme bozukluklarıdır.

Tek bir sinirdeki iltihabın en çok görülen nedeni kazalardır. Sinir tam olarak zedelenmemişse er geç iyileşir. Ayrıca çevresel sinirler kendilerini yenileyebildikleri için iyileşme olasılığı çok yüksektir. İltihabın nedeni saptanabilirse tedavisi de kolaylaşır. Aksi takdirde belirtileri tedavi yoluna gidilir. Bu durumda iltihap olan bölgeyi sıcak tutmak, ağrı dindirici ilaçlar almak yararlıdır. Ayrıca iltihabın nedeni ne olursa olsun B vitamini içeren ilaçlar büyük yarar sağlar.
Sinir Bozuklukları
Sinir hücresi bir kere öldüğünde yerine yenisi gelmez. Beyin veya omurilikteki sinir hücrelerinin uzantıları hasar gördükten sonra bir daha tam olarak düzelmezler. Ancak merkez sinir sistemi dışındaki sinir lifleri bir yara aldıktan sonra yeniden büyürler. Bir sinir yaralanmasında sinir liflerinin merkez sinir sistemindeki hücre gövdelerine bağlı olmayan kısımları ölür; bir süre sonra diğer uçta her yönde yayılan küçük tomurcuklar büyür. Ölü liflerin kılıfları öylece kalır ve ancak yeni büyüyen lifler bu kılıfları kullandıkları takdirde yaralanmadan önceki yere varabilirler. Bu süreci hızlandırmak için bu iki kısmı bir ameliyatla birleştirmek bazen sinir nakli yapmak olanaklıdır.
Nevralaji
Nevralji bir veya birkaç sinire yayılan şiddetli bir ağrıyla kendini gösterir. Belli bir sebebi yoktur ve sinir yapısında belirgin bir değişikliğe neden olmaz. En iyi bilinen örneği yüz nevraljisidir. Siyatik, genellikle nedeni bulunan sinir ağrılarına bir örnektir.
 

Yaşam Devresi

 Doğacak Çocuk
 Doğacak Çocuk 2
 Düşük ve Kürtaj
 Doğum
 Yeni Doğmuş Bebek
Yeni Doğmuş Bebek Hastalıkları
 Bebek
 Bebeğin Beslenmesi
 Yuva Öncesi Dönem
 Yuva Dönemi
 Okul Çağındaki Çocuk
 Sorunlu Çocuklar
Ergenlik
 Cinsellik
 Kadın ve Erkek
 Üretken Dönem
 Doğum Kontrolü
 Gebelikte Kadın
Çocuksuzluk
 Yaşlılık
 Ölüm

İnsan Bedeni

 Baş ve Boyun
 Göğüs
 Karın
 Sırt
Kol ve Bacaklar
 Hücre, Doku ve Organlar
 Kalıtım
 Metabolizma
 Solunum
 Konuşma
 Konuşma Bozuklukları
Sindirim Sistemi
 Sindirim
 Sindirim Bozuklukları
 Dişler
 Kan Dolaşımı
 Kan
Kalp
 Dolaşım Bozuklukları
 Lenf Sistemi
 Bağışıklık
 Bağışıklık Bozuklukları
 Böbrekler ve İdrar Yolları
 Sinir Sistemi
Beyin
Bilinç Bozuklukları
 Omurilik
 Hormonlar
 Hormon Bezleri
 Hormon Bozuklukları
 Kemik ve Eklemler
 Kas Sistemi
Deri
 Göz
 Göz Bozuklukları
 Kulak
 Koku ve Tat Alma
 Cinsel Organlar
 Cinsel İlişki
 Cinsel İlişki Sorunları

Doktorlar

 Dr.Haydar Dümen
 Doç.Dr.Teoman Kadıoğlu
 Prof.Dr. Derin Kösebay
 Dr.Mehmet Öz

 

       Copyright © 2009-2012  www.saglikweb.com iletişim : admin@saglikweb.com

Sitemizde yayınlanan konular kesinlikle tedavi amaçlı değildir. Bilgilendirme amaçlıdır.

Bu site en iyi 1024x768 çözünürlükte görüntülenmektedir.

Sitemap / robot