|
|
|
Mide
ve Bağırsak Hastalıkları |
|
Mide ve
bağırsak hastalıkları, bulantı ve kusma, ishal ve kabızlık gibi
belirtilerin eşlik ettiği hastalıkların genel adıdır. Bu
belirtiler sadece sindirim sistemine değil, örneğin sinir
sistemindeki bir bozukluğun sonucu olarak da ortaya
çıkabilirler. Karın ağrısı, mide ve bağırsak hastalıklarının sık
görülen bir belirtisi olmakla beraber, diğer karın içi
organlarındaki hastalıkların belirtisi de olabilir. Akut karın
ağrıları cerrahi müdahaleyi gerektiren bir enfeksiyonu da
düşündürür. |
|
|
|
Mide ve bağırsak hastalıkları normal sindirim sürecini
bozabilir. Bu gibi sindirim bozuklukları özellikle ishal olmak
üzere çeşitli belirtiler gösterirler ve gıdaların ince bağırsak
mukozasından yetersiz emilmesi sonucunu doğura bilerler (malabsorbsiyon).
Sonuç olarak beden yeterli enerji ve yapı maddesinden yoksun
kalır. Vitamin ve minerallerin emilimi de zarar görür ve beden
sağlığını kaybeder.
Malabsorbsiyon, ince bağırsağın büyük bir kısmının alınması veya
ince bağırsak mukozasının ciddi olarak haraplanması sonucu
oluşan kusma ve ishalden dolayı da meydana gelebilir. İnce
bağırsak mukozasının haraplanması, iltihaplar, radyasyon ve
kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar (kemoterapi) sonucu
oluşabilir.
|
|
Bulantı hoş olmayan, anlatılması güç bir
duygudur. Çoğu kez tükürük artması, cildin solması, çarpıntı ve
baş dönmesi, bulantıya eşlik eden hallerdir. Genellikle kusma
ile sonuçlanır. Kusma sonucunda mide boşalacağından, bulantı
hissi çoğunlukla kaybolur. Kusma ile sonuçlanan veya
sonuçlanmayan bulantılar beyin urlarının sık görülen
belirtisidir. |
|
|
Kusma sırasında (vomitus) normal peristalsis (sindirim
kanalındaki aşağıya doğru solucansı dalgalar) tersine döner (antiperistalsis)
ve midedeki ya da varsa ince bağırsaktaki maddeler ağza doğru
çıkar. Bu, bedenin bozulmuş veya zararlı olan besinlere karşı
aldığı bir önlem olarak görülebilir. Ancak sık kusmak çok
zararlıdır.
Kan asitliğini kaybeder (alkaloz), beden besinsiz kalır. Kusma
büyük ölçüde mide asidi kaybına yol açar. Kusma soğan ilikte
bulunan kusma merkezinin uyarılması ile ortaya çıkan bir
reflekstir. Beyin için basıncının artması (örneğin beyin
sarsıntısında) hoş olmayan şeyleri görme, koklama veya tatma,
göğüs veya karın organlar hastalıkları, zehirlenmeler, iç
kulakta bulunan denge organlarının tahrişi (örneğin yol tutması
gibi durumlar) sonucu bu merkez uyarılabilir. Mide bağırsak
hastalıkları ayrıca mide zarları iltihaplarında pilor daralması
ve bağırsak tıkanması gibi durumlarda ortaya çıkabilir. |
İshal, dışkının her zamankinden daha sık
ve sulu olarak çıkması demektir. Örneğin, bir insan günde 3 defa
dışarı çıkarsa bu mutlaka ishal değildir. Dışarıya çıkma
sayısından daha önemli bir kıstas, dışarı çıkma sayısında
meydana gelen değişikliklerdir. Çocuklar genellikle
erişkinlerden daha sık dışarı çıkarlar. Dışkıları da daha
incedir. İshalin en büyük tehlikesi bedende su ve organik
maddelerin kaybına neden olmasıdır. Su kaybına yatkın ve şoka
kolay giren çocuklar için bu durum özellikle tehlike oluşturur.
