|
|
|
Beyin
hastalıklarının çok çeşitli nedenleri vardır. Beyin dokusu
zedelendiğinde hasarın yerine göre, felç veya bilinç
bozuklukları görülür. Bu bölümde beyin sarsıntısı, inme ve beyin
iltihaplanması ele alınacaktır. Beyin sarsıntısı kafatasının
sadmeye uğramasından meydana gelir. Hafif vakalarda beynin
işleyişinde herhangi bir bozukluk görülmez fakat çeşitli
çarpmalarda bozukluk meydana gelir. İnme, beyinde bulunan kan
damarlarındaki bozulmadan ötürü oluşur. Beyin iltihaplanması
beyin dokusunu ve beyin zarlarını etkiler.
|
|
Beyin
sarsıntısı deyimi genellikle kafatasına sertçe vurulması
sonucunda ortaya çıkan (kafatası travması) duruma denir.
Kafatası ile kafatasının içinde bulunan organlarda meydana gelen
hasar karıştırılmamalıdır. Ancak, kafatası kırıkları ve
özellikle kafatasının tabanındaki kırıklar genellikle beyin
zedelenmesi ile birlikte görülür. |
|
Beyin travmasını izleyen ilk belirtiler
bilincin kaybedilmesidir. Hafif beyin sarsıntısında (commotio
cerebri) bu durum on beş dakikadan fazla sürmez. Kişi kendine
geldikten sonra sersem gibidir ve bir süre için bilinci tam
değildir. Buna ek olarak baş ağrısı olur, midesi bulanabilir ve
kusabilir. En önemli özelliği kazayı, kazadan hemen önceki ve
sonraki olayları anımsamaz (amnezi). Hafif sarsıntıda beynin
işleyişinde herhangi bir bozukluk görülmez. |
Genellikle bilinç bozuklukları daha uzun
sürer. Kazaya uğrayan kişi huzursuzdur ve sonra Korsakoff
sendromunun belirtilerini gösterir. Buna ek olarak konuşamama
(afazi) ve yarım felç (hemipleji) gibi sinir sistemi
bozukluklarının ani belirtileri, duyu kaybı veya koku alma
duyusunun yokluğu (koku duyusu sinirlerinin hasar görmesi)
nedeni ile görülür. Kazadan hemen sonra, hatta yıllar sonra sara
nöbetleri ortaya çıkabilir.
Elektroansefalogram da bu bozukluklar saptanabilir ve
beyin-omurilik sıvısı incelendiğinde kan içerdiği görülür.
Hastalığın akut döneminde kişi şok halindedir; soluktur, terler,
nabzı hızlıdır ve kan basıncı (tansiyon) düşüktür. Bir süre
sonra düzelir, nabız normale döner, kan basıncı artar soluma
derin ve düzenli olur. Herhangi bir komplikasyon olmazsa, yavaş
yavaş iyileşmeye başlar. |
|
Komplikasyonlar ve Tedavisi |
Önemli komplikasyonlar dış beyin zarının
altında ve üstünde kanama şeklinde görülür (epidural hematom,
subdural hematom). Bu tür kanamalar hafif sadmeler, sarsıntılar
ve hatta başın yavaşça vurulmasından sonra da görülebilir. Son
yıllarda beyin sarsıntısı geçiren kişinin zorunlu olarak yatakta
kalma süresi ile ilgili görüşler değişmiştir.
Hafif çarpmalarda, şikâyetlerine göre birkaç gün veya en fazla
bir hafta yatakta yatmalıdır; önemli sarsıntılarda ise yatakta
kalma süresi uzar. Genellikle, hafif vakalardan sonra bir
belirti kalmaz. Ancak ağır sarsıntılar kesin sakatlıklara yol
açar ve iyileşmesi yıllar sürer. |
|
İnme deyimi ile beyni besleyen kan
damarlarının bozukluklarından ötürü beyin işlevlerinin ani
olarak durması anlaşılır. Tıbbi terim beyin damarlar
bozukluğudur (SVH) Apopleksi deyimi de kullanılır. Bedenin diğer
bölümlerindeki kan damarlarında olduğu gibi üç önemli bozukluk
kendini gösterir: beynin çevresinde veya içinde kanama olabilir;
bir kan damarı kan pıhtısı ile tıkanabilir (tromboz) ve son
olarak bedenin başka bir yerinde oluşan kan pıhtısı beyne
gelerek beyin damarlarını tıkar (emboli). |
İnmenin belli başlı nedeni özellikle
trombozun oluşumuna bağlı olan arteryosklerozdur.
