Kategoriler

sol menü ok Ana sayfa
sol menü ok Hastalıklar
sol menü ok İncelemeler
sol menü ok Çocuk Sağlığı
sol menü ok Sağlıklı Yaşam
sol menü ok Tedavi Önerileri
sol menü ok Yaşlılık
sol menü ok Psikoloji
sol menü ok İlkyardım
sol menü ok Tıp Sözlüğü
sol menü ok Sağlık Bilgileri
sol menü ok Sağlığımız
sol menü ok İlaçlar
sol menü ok Şifalı Bitkiler
sol menü ok Hastaneler
sol menü ok Sağlıklı Yemek Tarifleri

Sağlık

sol menü ok İnsan ve Çevresi
sol menü ok Sağlık Bilgisi
sol menü ok Beslenme
sol menü ok Vitaminler
sol menü ok Zayıflama
sol menü ok Egzersiz
sol menü ok Beden Bakımı
sol menü ok Ağız Sağlığı
sol menü ok Uyku
sol menü ok Kötü Alışkanlıklar
sol menü ok Tütün
sol menü ok Alkol
sol menü ok Uyuşturucular
sol menü ok Uyarıcılar

Başlıca Hastalıklar

sol menü ok Doğuştan Hastalıklar
sol menü ok Enfeksiyöz Hastalıklar
sol menü ok Ruhsal Hastalıklar
sol menü ok Depresyon
sol menü ok Nevroz
sol menü ok Psikoz
sol menü ok Ateş
sol menü ok İltihaplanma
sol menü ok Yaralar
sol menü ok Urlar
sol menü ok Kanser
sol menü ok Ödem
sol menü ok Mide-Bağırsak Hastalıkları
sol menü ok Damar Hastalıkları
sol menü ok Kan Hastalıkları
sol menü ok Böbrek ve İdrar Yolu
sol menü ok Sinir Hastalıkları
sol menü ok Beyin Hastalıkları
sol menü ok Solunum Sistemi Hastalıkları
sol menü ok Omurilik Hastalıkları
sol menü ok Kemik ve Eklem Hastalıkları
sol menü ok Kas Hastalıkları
sol menü ok Deri Hastalıkları
sol menü ok Kalp Hastalıkları
sol menü ok Kulak Hastalıkları
sol menü ok Cinsel Hastalıklar

Tedavi

sol menü ok İlkyardım
sol menü ok Doktor
sol menü ok Muayene
sol menü ok Radyolojik Muayene
sol menü ok İlaçlar
sol menü ok Ağrının dindirilmesi
sol menü ok Ruhsal Etkili İlaçlar
sol menü ok Antibiyotikler
sol menü ok Hastane
sol menü ok Ameliyat
sol menü ok Doku ve Organ Nakli
sol menü ok Radyoterapi
sol menü ok Diş Tedavisi
sol menü ok Psikiyatrik Tedavi
sol menü ok Doğal Tedavi
sol menü ok Homeopati
sol menü ok Akupunktur

Deri Hastalıkları
 
 
 
 

En sık görülen deri hastalıkları hiç kuşkusuz kırmızı lekeler, sivilceler ve benlerdir. Deri hastalıklarının çoğunun nedeni bilinemediğinden, belirtiler ile teşhis edilir. Örneğin aknede, siyah noktalar ve sivilceler belli başlı belirtilerdir. Ekzemanın belirtileri ise kırmızılık, pullanma, sulu kabarcıklar, sivilceler ve kaşıntıdır. Epidermisin uzantıları olan kıl ve tırnaklarda görülen bozukluklar saç dökülmesi, kepeklenme tırnak batmasıdır.

 
 
Renk Bozuklukları
Döküntü ve tahriş (enzantem) büyük ve küçük kırmızı lekelerle ortaya çıkan geçici bir hastalık belirtisi olarak tarif edilebilir. Dermişin üst tabakasındaki kan damarlarının genişlemesi sonucu dermişin çok fazla oksijenli kan içermesinden olur. Kandaki oksijen içeriği oranında dermişin kızarıklığı artar. En çok bilinen döküntü kızamık, kızıl ve kızamıkçık gibi çocuk hastalıklarında görülenlerdir. Yanık veya güneş yanığı sonucu olan kızarıklık da çok görülür. Diğer sık rastlanan döküntüler fazla terleme ve bebeklerde bezlerden ileri gelen kaşıntılı tahrişlerdir. Bazı kişiler de sinirlendikleri zaman döküntü olur. Çilek, karides, midye gibi besinlere karşı alerji reaksiyonlar da döküntülere neden olabilir. Baş, dirsek ve dizlerde görülen kırmızı, pul pul lekeler sedef hastalığının yaygın belirtileridir. Doğuştan benlerde olduğu gibi derideki kan damarlarını genişlemesi sürekli olabilir. Bazen yüzdeki kan damarlarının genişlemesi de kalıcı olabilir. Belirtiler yaşlı kadınlarda daha sık görülür. Kanın çok az oksijen içermesi veya damarların daralması halinde deri mavimsi bir renk alır (siyanoz). Bu, akciğer ve kalp hastalıklarından kaynaklanabileceği gibi çok soğuk bir ortamda da olur.
 
