|
|
|
Omurilikteki
bozukluklar ve hastalıklar kendilerini hareketlerin, duyunun,
salgı ve cinsel işlevler gibi şartlı refleks işlevlerinin
bozulması halinde gösterirler. Omuriliğin yolu bir yerde
kesilirse, buna enine bozukluk ya da hasar (lezyon) diyoruz. Bu
durum genellikle bir kaza sonucu meydana gelir. Omuriliğin
önemli bir bulaşıcı hastalığı da çocuk felcidir. Mültipl
skleroz, özelliği sinir liflerinin miyelin kılıfına zarar
vermesi olan hastalıklardan biridir. Bu hastalıkların nedeni
bilinmemektedir. Kalıtsal değildirler ama bazı ailelerde
diğerlerine oranla daha sık görülürler. |
|
|
|
Omurilik, dürtüleri duysal organlardan beyne götürerek bunların
bilincine varmamızı sağlar. Buna ek olarak omurilik, tüm
bilinçli hareketleri yapabilmemiz için zorunlu bir organdır. Son
olarak, reflekslerin çoğu omurilikten geçer. Omurilik
bozuklukları ve hastalıkları bu işlevlerin birini veya tümünü
bozabilir.
|
|
Omuriliği içinden
çeşitli teller geçen kalın bir elektrik kablosuna benzetmek
olanaklıdır. Bu tellerden bazıları akımı aşağıya doğru,
diğerleri de yukarıya doğru iletir. Kablo koparsa, akımlar bir
taraftan diğerine taşınamazlar. Aynı olay omurilikte de olur ve
buna enine lezyon denir. Eğer tüm lifler zedelenmişse tam enine
lezyon deriz. Hiçbir uyarım iletilemez ve lezyonun altındaki tüm
omurilik işlevleri hareketler, dokunma duyusu ve istemsiz
işlevler de dâhil olmak üzere bozulurlar. |
|
|
|
Bu sonuncusu
genellikle cinsel işlevin durması, dışkı ve idrar çıkarmada
kontrolün kaybolması şeklinde kendini gösterir. Bu işlevler
omuriliğin alt kısmı yoluyla refleksler tarafından düzenlenirler
ama ayrıca sinir sistemindeki daha yüksek merkezlere de
bağımlıdırlar. Omurilikteki kesinti sonucu mesane veya rektumun
dolu olup olmadığına ait haber beyne gidemez ve bu yüzden büzücü
kasların kontrolü olanaksızlaşır. Hasta idrar ve dışkısını
tutamaz. Kısmi enine lezyonda, omurilik liflerinden yalnız
bazıları zarar görür ve yaranın yerine göre bir veya birkaç
işlev kesintiye uğramaz. Eğer bu omuriliğin ortasında meydana
gelirse, ayrı bir duyarlık bozukluğu ortaya çıkar. Isıyı ve
ağrıyı duyma yeteneği kaybolur, çünkü bu uyarımları taşıyan
lifler omuriliğin ortasından geçerler; dokunma duyusu bozulmaz.
Harekette de bozukluk görülürse, hasarın daha yan tarafta olduğu
anlaşılır. Eğer omuriliğin bir yanı tümüyle hasara uğramışsa
Brown-Sequard sendromu görülür. Zedelenen yerin altında ağrı ve
ısı duyusu, bedenin aksi tarafından yok olur; aynı tarafta
dokunma duyusu kaybolur ve felç olur. |
Ani bir tam enine lezyon durumunda yara
düzeyi altındaki tüm omurilik işlevleri durur; bu reaksiyona
omurilik şoku denir. Refleks elde edilemez ve kasın gerileme
gücü olmadığından (tonüs), kaslar tümüyle gevşemiş
durumdadırlar. İdrar ve dışkı da, kaslar tonüsünü kaybettiğinden
boşaltılamaz. Birkaç hafta ya da ay sonra, omuriliğin etkilenen
kısmındaki sinir hücreleri yeniden kendi karakterlerini
kazanmaya başlarlar ve hatta enine lezyonun altından belkemiğine
giren sinirlerin gönderdiği sinyallere karşı çok duyarlı
olurlar.
Diğerlerinin yanı sıra şu belirtiler meydana gelir: Kasın
gerileme gücünde bir artış (hipertoni), fizyolojik reflekslerin
aşırı faaliyeti (hiperrefleksi) ve anormal refleksler.