Tromboz veya emboliden ötürü kan damarlarının tıkanması
inmelerin dörtte üçünün nedenidir. Beyin damarlarının tıkanması
veya daralması beynin bir kısmında oksijen yetersizliğine yol
açar. Beyin dokusu oksijen azlığına karşı çok hassastır ve üç
dört dakika içinde bile düzeltilmeyecek zararlar olabilir.
Tıkanmış olan yerin gerisindeki beyin dokusu ölür (beyin
enfarktüsü). Çoğu vakada bu hızla oluşur; bazen enfarktüsten
önce baş ağrısı ve genel bir fenalık hissedilir. Beyin
enfarktüsü genellikle uykuda iken veya ağır bir yemek yedikten
sonra, bazen de aşırı fiziksel bir güç harcadıktan sonra
dinlenirken olur. Bunun nedeni, bu koşullarda kan basıncının
geçici olarak düşmesidir. Kan damarı sıkışmıştır fakat kan
basıncı normal kaldığı sürece içinde kan zorla geçebilir. Kan
basıncı düşünce buna olanak yoktur. Beyin enfarktüsü embolus ile
geniş bir kan damarının birdenbire tıkanmasından meydana
gelmişse, daha önceden bir belirti olmadan bedenin yarısı
tümüyle felç olur (hemipleji).
Embolus genellikle kalpten çıkar. Bazen yalnızca geçici süreli
oksijen yetersizliği olur. Bu duruma geçici kansızlık nöbeti
denir. Belirtileri bir gün içinde yok olur. Bazen kriz arka
arkaya birkaç kere yinelenir ve sonuçta tam teşekkül etmiş bir
inme oluşur. Belirtiler gizlidir, örneğin hasta söyleyeceği
sözcüğü bulmakta güçlük çeker (hafif afazi) merdivene takılır
veya elinden bir şey düşürür (el ve ayaklarda hafif felç). Bu
şikâyetlere genellikle önemsiz olarak bakılır ancak geçici
hastalık belirtileri, yakında ortaya çıkacak inmenin
habercisidir. Ancak inmenin arazları beyinde oksijen
yetersizliği görülen kısma bağlıdır. Kan beyine başlıca iki
yoldan girer: beyin sapının gereksinimi için kan taşıyan bazal
atardamar ve beyni besleyen bir çift karotis atardamarı. Bu iki
sistemin birbiri ile ilişkisi vardır (Willis poligonu). Beyine
giden bir kan damarının tıkanması duyularda bozulduklara, felce,
görme alanının daralmasına ve bazen konuşamamaya yol açar. Bazal
atardamarın tıkanması ağız, dil ve boğaz kaslarında felç yapar,
göz kasları da etkilenebilir. Baş dönmesi de bunlara eşlik eden
bir belirtidir. Duyuları ve hareketleri kontrol eden sinir
dürtülerini taşıyan geniş sinir yolları beyin sapından
geçtiğinden yayılan felçler veya duyularda bozukluklar belirir. |
|
% 10-20'sinin nedeni beyindeki kan
damarlarının birinde meydana gelen kanamadır. Kan beyin
dokusunda toplanır. Bilincin kaybolması, beyin
enfarktüsündekinden daha yaygındır ve genellikle derin koma
halini alır. Sonuç genellikle ölümdür. Kanama beynin dışındaki
kan damarlarından geliyorsa (örneğin anevrizma), kan genellikle
iki beyin zarının arasına akar. Bu tür kanamanın belirtileri
gerçek beyin kanamasındaki belirtilerden farklıdır. Birdenbire
gelen baş ağrısı (kafatasında bir şey patlamış gibi) ilk
belirtidir. Hasta kusar ve sersemleşmiştir. Genellikle tam
bilinç kaybı yoktur. Ameliyat olanağı yoksa tedavi olanaksız
gibidir. |
|
Burada beyin dokusundaki düzeltilemeyen
zararlardan söz edildiğine göre inmenin pratik olarak tedavi
olanağı yoktur. Ancak çoğu zaman belirtiler kısmen iyileşebilir.
Çünkü beynin diğer kısımları hasara uğrayan kısmın görevini
üzerine alır. Bu iyileşme fizik tedavi ile de hızlandırılabilir.
Beyin enfarktüsü ve özellikle geçici kansızlık vakalarında bazen
kan damarlarını genişleten ilâçlar veya pıhtılaşmayı önleyen
maddelerle (antikoagulanlar) yeni tıkanıkların önüne geçmek
olanaklıdır. Gerçek bir beyin enfarktüsü çok güç tedavi edilir.
