|
|
|
İç yüzeyde
biriken maddelerden dolayı atardamar çapının küçülmesi sonucu
ortaya çıkan damar sertliği, (arter yoskleroz) en sık görülen
damar hastalığıdır. Büyük toplardamarlarda bulunan kapakların
iyi çalışmadığı ve toplardamarın aşırı basınç altında kaldığı
durumlarda varis oluşur. Hemoroit de bir çeşit varistir. Damar
hastalıklarına iç kanamalar, damar daralmaları veya
tıkanmalarına yol açan damar çatlamaları da eşlik ederse durum
daha da karmaşıklaşır ve giderek dokuların kansız kalması söz
konusudur. Bozukluk bazen cerrahi müdahale ile düzeltilebilir. |
|
|
|
Kan damarları oksijenli kanı ve besinleri kalpten dokulara
taşırlar. Damar hastalıkları kabaca genişleme veya yerel büyüme
ve daralma olmak üzere iki gruba ayrılabilirler. Damar
hastalıkları, kan dolaşımını doğrudan engelleyerek tromboz
(kendiliğinden pıhtılaşma) veya kanama olasılıklarını
arttırırlar. |
|
Damar genişlemesinin en sık görülen
belirtisi deride oluşan kızarıklıktır. Bu çoğunlukla utanma
sonucu deride meydana gelen geçici bir damar genişlemesidir
(özellikle yüzdeki damarlarda görülenler) ve tamamıyla
zararsızdır. Adetten kesilme sırasında kadınlarda görülen ateş
basmaları da geçici damar genişlemelerinin bir sonucudur. Bir
atardamarın kronik olarak genişlemesine anevrizma denir. |
|
|
|
Doğuştan olabileceği gibi, örneğin damar sertliği gibi bir
hastalığın komplikasyonu olarak da ortaya çıkabilir. Bir
anevrizmanın tehlikesi, damarın çatlayarak ciddi kanamalara yol
açması olasılığıdır. Anevrizma yeterince erken tanınırsa,
genişlemiş olan damar bir operasyonla değiştirilebilir. |
Varisler, giderek artan basınç altında
kalmaları sonucu genişlemiş olan toplardamarlardır. Karaciğer
sirozu veya kapı toplardamarı (karaciğere kan götüren damar)
trombozu gibi vakalarda karaciğer yoluyla atılması gereken kan
atılamaz ve kan yemek borusu çevresindeki toplardamarlara
yüklenir. Her an kanamaya yol açabilecek yemek borusu varisleri
oluşur. Bununla birlikte en sık görülen varisler bacaklarda
oluşanlardır. Çoğu kez belirli bir nedenleri olmayıp, doğumsal
bir damar çeperi zayıflığından kaynaklanırlar. Uzun süre ayakta
duranlarda varis oluşma olasılığı hayli yüksektir. Gebelik
sırasında veya sonrasında ya da bacakta oluşan bir trombozun
komplikasyonu olarak da ortaya çıkabilirler. Toplardamar
kapakları işleyemez hale gelirler. Kapakların işlevi kanın ters
yönde akmasını önlemektir. Ağır varis vakalarında bacaklardaki
kan akımı aksar ve bu durum bacak ülserleşmesine kadar
ilerleyebilir (bacak ülseri).Ülserin iyileşmesi için gereken
kan, bölgede kan dolaşımı aksadığından buraya ulaşamaz ve
ülserin iyileşmesi çok güçtür. Hafif vakalarda varisler tehlike
göstermezler ancak görünüşleri çirkindir ve ağrı verebilirler.
Daha da önemlisi tromboz olasılığı vardır. Kan dolaşımına bir
zarar vermemek koşulu ile varisli damarlar bir ameliyat ile
alınabilirler veya bazı ilaçlar zerk edilerek büzülmeleri
sağlanabilir. Basurlar (hemoroit) anüs çevresinde bir çıkıntı
halinde oluşan yumuşak varislerdir.
Büzücü kasın (sfinkter) çevresindeki toplardamarların
genişlemesi dışarıdan hissedilebilir (dış basurlar) ancak göden
bağırsağın (rektumun) mukozasında oluşanlar dışarıdan belli
olmazlar (iç basurlar). Basurlar oldukça ağrılı olurlar ve
tromboz olasılığı da vardır. Zamanla mikrop kaparak enfeksiyona
da yol açabilirler. |
Küçük damarların daralması olağan hatta
yararlı bir olgudur. Örneğin soğuk havalarda deride bulunan
damarlar sıkışarak ısı kaybını önlerler.
Fazla bedensel güç harcandığı sırada, kaslara daha fazla kan
gitmesini sağlamak amacıyla bağırsak damarları daralır. Ancak
damarlarda doğuştan olan kronik daralmalar da vardır: Botalli
kanalının (bebekte aort ile akciğer atardamarını birleştiren
kanal) aort'a açıldığı yerde aort kavsinin daralması (aort
koarktasyonu). Bununla birlikte tıkanma ve daralmaların çoğu
ileri yaşlarda ortaya çıkar. Damar daralmalarını andıran birçok
komplikasyonları olmasına karşın tromboz ve emboliler daralmadan
çok, ani bir tıkanma sonucu oluşurlar (başka bir bölümde ele
alınmıştır). Bu bölümde gerek geçici damar tıkanmaları ve
gerekse damar çeperindeki değişikliklerden dolayı ortaya çıkan
kademeli damar tıkanmalarından kaynaklanan damar hastalıkları
konu edilmektedir. Bu tür hastalıkların tümünde hasta damarlar
tarafından beslenen dokularda kansızlığa bağlı olarak ortaya
çıkan iskemi belirtileri söz konusudur. Hafif vakalarda cilt
mavimsi bir renk alır, soğur ve giderek uyuşma baş gösterir.