Tüm bu olaylar piramidal yolun (bilinçli hareketler için uyarım
götüren) kesintiye uğradığını gösterir; dolayısıyla bunlara
piramidal yol arazları denir. Kasların gerilimindeki artış
hareketi engeller. Mesane ve rektumun işlevinde de değişiklik
olur ve daha yarısı dolmuşken kendiliğinden boşalırlar; kişinin
kontrolünde değildirler. Birçok durumda, uzun süren bir
eğitimden sonra, kişi büzücü kasını kontrol etmeye başlar. Ancak
cinsel işlevler yerine gelmez. Enine lezyonu olan bir hastanın
tedavisi aylar hatta yıllar alır. Birçok vakada, bedenin alt
kısmı felç olur ve kişi her şeyi kollarını kullanarak yapmak ve
onları kullanmayı öğrenmek zorundadır. Ayrıca kişi dokunma
duyusu kaybolan alandan yaralara karşı duyarlıdır. Bu yüzden çok
dikkatli olması gerekir. |
Enine lezyonlann birçok nedeni vardır. İlk
olarak, örneğin elektrik akımı veya radyoaktif ışınlara maruz
kalma da dâhil olmak üzere, yaralanmalardan (travma) ileri
gelebilir. Bazen, bir kazadan sonra gerçekte omuriliğe zarar
vermeyen omurilik şoku olur. Böyle bir vakada, kişinin durumu
bir iki saatte normale döner. Ancak, omurilik bir kez zarar
gördü mü bir daha düzelmez. Kaza sonucu meydana gelen diğer
belirtiler sinirlerin, kırılan bir kaburganın omuriliğe basınç
yapmasından veya kanamadan ötürü görevini yapamaması tümüyle
veya kısmen geçebilir ya da tedavi edilebilir. Bu yüzden
omuriliğin zedelenip zedelenmediğinin saptanması çok önemlidir.
Tümörler de enine lezyona neden olurlar. Burada belirtiler
kazadaki durumun aksine yavaş yavaş ortaya çıkarlar.
Enine lezyona bazen yol açan üçüncü grup bozukluklar kan
dolaşımı rahatsızlıklarıdır. Omurilik yeterli kan alamaz ve
zayıflar (miyelomalasi). Tipik özelliği, yayılma derecesi ve
ciddiliği değişen sabit olmayan belirtilerdir. Son olarak, enine
lezyonlar sirengomiyeli vakasından ötürü de ortaya çıkabilir. |
|
Bu grupta zamanla daha ciddileşen bazı
kalıtsal hastalıklar yer alır. Sinir dokusu kalitesinin
bozulduğu bu hastalıkların nedeni bilinmemektedir. Buna bir
örnek Friedreich hastalığıdır. Miyelinsizleştirici hastalıklar
önemli bir grup oluştururlar. Özellikleri sinir liflerini saran
bu kılıfın yok olmasıdır. Bu kılıf olmadan uyarımın liflerde
iletilme işlemi bozulur. Bu hastalıklar kalıtsal değildirler ama
bazı ailelerde diğerlerinde olduğundan daha sık görülürler. Bu
da çevresel etkenlerin rol oynadığını gösterir. En sık görülen
miyelinsizleştirici hastalık mültipl sklerozdur (MS). Çoğunlukla
20 ile 50 yaş arasında başlar ve kadınlarda olma şansı erkeklere
oranla iki katıdır. İliksi kılıfın kaybı en çok beyin ve
omurilikte olur. Belirtiler etkilenen tarafa bağlıdırlar. Eski
yara yerlerinde grileşen ve sertleşen sinir sisteminin destek
dokusunda belirgin bir artış görülür (skleroz). Hastalığa ismini
veren, değişik kısımlarda ortaya çıkan bu sert alanlardır.
Hastalarda genellikle bir öfori hali görülür; bu derdin
ağırlığına tümüyle ters düşen kendini iyi hissetme halidir. |
Omuriliğin iltihaplanmasına bir enfeksiyon
neden olabilir; bunların en önemlisi çocuk felcidir. Bu
hastalığa, bedene çeşitli yollardan giren virüsler neden olur.
Merkez sinir sistemine dağılan virüsler çoğunlukla beyin ya da
omurilikteki motor sinir hücrelerinde yerleşirler. Hastalık
hafif atlatılabileceği gibi daha ciddi belirtiler de
gösterebilir. Motor sinir hücrelerinin zarar görme derecesine
göre felç geçici de olabilir; ancak bu hücrelerin virüslerce yok
edilmeleri halinde kasların faaliyeti kalıcı olarak etkilenir.
En çok rastlanan çocuk felci türü omuriliğin virüslerden
etkilendiği türdür. Genellikle bacaklarda felce neden olur ve
hastayı tam felce götürebilir. Ayrıca virüslerin saldırısına
uğrayan bölgeye göre (örneğin, solunum kaslarının hareketini
sağlayan sinirler ya da yutkunma ve konuşma hareketlerinin
yapılmasına neden olan motor sinirler) değişik bozukluklar
görülür.
Aşı sayesinde bu hastalık Batı dünyasından hemen hemen
silinmiştir. Ancak aşının yaygın olmadığı toplumlarda hâlâ bazen
küçük salgınlar halinde kendini gösterir. Omurilik ayrıca frengi
gibi merkez sinir sistemindeki genel enfeksiyonlardan da
etkilenebilir. Bu hastalığın üçüncü evresine erişildikten sonra
çeşitli nörolojik belirtiler ortaya çıkar. Frengide omuriliğe
özgü bir belirti, ağrı ve ataksi (koordinasyon bozukluğu) ile
birlikte görülen tabes dorsalis'dir. Atakside kişinin
koordinasyonlu ve dengeli hareketler yapması ve hareketlerini
denetleyebilmesi güçleşir. Pek çok sinir hastalığı bu bozukluğa
neden olur. Tabes dorsalis durumunda hastalık omurilikte duysal
sinirlerin geçtiği bölgede yerleşir. |
|
|