Bazen toplanmış kanı ameliyatla almak olanağı vardır. Beyin
zarları arasındaki kanama olayında, ameliyat başarılı olabilir.
Ameliyatla kanamanın nedeni ortadan kaldırılırsa yeni bir kanama
şansı azdır. |
|
Beyin dokusundaki iltihaba (ansefalit) ek
olarak, beyin zarları da iltihaplanabilir (menenjit). Belirtiler
farklıdır ancak her iki durum birlikte görülebilir.
Menenjit:
Beyin zarları (meninks) iltihaplandığında tahriş olurlar (menenjizm).
Bu zarları gererek doktor teşhise varabilir. Örneğin, hastanın
başını öne eğebilmesi olanağı yoktur (ense sertliği). (Menenyizm)
bazen beyin zarları arasında kanama ile de ortaya çıkar. Etken
bağlı olarak belli başlı iki tip enfeksiyon vardır: virütik
menenjit ve bakteriyel menenjit. Beyin zarı tahrişin belirtisine
ek olarak hastada baş ağrısı, (genellikle yüksek) ateş, mide
bulantısı, kusma, zihinsel bozukluklar ve bilincin kaybolması
gibi arazlar baş gösterir. En ağırı menengekokların neden olduğu
beyin-omurilik menenjitidir (neisseria menenjiti).
Beyin-omurilik menenjiti salgını bazen büyük gruplar halinde iç
içe yaşayan çocuklar ve gençler arasında görülür. Menengekoklar
hastalığa neden olmadan evvel gençlerin boğazında yerleşirler.
Bebeklerde görülen menenjitin belirtileri büyüklerinkinden çok
farklıdır: genel keyifsizlik, dalgınlık, kusma ve bıngıldağın
dışarı fırlaması en önemli belirtilerdir. Beyin zarları tahriş
oluğu için bebek, altını değiştirmek için bacakları yukarı
kaldırıldığında ağlar. Bakteriyel menenjitin tedavisi yüksek
dozda antibiyotik almaktan ibarettir. Ama bunun da tehlikeleri
vardır. Tedaviye zamanında başlanırsa sonuç genellikle
olumludur. Ciddi bir komplikasyon Waterhouse-Friderichsen
sendromudur.
Virütik menenjite viruz enfeksiyonu neden olur ve bunu
tüberküloz, frengi ve mantardan ayırmak gerekir. Klinik görünümü
cerahatli menenjittekinden daha az ağır olarak ilerler. Beyin
zarı tahriş olmasına karşın genellikle daha hafiftir ama hastada
baş ağrısı ve ateş görülür. Hastalık birkaç hafta içinde geçer.
Beyin
iltihabı: Menenjitte beyin
dokusunun iltihaplanması normaldir. Buna ek olarak beyin
iltihabının (ansefalit) en önemli belirti olduğu başka
hastalıklar vardır. Beyin iltihabı ateş ve beyin işlevlerindeki
bozukluklarla birlikte görülür. Baş ağrıları, kusma fotofobi
(ışıktan korkma) ve bilinç bozuklukları da ortaya çıkar. Çoğu
zaman kabakulak ve ECHO virüsleri gibi virüslerden ileri gelir.
Genellikle hastalık hafif geçer ve hasta kendi kendine bir veya
iki haftada iyileşir. Ancak iltihaba herpes simpleks virüsü
neden olmuşsa öldürücü olabilir. İlk devrede hastalık cerahatli
menenjite benzer ancak beyin işlevlerindeki bozukluktan beynin
bazı kısımlarının etkilendiği anlaşılır. Beyin iltihabı ayrıca
kızamık, suçiçeği, kızamıkçık ve Pfeiffer hastalığı gibi
enfeksiyöz hastalıkların komplikasyonu olarak da meydana gelir.
Büyük bir olasılıkla bu durum, bir bağışıklık reaksiyonunun
sonucudur ve hastalığın başlangıcından 4-12gün arasında belirir.
Kızamıktan sonraki iltihaplanma özellikle ciddidir. Her 1000
kızamık olayının birinde görülür ve on hastadan birinde de
öldürücü olur. Yaşayan hastada da genellikle felç, sara ve
zihinsel bozukluklara yol açan beyin hasarları görülür.
Özellikle bu komplikasyondan ötürü kızamık aşısının yapılması
salık verilir. |
|
|