Kan damarları minimum ısı kaybının sağlamak için daralırlar. Önce burnun ucu, dudaklar, parmaklar ve ayak parmakları gibi bedenin uç noktaları mor bir renk alırlar. Safra pigmentlerin birikimiyle deri sararır (sarılık). Beyaz derili insanların çoğu güneş etkisi ile meydana gelen bronzlaşmış bir deriye hasrettirler. Ancak Addison (tunç) hastalığı ve bazı zehirlenme vakalarında görüldüğü gibi rengin koyulaşması bir hastalık sonucu olabilir. Gebelik maskesi, gebelik sırasında alın, burun, çene ve yanaklarda kahverengi lekelerin belirmesidir. Çillerin kalıtsal bir özelliği vardır ve bunlar güneş etkisi ile artarlar. Renk verici pigmentler olmazsa veya çok az ise derinin rengi açıktır. Bu durum, albinizmdeki gibi kalıtsal bir bozukluğun sonucu olabilir. Albinolarda saç beyazdır ve göz bebekleri kırmızı görünür. Göz bebeğinde pigment olmadığı için kırmızı kan damarları ağı açıkça görülür. Vitiligo, renksiz bölgelerin belirdiği bir deri bozukluğudur. Bu hastalıkta derinin bazı kısımları (ağız kenarları, makat ve koltukaltı gibi baskı gören bölgeler) tamamen beyazlaşır. Bu kısımlarda yeni pigment oluşmadığı için güneş ışınları yararlı değildir. Ayrıca güneşte kalındığında leke çevresindeki normal deri yanacağından bozukluk daha belirgin olarak ortaya çıkar. Bağ dokusu liflerinden oluşan yara izleri de beyaz görünümdedir.
Sivilce ve Tümörler
Boyutları iğne başından bezelye büyüklüğüne kadar değişen kistler deri dokusunda aşırı büyümenin sonucudur. Bunlar iz bırakmadan iyileşirler. Sivilce (püstül) cerahatla dolu bir keseciktir. Üzerini kaplayan deri bakterilerin yol açtığı iltihaplanma nedeniyle kırmızıdır. Bazıları zararlı olan çok sayıda bakteri deri üzerinde yaşar. Yağ bezlerinin çıkardığı ve bakterilerin büyümesini zorlaştıran maddeler sayesinde deri korunur. Enfeksiyon, genellikle, kıl foliküllerinde veya ter bezlerinde oluşur. Kıl foliküllerindeki iltihaplanma yüzeyde kalırsa Bockhart iltihabı denilen hastalığa yol açabilir. Folikül iltihabında ise iltihaplanma folikülün derin kısımlarında yer alır. Folikülü çevreleyen doku da iltihaplanırsa çıbana yol açabilir. Bakterilerden ileri gelen iltihaplanma (ter bezi apsesi), genellikle koltuk altında oluşur. Çoğunlukla ter önleyici ilâçların kullanılması veya koltuk altı kıllarının alınması buna neden olur.
Akne
Aknede asıl neden bakteri enfeksiyonu değildir. Ergenlik çağında ortaya çıkan, yoğun ve yağlı bir salgı olan sebum ile kıl folikülünün ağzındaki derinin saydam tabakasının aşırı derecede büyümesi (hiperkeratoz) ana etkenlerdir. Böylece folikülün ağzı tıkanarak içinde yağ birikir. Kapalı kıl folikülü sarımsı beyaz bir nokta olarak görülür (beyaz noktalar). Folikül tamamen kapanmamışsa, oksijen yağ ile temas eder ve onu siyah bir maddeye dönüştürür. Bu durumda siyah noktalı bir görünüm belirir (siyah noktalar).