İshal, kimusun bağırsaklardan hızla geçmesine yol açan çok güçlü
peristalsis sonucu oluşmaktadır. Dolayısıyla bağırsaklar
kimusdan su emmeye vakit bulamazlar.
Peristalsis artışı ince veya kalın bağırsaktan
kaynaklanabileceği gibi her iki bağırsağın sağlam olduğu
durumlarda da ortaya çıkar. Diğer nedenler arasında kimyasal
maddeler kahvede bulunan kafein ve nikotin, sinir sisteminin
aşırı uyarımı ve bazı hormonal bozukluklar (tiroid hormonu
fazlalığı) sayılabilir. İshal, ruhsal ve duygusal gerginliğin
yükseldiği durumlarda da ortaya çıkar. Ayrıca ince bağırsakların
besinleri yeterince sindiremeyişi veya ince bağırsakta olan
emilimin yetersizliği sonucu kalın bağırsaktaki besin artığının
artışından ötürü de olabilir. Kalın bağırsakta çok sayıda
bakteri vardır ve yemek artıklarını parçalamakta çok yararlı
olan bu bakteriler bu işlem sırasında hassas bir denge
sağlarlar. Karbonhidrat artıkları maya organizmaları tarafından
organik asitler ve karbondioksite ayrışırlarken yemek artıkları
ve proteinler mantarsı organizmalarca amonyağa parçalanırlar.
Kalın bağırsağa giren karbonhidrat miktarı arttığında, maya
bakterileri aşırı derecede çoğalırlar. Bu olay kalın bağırsağı
uyararak maya ishaline yol açar. Oluşan dışkı sarımtıraktır ve
ekşi bir kokusu vardır. Mantar ishalinin nedeni kalın bağırsakta
çok miktarda bulunan mantarsı organizmalardır. Protein fazlalığı
da, bu tür ishal için gerekli ortamı hazırlar. Mantar ishalinde
dışkı koyu renklidir ve çürük kokar. Son olarak, bağırsakta
salgılanan sıvı miktarının artması da ishali meydana getiren
nedenlerdendir.
Bu durum genellikle aşırı miktarda selüloz içeren besinler (çiğ
meyve gibi) alındığında ortaya çıkar. Bu hastalığın nedeninin
bağırsak mukozası iltihabı olması yanında genellikle hastalığın
oluşum mekanizmasında birden fazla etmen rol oynar. Hazımsızlık,
çoğu kez bir oturuşta aşırı fazla yemek yemenin veya birdenbire
değişik çeşit besin almaya başlamanın bir sonucudur. Her iki
durumda da sindirim enzimlerinin sayısı yetersiz kalır. Bazı
enzimlerin eksikliği doğuştan veya bir mide ameliyatı sonucu ya
da örneğin, pankreas hastalıklarının sonucu olabilir.
Çoğu kez ishalin nedeni, mide ve/veya bağırsak mukozasının
iltihaplanmasıdır. Bu duruma gastroenterit denir. Aynı besinin
fazla miktarda alınması ya da viral veya bakteriyle
enfeksiyonların bir sonucu olarak ortaya çıkabilir.