Daha ağır vakalarda ağrı, hareket zorluğu ve hatta dokunun
ölmesi (nekroz) olasıdır. Çoğu kez bu belirtiler, özellikle
kalbin uzağında bulunan ve kanın ulaşması için uzun zaman
gereken el ve ayak parmaklarında görülür. İskemi kalpte göğüs
anjini olarak kendini gösterir. Hareket sonrası ortaya çıkan
belirtilere topallama belirtileri denir. Bacak kan dolaşımında
bozukluk olan hastalarda görülen bu topallama belirtilerini
özelliği; geçici aralıklarla gelmesidir (claudicatio
intermittens). Bir yürüyüş sırasında zaten yetersiz olan kan
dolaşımının sağladığı oksijen tükenir ve hastayı durmak zorunda
bırakan bir ağrı baş gösterir. Kısa bir dinlenmeden sonra ağrı
kaybolur zira kan dolaşımı bu arada oksijen eksikliğini giderir.
Bacakta olduğu gibi aynı belirtiler kollarda, bağırsaklarda ve
kalpte de görülebilir.
Kalbi besleyen koroner damarlardaki bozukluklar ölümle
sonuçlanabilir. Hastalıklı bölgede görülen ağrı krizlerine göğüs
anjini, doku ölümü, kalp enfarktüsü denir. Beyin iskemisi ve
körlük, felç ve baş dönmesinin eşlik ettiği ağır bir vakadır.
İskemi uzun süreli olursa, beyin dokusu ölür ve bozukluklar
kronikleşir. |
Azalan bir dolaşımın klinik zararları
kollateral (yan) kan damarları sayesinde iyileşebilir zira
kollateral dolaşım dolambaçlı da olsa kansız kalan bölgeye kan
taşır.
Bedeninin hastalığa karşı çeşitli savaşım yollan vardır, ancak
her zaman iyileşme garantisi yoktur. Damar hastalıklarının
gerçek nedenleri hakkında çok şey bilinmemektedir. Damar
çeperini genişletmek için damar genişletici ilaçlar
kullanılabilir. Sigara, soğuk ve hatta bazı ruhsal durumlar
hastalığı ilerletebileceği için sakınılmalıdır.
Ağır vakalarda sempatektomi gerekebilir. Bu işlem damar
çeperlerini kasılmasını sağlayan sempatik sinir ağının
çıkarılmasıdır. Tedavi edilen damarın kan dolaşımını
olabildiğince sürdürebilmesi için damar açık bırakılır. Cerrahi
müdahale esas olarak büyük kan damarlarından birisi
etkilendiğinde söz konusudur. Başlıca damar cerrahisi
operasyonları damar transplantasyonu (ölmüş bir insanın veya
bizzat hastanın başka bir toplardamarı kullanılabilir) ve yapay
tüp takılmasıdır |
Damar sertliği (ârteryoskleroz) en
önemlisi ateroskleroz olan birçok hastalığın genel adıdır. Damar
sertliğinde damar çeperlerinin iç yüzünde yağlar (lipit)
birikir. Giderek damar çeperinde oluşan bir yağ ve bağ dokusu (aterom)
damarın daralmasına ve esnekliğini yitirmesine yol açar. Damar
çeperi zayıflayarak bazen çatlamalara neden olan anevrizmaya
neden olabilir. Ayrıca tromboz tehlikesi de söz konusudur.
Gençlerde de görülmekle birlikte damar sertliği esas olarak
yaşlılığın bir belirtisi olarak ortaya çıkar. Adetten kesilmemiş
kadınlarda daha ender görülür. Aslında damar sertliğine neden
olan etkenler tam olarak bilinmemektedir. Ancak hastalığın ileri
döneminde oluştuğu bilinen bir olgu, kanda bulunan yağların
damar çeperine girerek orada birikinti yaptığıdır. Özellikle yağ
yoğunluğunun doğal olarak fazla olduğu bölgelerde bu süreç
yüksek tansiyonla daha da çabuklaşır. Bir başka teori de
hastalığın ilk olarak trombositlerin damar çeperinde
pıhtılaşması ile başladığını ve doymuş yağ asitlerinin de bu
gelişim körüklediğini ileri sürer.
Fazla kilolar, yetersiz egzersiz ve yüksek yağ miktarı, damar
sertliğine ortam hazırlayan etkenlerdir. Hayvansal yağlar
içermeyen bir perhiz damar sertliğinin önlenmesinde yararlıdır.
Hayvansal yağlarda çok miktarda doymuş yağ asidi bulunur ve
bunlar kandaki kolesterol düzeyini yükseltirler.
Damar sertliği ve kandaki kolesterol düzeyi arasında doğrudan
bir ilişki vardır. Bitkisel yağlar daha az doymuş yağ asidi
içermekle birlikte kolesterol düzeyinin yükselmesine yol açmayan
doymamış yağ asitlerinden zengindirler. Kandaki lipit düzeyini
düşüren bazı ilaçlar vardır. |
|
Burger hastalığı (tromboanjitis obliterans)
damar sertliğine benzeyen bir hastalıktır. Daha ziyade
erkeklerde görülür ve öncelikle bacakları etkiler. Sigara,
hastalığın ortaya çıkmasında büyük rol oynar. Soğuk havalarda
kol ve bacaklarda geçici damar daralmaları olur ve el ve
ayaklarda mayasıl baş gösterir. Bu hastalığa bazı insanların
daha sık yakalanmasının nedeni henüz bilinmemektedir. Raynaud
hastalığı da kan damarlarının geçici olarak daralmalarının
sonucu ortaya çıkar. Kadınlarda daha sık olmak üzere, özellikle
parmaklarda görülür. Esas nedeni damar çeperi kaslarının
spazmıdır. |
|
|