En yaygın akne türü, çoğunlukla ergenlik çağında görülen ergenlik aknesidir. Erkekler kızlardan daha ileri yaşlarda akne rahatsızlığı gösterirler. Bu tip aknelerden başka kistler ve sivilceler de vardır. Sivilceler iz bırakabilir. Akne ergenlik çağındaki gençlerde önemli psikolojik sorunların doğmasına neden olabilir. Akne konglobata, aknenin çevresindeki dokunun şiddetli iltihabına neden açan ve erkeklerde 30-40 yaşlarında görülen bir türdür. Bu çağda ortaya çıkan aknelere hormon değişikliklerinin neden olduğu sanılmaktadır. Yapılan araştırmalar, erkeklik hormonu olan testosteronun akneleri attırdığını, kadınlık hormonu östrojenin ise iyileştirici bir etkisi olduğunu ortaya koymuştur. Hafif vakalar için belirli bir tedavi yöntemi yoktur. Ancak, derinin temiz tutulması, sık sık ve gerekiyorsa antiseptik maddeler kullanarak yıkanması yararlı olacaktır. Kükürtlü sabunun da olumlu etkisi olur.
Kabarcıklar ve Kesecikler
Bazı deri hastalıklarında kesecikler oluşur. Kesecik, epidermiste içi renksiz sıvı ile dolu olan ufak bir boşluktur. Örneğin virütik bir hastalık olan herpes simpekste öncelikle dudaklarda, bazen cinsel organlarda bir grup ufak kabarcık görülür. Bir iki hafta sonra deri kabarcıkları kabuk bağlar ve kendiliğinden dökülürler. Bazı insanlarda bu durum, güneşte fazla kalındığında veya ateşli bir hastalıkta görülür. Bu durumda bunlara ateş kabarcıkları denilir. Zona hastalığına da virüsler neden olur. Kabarcık kesecikten büyük olup, renksiz bir sıvı ile doludur. Kan kabarcığında ise kan bulunur. Kabarcıklar çoğunlukla ayakkabı vurması gibi basınç veya sürtünme nedeniyle ortaya çıkarlar. Yanık kabarcığı ikinci derecede yanığın belirtisidir. Pamfigüs, büyük kabarcıkların oluştuğu önemli bir cilt hastalığıdır. Bunlar daha büyüyerek enfekte olabilirler.
Ekzema
Ekzema kızarıklık, pullanma, su toplama, kabuklanma ve sivilcelenme gibi çeşitli deri değişikliklerinin bir arada bulunduğu bir hastalıktır. Genellikle yaş olan ekzema (yaş ekzema) deride derin çatlakların oluşmasına neden olur. Tedavi edilmezse iyileşme ve hastalanma dönemleri birbirini izler. Hasta her zaman kaşıntıdan şikâyetçidir. Bu deri hastalığı, sıvı toplanması ve derinin keratinleşme sürecinin bozulması ile birlikte epidermiste belirir. Nasırımsı tabakadaki hücrelerin, normalin aksine, çekirdekleri bulunur ve bunlar birbirlerinden ayrılırlar.

Bu nedenle birbirlerinden kolayca koparak, derinin pul pul olmasına neden olurlar. Kısmen belirtilerine, kısmen kaynaklarına göre birkaç tip ekzema belirlenebilir. Bunların arasında temas ekzeması, dishidrotik ekzema ve bünyesel ekzema sayılabilir.

Benler
Benler, çocukların ellerinde ve ayak tabanlarında çıkan siğiller gibi, çoğunlukla zararsızdırlar. Doğum lekesi (naevus) de tehlikesizdir. Bu, doğuştan var olan, koyu renkli, bazen tüylü, bazen siğil görünümünde bir lekedir. Pek çok insanda vardır. Doğum lekesi büyümeye, kaşınmaya, kanamaya veya şeklini değiştirmeye başlarsa dikkatli olunmalıdır. Çok tehlikeli bir deri tümörü olan habis melanoma'ya dönüşebilir. Bazal hücreli epitelyomda bir deri kanseri türü olmasına karşın hiç bir zaman yayılmaz. Skuamöz hücreli epitelyom ise çok daha kötü huyludur.
Tırnaklar ve Saçlar
Tırnaklardaki beyaz lekeler oldukça yaygındır ve bazı insanlarda fazlaca görülür. Çoğunlukla kalsiyum eksikliğinden ileri geldiği öne sürülmüşse de, bu doğru değildir. Basit bir zedelenme bu lekelere yol açabilir. Bilinen bir tedavi şekli yoktur. Ayak tırnaklarının, etrafındaki bağ dokuya batmamaları için dikkatli kesilmeleri; kenarlarının ortalarından biraz daha uzun bırakılmaları gereklidir. Ayakları sıkan ayakkabılar tırnak batmasına neden olabilir. Tırnağın doku üzerinde yarattığı basınç ağrı yapar ve enfeksiyona neden olabilir. Tipik bir tırnak hastalığı olan dolama tırnak yatağındaki enfeksiyonun bir sonucudur. Saç ile ilgili belirtiler genellikle ciddi değildir; yağ bezlerinin salgılanmasına bağlı olarak saçlar çok yağlı veya çok kuru olabilir. Çok kuru saç ile birlikte yoğun kepek görülür. Bu durumda kafa derisinin pulları deriden ayrılarak dökülür. Kellik ise birçok kişi için kepekten daha çok endişe verici, bir durumdur.