Gastroenterit virüsler tarafından oluşturulursa mide gribi
olarak adlandırılır. Bazen sindirim kanalının önemli bir kısmı
enfekte olacağı gibi bazen de ince bağırsakta yalnızca bir kısım
söz konusu olur. Bundan dolayı karın ağrısı, kusma, halsizlik,
ateş ve iştahsızlık gibi diğer belirtiler görülebilir. Virüslere
karşı etkili ilaç henüz bulunmadığı için yalnızca belirtilerin
tedavisi ile yetinilir. Gezginci ishali virüs ve bakterilerin
birlikte rol oynadığı bir gastroenterit türüdür. Buna, çoğu kez
gezen kimsenin memleketinde yaşamayan ya da çok ender görülen ve
bu kimselerin bağışıklık sağlamaya fırsat bulamadığı
mikroorganizmalar neden olur. Gastroenterit, bazı besinlerin
alınışında veya su içilmesinden sonra baş gösterirse besin
zehirlenmesi söz konusudur. Bunun nedeni bağırsaklardaki canlı
mikroorganizmaların çoğalarak zehirli maddeler üretmesi
(toksinler) veya kimyasal zehirler (arsenik,çinko) veya
besinlerde bulunan zehirlerdir. Bazı bitki ve hayvanlar
tamamıyla zehirlidirler. |
Kabızlık, kalın bağırsaktaki dışkının uzun
bir süre gecikmesi sonucu yavaş ve zorlu hareketidir. Kalın
bağırsakta suyu emilen dışkı sertleşir, akışı ve dışarı
çıkarılması giderek daha da güçleşir. Kabızlık ne kadar uzun
sürerse bağırsakları, müdahale etmeden boşaltmak o denli
zorlaşır. Bununla birlikte bazı insanlar haftada bir ya da iki
kez dışarı çıkarlar ve eğer bu onların normal hali ise
kabızlıktan söz edilmez.
Sindirilmeyen besinlerin alınması, karın kaslarını zayıflamasına
neden olan hareketsiz bir yaşantı, dışkının uzun bir süre
içeride tutulması, gerginlik, sigarayı bırakma, bazı ilaçlar ve
zayıf bağırsak duvarı kasları kabızlık yapan etkenlerdir.
Bağırsak duvarındaki kasların zayıf olması yaşlı kişilerde
yaygın bir şikâyettir. Kabızlığa yol açan ciddi hastalıklar
arasına bağırsak tümörleri (bu durumda çoğu kez kabızlık ile
ishal birbirini izler). Hirschsprung hastalığı, anüs çevresinde
ağrılı durumlar (bunlar dışkılamayı erteler) ve örneğin, kurşun
zehirlenmesi gibi zehirlenme olayları sayılabilir. |
|
Karın ağrısına yalnızca sindirim organları
değil, herhangi bir karın organı da neden olabilir. Sindirim
kanalının bazı kısımları, midenin üst kısmı (kardiya) ve kör
bağırsağın tamamı ağrıya duyarlı değillerdir. Mukozanın da
duyarlılığı yoktur. Bundan dolayı hasta ağrı duymadan, kontrol
amacıyla mukozadan bir parça (biyopsi) alınması kolaydır. Dalak,
karaciğer ve böbrekler gibi organlar da ağrıya karşı duyarlı
değildir. Ağrı verdikleri durumlarda etraflarındaki kapsülün
gerilmesi söz konusudur. Sindirim kanalı bozukluklarının neden
olduğu ağrılar temel olarak düz kasların kasılmasından dolayıdır
ve çoğu kez kramplar (kolik), periton iltihabı veya dokunun
yeterli derecede kan alamadığı damar bozuklukları şeklinde
ortaya çıkarlar. Şiddetli, akut bir karın ağrısı sıklıkla
cerrahi tedavi gerektiren enfeksiyonal bir duruma işarettir.
Karın ağasından şikâyet eden bir hastanın karnı yerel veya genel
olarak karın kaslarının sertleşmiş olmasından dolayı serttir,
direnç gösterir. Bu, "guarding" denilen bir refleks sonucudur.
Hasta bunun farkına varmaz, istese de karın duvarı kaslarını
gevşetemez. Örneğin, apandisit vakalarında karının sağ alt
kısmında kassal bir direnç olur. Karın ağrılarında karna
bastırıldığında (basınç sancısı) ve bu basınç birden
kaldırılınca sancı olur. Bu belirtiler iltihaplı organın
kendiliğinden değil, esas olarak iltihaplı organın yanında
bulunan peritonun tahrişi nedeniyle oluşurlar. Buna lokal
peritonit denir. Uzun müddet sürdüğü takdirde genel peritonite
dönüşebilir. |
|
|