|
|
|
Kemik ve Eklem Hastalıkları |
|
En iyi
bilinen kemik bozuklukları kırıklardır. İltihaplanma, tümörler,
iskeletin yapısı ve gelişiminde ortaya çıkan daha birçok kemik
bozuklukları ve hastalıkları vardır. Eklem rahatsızlıkları
oldukça sık görülür; en zararsız fakat burkulma ve bükülmeden,
diz meniskinin hasara uğraması ve yer değiştirmeler gibi daha
ciddi zararlara hatta daha da önemli kronik hastalıklara kadar
uzanırlar. Bu son grup romatizmayı da içeren çeşitli
iltihaplanma olaylarını ve dejenerasyon belirtilerini kapsar. |
|
|
|
Bir kemik ani sert bir basınç altında kırılabilir (bazen ağır
yük altında uzar). Buna kırık denir. Daha az ciddi vakalarda
kemik yalnızca çatlar (fisür) ya da ezilir.
Normal belirtiler ağrı ve iç kanamadan dolayı sık görülen
şişmedir. Kırıklar, kırılan kemiğin iki yanından yeni kemik
dokusu gelişeceği için iyileşir. Bunun için de kemiğin kırılan
kısımlarının bitişik olarak doğru pozisyonda durması ve iyileşme
süresince bu pozisyonda kalması gerekir. Bu amaçla kırılan
kısmın etrafı flaster bandajla sıkıca sarılır; hastanın bir süre
için, bedeninin yaralanan kısmını kullanmasına izin verilmez.
Eğer kırılmadan sonra, kemiğin iki ucu iyi birleşmezse, bunların
ilk önce doğru pozisyona getirilmeleri (kırığın yerine oturması)
gerekir. Bazı vakalarda bu işlemi ameliyatsız yapmaya olanak
yoktur.
Ameliyattan sonra ya da kemiğin deriden çıktığı açık kırık
durumlarında (kompleks frataür) yaranın tedavi edilmesi
gerektiğinden sargı konamaz. Aynı durum, kalça kemiği
kırığındaki gibi diğer bazı kırıklar için de geçerlidir. Kırılan
kemikler sarkmayı önlemek amacıyla, boylamasına çekilerek
ağırlık ve makaralarla askıya alınır.
Bazen, kırılan kemiğin uçları çivi ya da vidalanan metal plaka
ile birleştirilerek iyileşme süreci hızlandırılabilir (osteosentez).
Bu, özellikle kırılan kısımlar basınç altında birleşik olarak
tutulabileceği zaman uygulanır. En önemli kırıklar, sinir
dokusuna, zarar verebileceği için, omurga ve kafasında
olanlardır. Bu grup, kafatası tabanındaki kırıklar ve omurga
kırıklarına ek olarak, kafatası kemiğinin bir parçasının içe
doğru gömüldüğü basılmış kırıkları da içerir.
|
|
İltihaplanma genellikle hem kemik hem de
ilikte bazen de kemik zarında olur (periyort). Tüm bu vakalarda
kemik iliğinin iltihaplanmasından söz edilir (osteomiyelit).
Antibiyotiklerle tedavi uygulanarak iltihabın kronik hale
gelmesi engellenir; eğer kronik olursa, genellikle iltihaplı
kısmın ameliyatla alınması gerekir. Çoğu zaman sağlıklı kemik
dokusunda ölü kemik parçası bulunur (sequestrum) ve iltihap
antibiyotiklere karşın devam eder. Çok sayıda iyi huylu ve kötü
huylu kemik tümörü vardır. Bundan başka, genellikle tüm kötü
huylu urlar kemiklere yayılabilirler. Çeşitli büyüme
bozuklukları kemik bozukluklarına bağlıdır. Cücelerin durumunda,
uzun kemikler yeterince gelişmez, ama diğer kemikler gelişir (akondroplazi).
Diğer bozukluklar, zedelenebilen epifizyal kavislerden
kaynaklanırlar. Bu yalnızca tek tarafta olursa kişide eşit
olmayan bir büyümeyi önlemek için ameliyatla bedenin diğer
kısmının büyümesi de kısıtlanır (epifizyodez). Bunlardan başka
kemiklerin çok dayanıksız olup en ufak incinmede kırıldığı kemik
gelişim bozukluğu gibi bazı hastalık da vardır. Kemik dokusunun
oluşması için D vitaminine gereksinme vardır ve eksikliği
raşitizme neden olur. Kemiklerde depo edilen tuz miktarı
paratiroitlerden salgılanan hormonlar tarafından kontrol
edilirler. Bu düzen bozulunca, kemikler kireçsiz kalır ve
zayıflarlar. Buna osteoporoz denir. |
Yanlış hareketler ve aşırı zorlama
eklemlerde çıkıklara neden olur. Daha az ciddi vakalarda,
sinovyal kapsül ve bağlar fazla gerilir; buna burkulma denir.