Saçlar kötü beslenme, bakımsızlık, sinirsel gerginlik ve kansızlık nedeniyle de çok genç bir yaşta dökülebilir. Ancak bu genellikle, ilerleyen yaşla beraber gelen bir sorundur. Saçların beyazlaşması da belirli bir yaşa bağlı olmamakla birlikte, çoğu zaman 35-40 yaşlarından sonra görülür. Çocuklukta görülebilen saç ağarması ruhsal sorunlara, yetersiz beslenmeye ya da sinir sistemi bozukluklarına bağlı olabilir.

Ağaran saçların hiçbir tedavisi yoktur. Pigment üretimi azaldığı için ortaya çıkan bu süreç çoğu kez, tüm saçlar ağarana dek devam eder. Bazı ender durumlarda ani saç dökülmelerinden sonra beyaz saçların yerine koyu renk saç çıktığı görülür.
 

Yaşam Devresi

sol menü ok Doğacak Çocuk
sol menü ok Doğacak Çocuk 2
sol menü ok Düşük ve Kürtaj
sol menü ok Doğum
sol menü ok Yeni Doğmuş Bebek
sol menü ok Yeni Doğmuş Bebek Hastalıkları
sol menü ok Bebek
sol menü ok Bebeğin Beslenmesi
sol menü ok Yuva Öncesi Dönem
sol menü ok Yuva Dönemi
sol menü ok Okul Çağındaki Çocuk
sol menü ok Sorunlu Çocuklar
sol menü ok Ergenlik
sol menü ok Cinsellik
sol menü ok Kadın ve Erkek
sol menü ok Üretken Dönem
sol menü ok Doğum Kontrolü
sol menü ok Gebelikte Kadın
sol menü ok Çocuksuzluk
sol menü ok Yaşlılık
sol menü ok Ölüm

İnsan Bedeni

sol menü ok Baş ve Boyun
sol menü ok Göğüs
sol menü ok Karın
sol menü ok Sırt
sol menü ok Kol ve Bacaklar
sol menü ok Hücre, Doku ve Organlar
sol menü ok Kalıtım
sol menü ok Metabolizma
sol menü ok Solunum
sol menü ok Konuşma
sol menü ok Konuşma Bozuklukları
sol menü ok Sindirim Sistemi
sol menü ok Sindirim
sol menü ok Sindirim Bozuklukları
sol menü ok Dişler
sol menü ok Kan Dolaşımı
sol menü ok Kan
sol menü ok Kalp
sol menü ok Dolaşım Bozuklukları
sol menü ok Lenf Sistemi
sol menü ok Bağışıklık
sol menü ok Bağışıklık Bozuklukları
sol menü ok Böbrekler ve İdrar Yolları
sol menü ok Sinir Sistemi
sol menü ok Beyin
sol menü ok Bilinç Bozuklukları
sol menü ok Omurilik
sol menü ok Hormonlar
sol menü ok Hormon Bezleri
sol menü ok Hormon Bozuklukları
sol menü ok Kemik ve Eklemler
sol menü ok Kas Sistemi
sol menü ok Deri
sol menü ok Göz
sol menü ok Göz Bozuklukları
sol menü ok Kulak
sol menü ok Koku ve Tat Alma
sol menü ok Cinsel Organlar
sol menü ok Cinsel İlişki
sol menü ok Cinsel İlişki Sorunları

Doktorlar

sol menü ok Doç.Dr.Teoman Kadıoğlu
sol menü ok Prof.Dr. Derin Kösebay
sol menü ok Dr.Mehmet Öz

 

Copyright © 2009-2012  www.saglikweb.com iletişim : admin@saglikweb.com

  Sitemizde yayınlanan konular kesinlikle tedavi amaçlı değildir. Bilgilendirme amaçlıdır.

    Bu site en iyi 1024x768 çözünürlükte görüntülenmektedir.

Sitemap / robot

  haberler