Bacağın üst kısmıyla dönme hareketi yaparken alt kısmı yerde diz
çökmüş şekilde kalırsa kişi ciddi olarak hasar görür. Dizdeki
her iki kıkırdaklı disk de (menisk) hasara uğrar ve ünlü
futbolcu dizine neden olur. Dizin hareket yeteneği çok
kısıtlanır, bazen menisk kilitlenir ve diz hiç kıpırdatılamaz
bu, bacağın alt kısmını birkaç kez çekmekle yerine oturur.
Eklemlerde olabilecek her türlü hasar, sinovyal sıvının
salgılanması artacağı için şişmeye neden olur; bu da sancı
yapar. Ancak bu tür şişmeler eklemlerdeki veya bitişiğindeki
kemik dokusundaki iltihaplanmadan da ileri gelebilir.
Toplanan sıvıda meydana gelebilecek bir bakteriyel enfeksiyon
cerahata yol açar (cerahatli sinovit).
Kişi eklemi her oynatışında daha fazla cerahat çıkar, bu da kana
karışabilir. Şikayetler enfeksiyon geçtikten sonra da uzun zaman
devam eder. Hatta bazen, eklem yerleri biçimsiz kalınlaştığı
için yaşam boyu sürer (osteoartrit). Bazen tüm eklem boşluğu bağ
dokusu ile dolar. Bu da herhangi bir enfeksiyöz söz konusu
olmayan bir artrit vakasıdır. Eklemin işlemin tamamen durmasına
ankiloz (eklem sertleşmesi) denir. |
|
Gut (artritis ürika) metabolik bir
hastalıktır. Burada, bedendeki ürik fasit, ürat kristalleri
halinde eklem kıkırdağı veya başka bir yerde toplanır. Bu da
ekleme zarar verebilecek iltihaplanmaya neden olur. Gut,
genellikle ani nöbetler halinde ortaya çıkar. İlaçlar ve rejimle
kısmen önlenebilir. |
Romatizma, bağışıklık reaksiyonlarına
ilişkin çeşitli hastalıklara verilen addır. Genellikle
eklemlerde görülür. Klinik vakaların çeşitliliğinden ötürü
romatoloji ayrı bir uzmanlık dalı olarak tanınmıştır. Ayrıca
orseoartrit ve gut gibi nedeninin bağışıklıkla ilgisi olmayan
eklem bozukluklarıyla da ilgilenir. Gerçek romatizma
hastalıkları bazı dokularda immünokomplekslerin birikimi sonucu
ortaya çıkar. Bunlar, iltihaplanmaya neden olan doku
değişikliklerine yol açarlar. Akut ateşli romatizmada
immünokompleksler, beta-hemolitik streptokokların neden olduğu
enfeksiyonu izlerler. Etkilenen dokular esas olarak eklemler,
kalp ve bazen de sinir sistemidir.
Kronik romatizmal artrit genellikle orta yaşını geçmiş
kadınlarda görülür; sinovyal bağlar ve zarlarda iltihaplanma
yapar. Eklemlerde genellikle deriden gözüken çıkıntılar gelişir
(deri altı nödelleri) ve zamanla, çoğu kez sabahları sertleşip
sancı yaparlar. Daha sonra, iltihaplanan zarlar kıkırdak ve
kemiğe doğru büyümeye başladıkça eklem bütünüyle sertleşebilir
(ankiloz). Nem ve soğuk romatizmaya neden olmazlar ancak daha
ciddi belirtilere yol açarlar. Romatizmal artrit bir otoimmün
hastalıktır. Bağışıklık faaliyetini kortikosteroidlerle
bastırmak, altın enjeksiyonu ve sıtmaya karşı kullanılan
ilaçlara ek olarak, özellikle ciddi vakalarda kullanılan tedavi
yöntemlerinden biridir. Tüm bu tedavi yöntemlerinin (bazen
ciddi) yan etkileri vardır. Dolayısıyla, tedavi sırasında yarar
ve zararları iyi tartmak gerekir. Ankiloz yapan spondilitin (Bechterev
hastalığı) da bir otoimmün hastalık olduğu sanılmaktadır.
Belirtileri zamanla omurganın sertleşmesidir. Diğer romatizmal
otoimmün hastalıklar doku sertleşmesi (sklerodermi) ve lupus
eritematoz'dur. |
|
|